/*/* */ Sex Hikayeleri, Sikiş Hikaye, Seks Hikaye, Sex Hikaye -->

Ormanda Mahsur Kalınca Yediğim Yarak

Posted by Bornocu Ersan | 13 Ağustos 2019 Salı | Posted in , , , , ,

Merhaba okurlar. Size başımdan geçen bir olayı yazmak istiyorum. Sex hikayeleri sitelerinden sadece bu siteyi seçtim ve üşenmeden yazıyorum.Kocam geçen sene yıllardır hayal ettiği 4×4 bir cip aldı. Bahar mevsimine girmiştik. Havalar sıcaklamış, kışın kapalı havalarda evde, alışveriş merkezlerinde kapalı kalmanın verdiği karamsarlık yerini bir coşkuya bırakmıştı. Yeni arabanın hevesiyle bir hafta izin aldı, beni de başımın etini yiye yiye ikna etti. Arabaya atlayıp dağ bayır geze geze, plansız, programsız, kestirmelerden, dağ yollarından güneye kadar inecektik. Yeni evliydik, ateşimiz başımızda, bahar havasının kışkırtan sıcaklığı da eklenince, dağ bayır geziyor, her fırsatta, her tenhada mola verdiğimizde yemekten önce birbirimizi yiyor, karnımızı sonra doyuruyorduk. Üzerimde sütyensiz askılı tişört, minicik bir etek, bacaklarımda siyah, ince jartiyer çorabı… Yollarda hem tuvalet zorluğu olmasın, hem kocamla sevişeceğimiz zaman hazır olayım diye altımda külot yok…
Yol ne kadar tenhalaşsa ben o kadar muzurlaşıyorum. Zaten mini olan eteğimi kaldırıp jartiyer çorabımın dantellerini, külotsuz amımı ona gösterip kızıştırıyorum, azdırıyorum kocamı… Arabayı kullanırken kucağına kaydırdığım elimle pantolonun fermuarını indirip sertleşmiş sikini iyice kaldırıyorum okşaya okşaya… Sonra eğilip başımı kasıklarına gömüyorum, yalaya yalaya mahvediyorum.
Kamyonların yanından geçerken iyice yavaşlıyor kocam… Bir eli direksiyonda, bir eli eteğimi sıyırmış, çıplak kalçalarımı okşar vaziyette, ben sikini yalarken kamyonun şoförüne bir an seyrettiriyor, adam gözlerini faltaşı gibi açınca gaza basıp uzaklaşıyor. Şoförün tepkisini, neler yaptığını kahkahalarla anlatıyor bana… Sonunda dayanamaz hale gelince, bir ara yola, ağaç altına çekip başını eteğimin altına gömüyor, çoraplı bacaklarımı okşaya okşaya amımı dillemeye başlıyor… Sonra da ya kucağına oturtturuyor, ya da dışarıda kaputun üstünde acımasızca içime girip işimi bitiriyor…
Sevişirken kameraya çekiyor bizi… Ya da ben ona seksi pozlar veriyorum. Dans ederken, kendimi okşarken, yolun kenarında yanımızdan arabalar geçerken tişörtü bir anlığına indirip çıplak memelerimi kameraya gösterirken… Bir köy restoranında yemek yerken, etrafta insanlar varken ben eteğimi kaldırıp çıplak amımı parmaklarımla ayırırken… Öyle çılgınlıklar yapıyorduk, birbirimizi öyle tahrik ediyorduk ki…
İlk günün sonunda bir pansiyonda kaldık. Gece şömine ateşinin karşısında şarap içtik, seviştik, yatıp uyuduk. Sabah kalkıp kahvaltıdan sonra yolumuza devam ettik. Kocam cipi denemenin, öğrenmenin hevesiyle sürekli haritadan bakarak ara yollardan, arabanın gücünü sınayacak bozuk dağ yollarından seçiyordu rotamızı… Bir önceki gün yaptığımız şekilde güle eğlene, öpüşe sikişe yol alıyorduk.
Akşama doğru her iki tarafı yaşlı çam ağaçlarıyla kaplı, yüksek bir dağın tepesine doğru kıvrıla kıvrıla yükselen daracık toprak yolu aşmaya çalışıyorduk.
Dağın zirvesini aştıktan sonra beş on kilometre ileride dağ eteğinde yer alan turistik bir kasabada kalacaktık. Fakat yol hem bozuk, hem de aşırı dikti. Cipin güçlü motorunun bile zorlandığını sesinden anlayabiliyordum. Virajlı dağ yolunda fazla hız yapamadığımızdan vakit iyice ilerlemiş, akşam olmaya başlamıştı bile… Biz hala dağın tepesine çıkmaya çalışıyorduk. Sonunda olan oldu. Motordan sesler gelmeye, araba teklemeye başladı. Biraz sonra da tamamen sustu. Tık yoktu. Akşamın alacası inmeye başlamış, etrafta in cin top oynuyor… Arabada yiyecek var, ama dağın tepesinde hava iyice soğuk, titremeye başladım. Motor çalışmadığından kalorifer de yok.
Tabi ilk aklımıza gelen telefonla yardım istemek oldu, fakat maalesef… Sinyal yok, ikimizin de cep telefonları çekmiyor dağ başında… Yardım isteyemiyoruz. Rüzgar kuvvetlenmeye başladı, ağaçların arasında uğultular çıkararak estikçe ben kocamın koluna sarılıyorum korkuyla… Birkaç saat önce neşeyle birbirimize saldıran, oynaşan biz değiliz sanki… Haritaya baktık, kasabaya varmamıza daha nerden baksan otuz kilometre var. Dağın başında kalakalmış durumdayız. Uzun örgü ceketimi giydim biraz sıcak tutar belki diye…
Biraz ileride ağaçların arasında aşağıya doğru inen bir patika yola ilişti gözüm, kocama gösterdim. Traktör tekerlek izleri sanırım, toprak yolun iki yanında devam edip giden çukur açmış. Daracık patika yoldan biraz aşağı indiğimizde ağaçların üzerinden yükselen bir duman gördük. Bir baca… Bir ev… Bir soba… Mutlaka birileri olmalı diye düşündük. Heyecanla, ayaklarımız çamurlu yoldaki traktör tekerleğinin çukurlarına gire çıka, tökezleye koştura yoldan aşağıya indik.
Biraz sonra taş duvar üzerinde yükselen, ağaçtan yapılmış, güzel görünümlü orman evi tipinde bir ev çıktı karşımıza… Biraz sevinç, biraz merakla kapıyı çalıp seslendik. Kapı gıcırtıyla açıldı… Hani orman ayısı derler ya, o türden bir herif duruyordu karşımızda… Öyle uzun boylu ki, kapıya vurmamak için başını öne eğmiş, kapının genişliğinde bir şey…
Kalın bir sesle,
– Buyur beyim.. diye bizi bir süzdü önce… Durumu anlattı kocam, arabamızın bozulduğunu, yolda kaldığımızı…
– Bu saatte nerden bulucanız? Sabah yiğenim kasabaya incek, yardım getirir. Telefon falan çekmez burlarda… Gelin içeriye… deyip içeri buyur etti.
Gözlerini kaçırarak da olsa bana bakıyordu ayıcık… Örgü ceketimin düğmeleri açık duruyordu, askılı bluzumun meydanda bıraktığı sütyensiz memelerim ilgisini çekmişti anlaşılan… Of, erkeklerin her zamanki yılışık ilgisi… Bu dağ başında da aynı şey… Ceketin önünü örtüp manzarasını kapattım hıyarın… İçeriye girdik.
Dağ eviydi girdiğimiz ev… Televizyon, çanak anten, her yer halılarla kaplı, her yer ahşaptan… İçkinin türlü çeşidi olan tıka basa dolu bir dolap… Yigenim dediği yakışıklıca bir genç geldi, çekinerek hoş geldiniz dedi, adamla bir şeyler konuştular,
– Benim gitmem lazım… diyerek çıktı. Kocam arkasından bakarak adama,
– Köyde tamirci varsa bir haber etseydik… dedi.
– Beyim, onun işi köyde değil. Ben size çay koyam, içiniz ısınır önce… dedi.
Çayı demledi şöminedeki odun ateşinin üstünde… Çayı beklerken sohbet etmeye başladılar. Üstü kapalı anlattı ama, anladığım kadarıyla içki imalatı, içki sigara kaçakçılığı falan bir şeyler karıştırıyorlarmış dağ başında… Adı da Kazım’mış.
– Bizim işimiz içki sigara beyim… Başka pislikler yoktur bizde… diye anlattı kocama.
Bir yandan da kaçamak bakışlarla bana bakıyordu. Uzun örgü ceketimle oturuyordum ama oturduğum yerde önü açılmış, yine askılı tişörtün dekoltesinden memelerim meydana çıkmıştı. Bacak bacak üstüne atınca da bacaklarım dizlerime kadar açılmıştı. Şöminenin sıcaklığından gevşemiştim. İstifimi bozmadım, varsın bakıversin, bu dağ başında evine aldı ya bizi… Çay demlenince birer bardak doldurdu, sıcak sıcak… Birkaç odun daha attı şömineye, dışarıya çıktı. Kocama,
– Herif ayı gibi ha… diyerek gülümsedim çayımı yudumlarken… O da güldü,
– Çayları verirken gözleri patlayacaktı memelerine, bacaklarına bakarken… Sen de az değilsin ha… Memelerini, bacaklarını yaydın kaldın adamın önünde… Böyle giderse sana kaymak ister bu herif… Azmıştır bu dağ başında buralarda…
– Ayyy hemen yazdın senaryoyu… Sıcaktan mayıştım kaldım ne yapayım… dedim gülerek, sonra ciddileştim. Kocacım, istersen hemen çıkıp kaçalım, başımıza bir şey gelmeden… Uzanıp bacaklarımı okşadı, eli eteğimin altına kayarken,
– Saçmalama Gül… Bu gece karanlığında nereye gideceksin? Aslında tabi fena fikir değil. Aynı beraber izlediğimiz seks filmleri gibi… Adam ayı gibi, seni altına alsa, şurda bir güzel becerse… Offf… Ne güzel olurdu…
– Asıl sen saçmalama… O ayı karını sikecek, sen de izleyecek misin yani? Dedim eline vurarak… Amım ıslanmıştı okşayan elinden, hem muhabbetin konusundan…
– O filmleri izlerken böyle konuşmuyordun ama… Filmi seyrederken o zenciler gelip beni sikse diye kıvranıyordun altımda… Al sana zenci işte… Hem boyu iki metre nerdeyse, hem esmer tenli… Ağzı, elleri kocaman, pala bıyıkları da var üstüne üstlük… Şalvarını indirse, kesin kol gibi yarağı da vardır bunun…
– Hadi, saçmalama aşkım… Beni dinle… Adamın bakışları kötü, beğenmedim. Kalkalım, arabada yatalım bu gece…
– Emin misin? Soğuktan donarız bak…
– Bu ayının beni zorla sikmesinden iyidir hiç olmazsa… Kalk hadi…
Kocam kalktı istemeye istemeye… İçeriye, mutfakta uğraşıp bir şeyler yapan adamın yanına gitti,
– Kazım biz kalktık. Çaya teşekkürler… diye seslendi.
-Aaa noldu beyim bi kusur mu ettik? Beraber yemek yiyelim. Hem bu soğukta gece boyunca napcanız, nerde bekliceniz ?
-Arabada kalırız. Ne yapalım, senin düzenin kendine göre, bizi yatıracak yerin yoktur falan…
– Beyim, kalın burada kıvrılır yatarız. İçeride bi oda daha var yani…
– Yok yaa.. Sağolasın, biz dediğim gibi gidelim, seni rahatsız etmeyelim… diyen kocam içeri geldi, elimi tutup kaldırdı. Kapıya döndüğümüzde ayı mutfağın kapısında elinde koca bir tüfekle dikiliyordu,
– Beyim, gusura galma… Heç sizi salmam bu gece… Oturup yemek yir, iki muhabbet eder, yatarız.
Yatarız derken gözleri döne döne benim üstümde dolaşıyordu. Adamın niyeti belli olmuştu. Bu koca adam beni sikmeden bırakmayacaktı bu gece… Yıldırım gibi gözümün önünden şimdiye kadar geçtiğimiz ve önümüzde geçeceğimiz kilometrelerce patika yollar, ıssız, insansız dağ manzarası, çekmeyen telefonlar, çalışmayan arabamız geçti. Sonra da kocama doğru sallayıp durduğu tüfeğin namlusu…
Kocam da durumu anlamış olmalı ki, çaresiz gözlerle bana baktı bir an… Gözlerimizle anlaştık. Yapacak hiçbir şeyimiz yoktu. Bu çam yarmasına boyun eğmek ve bu geceyi hasarsız atlatmak için ne istiyorsa yerine getirmemiz gerekiyordu. Yine de yiğitliğe bok sürmemek için sanırım, önüme atılıverdi. Aslında hiç de öyle ölürüm de namusumu vermem diyecek tiplerden değildi kocam… Ödü patlardı böyle şeylerden…
– Ne demek Kazım? Bizi tehdit mi ediyorsun sen? Kazımın fincan gözleri parladı, elini şalvarının önüne götürdü, çadır gibi olmuş şalvarın içindeki şeyi avuçladı bize göstere göstere… Tüfeğin namlusunu kocamın göğsüne tuttu,
– Yok beyim… Vaziyeti anlatıyom. Aslında anladınız da… Hadi, pabuçlarınızı çıkarın, üstünüzü de… Yalınayak kaçmaya kalkmazsınız dağın başında… Çıplak ayacıklarınız taşın üstünde on metre gidemezsiniz. Beni de üzmemiş olursunuz. Hava da buz gibi… Kaçayım deseniz donar kalırsınız… Zaten yigen dışarıda, elinde keleşle nöbette duruyor. İki adım gidemezsiniz.
Eğilip ayakkabılarımızı çıkardık uslu uslu…
– Üstünüzü de diyerek hatırlattı.
Kocam ceketini, gömleğini çıkardı. Ayağında bir pantolonu kalmış, kılsız tüysüz üst kısmı meydana çıkmıştı. Ben de uzun örgü ceketimi çıkardım korka korka… İncecik, askılı tişörtüm ve mini eteğimle kaldım ben de… Korku ve heyecandan, yaşayacağımız gecenin belirsizliğinden titriyordum, meme uçlarım kabarmış, parmak gibi tişörtün kumaşının altından görünüyorlardı. Adeta çıplakmışım gibi, ellerimle memelerimi örtmeye çalıştım. İki adımda yanıma geldi çam yarması,
– Gorkma yavru guşum… diyerek memelerimi örten elimi aşağıya indirdi kocaman kıllı eliyle tutarak… Tişörtün dekoltesinden zaten ucuna kadar görünen gerdanıma, kumaşı zorlayan iri memelerime, uçlarına baktı yalanarak… Benden zarar gelmez… Dediğimi yaparsanız yani… Hadi sofrayı kurun bakalım bize, mutfakta her şey hazır… Ben de ocağı harlayayım da, bu incecik şeyle üşümeyesin cıblak cıbıldak…
Kocaman, kürek gibi elinin içinde çocuk eli gibi kalmıştı elim… Ateş gibi yanıyordu eli, içim ürperdi. Başımı yukarıya kaldırıp simsiyah pala bıyıklarına, altındaki etli dudaklarına baktım. O pala bıyıkların bedenimde dolaşmasını istedim bir anda… Kasıklarımdan yukarı doğru bir alev dalgası yalayıp geçti bedenimi… Gözlerimi kaçırdım, kocama baktım. Gülümseyerek, anlayışla bakıyordu sanki bana… Ne düşündüğümü, içimden ne geçtiğini anlamış gibiydi.
Kazım masanın başına geçti oturdu, bize baktı görevimizi hatırlatırcasına… Mutfağa yöneldim, kocam arkamdan geldi. Sessizce adamın hazırladığı yiyecekleri, tabakları içeriye taşımaya başladık. Üstümdeki korku gitmiş, alışmaya başlamıştım. Sanki tatile gelmişiz gibi davranıyordum. Güzelce hazırladım sofrayı… İçeriye gidip gelirken evdeki gibi kalçalarımı sallaya sallaya, mini eteğimi savurta savurta yürüyordum. Kazım’ın sikici bakışları üstümde dolaştıkça hoşuma gidiyordu.
Kocam da yardım ediyordu bana… İçkileri de getirmemizi istedi Kazım. Kocama seslenip yukarıdaki raftan almasını söyledim. Uzanıp rakı ve kırmızı şarap şişesi aldı iki tane, elime tutuşturdu… Alıp gidemedim, şişeleri bırakmamıştı elinden… Yüzüne baktım… Hınzır bir gülümseme vardı yüzünde… Fısıldayarak,
– Bakıyorum dünden hazırsın karıcım… Ceylan gibi sekip duruyorsun adamın önünde… Pek korkmuş gibi bir halin yok… Ben de gülerek gözlerine baktım,
– Ne yapalım, başka çare var mı aşkım? Adam ne istiyorsa yapmak zorundayız. Dağın başındayız geceyarısında… Adamın elinde tüfek…
Önümü kocamın kasıklarına bastırdım. Mutfak bankosuna dayanmıştı, pantolonun önündeki kabarıklığı kasıklarımda hissedebiliyordum. Üstü çıplaktı. Soğuk içki şişelerini iki göğsünde gezdirince ürperdi, minik meme uçları kabarıverdi soğuk temasla… Dudaklarından öperek,
– Adamın biri beni sikmeyi çok istiyor diye canımdan olamam… Sen de istemezsin bunu değil mi? Karşı çıksak bile önce seni halleder, sonra beni istediği gibi siker bu adam… Belki ikimizi de…
Elini eteğimin altına daldırıp jartiyer çorabımın açıkta bıraktığı ve ıslanmaya başlayan kadınlığımı avuçladı. İnledim. Parmaklarını am dudaklarımın arasından geçirip ıslaklığını aldı, çıkarıp burnuna götürüp derin bir nefesle kokusunu içine çekti…
– Mmm… Anlaşılan bu gece çok sıcak olacak… Benim dişi ceylanım iyice kızışmış… Güldüm, arkamı dönüp elinden kurtuldum, içeriye giderken omzumun üzerinden,
– Aptal şey… diye cilvelendim kocama…
Oturup yemeğimizi yedik. Güzel bir et yemeği, yanına pilav hazırlamıştı Kazım, iyi bir aşçıydı adam… Erkekler rakı içti, ben şarap… Kocamın gözleri kızarmıştı iki kadeh sonra… Adamsa iyi içiyordu. Gözleri sürekli üstümdeydi. İçkilerin verdiği hararetle ortamdaki gerginlik kaybolmuştu şimdi… Gülüp konuşmaya başlamıştık. Tüfek duvara dayandığı yerde duruyordu, kimsenin baktığı yoktu. Sanki ahbabımızın evine yemeğe gelmiştik kocamla…
Rakı şişesini bitirdiler, Kazım içeriye bir şişe daha getirmek için gitti. Kocam elini masanın altından bacaklarıma attı. Okşaya okşaya yukarılara çıktı, amımı avuçlayıp sıktı. İnledim dudaklarımı ısırarak… Bacaklarımı kapatıp elini hapsettim o amımı kurcalarken…

