/*/* */ Sex Hikayeleri, Sikiş Hikaye, Seks Hikaye, Sex Hikaye -->

Amımın Bu Kadar Yandığını Bilmiyordum

Posted by Bornocu Ersan | 22 Haziran 2018 Cuma | Posted in ,

Selamlar, ben Rana, 35 yaşındayım. Aslen İstanbul’luyum ama işimden dolayı İzmir’de yaşıyorum. Şuanda cep telefonumdan sex hikayeleri arasında dolanırken kendi itirafımı da anlatmak istedim sizlere, 20 yaşımda ilk aşkımdan yediğim darbeden sonra, bir daha erkeklerle hiç ilişkim olmadı. İlk aşkımla evlenecektik ama o beni aldattı, hemde benim kızlığımı bozmasına rağmen. Ben de onu terk ettim. Bir daha da, hiç bir erkeğe aşık olmayacağıma ve hiç bir erkekle ilişkiye girmeyeceğime dair kendi kendime söz verdim. Bu sözümü de senelerce tuttum, taki günün birinde Mert benim çalıştığım işyerinde çalışmaya başlayıncaya kadar…
Mert’i bizim ofiste ilk gördüğüm an, derler ya hani (Amının suyu aktı!) diye, aynen ben de öyle oldum işte, resmen amımın suyu akıyordu, onu her gördüğümde, ama yine de son derece resmi davranıyordum. Aklım çıkıyordu kendisine karşı hislerimi anlayacak diye.
Ofiste mesai arkadaşlarımla, hep kadın ve erkeklerin evlendikten sonra kendilerine bakmadıklarından bahseder, göbekli bay ve bayanları eleştirirdik. Birgün yine böyle bir muhabbet esnasında, Mert bana, “Sizi tebrik etmek lazım Rana hanım, gerçekten de kendinize çok dikkat ediyorsunuz!” deyince, mesai arkadaşlarımın gözü üzerime çevrildi. Mert’in bana ettiği bu beklenmedik iltifat karşısında bir an şaşırdım ve “Fakat doğru olan da bu değil mi?” dedim.
O da “Valla çok doğru! Bakın ben eşimden yeni ayrıldım. Evlendikten sonra eşim kendinsini iyice dağıtmştı. Bir türlü kendisine bakmasını, spor yapmasını kabul ettiremedim. Buna rağmen evliliğimiz süresince kendisini hiç aldatmadım. Kendisi ile bir de aynı şirkette çalışıyorduk, eşimi nerdeyse 24 saat bakımsız halini görmeye dayanamadım ve boşandım. O yüzden de şirket değiştirdim, hayatıma bir yenilik gelsin istedim.” deyince, Mert’e olan ilgim daha da arttı. Gece gündüz onu düşünür olmuştum. Evlilikten korkuyordum ve birlikte yaşamayı ise örf ve adetlerimize aykırı buluyordum. Mert’ten de bana açıkca bir teklif gelmiyordu, sohbet sırasında sözleri beni övmekten ileri gitmiyordu. Ben de gurur meselesi yapıp, ona karşı hislerimi belli etmiyordum.
Çalıştığımız ofis, bir pasajın üzerinde bulunan 8 katlı bir işmerkezinin 7. katındaydı. Pasajda ve binada saat tam beş buçukta mesai biter, pasajın kapıları ve kepenkleri otomatik olarak kapanırdı, sadece en alt katta girişte, güvenlik kulübesinde bir tane güvenlikçi kalırdı. O gün ofiste halletmem gereken çok dosya vardı. Arkadaşlarla sohbet ederken ben biraz oflayıp poflayınca, Mert, “Ben sana yardım ederim!” dedi. Arkadaşlar kendi dosyalarını bitirmişler, teker teker ofisi terkediyordu. Mert’le ben, dosyalara öylesine dalmışız ki, mesainin bittiğini ve kapıların kapandığını son anda fark ettik. Bu gibi durumlar için içerde güvenliğe ait düğme var, ona basayım derken Mert bana engel oldu, “Kalan son iki dosyayı da bitirelim, ondan sonra düğmeye basar çıkarız.” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim ve masaya, dosyaların başına döndük yeniden.
