/*/* */ Sex Hikayeleri, Sikiş Hikaye, Seks Hikaye, Sex Hikaye -->

Kabinde Adını Bile Bilmediğim Adamla Seviştim

Posted by Bornocu Ersan | 16 Kasım 2015 Pazartesi | Posted in



Hikayeye nasıl gireceğimi bilemedim. Düşündüm taşındım. En sonunda direkt dış görünüşümü anlatarak başlayayım dedim. Bu şekilde beni hayal etmeye başlayabilirsiniz icon smile Kabinde Adını Bile Bilmediğim Adamla Seviştim Ben 27 yaşında, çalışan, yeni boşanmış ve 1.60 boyunda esmer bir bayanım. Bir genç kız gibi küçük göğüslerimin ve yuvarlak kalçalarımın olduğunu söylerler. Tatile çıkmadan önce bir mayo veya bikini almak sürekli aklımdaydı. Tatile çıkmama da 2 gün kalmıştı. İş yerim cehennemin dibi olduğu için sabah çok erken yollara düşüyorum. O gün de öyleydi. Sabah erkenden o açık dükkanı görünce bu bikini işini çözebileceğim için çok sevinmiştim. İçeri girdim. Çok erken bir saat olduğunda ki yaklaşık 7.15 dükkanda benden başka hiçbir müşteri yoktu. Hatta neredeyse sokakta bile. Önce günaydın deyip gülümsedikten sonra vitrindeki bikiniyi denemek istediğimi söyledim. İçerideki 30-35 yaşlarında, 175-180 boylarında , biraz kilolu ama çok değil, yakışıklı esmer bey vücuduma şöyle bir bakarak günaydın, 40 beden mi giyiyorsunuz dedi.

Kafamı salladım ve uzattığı bikinileri denemek için kabine girdim. Bikinileri bir bir giyiyor sonra aynanın karşısında uzun uzun bakıyordum. Çünkü bir türlü karar veremiyordum. Daha sonra adının Engin olduğunu söyleyen bu bey benden uzun süre ses çıkmayınca merak etmiş olmalı ve üzerimdekilerin uyup uymadığını, beğenip beğenmediğimi sordu. Karar veremediğimi söylemek için perdeyi araladım. Dışarı çıkıp kendisine fikir danışabileceğimi, hiç çekinmemem gerektiğini söyledi ve beni dışarıya aldı. Bikininin alt kısmı epeyce cüretkardı, neredeyse 2 taraftan da görünecekti vajinam. Bana çok yakıştığını, ancak bir de diğer bikiniyi denememi, onun da çok yakışacağını söyledi.  Diğer bikini daha da beterdi. Resmen her yanım ortadaydı. Böyle bir bikiniyi kim giyerdi! Ona söyledim. Bu bikini çok açık dedim. O da eliyle bikinimin açık olan yerlerini düzeltmeye başladı. Ancak bu bir anlık temas beni acayip etkiledi resmen tahrik etti! Başka bir bikini bahanesiyle kendimi resmen kabine attım. Ama perdeyi biraz aralık bıraktım. Arkam dönüktü.  Ancak yüzüm aynadan onun açısıyla görünmüyordu. Beni çaktırmadan izleyeceğini biliyordum.

Bu yüzden klasik bir şekilde önce bikinin üstünü daha sonra da altını değiştirmedim. Önce tamamen soyundum. Daha sonra yavaş yavaş giyindim.  Yine minicik bir bikini giyiyordum. Sanki bunları bilerek vermişti bana en az 2 beden küçük gibi duruyorlardı. Üstelik tipi de acaipti üstü sadece neredeyse meme uçlarımı örtecek kadar bir kumaş parçasıydı. Altı ise tamamen oyuk, sanki bacaklarımın arasından geçen küçük bir bez parçası iplerle iki yana bağlanıyordu. Bana, sanki beni izlemiyormuş gibi ipleri bağlamada sorun yaşıyorsam yardımcı olabileceğini söyledi tam o an. Ben de tabi ki kabul ettim. Perdeyi açtığında neredeyse karşısında çırılçıplak duruyordum. Ellerimle ipler düşmesin diye tutuyordum. Üstünü de arkadan gelişi güzel bağlamıştım. Engin de içeri girip yere diz çökün ve bikinimin iplerini eline aldı. Bağlarken kazara dokunuyormuş gibi yaparak 1 2 kere özür diledi. O bana dokundukça ürperiyor, titriyordum. O da sanıyorum tahrik olmuştu. Sonra ayağa kalktı, sadece 1 anlığına göğüslerimi kavradı. Ne olduğumu şaşırdım çünkü daha sonra bikinimin üstünü düzeltmeye başladı. Ben yanlış anladım herhalde diye düşündüm. Sonra konuşmaya başladım. Bu bikinin bana küçük olduğunu, sürekli de böyle giyinmenin zor olduğunu, iplerin karışacağını söyledim. Ama kendimi bile şaşırtacak decede seksi olmuştum.