Kazım gelirken çekti elini… Gözüme baka baka parmaklarını kokladı tekrar… Yemek bittiğinden sofrayı toplamaya karar verdik. Eğiliyor, kalkıyor, arı gibi mutfakla oda arasında gidip geliyordum. Sonunda bitirdim, odaya geldim. Odanın bir köşesindeki şark köşesine kurulduk. Alçak bir divan, yastıklar, yerde uzun tüylü beyaz bir post… Duvarlarda asılı üç tane gaz lambası yanıyor titrek, loş ışıklarıyla…
Biz kocamla divanda oturuyoruz, Kazım da önümüzde yerdeki postekinin üstünde… Onlar rakı içiyorlar, ben votka limon… İçkilerimizi içerken sohbet ediyoruz. Kazım’ın gözleri otururken iyice açılan mini eteğimde, durmadan anlatıyor. İçinde silah, dövüş, jandarma, hapis olan korkunç hikayeler… Ben ürperiyorum bu vahşi adamı dinlerken… Beni anlıyor gözlerime bakınca, rakısından koca bir yudum çekiyor, elinin tersiyle pala bıyıklarını silerken,
– Gorkma gulüm… Benden zarar gelmez. Napcan, burada hayat böyle işte… Dağın başında, kadınsız… Çok zor bizim hayatımız…
Gözleri bacaklarımda dolaşıyor yine… Ayaklarımı oynatıyorum. Büyülenmiş gibi ince siyah külotlu çorabın altından parlayan kırmızı ojelerimden gözünü ayıramıyor mıknatıs varmış gibi… Hoşuma gidiyor ayaklarıma sikici bakışlarla bakması… İçim kabarıyor…
Rakı kadehleri boşalınca ağır hareketlerle kalkıp içki getiriyorum, kadehlerini dolduruyorum. Kazım’ın kadehini doldururken iyice eğiliyorum, memelerimi gözünün içine dayarcasına… O da gözünü ayıramıyor zaten… Kocamınkini doldururken arkamı dönüyorum, domalır vaziyette yavaşça içkiyi kadehe akıtıyorum. Mini eteğimden jartiyer çorabımın bittiği yeri, hatta şeftalimi gördüğüne emin olana kadar oyalanıyorum. Sonra tekrar ayaklarımı ona doğru uzatıp kocamın yanına uzanırcasına oturuyorum divana…
sikiş hikayeleri
İçkinin yanına meze diye mutfaktan meyve getirip oturduğum yerde bağdaş kurarak soyuyorum, dilimliyorum, erkeklere veriyorum meyve tabaklarını… Kazım iyice terlemeye başladı, bağdaş kurmuş bacaklarımın arasına uzanacak nerdeyse… Bardağını bir dikişte kafasına dikiyor hırsla… Gülüyorum,
– Aaa, Kazım biraz yavaş… Biraz soluk alayım, sigaramı içeyim ben de… diyerek masanın yanına gidip aldığım içkiyle kadehini tekrar dolduruyorum. Dans edercesine hareketlerle gelip tekrar yerime oturuyorum.
– Gusura bakma yenge… diyerek kalktı, duvara dayalı dolabın kapağını açtı.
Dolabın içi tıka basa kaçak sigara dolu. Her çeşit var. Bir tane light sigara alıp yanıma geldi. Paketi açıp bir tane uzattı bana, çakmağıyla yaktı. Bir nefes çekip O şeklinde yuvarladığım kırmızı rujlu dudaklarımın arasından ona doğru savurdum dumanını… Ciğerlerine kadar çekti dumanı…
Başımı kocamın kucağına koyup bacaklarımı karnıma çektim. Oturduğu yerden bacaklarımı kalçalarıma kadar, olduğu gibi görebiliyordu. Farkında değilmiş gibi yapıp eteğimi çekiştirip kutumu örtmeye çalıştım.
– Ah, beyim dedi iç geçirerek… İyi ki arabanız bozulmuş. İyi ki buraya geldiniz. Sayenizde insan gördüm. Kadın gördüm. Öyle zor ki bu dağ başında kadınsızlık… Kimse bana böyle hizmet etmemişti bugüne kadar… Çok zor… Çookk… Off… Bilemezsiniz… diyerek tekrar kadehi kafasına dikti.
Kocamın sikinin sertliğini yanağımda duyabiliyordum. Çaktırmadan elimi uzatıp sertliğini sıktım avucumda… Saçıma asıldı. Odada üç tane gaz lambası vardı. Televizyon buzdolabı için jeneratör kullanıyordu. Duvardaki televizyonu görünce,
– Kazımcım, televizyonu açsana biraz, ses olsun, müzik falan vardır, dedim.
Kalkıp açtı televizyonu… Bu dağ başında, bu abaza heriften ne beklenir ki… Tahmin etmeliydim. Daha önce kaldığı yerden açıldı televizyon. Şifreli kanallardan birinde porno film oynuyordu resmen… İki adam kadının birini beceriyorlar. Biri sikerken, diğeri kocaman sikini ağzına vermiş, kadın yediği kalın yarakla ciyak ciyak yeeesss… yeesss… fuck me… diye bağırıyor. Kazım gözlerini benden ayırmadan, sanki çok normal bir şeymiş gibi,
– İşte beyim, bizim dostumuzı, kadınımız bunlar… Geceleri de, gündüzleri de yalnızız hep, bunları seyredip dururuz…
Gözümüz ekrana kilitlenmiş, iki erkeğin arasında sikilip duran kadının feryatları kulaklarımızda, soluksuz izliyoruz. Kazım ayaklarımın dibinde oturuyordu. Gözümün ucuyla onun filmle değil, benim bacaklarımla ilgilendiğini görebiliyordum. Ayaklarımı oynattım. Kırmızı ojeli tırnaklarım parladı televizyonun ışığında. Birden kocaman elleriyle ayağımı kuş gibi arasına alıp avuçladı, öpmeye başladı.
– Heyy… Ne yapıyorsun Kazım? diye çektim ayağımı…
– Gusura bakma yenge, dayanamadım… diyerek tekrar eline aldı, öpmeye devam etti. Kocam zevahiri kurtarmak istercesine sert bir sesle,
– Kazım, ayıp oluyor ama… Ben buradayken… Benim yanmda karıma sulanıyorsun. Ayıp değil mi yaptığın? diye diklendi. Sanki ekranda seks filmi seyreden biz değilmişiz gibi, biraz komik bir durumdu tabi… Kazım inlercesine kocama yalvardı,
– Beyim nolur gusuruma bakma… Yalnızlık zor… Kadınsızlık çok zor burada…
Yerinden hızla kalktı. Telaşlandım, eyvah, tüfeği almaya mı gidiyor acaba diye korktum. Ama yandaki odaya gitti. Geri geldiğinde elinde bir tomar para tutuyordu. Kocama uzattı,
– Beyim, nolur izin ver… Biraz kadın kokusu duyam… Öpem, koklayam… dedi.
Eşimle şaşırıp kalmıştık. Birbirimize baktık, kaldık. Tamam, bunu konuşmuştuk, anlaşmıştık, adam ne isterse yapacaktık. Tüfek hala kenarda dayalı duruyordu. İstese zorla yapabilirdi, daha kötü şeyler başımıza gelebilirdi. Bunun yerine adam bize, kocama daha doğrusu, para uzatıyordu. Tüfeğe baktığımızı görmüştü,
– Ben zorla istemiyom beyim… dedi. Gozellikle olsun. İsteye isteye olsun. Filimdeki gibi olsun… Filimdeki kadın gibi olsun…
Kocam cevap verirken az önceki sertlikten eser kalmamıştı sesinde…
– Yani Kazım… Yine de ayıp oluyor. Sen aynı durumda olsan karını başkasına para için verir miydin? diye yol yapıyordu.
– Beyim inan verirdim. Sen bilemezsin kadınsızlık nedir… Hem kötülük yok ki bunda… Biraz sevecem oksayıp öpecem sadece… Zorlamam beyim.. deyip paraları kocamın eline tutuşturdu. Kocam bana baktı, para tomarını pantolon cebine tıkıştırırken Kazım’a,
– Sen mutfağa kadar git, ben karımla konuşayım, ikna edeyim… dedi. Kazım mutlu bir şekilde odadan çıktı. Eşimle şaşkınca bakıştık.
– Az orospu değilsin. Delirttin herifi…
– Ayy ne yapayım aşkım… Adam o kadar iyi niyetli ki… Aslında hiç tipim değil ama hem hoşsohbet, hem biraz oynaşırız, fena mı olur?
– Zaten tüfek kurşunu yemekten iyidir. Ben tecavüz beklerken olanlara bak… Üstüne bir de dünyanın parasını verecek saf… Sadece öpüp koklayacakmış… diyerek güldü sessizce… Gerinerek,
– Eh, öpüp koklasın o zaman kocacım, iznin olursa… dedim. Ama işi öpüp koklamakta bırakırsa, sen işimi bitirirsin tamam mı? Bir güzel sikersin beni… Akşamdan beri azdım, kudurdum…
Biz konuşurken içeriden su sesleri geliyordu. Yıkanıyordu sanırım… On dakika sonra içeriye girdiğinde, üstünde sadece bir peştamal vardı. Önündeki kabarıklık acaip duruyor, heyecan verici görünüyordu. Yanımıza geldi, önümde diz çöktü, ayaklarımı okşayıp öpmeye başladı. Cilveli bir sesle,
– Sadece öpücen, okşayacan, kokumu çekeceksin, di mi Kazımcım? Fazla ileri gitmek yok değil mi? diye sordum işveli işveli… Kazımcık ağzı kulaklarında, zevkten dört köşe olmuş vaziyette,
– He yenge… He… Aynen dediğin gibi… Hele biraz izin ver de öpem, koklayam seni… diyerek bacaklarımı ayırdı.
Kazım koca ağzıyla bacaklarımı yalıyor, emiyor, pala bıyıkları firça gibi sürtüyor… İlk defa bıyıklı birisi ile sevişiyordum… Hem de böyle uzun, sert, pala gibi bir bıyıklıyla… Bir eli memelerime geldi, üstten okşamaya başladı. Koca avucu içinde sütyensiz memem kayboluyordu. Doğrulup dudaklarıma yaklaştı. Aç kalmış ayılar gibi dudaklarımı emip koca diliyle ağzımda dolaşıyordu. Ağzım ağzında kayboluyor, bıyıkları hoş bir gıdıklamayla boynumda dolaşıyordu… Beni zevkten ürperten bıyıklar memelerime indi…
– Kurban hele çıkar elbiseyi, rahat edek… Kokunu duyam… Tadını alam…
– Bak Kazım, sadece öpmek koklamak var tamam mı? Daha ileri gitmeyeceksin. Söz verdin… diyerek ayağa kalktım.
erotik hikayeler
Tişörtün askılarını indirdim. Belime kadar sıyırdığım tişört memelerimi meydana çıkarmıştı. Onu belimde bırakıp eteğimin kopçasını açtım. Kalçalarımı oynata oynata eteğimi sıyırdım, aşağıya indirdim. Üstümde sadece bir çift jartiyer çorabı kalmıştı. Kazım önümde diz çökmüş bacaklarıma sarılıyor, elleyip öpüyordu durmadan… Artık olduğu gibi görünen, açıkta kalmış ağdalı amcığıma bakıp,
– Ohhh… Gurban… Bu ne böyle? Şekerpare gibi duruyor… deyip başladı oramı öpmeye…
Kocam divana uzanmış, uzandığı yerden sikini okşayarak bizi izliyordu. Amımın yalanmasından çok hoşlanırım. Kara kıvırcık saçlarına asılıp bir süre ayakta amımı öpüp yalamasına izin verdim. Sonra divana oturdum. O da peşimden geldi azmış erkek köpek gibi… Dudaklarımdan başlayıp göğüslerime geldi. Öpüp emiyor, uçlarını kalın dudaklarının arasına alıp çekiştiriyordu. Elleri vücudumun her noktasında dolaşıyordu. Memelerimi okşayan bıyıklar aşağıya indi, göbeğimden kasıklarıma geldi. Amımı öpüp yalıyor, dili kürek gibi içime giriyor, dudaklarını çekiyor, klitorisimi emiyordu.
Bacaklarım titremeye başladı. Tatlı tatlı geliyordum. İçimden zevk sularımın aktığını hissediyordum. O da bütün akan suyumu yalıyor, içiyordu adeta… Bacaklarımla kafasını kıstırıp kasıldım, inledim zevkle, orgazmın zevkini çıkarmaya başladım. Dakikalarca… Ayımın kürek gibi dili beni uçurmaya yetmişti.