Dosyaların başında, ben işin bir an önce bitmesi için çabalarken, Mert’in çalışmadığını ve beni seyrettiğini gördüm. Bana, “Sen hep böyle misin?” dedi. Ne demek istediğini anlamadım ve “Nasılım yani?” diye sordum. “Çok alımlı bir bayansın, başını işinden kaldırıp hiç etrafına bakmazmısın?” dedi. Ben de, “Etrafımda bakacak doğru düzgün birşey göremiyorum!” dedim. O da “Peki ben yamuk yumuk’muyum? Neden beni görmüyorsun?” dediğinde, elim ayağım titremeye başladı. Mert ise yanıma iyice sokuldu, nefesini kulaklarımda ve boynumda hissettirerek konuşmasını sürdürdü, bir müddet sohbet ettik.
Bana ‘Benimle uzun zamandır konuşmak istediğini, ancak benim soğuk davranışımdan cesaret alamadığını’ söylediğinde çok hayecanlanmıştım. Birden beni ayağa kaldırıp, boynumdan öpmeye başladı. Ben sanki kukla gibiydim, itiraz edecek gücü kendimde bulamıyordum. Herşeyi oluruna bırakmıştım, sanki bir hayal dünyasındaydım, sanki büyük bir boşluktaydım. Nefesi nefesime vuruyor, dili ağzımın içinde bir vantuz gibi dilimi emiyordu. Bütün kontrol onun ellerindeydi sanki…
Az sonra memelermi avuçlarının içine alıp küçük ısırıklarla emiyordu. Heyecandan bacaklarım titremeye başladı, amım su içinde kaldı. Elini külotumdan içeri soktuğunda ve amımın ıslandığını farkettiğinde, nedendir bilmiyorum ama epeyce utandım. Beni masanın üzerine oturttu ve ani bir hareketle külotumu sıyırıp, çekti çıkardı. Kemerini çözüp pantolonunu indirdi ve bacak arama yanaştı. Sikini her tarafımda gezdiriyor ve “Beni istiyormusun?” diye soruyordu. Ben öylesine şaşkındım ki konuşmaya mecalim yoktu. Sadece onun öpüşlerine arzuyla karşılık veriyordum.
Bu şekilde bir süre öpüstükten sonra, beni masadan yere indirdi, ellerim masaya, arkam onun kucağına gelecek şekilde beni masaya dayadı ve domalttı. Sonra, “İşte bu! Seni ilk gördüğüm andan itibaren, seni burda bu şekilde sikerken hayal ediyordum hep!” diyerek, sikini amım ve götüm etrafında dolandırmaya başladı. Ben heyecandan, korkudan ve zevkten inliyordum, amım iyice sulanmıştı ve amımın suları bacaklarımın içlerinden dizlerime kadar süzülüyordu. Bacaklarımı iyice ayırdım, sabırsızlıkla Mert’in sikini içime almayı bekliyordum. O ise, sikini eline almış, sikinin kafasını amımın ve götümüm deliğine sürtüp, beni daha da çileden çıkarıyordu…
Daha fazla dayanamadım ve “Ne olur sikişelim artık, hadi sok lütfen!” diye yalvardım. Mert de, “Tamam canım sikişecegiz, önce sikimi bir al ağzına!” dedi ve saçlarımdan tutarak beni doğrulttu, yüzümü kendisine doğru çevirdi, önüne diz çöktürerek, sikini ağzıma uzattı. Ben derhal sikini yalamaya ve emmeye başladım. Kafamı sikine doğru bastırıp, “Hepsini al ağzına!” dedikçe ben daha da heyecanlanıyordum ve sikini gırtlağıma kadar alıyordum. Mert gözlerini kapatmış, zevkten inlerken, ben de kendi kendime nasıl böyle birşey yapabildiğime şaşırıyordum…
“Yeter bu kadar sevgilim!” dedi ve beni yine saçlarımdan tutarak ayağa kaldırdı ve beni tekrar masaya domalttı. Parmağını ilk önce amıma, sonra da göt deliğime soktu çıkardı ve bana, “Nerden istiyorsun?” dedi. O an, “Sen nerden istersen ordan!” dedim, (ki ben eski sevgilimle sadece iki defa ilişkide bulunmuştum, her iki defasında da beni amımdan sikmişti, götten hiç denememiştik).