Birden nasıl ağzımdan çıktı bilmiyorum ama nasıl çok seksi değil mi diye soruverdim adama. Titredi resmen ve evet, hem de çok diyebildi sadece. Sürekli çok yakıştı diyordu. Sanki başka türkçesi yok gibi. Sonra nihayet dili çözüldü ve istersen çıkartmama da yardımcı olabilirim dedi. Ben olabilir dedim gerekirse yardım isterim dedi. Sonra soyunmaya başladım hem de bu defa perdeyi hiç kapatmadan. O da sanki bunu fark etmemiş gibi içeri gitti ve dükkanın kapanmasının sesini duydum. Kapıyı da kilitledi. Sonra gelirken aynadan eliyle önündeki kabarıklığı düzelttiğini gördüm. Sonra yanıma geldi ben tam üstümü çıkartmış kendi süt yenimi giymek üzereydim. İçeri girdi ve kabinin perdesini kapattı. Kabin biraz dardı ama görülme riskimiz hiç yoktu. Önüme, bacaklarımın arasına dizlerinin üzerine çöktü. Bikinimin bağlarını çözmeye başladı. İpler tamamen çözüldüğünde belden aşağım çıplak önünde duruyordum. Allahtan tatil için önceden gerekli hazırlıkları yapmış, o acıları çekmiştim. Ama yine de hemen elimle kapatmaya çalıştım. O da elimi tuttu ve yavaşça çekti. Sonra bacaklarımı aralayarak ağır ağır yalamaya başladı. Sırılsıklam olduğumu hissediyordum. Kabinde olmamın mı etkisidir bilmiyorum kapalı alanın da etkisiyle kendimi olaya iyice kaptırmış adeta dünya yıkılsa umurumda değilmiş gibi hissediyordum. Daha önce hiç böyle hissetmemiştim. Bir süre sonra beni kabindeki o pufun üzerine oturttu, sonra bacaklarımı tamamen ayırdı. Sütyenimi de çıkarıp attı. Zaten arkası bağlı da değildi. Sonra başını tekrar bacaklarımın arasına gömerek delicesine yalamaya ve emmeye başladı ve o an o adamın adını bile biliyordum. Bu da beni daha da tahrik ediyordu. Ellerimle saçlarına asıldım ve başını bacaklarımın arasına bastırdı. Bu onu daha da coşturdu. Şimdi resmen bana saldırıyordu bir taraftan da elleri boş durmuyor, karnımda geziyor, göğüslerimi sertçe okşuyordu. İşe giderken giydiğim topuklu ayakkabılarımı çıkarmadan ayaklarımı omuzlarına koydum. Bir süre sonra soyun dedim.

Bu sözüm üzerine kafasını kaldırdı ve yüzüme baktı. Bir anda yaklaştı ve dudaklarımı emmeye dilini ağzımın içine vahşice sokmaya başladı. Bir taraftan da soyunmaya çalışıyordu. Sonunda başardı. Artık dayanacak halim kalmamıştı. Onu hemen içimde istiyordum. Ve nihayet sertçe içime girdi. Zevkten resmen çıldırıyordum. O da eminim öyleydi. Çünkü o da benim gibi beni bir yandan sertçe sikerken bir yandan da her yerimi rastgele öpüyor, emiyor ve ısırıyordu. Bir süre artık daha fazla dayanamayacağımı hissettim. O da çıkardığım seslerden anlamış olmalı ki bir anda içimden çıktı ve beni pufun üzerinde ters çevirdi. Sonra beni iyice ıslattıktan sonra arkamdan girdi. Acının da etkisiyle ben artık kendimi daha fazla tutamadım ve çığlıklar atarak boşaldım. O da benim boşalmamdan sonra boşaldı. Sonra üzerime yığındı. Bir süre öyle kaldıktan sonra ayağa kalktı. Bende harekete geçtim. Sonra durup sigara içer misin dedim. Gülmeye başladı ve evet dedi..