Kendime gelince ayaklarımı gevşettim. Kölemi serbest bıraktım. Ayaklarımı önüne götürdüm tekrar… Parmak uçlarımla peştemalın düğümünü çözüp sıyırdım. Kapkara, kocaman başlı, filmlerdeki zencilerin siki gibi bir azman çıktı ortaya… O koca şeyi kaygan çoraplı iki ayağımın tabanıyla kavradım, üstünden gidip gelmeye başladım. Kazım zevkle kendini arkaya atmış, inleyip duruyordu. Ayak tabanlarımda kocaman kafasını hissediyordum.
Kocam da yan tarafta bizi izlemeye devam ediyordu. Bir baktım, elindeki kamerayı işaret ediyor. Gizlice çekim yapıyordu. Kazım’ın sikini işaret edip kendi kolunu gösterdi. Kol gibiydi evet… Daha da heyecanlandım.
Kazım belimden tutup divanın kenarına çekti beni… Bacaklarında duran peştemalı yere fırlatıp üstüme geldi. Dudaklarımı memelerimi öpüp yalıyor, bir eliyle de o koca sikini tutup ıslak am dudaklarımda sürtüp duruyordu. Alev alev yanıyordu amcığım… Kıvranarak bacaklarımı kapatmaya çalışıyordum ama ne mümkün… Koca yarak sürtündükçe bacak aramda, sanki ateş değmiş gibi tenim yanıyordu.
– Kurban… İzin ver girem içine… Nolur kurban… diye diye inliyor, üstümde gidip geliyordu.
Ben kendimi kastıkça içime girmekte zorlanıyordu. Koç başı gibi kale kapımı zorlayan koca siki boylu boyunca amımın dudakları arasında gidip geliyor, bu bile bana yetiyor, zevkten çılgına çeviriyordu. İnleyip duruyordum ayımın altında…
– Kazımmm… Ohhhh… Ohhhh… Hani sadece öpüp koklayacaktın… Tadımı alacaktın? Kokumu alacaktın? Ohhh… Sokmak yoktu… Öyle anlaşmadık mı seninle? Ohhhh… Şimdi amıma girmek istiyorsun Kazımmm… Ohhh…. Diye dudaklarım kulak memelerinde inleyip dururken, sıcak nefesimi boynunda alıp verirken biliyordum ki ben böyle davrandıkça daha da coşacak, saldıracaktı üstüme…
– Kurban biliyom, öyle dedim… Ama azıcık gireyim amına… Nolur? Bak fena oluyom… Ucundan azcık sokayım… İzin ver gadınım… diye sallanıyor, titriyordu üstümde debelenirken…
– Dur bi nefes alayım, kurban olduğum… diye ittim üstümden kaldırdım. Dibimde diz çökmüş, oturuyordu.
– Kalk ayağa.. dedim. Oturduğum yerde, burnumun dibinde koca yarak taş gibi kalkmış, ucunda zevk suları parlıyor.
– Ohaaaa.. Kazım, bu ne böyle…? At yarağı kadar… Yuhhh… Nasıl büyüttün bunu böyle? Bu beni parçalar beeee… diyerek aldım elime…
Parmaklarım zor birleşiyordu çevresinde… Başı bir mantar şeklinde sapka gibi… Parmak gibi kabarmış kan damarları tüm çevresinde dolanıyor… Altta koç yumurtası gibi kocaman taşakları sarkıyor…
– Bunlar padişah taşağı herhalde… Altı okka taşak dedikleri bu mu oluyor Kazım?
Elimle avuçladım bir, üstüne öbür elim iki , alttaki elimi tekrar üstüne koydum üç, başının bir kısmı hala dışarda duruyordu muhteşem aletin ! Dibinden başına doğru sıvazladım. Zevk suları çoğaldı ucundaki delikte… Dilimle alıp çevresine yaydım suları…. Sonra ağzımı kocaman açıp başını emmeye başladım koca aletin… Muhteşemdi… Adam esmerdi, aleti de daha koyu bir renk, zenci yarağı gibi değil ama oldukça koyu bir rengi vardı. Başladım komple, boylu boyunca dilimi gezdirmeye, yalamaya… Aletin açıkta kalan yerlerini de elimle idare ediyorum.
– Ohhhh be… Bu nasıl bir şey Kazım? Kocaman, muhteşem bir aletin var… Yedikçe yiyesi geliyor insanın… dedikçe zevkten dört köşe oluyordu ağzı kulaklarında… Kocam da gizlemeyi bıraktığı kamerayı alıp yanımıza yaklaşıyor, Kazım’ın koca sikini yalarken çekim yapıyordu.
– Ohhhh… Ye kurban ye… Nasıl istiyorsan ye… Bak beyin de hoşuna gitti… Kocam gaz lambasına bakıp,
– Işık az yaa… Görüntü iyi değil. Kazım başka ışık, lamba var mı evde?
Bu arada Kazım titremeye başlayınca ağzımı çektim koca sikinden… Hemen boşalmasını istemiyordum. Serbest kalan Kazım da kalktı, kalkık ıslak sikini sallaya sallaya gidip içerden bir seyyar lamba getirip yaktı, divana oturdu. Bana da,
– Gel gurban, biz işimize bakalım. dedi.
Önüne oturdum, kasıklarına eğilip muhteşemini tekrar ağzıma aldım. Az önceki gibi yalayıp yutuyor, ellerimle gövdesinin kalan yerlerini, taşaklarını okşayıp duruyordum. Koltuk altlarımdan tutup beni yukarıya çekti, kucağına oturttu. İçime girmek istiyordu.
Ben de artık girsin istiyordum ama ağırdan alıyor, kendimi ağırdan satmaya çalışıyordum. İçime almadan ıslak aletini am dudaklarımın arasına boylu boyunca alıp ağır hareketlerle yaylanmaya, öne arkaya gidip gelmeye başladım. O uzun aletin gövdesi boyunca klitorisimi okşuyor, zevkten delirtiyordu beni… Benimle beraber Kazım da inliyordu zevkten…
– Ohhh kurban… Eritiyon beni… Sal kendini sokam biraz kurban… Yalvarırım koyver kendini… Otur şunun üstüne… diye elleri kalçalarımda yoğuruyor, memelerimi sırayla emiyor yutuyor, pala bıyıklarını gerdanımın her yerinde, boyunlarımda dolaştırıyordu.
-Ooohhhh… Kazımmm… Sadece elleyip öpecem dedin… Şimdi amıma sokmak istiyorsun yaramaz… Böyle anlaşmadiık ki seninle… Olmaz ki böyle… Ohhh… Mımmmm… diye inleyip dururken kalçalarımı kazığının üstünde sallayıp duruyordum.
– Kurban bak, birazcık sokayım. Ucu giriversin amcığına… Hadi üzme beni… Dayanamıyom… Hadi…
– Bak, ucundan azcık sokacan, tamam mı? diye kalkıp sırılsıklam, alev alev yanan amcığımı kocaman olmuş aletin mantar şeklindeki kafasına dayadım.
Başı kapımı zorlaya zorlaya girdi. Kıllı ayımın boynuna sımsıkı sarılmış, titreyen dizlerimin üstünde zorlukla durabiliyordum. Zevkten geberiyordum. Kalçalarımı kavrayan kürek gibi eller sımsıkı tuttu, yavaş yavaş aşağıya indirmeye başladı beni… Daha fazla tutamadım kendimi… Öyle tatlı bir geriyordu ki am dudaklarımı, içimi öylesine tatlı tatlı, kalın kalın dolduruyordu ki… Kendimi geriye çektim. Araya eğilip baktım, amımın suları kara yarağın etrafından süzülüyordu beyaz beyaz, parlıyordu ışıkta… Biraz inip kalktım kalın sik içimi kütür kütür yararken bacak aramda duyduğum basınçtan gelmeye başladım. Daha yarağın hepsini içime alamadan, yarısında boşalıyordum. O da
– Ohhhh… Ohhh… diye homurdanmaya başlayınca onun da boşalacağını anladım.
İçimden çıkarıp önünde diz çöktüm, ağzıma aldım. Amımın suları yarağı boylu boyunca kaplamıştı, ellerimin arasında yapış yapıştı koca siki… Fışkırmaya başladı. Ağzımın içinde fişek gibi döllerini hissediyordum. Öyle çok geldi ki, nerdeyse boğulacaktım, ağzımın kenarından süzülmeye başladı fazlaları… Emmeye, elimle sıvazlamaya devam ettim. Birkaç kere daha fışkırdı, ağzım yüzüm dölleriyle doldu. Homurtularla inliyordu başını arkaya atmıştı. İnleyerek gözlerini açtı sonunda,
– Kusura kalma, çabuk geldim, seni mutlu edemedim… diyerek kalktı içeriye gitti.
Su sesi gelmeye başladı. Kendini yıkıyordu. Ben şaşırmıştım bu duruma… Erken boşaldığı için özür diliyordu. Halbuki ben de boşalmıştım onunla beraber… Ben de kalkıp banyoya gittim, elimi yüzümü yıkadım, döllerini temizledim. O da kendini kuruluyordu. Bana da havlu verdi, kurulandım. Sonra beni kucaklayıp içeriye götürdü. Divana yatırdı boylu boyunca,
– Kurban kusura bakma… Temin kaza oldu, çabuk geldim. Şimdi seni iyi ederim… diyerek yine amcığımı yalamaya başladı. Parmakları, dili yine delirtiyor, zevkten kudurtuyordu. İnliyordum altında, ( seks hikayeleri )
– Hani sadece öpüp koklayıp bırakacaktın Kazımm? Yedin yedin bitirdin beni… Erittin… Napıyorsun böyle bana? Oramda bir şey kalmadı, yedin yuttun bitirdin erkeğim… deyince koptu gitti gene… Dizlerinin üstünde yaklaşıp bacaklarımı araladı, arama girdi. Koca sikini eliyle tutup amıma sürtmeye başladığında yine uçuyordum zevkten…
– Ahh…Ahhh.. Nasıl yemem yutmam gadınım… Öyle tatlısın ki… Fırın gibi yanıyo amcığın… deyip sokuverdi muhteşem aletini amcığıma…
Bir anda başı giren alet amcığıma girip çıkıyor, tatlı tatlı, alıştıra alıştıra yol açıyordu kendine… Amım zonklamaya başlamıştı kalınlığı içine aldıkça… Ömrümde duymadığım kadar zevk duyuyordum yarağı kalın kalın içime girip çıktıkça… Deliriyordum.
– Oohhhh… Ahhhhh… Bitirdin beni Kazım… Koca sikin öldürdü beni… Oohhh… Bu ne güzel sikiş böyle erkeğim… Öldürdün beni yarağınla… Ohhhh… diye diye inliyordum altında…
Tüm ağırlığıyla üstüme abandıkça, o yüz kilonun üstündeki sumocu gövdesiyle altında nefessiz kalıyor, eziliyordum. Geri çekildikçe üstümdeki ağırlık kalkıyor, ben nefes alabilmek için çırpınıyordum. Kocam kamerayı hala bırakmamıştı elinden… Yanımızda, yöremizde dolanıp duruyor, o koca yarağın amıma girip çıkışını en iyi açıdan çekmeye çalışıyordu. Belki yarım saat boyunca altında inlete inlete sikti beni… Kaç defa boşaldım, bacaklarımı kaç defa beline sarıp kendime çektim bilmiyorum.
Sonunda son darbeyi vurdu, belimden tutup kendine çekti beni… Yarıya kadar girip çıkan yarağı köküne kadar amıma girdi. Ben kendimi kaybettim o anda… Koca yarak boğazıma kadar dayandı zannettim, bir an öyle hareketsiz kaldı.
Yarı baygın halimde aletinin içimde zonkladığını, damarlarının attığını hissediyordum. Gerilen vajina duvarlarımın verdiği zevkle, rahmime dayanan iri başının verdiği acı birbirine karışmıştı. Ölüyorum zannettim. Gözlerimden yaş akıyordu.
-Ayy… Durrr… Hayvannn… Deldin… Yardın beni… Offff… Acıyoo… Hareket etme sakın… Yandımm… Durrr… Ohhh… diye feryat ettim.
İçim patlamıştı sanki yeni gerdeğe girmiş gibiydim. Tüm amım zonkluyordu duvarlarıyla, tüm hücrelerimle… Koca alet, balta sapı gibi içimde… Tümüyle sarmıştım koca aleti… Bir zaman öyle kaldık. Sonra alıştı amım… Kaslarımı oynatmaya çalıştım yavaş yavaş… İçimdeki muhteşem aleti hissetmeye çalıştım. Acım da hafifledi. Zevk duygusu yayılmaya başladı tüm vücuduma… Şöminenin ateşi bir yandan, içimdeki şehvet yangını bir yandan, amımdaki aletin fırın gibi sıcaklığı diğer yandan… Terlemeye başladım.