Sikinin yavaş yavaş götüme girdiğini hissettim. Mert işini çok iyi biliyordu, biraz giriyor bekliyor, tekrar yavaşca derinlere kayıyordu. Sikinin götüme ilk girdiği anda duyduğum acı artık kaybolmuştu ve dahası götümün sikilmesinden zevk alıyordum. Beni götümden sikerken eliyle de klitorisimle oynuyordu ve ben zevk çığlıkarıyla titriyor defalarca orgazm yaşıyordum. Az sonra Mert de hayvani bir inlemeyle götüme boşaldı.
Ben tam (Siki inmiştir!) diye düşünürken, sikini götümden çıkarıp amıma sokması bir oldu. Hiç beklemiyordum ve acayip derecede şaşırmıştım, siki taş gibiydi. Sikini sert bir şekilde amıma sokup çıkardıkça ben tekrar zevk çığlıkları atmaya başladım ve masanın kenarlarına sıkıca tutunup düşmemeye çalışıyordum. Amımı öyle sert sikiyordu ki masa yerinden oynuyor, ‘Tık, tık!’ sesler çıkarıyordu. Mert amımı sikerken aynı zamanda da, “Sen benim orospumsun, kaltağımsın, benim karımsın. Götünden de amından da sadece ben sikerim seni, benden başkası sikemez bu harika amı ve götü!” dedikçe, ben daha da zevke geliyordum ve durmadan orgazm oluyordum…
Mert bir ara iyice hızlanınca, ben tam kendi kendime (Şimdi boşalacak!) diye aklımdan geçirdim ki, sikini amımdan çekti çıkardı, beni çevirdi ve sırtüstü masaya yatırdı ve üzerime eğildi. Dudaklarımız yine vakum gibi birbirine yapışmıştı. Vücutlarımız arzudan yanıp kavruluyordu. Her tarafımı yalıyor, öpüyor ve kokluyordu. Sanki sikişmeye yeni başlamıştık. Sanki on dakika önce beni götten sikerken bağıra bağıra boşalan biz değildik…
Bacaklarımı ayırıp sikini amıma sokmak istediğinde, siki amıma girmekte zorlanıyordu. Amım boşalmalarımdan dolayı kurumuştu. “Şimdi sulanır merak etme!” dedi ve belimin altına ceketini koydu, başladı amımı yalamaya. Klitorisimi emdikçe ben zevkten bağırıyordum, çığlıklar atıyordum. Nasıl olsa sesimizi duyan olamazdı. Yedinci kattaydık ve kos-koca işmerkezinde bizden başka kimse yoktu. Herşeyde özgürdük. Ben zevkten inleyip bağırdıkça, Mert de, “İşte bu! Kadın dediğin sikişirken altında yılan gibi kıvranacak, inleyecek bağıracak!” diyordu.
Amım hafiften nemlenince, ayaklarımı omuzunun üstüne yerleştirdi, bacaklarımdan çekerek amımı sikine iyice yanaştırdı. Sikini amımın dudakları arasında bir ileri bir geri gezdirmeye başladı, sikinin kafasını amımın deliğine değdirip geri çekiyordu. Amım öylesine sulanmıştı ki, sanki amımı diliyle yalıyormuş gibi zevk almaya başladım ve inleyerek, “Hadi!” dedim ve sikini amıma sokmasını bekledim.