Yeni Müdürde Ne Yarak Varmış Be

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Merhaba arkadaşlar, ismim Nursel, 40 yaşındayım, güzel ve çekici sayılan evli bir kadınım. Dolgun göğüslere, yuvarlak iri kalçalara, düzgün bacaklara ve vücuda sahibim. İstanbulda bir tekstil firmasında kalite kontrol bölümünde, ütü paket ustabaşılığı yapıyorum. Firmamızın eski imalat müdürü gitmiş, yerine yeni müdür gelmişti. Yeni müdür 30-35 yaşlarında, iri yapılı, yakışıklı, karizmatik, espirili, çapkın bakışlı ve çok hoş bir erkekti. Yalan yok, daha ilk gün tanıştığımızda amımın suları akmıştı. Hani bana (Gel altıma yat!) deseydi, hemen o anda oracıkta altına yatardım. O kadar etkilenmiştim ki kendisinden, tanıştıktan sonra hemen tuvalete koşup, amımı parmaklayarak masturbasyon yaptım ve orgazm oldum. 

Bizim branşta kalite kontrol deyince tekstilde mesaisi en çok olan bölüm gelir akla. Herkes evine gider, biz sabahlara kadar çalışırız. Eski müdür hiç kalmazdı, ama yeni müdür de bizimle mesaiye kalıyordu, bazen sabaha kadar kaldığı oluyordu. Aradan geçen zamanla hem işçilerle hem benimle samimi olmuştu. Kalite kontrolcünün müdürle iş hakkında sık sık konuşması ve rapor vermesi normaldi. Bir gün beni yanına çağırdı konuşmak için. Mesailerde yazanelerde kimseler olmazdı, müdürün yazanesinde başbaşaydık. Yanıma oturdu, beni çok beğendiğini söyleyerek bacaklarımı okşamaya, orama burama ellemeye ve öpmeye başladı. Ben de istemem yan cebime koy dercesine, “Yapmayın müdür bey, işyerinde böyle birşey olamaz!” deyip kendimi naza çekiyordum. Fakat aslında adama saldırmamak için kendimi zor tutuyordum. “Sonra görüşürüz.” diyerek işçilerin yanına döndüm. 

O gün de sabaha kadar çalışmamız vardı ve sabah yükleme yapacaktık. İşçiler akşam yemeğini yedi, tekrar iş başı yaptık. Müdür yazaneden bana telefon etti, “Nursel hanım, iki çay al da yazaneye gel!” dedi. Ben de mutfaktan iki çay alıp gittim yazaneye. İçeriye girdiğimde müdür koltuğa oturmuş, yarağını çıkarmış, sıvazlayarak beni bekliyordu. Müdürün yarağını görünce dibim düşecekti, o ne biçim yaraktı öyle be! Abartısız bileğim kadar vardı! Eşekten ödünç almış gibiydi! Heyecandan elimdeki çay bardakları zangır zangır titriyordu. Müdür kalktı, elimden çayları alıp masaya koydu ve beni tutup öpmeye başladı. Yarağı göbeğimi delecekmişçesine değiyordu. “Yapmayın lütfen, bir gelen olur, işyeri burası!” dedim, fakat müdür, “Korkma, birşey olmaz! Senin için kuduruyorum Nursel!” diyerek dudaklarımı, boynumu, boğazımı öpmeye ve iri elleriyle de göğüslerimi ve götümü avuçlamaya başladı. Hem çok hoşuma gidiyordu, hem de birileri gelecek yakalanacağız diye tedirgindim ve korkuyordum... 

“Müdür bey bukadar yeter, ben gideyim artık!” dediğimde, “Bir kere ağzına al bari de öyle git!” diyerek omuzlarımdan bastırarak önüne çömeltti. Kocamın sikini bile daha hiç emmemiştim, yakalanıp rezil olmamak ve bir an önce yazaneden çıkabilmek için mecburen ağzıma aldım ve müdürün koca yarağını emmeye başladım. Mübarek yarak ben emdikçe sanki daha da büyüyordu. Ağzımdan çıkardım, “Yeter ne olur, ben artık gideyim!” dedim. Saçlarımdan kavradığı gibi ağzıma yeniden soktu ve hızlı hızlı ağzımı sikmeye başladı. Yarak gırtlağıma kadar girip çıktıkça boğulacak gibi oluyordum, nefes alamıyordum ve gözümden yaşlar akıyordu. Sonra birden başımı yarağına bastırıp hırlamaya ve kesik kesik boşalmaya başladı. İstesem de istemesem de döllerinin çoğunu yutmak zorunda kaldım. Bir kısmı da ağzıma yüzüme akmıştı. Yarağını ağzımdan çektiğinde daha halen ucundan döl geliyordu. Kesin yarım çay bardağını dolduracak kadar boşalmıştı. “Müthişsin bebeğim! Harikasın yavrum!” diyerek selpakla ağzımı yüzümü sildi ve “Sen şimdi işçilerin yanına git, ben birazdan yanına gelirim ve bir bahaneyle kesimhaneye çıkarız, kimseler yok, orda sikişiriz!” dedi. Ben olmaz dedim, o olur dedi, ben işime döndüm... 