Kollarımla boynuna sarıldım. Kalçalarımı oynattım yavaşça… Gidip gelmeye, kalçalarımı kaldırım indirmeye başladım altında… Kazım da girip çıkıyordu bir yandan… Girişi ayrı, çıkışı ayrı zevk veriyordu… Yara yara amımı, her zevkten uçuyordum. Tekrar tekrar orgazm yaşıyordum çılgın bir tempoyla… Biri duyacak korkusu yoktu bu dağ başında… İçimden geldiği gibi davranıyor, bağırıyor, feryat ediyor, inliyor, kahkahalar atıyordum çılgın gibi…
İçimden çıkardı sikini… Divana oturdu. Ne istediğini anlayıp hemen tepesine tırmandım. Kucağına çıkıp bacaklarımı iyice açtım… İyice açılmış, genişlemiş amcığımı koca sikin kafasına nişanlayıp yavaşça oturmaya başladım. İçi yanıyordu, sırılsıklam olmuş, sular akıyordu amımdan… Zevkten gözlerim kaydı, feryadı kopardım,
– Ohhhh… Sok len koca ayım… Sokk… Deldin beni, parçaladın amcığımı… diye salıverdim kendimi…
Kazık gibi girdi alet içime, dibime kadar… Titreye titreye, inleye inleye zıplıyordum üstünde… Memelerimi ağzına dayadım, pala bıyıklarına sürttüm. Uçları parmak gibi kabarmış memelerimi hırsla, dişleye dişleye emiyor, beni acıdan ve zevkten bağırtıyordu hayvan… Kalçalarım kürek gibi ellerinin arasında yoğruluyordu. ( porno hikayeleri )
Birden onca zevkin arasında, göt deliğimde bir ıslaklık hissedip ürperdim. Kocam arkamdan yanaşmış götümün deliğini yalıyordu ıslak ıslak… Bir an hareketsiz durup dilini hissetmeye çalıştım. Boylu boyunca yalıyordu deliğimi… Anlaşılan Kazım’ın koca yarağı da nasibini alıyordu dilinden, onu da yalıyordu. Konuşmuyorduk hiç… Kazım uzandığı yerden hareketsiz, bizi izliyordu. Kocam iyice yaladı deliğimi… Sonra ensemden tutup Kazım’a doğru eğdi beni, domaldım. Kayganlaşan arka deliğime dimdik olmuş yarağını kaydırıverdi, ileri geri yapıp alıştırdı götümü…. Kökleyip duruyordu.
İçimde bir milim boşluk kalmamıştı. İki yarak tarafından sikilip duruyordum. Bağırmaktan sesim kısılmıştı artık… Acaip zevk alıyordum. Delirecek gibiydim artık zevkten… Amımda kocaman, hayvan gibi yarak, götümde kocamın yarağı durmaksızın pompalıyorlardı beni aralarında… Boşalmam uzun sürmedi… İki erkek beni aralarına almışlar, acımaksızın düzüp duruyorlardı. Bayılmak üzereydim, dayanacak halim kalmamıştı. Kocam arkamdan sikini çıkarttı ben boşaldıktan sonra, getirip ağzıma verdi. Buz gibi olmuş yarağı yalamaya başladım. Kazım da iyice hızlanmıştı amımda… Ben kocamın sikini yalarken, o alttan pompalıyordu beni…
Kazım’ın aksine kocam tümüyle kılsız bir vücuda sahipti. Ne kasıklarında, ne bacaklarında, kalçalarında hiç kıl yok, yumurta gibiydi. Kazım kocamı böyle görünce
– Beyim, sende de hiç kıl yokmuş, dedi hayretle… Kocam siki benim ağzımda emilirken cevap yetiştirdi,
– Ne yapayım, sen neden kıllıysan, ben de ondan kılsızım… dedi. Kazım düşünceli düşünceli,
– Haklısın beyim… dedi.
Sonra kocamın kılsız kalçalarını okşamaya başladı. Ben kocamın sikini yalarken o da altımda doğrulup başını yaklaştırdı, kocamın sikini benimle beraber yalamaya başladı. Şaşkınlıkla bakakaldık kocamla… Fakat hemen ardından olayı devam ettirdik. Kocam Kazım’ın kafasını eliyle tutup ağzına sikini sokuyor, Kazım da bir yandan sikini yaladığı adamın karısının amına, yani bana alttan koca yarağını sokup çıkarıyordu.
Kocam divana uzandı. Elimden tutup kendine, üstüne çekti beni… 69 yapmaya başladık. Ben kocamın sikini yalarken o da amımı yalıyordu. Kazım arkamdan yaklaştı. Kocam amımı yalarken Kazım’ın sikini tutup bir güzel yaladı, ıslattı, içime soktu aleti… Kazım amıma girip çıkmaya başlamıştı yine… Bu kez kocam alttan klitorisimi, gerçi çektikçe amımdan dışarı çıkan Kazım’ın koca yarağını yalayıp duruyordu.
Yine zevk feryatları koparmaya başlamıştım. Kocam elini uzatıp bacaklarımdan süzülen am sularımda parmaklarını ıslatıp arka deliğime sürdü iyice… İçimde boşluk hissedince başımı çevirip baktım, Kazım’ın sikini tutmuş, arka deliğimde başını gezdiriyordu.
-Oha… O hayvanı götüme sokmayacaksınız di mi? İstemiyorum, sakın ha… diye hafiften naz yaptım.
Oysa kocamla evde bu pozisyon için vibratör bulunduruyorduk, alışıktım yani… Başını sokunca Kazım belimden tutup yüklenmeye başladı. Kütür kütür götüme giriyordu koca yarak… Eşim altımdan kalkmış kalçalarımı ayırıyor, kol gibi aletin içime girmesine yardım ediyordu.
– Hayvansınız siz… Hayvanlar… Götümden ne istiyorsunuz? Ohhhh… Acıyo… Sokma Kazım… Kazımım… Sokma aşkım… Götümün deliği acıyoo… Ahhhh… diye inliyordum durmadan…
Oysa alışıktım buna… Coşturmak için yapıyordum bunu… Yine de kıçıma giren devasa alet acıtıyordu gerçekten… Zevk almaya başlamıştım. Fakat hayvan gerçekten köklemeye başlayınca canım yanmaya başladı iyice… Kocam alttan klitorisimi okşamasına rağmen acı zevki bastırıyordu… Kendimi öne atıp kurtulmaya çalıştım, içimden çıkardım kocamanı, amıma dayadım.
– Yeter artık aşkım… Canım çok yandı. Hadi biraz amımı sik… Amımı yar benim… Ohhhh… diye elimle tutup amıma soktum yine…
Bu kez üçümüz beraber boşaldık. Olduğumuz yerde serilip yattık. Amım götüm sızlıyordu. Sikilmekten yorgun düşmüştüm. Başımı kaldırıp baktım, amımın dudakları kabarmış, dışarı taşmıştı. Kolumu kaldıracak halim yoktu, ayı pestilimi çıkarmıştı benim… Birer sigara yaktık.
– Offf… Kazım, öldürdün beni… dedim. En son ne zaman kadın siktin sen?
– İki sene oldu heralde gurban…
– Peki, yeğenin?
– Yeğen dediğime bakma işte, beraber kaçak işi yapıyoruz. Bu dağ başında karı koca gibi, o bana, ben ona… Ama kadının yeri başka oluyo, amı da götü de başka tad veriyo gurban… Oy amına götüne gurban olduğum… diyerek okşamaya başladı beni…
Koca sikinin inmiş hali bile kocamın kalkmışından daha iri duruyordu bacaklarının arasında… Kalktık, banyoya gittik hep beraber… Ağzımızı yüzümüzü temizledik. Amıma soğuk suyu çarpınca ferahladım.
Odaya geçip oturduk. Yarım saatten fazla böyle kaldık. Bir ara içimiz geçmiş. Vücudumun okşanmasıyla uyandım. Kazım çıplak vücudumu okşayıp yalıyor, kocam kenarda horlayarak uyuyordu. Baktım, karşımızda yeğen… Üstünü soyunmuş, çıplak vaziyette, bize bakarak sikini okşayıp duruyor,
– Kurban, bi he desen, şu çocuğun gönlünü yapsan ha? Hadi kurban…
Çocuğa baktım. Konuşmamıza aldırmadan sikini sıvazlıyor, 31 çekiyordu bana baka baka… Acıdım. Ha bir eksik, ha bir fazla, ne zararı vardı ki…Gülerek bacaklarımı aralayıp oğlana seslendim,
– Gel bakalım çömez… Senin de gönlünü yapayım bari…
Sevinerek geldi yanıma… Siki kocamınki kadar vardı. Başını apış arama daldırdı, acemice amımı yaladı bir süre… Acemi de olsa ıslak dil işte, yine azdırmayı başardı beni…
Islanınca saçından tutup kendime çektim, bacaklarımın arasına yerleşti, sikini gömdü amıma… Birkaç kez gidip gelmesi yetti,
– Geliyom… diye inledi…
– Sakın içime boşalma… diyerek kendimi çektim, sikini çıkarıp ağzıma verdi, püskürtmeye başladı.
Ben yarım kalmıştım. Kazım’a baktım, anında anladı… Oğlanın boşalttığı boşluğu o doldurdu hemen, koca sikini tekrar gömdü içime, gidip gelmeye başladı… Amımın duvarlarını çatlatarak, narin gövdemi altında eze eze tekrar sikti beni… Zevkten uçurdu… Artık bitmiştim. Sıcak ve seks kokan odada hepimiz uyuyup kaldık.
Sabah neşeyle uyandık. Güzel bir kahvaltı yaptık. Kocam ben gidip arabaya bakayım diyerek yeğeni de yanına aldı, çıktı. Kazım’la yalnız kalmıştık. Bunu fırsat bilen koca ayı tekrar daldı bana… Geceden hala bütün deliklerim sızlıyordu ama hayır diyemedim. Bir süre sonra sevişmenin ortasında arabanın sesini duyduk, korna çaldı. Kocam arkasında yeğenle beraber içeriye girdiğinde Kazım beni altına almış, zevk çığlıkları attıra attıra amıma koyuyordu.
– Bakıyorum hiç vakit kaybetmiyorsunuz… diyerek bir çırpıda soyunup yanımıza geldi. Sikini ağzıma verdi.
sex hikayeleriOğlan da çırılçıplak soyunup yanımızda bitmişti. Kazım içimden çıkıp yerini ona verdi. Oğlan genişlemiş amıma girdi, beş on dakika girip çıktıktan sonra göbeğime fışkırttı. O çıkınca Kazım tekrar gömdü koca sikini… Kocam ağzımda emdirdiği sikini gırtlağıma kadar soktu, bağıra bağıra döllerini boşalttı biraz sonra… O da çekildi. Kazım’la ikimiz kalmıştık. Boşalmamız uzun sürdü. İkimiz de bağıra bağıra orgazm olduk. Kazım boşalırken gerçekten bir ayı gibi böğürüyordu üstümde…
Ne kollarımda, ne bacaklarımda derman kalmıştı. Sikini ağzıma sokup döllerini yalattı, temizletti bana… Sonra da bir kukla gibi kucaklayıp banyoya götürdü. Güzelce yıkadı ılık suyun altında, öpe okşaya temizledi her tarafımı…
Üstümüzü başımızı toplayıp giyindik, kendimize çeki düzen verdik. Bacaklarım titriyordu hala… Evden çıktık. Kazım arabanın bagajını bir sürü içki şişesi, sigaralar, çay paketleriyle doldurdu. Kocam direksiyona geçti, ben de yanına oturdum. Kazım açık camdan uzanıp dudaklarıma son bir kez yumuldu, memelerimi avuçladı. Pala bıyıklarını yine yanaklarıma, boynuma, gerdanıma sürttü. Eteğimin altından amımı avuçlayıp sıkarken kocama,
– Beyim yine gelin… Her zaman başımın üstünde yeriniz var, bilesiniz ha… diyerek uğurladı bizi…
Yola çıktığımızda kocam anlattı ne olduğunu… Aslında çok basit bir şeymiş. Sigorta kutusuna bakmış, marşa giden sigorta atmış. İki dakikada halledilebilecek bir arıza için yolda kalmışız. Tesadüf işte… O gün orada kalmak, o yaraklarla sikişmek varmış kaderde… Güzel bir geceydi. Hayatımda böyle zevk yaşamamıştım hiç… Kimbilir, belki bir gün yolumuz yine buralara düşer. Belki tekrardan hikayemi yazarım. 