Mert ise duraksadı ve “Hadi, ne?” diye sordu. Ne demek istediğimi bal gibi de anlamıştı, ama benden müstehcen sözler kullanmamı bekliyordu. “Benden yapmamı istediğin şeyi açıkça söyle!” diyordu. Ben de ne isterse onu yapıyor onu söylüyordum, altında inleyerek, “Amımı sikmeni istiyorum!” dedim. Bütün bunları nasıl söyleyebiliyordum ve dahası nasıl yapabiliyordum bilmiyorum, ama bedenimi ona teslim etmiştim seviştikce vücudum acaip gevşiyordu…
Ben bunları düşünürken, sikini amıma öyle bir soktu ki, ben resmen bir hayvan gibi böğürdüm. Sikini amıma sokuyor çıkarıyor ve bana inlemeyle karışık müstehcen sözler söylüyordu. Sikini amıma kökledikçe benim iniltilerim daha da çoğalıyor ve ofisin duvarlarında yankılanıyordu. Arada bir duracakmış gibi yapıyor ve “Söyle orospu, seni sikmemi istiyormusun? Bırakalım istersen?” deyip benimle oynuyordu.
Ben de, “Hayır, durma! Sikmeye devam et! Ne olursun sik beni!” diye ona yalvardıkça o bundan büyük zevk alıyordu ve daha sert ve hızlı sikiyordu. Artık ikmizin de haykırısları ve iniltileri değişmişti, resmen hayvanlar gibi sesler çıkarıyorduk. Hareketleri daha da sertleşmişti, artık sikini tamamen içimde hissediyorum. O kökledikçe ben inliyordum, ben inledikçe o köklüyordu. Hareketleri hızlandıkça taşaklarının amıma çarpma sesleri gelmeye başladı. Birlikte, “Evet evet, çok güzel, harika, ohhhh, yes, yes!” sesleriyle aynı anda sarsıla sarsıla boşaldık ve birbirimize kenetlendik…
Mert’le ilk sikişmemiz işte böyle oldu. Daha sonra Mert’le evlendik ve sikişmelerimiz halen aynı hızla devam ediyor. Düşünüyorum da, iyi ki o gün halletmem gereken çok dosya varmış, iyi ki Mert bana yardım etmek için kalmış, ve iyi ki mesai bitimini kaçırmışız ve akşam pasajın kapıları kilitlenmiş…

Kardeş dedik üstumuze çıktı

Posted by Bornocu Ersan | 15 Mart 2015 Pazar | Posted in , , , , , , , , , ,

Selam benim adım Safiye. 29 yaşında evli ve güzel bir bayanım. Bu tür sitelere pek fazla girmem ama bayan arkadaşlarımın bu tür sitelerin çok ilgi gördüğünü söylediklerinde sadece merek ettiğim içim bu siteye girdim. Okuduklarımın çoğu bana yalanmış gibi geldi ama yine de insanların hayal dünyalarının ne kadar geniş ve zevkli olduğunu fark ettim. Çevremdeki çoğu kişi benim güzel bir bayan olduğumu söyler durur, türbanlı olduğum için sarı uzun saçlarımı, kimse yüzüme öküz gibi bakmasın diye taktığım gözlükten dolayı mavi gözlü olduğumu bilmez belli başlı kişiler dışında .Ailemem muhafazakar bir kesim olduğu için bende kapalı olmak zorundayım ama kapalı olmakta sikayettçi değilim, öyle körü körüne kara çarşaflı değil, kafasında türban geri kalanı ortada bırakan orospulardan da değilimdir. Güzel giyinmeyi sevdiğim için dışarıya çıktığımda herkes söyle bir bakar ama benimle konuşmaya cesaret edemedikleri için hiç erkek arkadaşım olmadı. Bundan yaklaşık 3 yıl öncesine kadar eşimle ilk yaşadığım o güzel anı paylaşmak için buradayım. Markette bilgi işlem üzerine çalışıyordum. Benim yanımda 22 yaşında adının poyraz olduğunu öğrendiğim yakışıklı ama etrafına karşı saygılı ve yakışıklılığını kimseye karşı kullanmadığını farkettiğim biri işe başlamıştı. İşini takip eden ve son derece saygılı biriydi aradan yaklaşık bir yıl geçmiş ve yıl sonunda sayımı için o gün gece markette kalmıştık. Saat gece 12 gibi marketteki sayımı bitirmiş onları sisteme girmek için bilgisayarın başına geçmiştik. Markette Poyraz ve benden başka kimse kalmamıştı, tek bir bilgisayar olduğu için sırayla sayımı sisteme giriyorduk o yorulunca ben, ben yorulunca o işliyordu. Yorulmuş ve sen devam edermisin diye sorduğumda tabii neden olmasın demişti. Ayağa kalkmış yer değiştirmek isterken birden başım dönmüş ve dengemi kaybedip poyrazın kucağına düşmüştüm. O a poyraz ile göz göze gelmiştik kucağından kalkmam gerekiyordu ama kalkmak istemiyordum, uzun zamır kardeşim gibi gördğüm poyraza karşı her zaman garip bir şeyler hissediyordum ve allahım kendimi tutamıyor onun dudaklarını öpmek için ilerliyordum,birden dudaklarımız kavuşmuş ve deliler gibi öpüşmeye başlamıştık. Çılgınlar gibi öpüyor kokluyor bacaklarımı okşuyordu, Karşımdaki duvarda saatin 2 olduğunu farketmiştim kucağından inmiş hemen poyrazın pantolunun indirmiş ve henüz yeni yeni kalkmaya başlayan yeni traşlanmış yarrağını hemen ağzıma almıştım deliler gibi yalıyordum ben yaladıkça o dikleşiyor o dikleştikçe ağzımdan taşmaya başlıyordu. Deliler gibi yalıya yalıya poyrazı boşaltmıştım. Yüzümden tutmuş bana bakmış ve gülmüştü ayağa kaldırmış önce gömleğimi çıkarmış sonra yavaşça sütyemim çıkardıktan sonra göğüsleri yavaş yavaş yalamaya başlamıştı onları öpüyor hafif ısırık atıyor dil ucuyla azdırıyordu gögüs uçlarım fındık gibi olmuştu pantolonumu çıkartmış yeni aldığım dantelli siyah kilotumu çıkarmış ve tertemiz amımı öpmeye başlamıştı yalıyordu o yaladıkça ben ohluyordum, bir iki dakika yaladıktan sonra amımın içindeki zevk sularım yavaş yavaş akmaya başlamıştı. Beni müdür beyin masasına yüz üstü yatırmıştı başımdaki türbanımı çıkatmış uzun sarı saçlarımı okşamaya başlamıştı sırtımı öpüyordu boynuma hafif öpücükler atıyordu sanki bu işi daha önce bir çok yapmış gibiydi kulağıma hazırmısın dediğinde korkuyorum demiştim. Korkmana gerek yok kendini bana bırak biraz canın acıyacak ama o zamanla geceçek demişti. Sayım sırasında barkod numarasını bulamadığımız için yanımıza getirdiğimiz arko kremi amımın çevresine ve içine hafifçe sürmüş kocaman olmuş yarrağını da arko krem ile yağladıktan sonra yarrağıyla hafifçe amımın içine girdiğinde derin bir ahh çekmiştim yavaş yavaş dibine kadar giriyordu sonra hafif hızla gidip gelmeye başlamıştı biraz daha hızlanmıştı o hızlıkça benim çığlıklarım yükseliyordu yaklaşık 4-5 dakika yüz üstü beni sikmişti yarrağını amımdan çıkardığı zaman kızlık zarımdan kanlar yere akmaya başlmıştı korkuyordum ama açıkcası belli bir