Amımın Bu Kadar Yandığını Bilmiyordum

Posted by Bornocu Ersan | 22 Haziran 2018 Cuma | Posted in ,

Selamlar, ben Rana, 35 yaşındayım. Aslen İstanbul’luyum ama işimden dolayı İzmir’de yaşıyorum. Şuanda cep telefonumdan sex hikayeleri arasında dolanırken kendi itirafımı da anlatmak istedim sizlere, 20 yaşımda ilk aşkımdan yediğim darbeden sonra, bir daha erkeklerle hiç ilişkim olmadı. İlk aşkımla evlenecektik ama o beni aldattı, hemde benim kızlığımı bozmasına rağmen. Ben de onu terk ettim. Bir daha da, hiç bir erkeğe aşık olmayacağıma ve hiç bir erkekle ilişkiye girmeyeceğime dair kendi kendime söz verdim. Bu sözümü de senelerce tuttum, taki günün birinde Mert benim çalıştığım işyerinde çalışmaya başlayıncaya kadar…
Mert’i bizim ofiste ilk gördüğüm an, derler ya hani (Amının suyu aktı!) diye, aynen ben de öyle oldum işte, resmen amımın suyu akıyordu, onu her gördüğümde, ama yine de son derece resmi davranıyordum. Aklım çıkıyordu kendisine karşı hislerimi anlayacak diye.
Ofiste mesai arkadaşlarımla, hep kadın ve erkeklerin evlendikten sonra kendilerine bakmadıklarından bahseder, göbekli bay ve bayanları eleştirirdik. Birgün yine böyle bir muhabbet esnasında, Mert bana, “Sizi tebrik etmek lazım Rana hanım, gerçekten de kendinize çok dikkat ediyorsunuz!” deyince, mesai arkadaşlarımın gözü üzerime çevrildi. Mert’in bana ettiği bu beklenmedik iltifat karşısında bir an şaşırdım ve “Fakat doğru olan da bu değil mi?” dedim.
O da “Valla çok doğru! Bakın ben eşimden yeni ayrıldım. Evlendikten sonra eşim kendinsini iyice dağıtmştı. Bir türlü kendisine bakmasını, spor yapmasını kabul ettiremedim. Buna rağmen evliliğimiz süresince kendisini hiç aldatmadım. Kendisi ile bir de aynı şirkette çalışıyorduk, eşimi nerdeyse 24 saat bakımsız halini görmeye dayanamadım ve boşandım. O yüzden de şirket değiştirdim, hayatıma bir yenilik gelsin istedim.” deyince, Mert’e olan ilgim daha da arttı. Gece gündüz onu düşünür olmuştum. Evlilikten korkuyordum ve birlikte yaşamayı ise örf ve adetlerimize aykırı buluyordum. Mert’ten de bana açıkca bir teklif gelmiyordu, sohbet sırasında sözleri beni övmekten ileri gitmiyordu. Ben de gurur meselesi yapıp, ona karşı hislerimi belli etmiyordum.
Çalıştığımız ofis, bir pasajın üzerinde bulunan 8 katlı bir işmerkezinin 7. katındaydı. Pasajda ve binada saat tam beş buçukta mesai biter, pasajın kapıları ve kepenkleri otomatik olarak kapanırdı, sadece en alt katta girişte, güvenlik kulübesinde bir tane güvenlikçi kalırdı. O gün ofiste halletmem gereken çok dosya vardı. Arkadaşlarla sohbet ederken ben biraz oflayıp poflayınca, Mert, “Ben sana yardım ederim!” dedi. Arkadaşlar kendi dosyalarını bitirmişler, teker teker ofisi terkediyordu. Mert’le ben, dosyalara öylesine dalmışız ki, mesainin bittiğini ve kapıların kapandığını son anda fark ettik. Bu gibi durumlar için içerde güvenliğe ait düğme var, ona basayım derken Mert bana engel oldu, “Kalan son iki dosyayı da bitirelim, ondan sonra düğmeye basar çıkarız.” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim ve masaya, dosyaların başına döndük yeniden.
Dosyaların başında, ben işin bir an önce bitmesi için çabalarken, Mert’in çalışmadığını ve beni seyrettiğini gördüm. Bana, “Sen hep böyle misin?” dedi. Ne demek istediğini anlamadım ve “Nasılım yani?” diye sordum. “Çok alımlı bir bayansın, başını işinden kaldırıp hiç etrafına bakmazmısın?” dedi. Ben de, “Etrafımda bakacak doğru düzgün birşey göremiyorum!” dedim. O da “Peki ben yamuk yumuk’muyum? Neden beni görmüyorsun?” dediğinde, elim ayağım titremeye başladı. Mert ise yanıma iyice sokuldu, nefesini kulaklarımda ve boynumda hissettirerek konuşmasını sürdürdü, bir müddet sohbet ettik.
Bana ‘Benimle uzun zamandır konuşmak istediğini, ancak benim soğuk davranışımdan cesaret alamadığını’ söylediğinde çok hayecanlanmıştım. Birden beni ayağa kaldırıp, boynumdan öpmeye başladı. Ben sanki kukla gibiydim, itiraz edecek gücü kendimde bulamıyordum. Herşeyi oluruna bırakmıştım, sanki bir hayal dünyasındaydım, sanki büyük bir boşluktaydım. Nefesi nefesime vuruyor, dili ağzımın içinde bir vantuz gibi dilimi emiyordu. Bütün kontrol onun ellerindeydi sanki…
Az sonra memelermi avuçlarının içine alıp küçük ısırıklarla emiyordu. Heyecandan bacaklarım titremeye başladı, amım su içinde kaldı. Elini külotumdan içeri soktuğunda ve amımın ıslandığını farkettiğinde, nedendir bilmiyorum ama epeyce utandım. Beni masanın üzerine oturttu ve ani bir hareketle külotumu sıyırıp, çekti çıkardı. Kemerini çözüp pantolonunu indirdi ve bacak arama yanaştı. Sikini her tarafımda gezdiriyor ve “Beni istiyormusun?” diye soruyordu. Ben öylesine şaşkındım ki konuşmaya mecalim yoktu. Sadece onun öpüşlerine arzuyla karşılık veriyordum.
Bu şekilde bir süre öpüstükten sonra, beni masadan yere indirdi, ellerim masaya, arkam onun kucağına gelecek şekilde beni masaya dayadı ve domalttı. Sonra, “İşte bu! Seni ilk gördüğüm andan itibaren, seni burda bu şekilde sikerken hayal ediyordum hep!” diyerek, sikini amım ve götüm etrafında dolandırmaya başladı. Ben heyecandan, korkudan ve zevkten inliyordum, amım iyice sulanmıştı ve amımın suları bacaklarımın içlerinden dizlerime kadar süzülüyordu. Bacaklarımı iyice ayırdım, sabırsızlıkla Mert’in sikini içime almayı bekliyordum. O ise, sikini eline almış, sikinin kafasını amımın ve götümüm deliğine sürtüp, beni daha da çileden çıkarıyordu…
Daha fazla dayanamadım ve “Ne olur sikişelim artık, hadi sok lütfen!” diye yalvardım. Mert de, “Tamam canım sikişecegiz, önce sikimi bir al ağzına!” dedi ve saçlarımdan tutarak beni doğrulttu, yüzümü kendisine doğru çevirdi, önüne diz çöktürerek, sikini ağzıma uzattı. Ben derhal sikini yalamaya ve emmeye başladım. Kafamı sikine doğru bastırıp, “Hepsini al ağzına!” dedikçe ben daha da heyecanlanıyordum ve sikini gırtlağıma kadar alıyordum. Mert gözlerini kapatmış, zevkten inlerken, ben de kendi kendime nasıl böyle birşey yapabildiğime şaşırıyordum…
“Yeter bu kadar sevgilim!” dedi ve beni yine saçlarımdan tutarak ayağa kaldırdı ve beni tekrar masaya domalttı. Parmağını ilk önce amıma, sonra da göt deliğime soktu çıkardı ve bana, “Nerden istiyorsun?” dedi. O an, “Sen nerden istersen ordan!” dedim, (ki ben eski sevgilimle sadece iki defa ilişkide bulunmuştum, her iki defasında da beni amımdan sikmişti, götten hiç denememiştik).
Sikinin yavaş yavaş götüme girdiğini hissettim. Mert işini çok iyi biliyordu, biraz giriyor bekliyor, tekrar yavaşca derinlere kayıyordu. Sikinin götüme ilk girdiği anda duyduğum acı artık kaybolmuştu ve dahası götümün sikilmesinden zevk alıyordum. Beni götümden sikerken eliyle de klitorisimle oynuyordu ve ben zevk çığlıkarıyla titriyor defalarca orgazm yaşıyordum. Az sonra Mert de hayvani bir inlemeyle götüme boşaldı.
Ben tam (Siki inmiştir!) diye düşünürken, sikini götümden çıkarıp amıma sokması bir oldu. Hiç beklemiyordum ve acayip derecede şaşırmıştım, siki taş gibiydi. Sikini sert bir şekilde amıma sokup çıkardıkça ben tekrar zevk çığlıkları atmaya başladım ve masanın kenarlarına sıkıca tutunup düşmemeye çalışıyordum. Amımı öyle sert sikiyordu ki masa yerinden oynuyor, ‘Tık, tık!’ sesler çıkarıyordu. Mert amımı sikerken aynı zamanda da, “Sen benim orospumsun, kaltağımsın, benim karımsın. Götünden de amından da sadece ben sikerim seni, benden başkası sikemez bu harika amı ve götü!” dedikçe, ben daha da zevke geliyordum ve durmadan orgazm oluyordum…
Mert bir ara iyice hızlanınca, ben tam kendi kendime (Şimdi boşalacak!) diye aklımdan geçirdim ki, sikini amımdan çekti çıkardı, beni çevirdi ve sırtüstü masaya yatırdı ve üzerime eğildi. Dudaklarımız yine vakum gibi birbirine yapışmıştı. Vücutlarımız arzudan yanıp kavruluyordu. Her tarafımı yalıyor, öpüyor ve kokluyordu. Sanki sikişmeye yeni başlamıştık. Sanki on dakika önce beni götten sikerken bağıra bağıra boşalan biz değildik…
Bacaklarımı ayırıp sikini amıma sokmak istediğinde, siki amıma girmekte zorlanıyordu. Amım boşalmalarımdan dolayı kurumuştu. “Şimdi sulanır merak etme!” dedi ve belimin altına ceketini koydu, başladı amımı yalamaya. Klitorisimi emdikçe ben zevkten bağırıyordum, çığlıklar atıyordum. Nasıl olsa sesimizi duyan olamazdı. Yedinci kattaydık ve kos-koca işmerkezinde bizden başka kimse yoktu. Herşeyde özgürdük. Ben zevkten inleyip bağırdıkça, Mert de, “İşte bu! Kadın dediğin sikişirken altında yılan gibi kıvranacak, inleyecek bağıracak!” diyordu.
Amım hafiften nemlenince, ayaklarımı omuzunun üstüne yerleştirdi, bacaklarımdan çekerek amımı sikine iyice yanaştırdı. Sikini amımın dudakları arasında bir ileri bir geri gezdirmeye başladı, sikinin kafasını amımın deliğine değdirip geri çekiyordu. Amım öylesine sulanmıştı ki, sanki amımı diliyle yalıyormuş gibi zevk almaya başladım ve inleyerek, “Hadi!” dedim ve sikini amıma sokmasını bekledim.
Mert ise duraksadı ve “Hadi, ne?” diye sordu. Ne demek istediğimi bal gibi de anlamıştı, ama benden müstehcen sözler kullanmamı bekliyordu. “Benden yapmamı istediğin şeyi açıkça söyle!” diyordu. Ben de ne isterse onu yapıyor onu söylüyordum, altında inleyerek, “Amımı sikmeni istiyorum!” dedim. Bütün bunları nasıl söyleyebiliyordum ve dahası nasıl yapabiliyordum bilmiyorum, ama bedenimi ona teslim etmiştim seviştikce vücudum acaip gevşiyordu…
Ben bunları düşünürken, sikini amıma öyle bir soktu ki, ben resmen bir hayvan gibi böğürdüm. Sikini amıma sokuyor çıkarıyor ve bana inlemeyle karışık müstehcen sözler söylüyordu. Sikini amıma kökledikçe benim iniltilerim daha da çoğalıyor ve ofisin duvarlarında yankılanıyordu. Arada bir duracakmış gibi yapıyor ve “Söyle orospu, seni sikmemi istiyormusun? Bırakalım istersen?” deyip benimle oynuyordu.
Ben de, “Hayır, durma! Sikmeye devam et! Ne olursun sik beni!” diye ona yalvardıkça o bundan büyük zevk alıyordu ve daha sert ve hızlı sikiyordu. Artık ikmizin de haykırısları ve iniltileri değişmişti, resmen hayvanlar gibi sesler çıkarıyorduk. Hareketleri daha da sertleşmişti, artık sikini tamamen içimde hissediyorum. O kökledikçe ben inliyordum, ben inledikçe o köklüyordu. Hareketleri hızlandıkça taşaklarının amıma çarpma sesleri gelmeye başladı. Birlikte, “Evet evet, çok güzel, harika, ohhhh, yes, yes!” sesleriyle aynı anda sarsıla sarsıla boşaldık ve birbirimize kenetlendik…
Mert’le ilk sikişmemiz işte böyle oldu. Daha sonra Mert’le evlendik ve sikişmelerimiz halen aynı hızla devam ediyor. Düşünüyorum da, iyi ki o gün halletmem gereken çok dosya varmış, iyi ki Mert bana yardım etmek için kalmış, ve iyi ki mesai bitimini kaçırmışız ve akşam pasajın kapıları kilitlenmiş…