müddetten sonra zevk almaya başlamıştım. Poyraz beni kucağına almış ayakta sikmeye devam etmişti poyraz yarrağını amımın dibine kadar köklemeye başlamış o kökledkçe ben bağırıyor ben bağırdıkça o köklüyordu. Attığım çığlıklar marketin içinde yankılanıyordu poyraz beni yarrağının üzerine oturtup dudaklarımı belli bir süre öpüyordu sonra devam ediyordu artık o da dayanamayacak duruma gelmiş ve tüm şiddetiyle içime boşalmıştı kucağımdaydım bana sarılmış bir vaziyette koltuğa oturmuştu yaklaşık 5 dakika boyunca hiç konuşmamıştık saate baktığımda saat 3.5 olmuştu poyraz yukardan getirdiği kolonyalı mendille vucüdumu silmişti üzerimizi giyinmiş yerde oluşmuş kan ve sperm lekelerini temizledikten sonra birbirimize hiçbirşey demeden o gün sabaha kadar hızlı bir şekilde sayımı girmiş ve bitirmiştik. Sayımı bitirdiğimizde saat sabahın 7.5 olmuştu, müdürbey gelmişti o gün cumartesi olmasına rağmen mesai saati olmasına rağmen sabah manav fiyet değişikliğini yapdıktan sonra bize izin vermişti. Poyraza beni eve bırakmadan önce ona konuşacak bir şey yok dediğimde doğru söylüyorsun demişti, Bir çay bahçesine oturmuş orada konuşmaya başlamıştık. Bundan sonra ne olacak kızlığımı aldın spermlerini içine boşalttın ya hamile kalırsam dediğimde eve git temiz bir banyo yap bu gece olanları unutma çünkü bu gece olanlar bizi birbirime bağlayan son derece güzel şeylerdi ilk zamanlar gerçekten sana abla gözüyle bakıyordum ama sonradan aşık olduğumu hissettim ama bunu sen bana karşı ilgini beli etmeden ortaya çıkarmak istemdim. Evdekiler benden bahset seni haftaya istemeye geleceğim söyle dediğinde duygulanmış gözlerim dolmuş ona karşı hissettiklerim karmaşa değil gerçek bir aşk olduğunu anlamış vedudağından öpmüştüm. Eve gittiğimde banyo yapıp abdest almış ve evdekilere görüştüğüm biri var benimle evlenmek istiyor beni istemeye gelecek demiştim, Onlar da tamam yarın gelsin tanışalım eğer uygun görüsek haftaya istemeye gelsinler demiştiler Muhafazakar ailemin karşı çıkacağını düşünürken onay vermiş gibi konuşması beni biraz daha şaşırtmıştı.. Olaylar o kadar çabuk ve ani olmuştu bir ay içinde düğün hazırlıklarına başlamıştık bizim bu kadar acele etmemizi ailelerimiz az çok tahmin ediyorlardı. Evlendiğinde 3 haftalık hamileydim ve sonra dünyaya dünyalar güzeli kızım gelmişti. İşyerindekiler bile benimle poyraz ile evlendiğime şaşırmışlardı hatta ablam bile beklemiyorlardı üstüne üstlük ablam poyrazı da tanıyordu. Poyraz markette bilgi işlemliğe devam ediyor ben ise ana merkeze geçmiştim. Şu a 3 yıllık evliyiz ama aramızdaki yaş farkı hiçbir zaman sorun olmadı evliliğimiz hem sex açısından mutlu hem de yaşam açısından çok iyi devam ediyor inşallah sonuna kadar böyle devam eder. Aradığınız kişi uzaklarda değil hemen yanı dibinizde olabilir. Büyük yada küçük farketmez gerçek mutluluk ve sevgiyi yakaladığınıza inanıyorsanız onun kazanmak için sonuna kadar kovalayın.

Translate