Zenci Komşumla Sikişerek Kendimden Geçtim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , , , , , ,

Merhabalar değerli zenci sex porno hikayeleri okuyucusu arkadaşlar ben Güler. Hollanda Amsterdam’danım. 27 yaşındayım, evliyim ve evhanımıyım. Mutsuz bir evliliğim var ve artık kocamla seks yapmak bana zevk vermiyordu. Kocam beni gönlümce sikemiyor tatmin edemiyordu. Kocamla seks hakkında konuşamıyordum bile, ne zaman seks konusu açılsa, hemen sinirleniyor ve konuyu değiştiriyordu. Oysa ben seks için çıldırıyordum. Zamanla kocamdan gizli olarak, kendi kendimi tatmin etmeye ve porno videoları seyretmeye başladım. Seyrettiğim filimler beni daha da azdırıyordu.
Bizim Amsterdamda oturduğumuz mahallede çok Türk aile ve bir tane de Türk dükkanı var. Tam karşı binada Hayriye hanım diye bir tanıdığım var, kendisi de evli. Arada sırada Hayriye hanıma oturmaya, sohbete ve dertleşmeye gidiyordum. Kendisiyle evliliklerimiz hakkında, kocalarımız ve seks hakkında laflıyorduk. Bir keresinde Hayriye hanım, alt katlarındaki kiralık duran dairenin bir zenciye kiraya verildiğini anlatmasıyla, sohbetimizin konusu otomatikmen zenciler ve zenci yarrakları oldu. O gün akşama kadar, zencilerin yarrakları gerçekten çok mu büyük olur, at yarrağı gibi mi olur, zenciler çok mu iyi siker gibi konular konuştuk Hayriye hanımla. Hayriye hanıma belli etmesem de, içimden bir zenciyle sikişmek fikirleri geçirmeye başladım.
O günden sonra sürekli pencereden bakıp, Hayriye hanımın komşusu olan zenciyi izliyordum. Ve onu her gördüğümde onunla sikişmek hayali kuruyordum. O zenciyle sikişmek fikri kafamda iyice sabitlenmişti. Mutlaka o zenciyle sikişmek istiyordum, ama nasıl yapacaktım, bunu bir türlü bilmiyordum. Bu arada zencili seks videoları seyrederek daha da çıldırıyordum ve sürekli pencereden o yöne doğru bakıyordum. Sürekli Hayriye hanıma gidip gelmeye başladım, apartmanın girişinde çıkışında, merdivenlerde falan belki o zenci ile karşılaşırım diye. Her zaman olmasa da arada bir o zenci ile karşılaşıyor ve selamlaşıyorduk. Pencereden baktığımda görüyordum, zenci sabahları çoğu kez evden çıkınca aşağıdaki Türk dükkanına gidip birşeyler alıyordu. Artık ben de sabahları, zenci evden çıkarken, çıkıp Türk dükkanına ekmek almaya falan gidiyordum, zenciyle karşılaşalım, bir iki kelime konuşalım diye.
Türk dükkanına giderken kendimi zenciye farkettirmek için, güzel giyinip, güzel kokular sürerdim. Dükkandaki çalışan Türk işçilerin hepsinin beni sikmek istediklerini, bana yiyecekmiş gibi bakışlarından anlamıştım. Ama ben o zenciyi gözüme kestirmiştim ve ille de o zenciye siktirmek istiyordum kendimi. Bir gün dükkana giderken yine zenciyle karşılaştık ve bir iki dakika ayaküstü konuştuk. Ben tüm cesaretimi toplayarak, direkt olarak, ondan hoşlandığımı ve kendisi ile seks yapmak istediğimi söyledim. Hollandacada en çok hoşuma giden cümleyi kullandım: “Ik wil met je neuken!” dedim. Zencinin gözleri birden faltaşı gibi açıldı ve neye uğradığını şaşırdı, benden hiç böyle birşey beklemiyormuş. Bir kağıda önceden yazmış olduğum mobiel telefonumun numarasını verdim ve kocamın bu hafta gece çalıştığını, saat 22:00’den sonra isterse gelebileceğini söyledim ve ordan uzaklaştım.
O gün saatler geçmek bilmedi ve çok heyecanlıydım. Kocam saat 21:00’de evden çıktı ve işe gitti. Saat 22:00 olmuştu, ama zenci birtürlü aramıyordu. 23:00 olunca artık bu gelmiyecek dedim ve yine seks videosu izlemeye ve amımla oynamaya başladım. Birkaç dakika sonra kapı çaldığında çok korktum, acaba gelen kocam mı idi, işten erken mi döndü diye. Gelen zenci olamazdı çünkü gelmeden önce telefon açacak diye bekliyordum. Kapının gözetleme deliğinden baktığımda zenciyi görünce, heyecandan kalbim duracaktı. Hemen içeri aldım zenciyi ve hemen orda başladık dudak dudağa öpüşmeye. Kolundan çekip salona götürdüm zenciyi, videoda porno filimi oynuyor, biz salonun ortasında öylece durmuş, deli gibi sevişiyorduk, nefes nefese kaldık.
Beni kucağına aldı, yatak odasına gittik ve beni çırıl çıplak soydu. Zencinin pantolununu da ben çıkardım, külodunu indirdiğimde gözlerime inanamadım. Aman Tanrım, o ne öyle? Okadar kocaman bir yarak ki, hep filmlerde görürdüm de inanmazdım. Gerçekten de sanki at yarağı gibiydi. Yarrağını ağzıma vermeye başladı, fakat çok iri olduğu için ağzıma sığmıyordu, sadece yalıyordum. Beni yatağa sırtüstü yatırıp bacaklarımı ayırdı ve amımdan başladı yalamaya. Çok uzun bir dili vardı, dilini amıma sokuyor, amımın dış ve iç dudaklarını ağzına alıyor, klitorisimi emiyor, eliyle de amımın kıllarını okşuyordu. Müthiş birşeydi, daha ilk dakikada orgazm olmuştum. Yarrağını amıma soksun diye çıldırıyordum, “Hadi artık sok.” diyordum, ama adam sanki profesyonel bir Jigolo gibi, işi biliyor ve durmaksızın amımı yalıyordu.
Amımı yalayarak beni ikinci kez orgazm ettikten sonra, nihayet beni kucağına aldı ve yarrağını alttan amıma doğru sokup beni de üstten yarrağına doğru bastırdı. Yarrağı ıslak amıma mükemmel bir şekilde girmişti. Kocamın haricinde ilk kez bir başkası ile sikişiyordum. Tarif etmesi mümkün olmayan bir zevk alıyordum ve çok ta harika sikiliyordum. Hemen hemen denemediğimiz pozisyon kalmadı, nerdeyse her pozisyonnda sikiştik. Ben yataktan aşağı indim, kafam yerde götüm havada domaldım, zenci de arkamdan amıma soktu yarrağını. Yarrağı amıma öyle güzel giriyordu ki, bence en güzel pozisyon bu olsa gerek. Beni bu pozisyonda epeyce bir süre siktikten sonra ve içime boşaldı. İkimiz de aynı anda orgazm olduk, daha öncesinden yaşamadığım, bilmediğim, tanımadığım çok hoş bir duyguydu bu.
Yatağa yanyana uzandık ve öylece 10 dakika falan dinlendik, kağıt havlu ile kendimizi sildik, temizlendik. Zencinin adını da o anda öğrendim, Mamadu imiş adı ve Senegalli imiş. Evli imiş, fakat karısı Senegalde kalıyormuş, taşındığı evi de karısını Hollandaya getirebilmek için kiralamış. Konuşurken bir yandan da amımı okşuyordu ve amımın çok güzel olduğunu söyledi. Hatta kocamdan boşanırsam, O da karısından boşanacağını ve benle evlenceğini bile söyledi. Ben de onun yarrağı ile oynamaya başlayınca, yarrağı yeniden sertleşti ve kocaman oldu. Bana bu sefer götümden sikmek istediğini söyledi, ama ben bunu asla yapmayacağımı, daha önce hiç denemediğimi ve götümün yırtılmasından korktuğumu söyledim. En azından götümü okşamak istediğini söyleyerek beni yüzüstü çevirdi. Götümü avuçlayarak masaj yaptı ve parmakları ile göt deliğimi ovdu. Yarrağını götüme sokmak için çok ısrar ettiyse de sokturmadım. Ağzımla boşalttım.
O günden sonra artık, kocam geceleri çalıştığında, hemen hemen her gece gizlice geliyordu ve saatlerce sikişiyorduk. Amımı her nekadar sikse de, bu yine sürekli götümle oynuyordu, ama ben götümle oynamasından zevk falan almıyordum. Acaba götten sikilmek nasıl birşeydi, merak ta ediyordum aslında, fakat korkuyordum da. Derken göt sikme ile ilgili porno filimleri seyretmeye başladım. Filimlerde götten sikilen kadınları gördükçe, aslında güzel olabileceğini düşünmeye başladım. Ve ertesi gün geldiğinde beni götten sikmesine izin verecektim. Ertesi gün sabahtan gittim ve bir şişe, özellikle götten sikişirken kullanılan kaydırıcı aldım. Fakat boşuna bekledim. Gelmedi, telefon da açmadı. Günlerdir pencereden bakıyordum, sokakta da göremiyordum hiç, geceleri evinin lambaları yanmıyordu. Merak ediyordum, iyice çıldırmıştım. Haftalar geçmesine rağmen ortalıkta yoktu. Aradan iki ay geçmişti, bir gece aniden çıktı geldi. Memleketine, Senegale gitmiş, karısından boşanıp gelmiş.
Tabi yine deliler gibi sevişmeye başladık, o gece sanki amımı parçalayacakmış gibi sikti. Ona, “Aşkım sana bir sürprizim var, artık götümden de sikişmek istiyorum.” dedim ve kaydırıcının olduğu şişeyi verdim, ters dönüp önünde domaldım. Bu önce amımı ve götümü diliyle iyice yalamaya başladı ve ardından kaydırıcıdan dökerek göt deliğimi güzelce yağladı. Ben de onun yarrağını avucuma alarak yağladım ve kalçalarımı ayırarak, “Hadi aşkım sok, patlat artık şu bakire götümü.” dedim. Yavaş yavaş yarrağını götüme sokmaya başladı, fakat hem girmiyor, hem de götüm çok acıyordu. Acıya dayanmak için kendimi zorluyordum. Başı girdiğinde göt deliğim parçalandı sandım. O kocaman yarrak sanki götümü yırtarak, milim milim, ilerliyordu. Yarısına yakını henüz girmişti ki, dayanamadım, “Öyle kal lütfen, çok acıyor, daha fazla sokma.” dedim. Bu biraz bekledikten sonra, yarrağını yavaş yavaş çıkarıp sokmaya başladı. Biraz da olsa acıyla karışık zevk almaya başlamıştım ki, birden çığlık attım, çok kötü basmıştı. Nerdeyse tamamı girmişti. Bağırmalarıma aldırış etmeden, sert sert sikmeye devam etti ve birkaç dakika sonra götümün içine boşaldı.
O gece götümün ilk defa sikilmesinden, acıyla karışık, müthiş değişik bir zevk almıştım. Artık her buluşmamızda götümü de siktiriyordum. Götüm iyice açılmış ve zenci yarağı yemeye alışmıştı. Hele kucağında iken götten yarak yemenin bana verdiği zevki anlatamam. Halen kocam çalışmaya gidince, zenci sevgilimle hemen hemen her gece sikişmeye devam ediyoruz. Etraftan şüphelenenler olduğunu biliyoruz, ama artık herşey bize vız geliyor. Am da benim, göt te benim! Kime ne? Benim zenci yarağı yemem el alemi niye ırgalasın ki? Hem zenci yarrağının tadını, zenci yarrağı yiyenler bilir! Bence her kadın bir kez zencilerin o kalın iri yarağını yemeli diyorum :))

Güzel Değilim ama Siken Çok 1.Bölüm

Posted by Bornocu Ersan | 16 Kasım 2015 Pazartesi | Posted in , , ,



Güzel Değilim ama Siken Çok 1.Bölüm

Merhaba, ben Denizli'den Gülbahar, size ilk seks deneyimimi yazmak istiyorum. O zamanlar 16 yaşındaydım ve Liseye gidiyordum. Boyum kısa olduğu için pek erkeklerin dikkatini çekmezdim. Bu durumda doğal olarak ben de kendimi derslere vermiştim. Fakat birgün okulun en popüler çocuklarından birisi bana çıkma teklif etti. Eee haliyle kaçıracak halim yoktu. Çocuk 1.90 boylarında, kalıplı ve inanılmaz yakışıklıydı. Fakat en başta dediğim gibi benim boyum oldukça kısa, dolayısıyla aramızda yaklaşık bir 35 cm fark vardı. Ben bulduğum yakışılıyı kaybetmemek için her türlü şeyi deniyordum...
Birgün okuldan eve dönerken pantolununun önüne gözüm ilişti, yarağı kocaman birşeydi. Aile yapım gereği seks yada cinsellik bana en uzak kelimelerdi, fakat ogün içimde birşeyler uyandı. Araya yaz tatili girdi. Tatil boyunca aklım pantolonun önünde kaldı, garip bir şekilde içerisindekini görmek istiyordum. Okullar tekrar açılmıştı. Birgün serviste önüne yanlışlıkla elim çarpmış gibi yaptım ve gördüm ki siki daha da büyüdü, resmen pantolonundan fırlayacak gibi
duruyordu. Artık dayanamıyordum ve kulağına, “Dokunabilir miyim?” diye fısıldadım. O ilk başta anlamamış gibi, “Neye?” diye sordu. Gözlerimle yarağını işaret edince gülümsedi ve “Buyur, senindir!” deyip sıcaktan giyemediği okul ceketini kucağına koyup, elimi ceketin altına soktu. İnanılmaz bir duyguydu, kalbim yerinden fırlayacak gibiydi...

Bir kaç gün sonra ailem bir haftalığına köye gitti. Ben de sevgilimi evime davet ettim, korkuyorum bahanesiyle. O da kırmayıp kabul etti. Okuldan direk bizim eve gelmişti. Ogün sevgilimin alkolü çok sevdiğini öğrendim, akşam gidip 8 tane bira aldı geldi. Filmimizi izlerken, o bir yandan biraları hızlı hızlı götürüyordu. Film bittikten sonra o kanepeye uzandı ve öylece uyuyup kaldı. Havalar sıcak olduğu için üstü açık yatmıştı, ama eşofmanının önü kabarıktı yine. Derin uyuyup uyumadığını kontrol etmek için seslendim, saçlarını okşadım ve hiç tepki yoktu. Dayanamayıp eşofmanını sıyırdığımda karşımda kocaman yarağı duruyordu. Artık herşeyi göze alıp yarağına dokunmaya başladım. Dokundukça yarağı daha da büyüyordu. Birden uyandı, gülümsüyordu. “Çekinme, devam et!” dedi. Ben de onun bu rahatlığından cesaret alaarak, hayatımda canlısını ilk kez gördüğüm yarağı elime aldım...

Merak etmiştim, “Kaç cm bu?” dedim. 21 cm olduğunu öğrendiğimde resmen ağzım açık kaldı. Ben onun yarağını incelerken, o elimin üstünden tutarak, elime ileri geri yaptırmaya başladı. Az sonra diğer elini de benim bacak arama atmıştı. Elini orda hissedince neye uğradığımı şaşırdım, ama çok ta hoşuma gitmişti. Bacaklarım resmen kendiliğinden açılıyordu. Elini geceliğimin içine sokamaya çalışınca korktum ve toparlandım. Fakat yarak hala elimdeydi ve elimi de bıraktırmıyordu. Git gide hızlanmaya başladı ve “Böyle olmayacak!” diyerek kalktı, internete girip porno açtı. Daha önce de porno izlemiştim, ama gerçek olduklarına inanmamıştım. Ne bileyim, ailemin kurduğu psikolojik baskı inanılmaz derecedeydi çünkü. Yanına oturdum ve ben de izlemeye başladım...

Elimi tekrar yarağına götürüp, hızlı hızlı ileri geri yapmaya başladı. Sonra birden başımı yarağına doğru bastırmaya başladı. “Yakından bak, iyice yakından!” derken yarak burnumun önündeydi. Sonra birden kolumu sıktı, ben “Ahh!” diye bağırır bağırmaz, kafamdan bastırıverdi ve yarağı ağzıma girdi. Çok geçmeden ağzıma ılık ılık dölleri fışkırmaya başladı. Tadı çok hoş değildi, ama çıkardığı seslerden sevgilimin zevk aldığı belliydi. Ben de pornodaki kadın gibi ileri geri yalayarak tüm döllerini ağzıma aldım. Tam tükürecektim ki, bana sertçe, “Hepsini yut!” dedi. Ben de artık şaşkınlıktan, kendimden geçmiş bir vaziyette hepsini yuttum. “Nasıl, döllerimi beğendin mi?” dedi. Ben hiç cevap vermedim, o yerine geçip tekrar uyudu. Bense olanların heyecanıyla sabaha kadar uyuyamadım...

Ertesi gün okuldan geldikten sonra direk alışverişe gittim. Birden kadınlık duygularım kabarmıştı ve kendime normalde asla alamayacağım derecede sexy iç çamaşırları aldım. Akşam eve geldiğimde, sevgilim arkadaşlarıyla halı sahaya gitmiş. Not bırakmış, “Sen uyu, ben geç gelirim.” diye. Hemen onun girdiği sitelere girip, bir sürü porno izledim ve bu işin nasıl olduğunu öğrenmeye çalıştım. Vakit geç olmuştu ve sevgilim daha gelmemişti. Birgün öncesinin de verdiği uykusuzlukla sonunda dayanamayıp gidip yattım. Gece bir ara bir elin vücudumda gezdiğini hissettim. Ben tam kalkacakken sevgilimin yarağını yine ileri geri yaptığını gördüm, 31 çekiyordu. Geceliğimi çıkarmıştı. Şaşkın bakışlarım eşliğinde göğüslerime boşalıp, yattı uyudu. Ben o şaşkınıkla bir süre uyuyamadım. Sonra ben de uyumuşum.

Sonraki gün sevgilime, “Okula gitmeyelim bugün!” dedim. “Tamam!” dedi. O yarakla işim vardı. Artık azmıştım, en ufacık düşünceyle bile amımdan sular geliyordu. Sevgilim, “Ben duşa girsem olur mu?” dedi, ben de, “Tamam!” dedim. Banyodan çıktıktan sonra beline doladığı havlunun üstünden yarağı bariz bir şekilde belli oluyordu. O çıktıktan sonra ben de banyoya girdim. Güzelce yıkanıp, o incecik ve sexy iç çamaşırlarımı giydim, tangamın ipini iyice götümün arasına yerleştirdikten sonra sevgilimin yanına gittim. O koltukta uzanmıştı ve ben havluyla vücudumu sarmıştım. Tam önüne geldikten sonra eğiliyor gibi yapıp, havlumu bırakıverdim. Yüzüm güzel olmayabilir, yada boyum uzun olmayabilir, ama götüm kocamandır. Sınıftaki kızlar hep kalçalarımın güzel olduğunu söylerlerdi. Sevgilimin de dikkatini çekeceğinden emindim...

Öyle de oldu, sevgilim birden kalktı ve havlusunu koltuğa bıraktı. Tamamen çıplaktı ve yarağı taş gibiydi. Beni dudaklarımdan öpmeye başladı. Eli götümü sıkıyor, bir yandan da dili boğazıma kadar uzanıyordu. Kulağıma, “Şimdi yarağı yedin kızım sen!” dedi. Kolumdan sürükleye sürükleye yatağıma götürdü beni ve önüne domalttı. Arkama geçip amımı yalamaya başladı. Çok hoşuma gitmişti, zevkten kendimden geçiyordum. Elleri de göğüslerimdeydi. Sonra ellerimi kemerle sıkı sıkı bağladı. Arkadan yarağını amıma sürtmeye başlamıştı. Çok hoşuma gidiyordu ve inlemeye başlamıştım...

Bir anda içimin yarıldığını hissetmemle birlikte acı bir çığlık attım. Sevgilim o koca yarağını köküne kadar amıma sokmuştu. Bana küfrediyordu, “Nasıl, tatlı mı yarağım orospum benim, daha dur yeni başlıyorum seni sikmeye!” falan diyordu. Benim aklım çıkmıştı, çünkü benim el değmemiş amıma tek hamlede sonuna kadar sokmuştu o 21 cm'lik yarağını. Amımdan kanlar gelirken, bu sevgilimin umrunda bile değildi. Benim acıyla kıvranmamı önemsemeden sürekli sokuyordu...

Bir süreden sonra ben de zevk almaya başladım. Ben inlerken o hepten hızlandı ve amıma makine gibi sokmaya başladı. Birden inanılmaz bir hisle boşaldığımı hissettim. “Şimdi sen de beni boşaltacaksın!” dedi ve beni önüne diz çöktürüp yarağını ağzıma soktu. Ben de pornoda gördüğüm gibi ileri geri yapıyordum, taşaklarından başlayıp en ucuna kadar dilimle santim santim yalıyordum. Birden kafamdan tuttu ve hızlıca ileri geri yaptıktan sonra yarağını boğazıma kadar soktu ve boşalmaya başladı. Ama bu sefer dölleri çok daha sıcaktı. “Yut hepsini!” deyip, döllerini yutturduktan sonra, beni yine yatağa attı. Ben orgazm olmanın verdiği zevkle yatakta gülümserken, sevgilimin yarağı hiç inmemişti...



Yatağımın başucunda duran nemlendirici kremi alıp avucuna bolca sürdü ve beni yan çevirip 2 parmağını götüme sokmaya başladı. Sonra 3. parmağını çok az daha soktuktan sonra beni tekrar domalttı ve yarağını götüme dayadı, yüklenmeye başladı, fakat girmiyordu. Yarağını birkaç kez amıma sokup kayganlaştırdıktan sonra amımdan çıkarıp birden götüme bastırdı. Beynimde şimşekler çaktı, yarağı sonuna kadar girmişti götüme. O anda ben acıdan bayılmışım. Ayıldığımda sevgilim götümü halen sikiyordu. Azgın sevgilim benim baygın olmama aldırış etmeden götüme bir posta boşalmış, fakat götümü sikmeye doymamış, tekrar sikiyordu...

Bir süre sonra artık götüm de sikilmeye alışmış, hatta zevk alıyordum. Hızlı hızlı götümü sikerken elini de amıma atınca ben orgazm oldum. O da yarağını götümden çıkarıp, beni sırt üstü yatırdı ve göğüslerimin arasına yerleştirdi, birkaç git gelden sonra, “Ağzını aç!” dedi, ağzıma boşaldı. Ben de beni kadın yapan erkeğimin döllerini zevkle yalayıp yuttum. Sonra yanıma yattı ve uyuyup kaldı...


Güzel Değilim ama Siken Çok 2.Bölüm

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , ,



Güzel Değilim ama Siken Çok 2.Bölüm

Ailemin köyde kaldığı 10 gün boyunca, sevgilim tarafından perişan edilene kadar amdan götten sikildikten sonra, artık yarak yemek benim için vazgeçilmez bir zevk olmuştu. Ancak ailem köyden geldikten sonra seks hayatıma resmen ket vurulmuştu. Artık her ne kadar sikişemesek de, fırsat buldukça köşede bucakta sevgilime saxo çekiyor, onu ağzımla boşaltıyordum. Fakat bu şekilde sadece o tatmin oluyordu, halbuki amım sevgilimi her gördüğümde resmen alev alıyordu. Yarak yemeye alışıp ta yiyememek kadar zor bir işkence olamaz herhalde bu dünyada... Ailem köyden geleli (ve ben sikişmeyeli) nerdeyse 1 ay geçmişti ki, sevgilim haftasonu boyunca 3 gece 2 gün evlerinin boş olduğunu, ailemden izin alabilirsem onlarda kalabileceğimi söyledi. Ailemin buna izin vermesi deveye hendek atlatmaktan kat be kat zordu, ama artık alev almıştım, bu fırsatı kaçıracak halim yoktu. Bizim sınıftan Ayla diye bir kızarkadaşımla ağız birliği yapıp, anneme haftasonunda Ayla'da kalacağımı ve birlikte ders çalışacağımızı söyledik. Annem Aylayı tanıyordu ve hiç
beklemediğim şekilde izin verdi. Ben hemen banyoya girdim, amımın kıllarını traş ettim, tertemiz yaptım, sonra geceliğimle birlikte iççamaşırımı ve jartiyerimi de çantama atıp çıktım, hemen sevgilimin yanına gittim...

Sevgilimle dışarda önce güzel bir yemek yedik. Fakat ben artık geçen her saniyenin boşa geçtiğini düşünürken, sevgilim bana inat ağırdan alıyor, belki de iyice çıldırmamı istiyordu. Amacı neydi bilmiyorum ama çıldırmama ramak kalmışken, sevgilimin arkadaşından telefon geldi. Arkadaşı ailesiyle tartıştığını, bu gece onlarda kalıp kalamayacağını sordu. Tabi sevgilim arkadaşını sokakta bırakamayağı için, “Tamam gel, birazdan ben de eve geçiyorum!” dedi. Eve varır varmaz ben hemen sevgilimin üstüne atladım, arkadaşı gelmeden sikişip rahatlamak, amımın ateşini biraz olsun söndürmek istiyordum. Pantolonunu çıkarmamla birlikte sevgilimin 21 cm’lik yarağı tüm ihtişamıyla karşıma çıkmıştı. Sevgilim yine ağırdan alıyordu, benimse dayanacak halim kalmamıştı. Onu da biran önce yoldan çıkarmak için hemen yarağını ağzıma aldım ve deli gibi yalamaya başladım...

Günlerce porno izlemiştim, artık saxo çekmenin en ince ayrıntılarını bile öğrenmiştim ve sevgilimin buna karşı koyamayacağını biliyordum. Beklediğim gibi de oldu, sevgilim bir çırpıda soyundu, ama benim sadece pantolonumu çıkardı. Planladığım şeylerden hiçbiri gerçekleşmiyordu, halbuki ben onu kışkırtarak, tahrik ederek yoldan çıkmasını sağlamak istiyordum. Ama şartlar gereği hiç onlarla kaybedecek vaktim yoktu ve biran önce sikilmek için yanıyordum. Sevgilim külodumu iyice yukarı çekerek amımın arasına sıkışmasını sağladı ki, bu resmen bitirdi beni. Külodum resmen tanga gibi götümün arasına kaçmıştı, ama sevgilime götten vermek istemiyordum. Önce amımın ateşi sönmeliydi.

Sevgilimin beline bacaklarımı dolamış halde, öpüşe öpüşe yatakodasına geçtik ve beni yatağa resmen fırlattı. Anlaşılmaz derecede sert davranıyordu. Ben de acele ediyordum, ama o aceleden çok anormal derecede sert davranıyordu. Sertliği bir yandan hoşuma da gidiyordu. Üstüme çıktığında resmen altında kayboldum. Bacaklarımı iyice yukarı kaldırmıştım, yarağı kocaman olmasına rağmen sonuna kadar köklemesini istiyordum. O da öyle yaptı, birden öyle bir kökledi ki, ölüyorum sandım, ama acıdan değil, tamamen zevkten...

Birkaç gel gitten sonra iyice hızlandı. Amacını biliyordum, yine beni orgazma ulaştırıp, götüme sokacaktı. Götümü vermek istemediğimden dayanmaya çalıştım, ama ne mümkün, resmen beni çıldırtana kadar hızlandı. İşin ilginç yanı, sürekli küfrediyordu. Kendimi onun altında resmen orospu gibi hissetmemi istiyordu. Ben orgazm olduktan hemen sonra beni domalttı, götümü sikecekti, ama zil çaldı, arkadaşı gelmişti. Ben bir yandan götümü sikilmekten kurtardığım için ve amımın ateşinin bir nebze olsun sönmesinin mutluluğunu yaşarken, sevgilim acayip sinirlenmişti. Bana, “Daha dur işim bitmedi senle!” dedikten sonra giyinip kapıyı açtı. Arkadaşıyla salona geçtiler, ben de giyinip yanlarına gittim...

Salonda otururken ben sevgilimin kucağına oturup yarağını elliyordum. Bir süre sonra sevgilim, “Hadi yatalım.” dedi. Arkadaşı salonda yatacaktı, ama o da resmen götüme bakıyordu. Bu bir yandan hoşuma gitmişti, götümün güzel olduğunu hissetmiştim, ama diğer yandan rahatsız olmuştum. Arkadaşına iyi geceler dileyip biz yatakodasına gittik...

Sevgilim daha yatakodasının kapısından girer girmez yarağını çıkarmış, “Şimdi amına yaptığımın üç mislisini götüne yapacağım, ama dur, sen önce bir benim depoyu boşalt!” deyip önüne diz çöktürdü. Ben de o şahane yarağına bayıla bayıla saxo çekmeye başladım. Epey bir emdirdikten sonra göğüslerimi açmamı istedi. Göğüslerimin arasına yarağını koyup, biraz git gel yaptıktan sonra yüzüme boşaldı...

Bu sefer o alta geçti, ben üstüne çıkıp yarağını tekrar hazırlamaya başladım. Salonda yatan arkadaşının bizi duyduğuna emindim, ama duracak halim yoktu. Yarağı iyice sertleştikten sonra sevgilim önüne domalmamı istedi. Domalmamla birlikte belimden tutarak amıma öyle bir geçirmeye başladı, aklım çıktı resmen. Sonra birden çıkardı ve eliyle yarağını amımın etrafında gezdirmeye başladı. O kadar hoşuma gitmişti ki, iniltim artık duvarlarda yankılanmaya başladı. Sonra yarağını birden götüme öyle bir geçirdi, götüm dağıldı sandım. Göğüslerimden tutarak götüme sokuyordu. Hem acı hemde zevk bir arada, inanılmaz bir şeydi. Götümü ilkdefa siktiğinde bayıldığım için götümün alışma evresini baygın geçirmiştim, ama şimdi götümün sikilişini doyasıya hissediyordum ve zevk çığlıkları atıyordum...

Birden odanın kapısı açıldı ve arkadaşı içeri girdi, seslerimizden uyuyamadığını söyledi. Ben şaşkınlıktan donakalmıştım, ama sevgilim hiç umursamadan götüme sokmaya devam ediyordu. Arkadaşı ayakta biraz seyrettikten sonra sandalyeye oturup, sikini çıkardı ve 31 çekmeye başladı. Arkadaşının siki sevgiliminkinin yarısı kadardı. Bu bana komik gelmişti, çünkü bütün erkeklerin siklerinin aynı uzunlukta olduğunu sanıyordum. Bu arada sevgilim iyice hızlandı ve belimden tutup öyle bir kökledi, bağıramadım bile, nefesim kesildi, taşakları amıma çarpmıştı ve götüme volkan gibi patladı. Yarağını da çıkarmıyordu, götüme boşaldıkça içim bir hoş olmuştu. Bir yandan eliyle amımı oynamaya başladı. Yanıma uzanıp, bana kaşlarıyla arkadaşını işaret etmişti. Arkadaşı halen 31 çekmeye devam ediyordu...

Kulağıma, “Hadi ona yardım et de boşalsın!” dedi. Ben de, “Saçmalama ya, benden ne istediğinin farkındamısın?” dedim, çünkü istemiyordum. Bana kızgın kızgın bakıp, “Yahu ne olacak ki, hadi kalk, çocuğa yap bir kıyak!” dedi. Sevgilimi kaybetmek istemediğimden, “Tamam!” deyip kalktım, 31 çeken arkadaşının önüne diz çöktüm ve sikini göğüslerimin arasına yerleştirip ileri geri yapmasını istedim. O da biraz öyle yaptıktan sonra, “Geliyorum!” diye inleyerek, kafamdan tutup tekrar bir eliyle 31 çekmeye başladı. Dölleri bile sevgiliminkinin yarısı kadar çıkmıştı, bir kısmı yüzüme, bir kısmı da göğüslerime denk geldi...

Ben tam kalkıp sevgilimin yanına dönecekken, sevgilim arkadaşına, “Temizle lan kızın üstünü başını!” dedi. Arkadaşı da bunu bekliyormuş gibi hemen göğüslerime yumuldu. Ben hepten şaşırmıştım ve sesimi çıkaramıyordum. Zevk almıyordum ama sevgilimden çekindiğim için çocuğa da bir şey demiyordum. Çocuk kendi döllerini göğüslerimden ve yüzümden yalayarak temizledikten sonra sevgilim beni yanına çağırdı, “Hadi jartiyerini giy, o zaman götünü sikmesi daha zevkli oluyor!” dedi. Ben çantamdan çıkarıp jartiyerimi giyerken, sevgilim de arkadaşına bir şeyler söylüyordu. Jartiyerimi giydikten sonra sevgilim beni yatağa domaltıp amımı yalamaya başladı. Ben zevkten inlerken yalamayı bıraktı, kemerini aldı, ellerimi bağlayacaktı. Arkadaşı da olduğu için istemedim, ama pek şansım yoktu, kendi rızamla olmasa zorla yapacaktı zaten. Ellerimi yatağa bağladıktan sonra arkadan yarağını amıma 1-2 sokup çıkardı, sonra götüme hoyratça girdi. Götüm az önce sikilmenin acısını atlatamadan 2. kez sikiliyordu.

Birden arkadaşının da yanaştığını gördüm. O da sallanan göğüslerimi ellemeye başladı. Çocuğa, “Yapma, istemiyorum!” dediğim anda, sevgilim, “Sus amına koduğumun orospusu!” deyip yarağını götüme öyle bir soktu ki, ister istemez tüm sesim kesildi. Sonra arkadaşı altıma geçti ve amıma girmeye başladı. Gülmemek için zor tutuyordum kendimi, çünkü siki küçücüktü ve amıma zar zor giriyordu. Çocuk amımı az biraz siktikten sonra hemen çıkardı ve hemencecik boşaldı. Çocuk altımdan çıktıktan sonra sevgilim iyice hızlandı ve götümü kökleyerek sikmeye başladı. Sonra birden götümden çıkıp başucuma geldi ve “Bugün hiç yutmadın ama sen!” deyip ağzıma verdi. Ben de artık tadına alıştığım ve yutmaktan zevk aldığım döllerinin hepsini yuttum...

O gece sevgilim beni arkadaşına birkez de götümden siktirdikten sonra artık hiç halim kalmamıştı. Yorulmuştum, sızıp kalmışım. Sabah uyandığımda yatakta sevgilimle yalnızdık. Sevgilimle birlikte çırılçıplak uyanmak öyle hoştu ki... Arkadaşı ogün kahvaltıdan sonra evine geri döndü ve sevgilim beni 2 gün daha deli gibi sikti. Fakat amıma fazla dokunmadı, genelde hep götümü sikti ve tüm zevkini çıkardı, amımı sadece benim orgazm olmam için sikti.

Sevgilimle ilişkimiz başka bir şehre taşınmamıza kadar sürdü. Sevgilimle ayrılalı nerdeyse 3 sene oldu, ama halen banyoda falan aklıma geliyor ve onu özlüyorum...


Translate