10-15 dakika sonra atölyeye yanıma geldi, işçilerin yanında bana, “Nursel hanım kesimhaneye az gelirmisiniz!” dedi. “Tabii efendim...” deyip, müdür önde ben arkasında, birlikte kesimhaneye çıktık. İçeriye girer girmez kapıyı kapattı ve beni kumaşların üstüne yatırdı. Gömleğimin düğmelerini açıp göğüslerimi sütyenimden çıkardı ve emmeye başladı. Sonra eteğimi kaldırdı, külotumu çıkardı ve (daha önce hiç yalanmamış) amımı iştahla yalamaya koyuldu. Ben artık iyice azmıştım ve zevkten inliyordum. 5 dakika sonra doruğa çıktım, amımdan akan sularımla halen amımı yalıyordu. Mühtiş zevkli birşeydi bu. Sonra kendi pantolonunu ve külodunu indirdi, o yarma gibi yarağını amıma sokup birden kökledi. Kocam hariç ilk defa biriyle sikişiyordum, hemde bilek kadar büyük ve kalın bir yarakla. Yarağını dibime dibime köklerken ben birkez daha orgazm oldum. Çok geçmedi müdürüm de amıma sıcak tohumlarını boşaltıyordu. Müdürümün altında öyle saatlerce kalabilirdim, fakat işçileri şüphelendirmemek için hemen toparladık. Müdür yazaneye gitti, ben de işçilerin başına döndüm. 

Yarım saat sonra tekrar yanıma geldi ve işçilere çaktırmadan, “Nasıl hoşuna gitti mi?” diye sordu. “Evet, çok hoşuma gitti de, her an yakalanacağız diye tedirgin oluyorum!” dedim. “O zaman Pazar günü yazlığıma gideriz ve rahatsız olmadan sikişiriz!” dedi. “Yazlığınız yakınlarda mı?” diye sordum, “Evet yakın!” dedi. “Olur gidelim, hatta Cumartesiden gidelim!” dedim, anlaştık. İşçiler olan bitenden habersiz çalışıyorlardı. Sabaha karşı 4 gibi işlerimiz bitti. İşler bitince işçiler sabah servis gelene kadar yatakhanede uyurlar, erkekler bir yerde, kadınlar ayrı bir yerde. Herkes yatakhaneye uyumaya giderken müdür yanıma geldi ve “Ben kesimhaneye çıkıyorum, sen de gelirsin!” dedi. Herkes uyuyunca ben sessizce kalkıp kesimhaneye gittim... 

Müdür sabırsızlıkla bekliyordu beni. Hemen yine kumaşların üzerine yatırdı beni ve göğüslerimi emmeye başladı. Deliler gibi emiyordu. Göğüslerimi emmeyi bırakıp dudaklarımı öptü ve “Arkanı dön bakalım, bu sefer götünü sikecem!” dedi. “Aman müdür bey, kocaman şeyiniz var, hiç girer mi oraya? Hem arkadan hiç yaptırmadım!” dedim. “Kızım bu göte girmezse hangi göte girer?” diyerek beni dönderdi ve dizlerimin üstüne domalttı. Acıyacğını biliyordum, götten veren arkadaşlarım anlatırlardı hep, fakat götten sikilmenin nasıl birşey olduğunu da çok merak ediyordum. Kocama hiç bu merakımı söylememiştim, kocam da nedense hiç götten sikmek istememişti beni. Müdür götümü yalayıp tükürükledi ve yarağını dayadı, kasıklarımı tutup götüme soktuğunda nefesim kesildi. Aslında nekadar çok bağırmak istedim, fakat bağırsam biliyorum ki işçiler başımıza üşüşeceklerdi. Sadece sessiz sessiz inliyordum. Müdür de durmadan götüme sokup çıkarıyordu. Müdür götümü 15 dakikaya yakın siktikten sonra sonunda götüme boşaldı. Yarağını götümden çıkardığında ölü gibi uzandım kumaşların üstüne. Müdür de, “Harika bir kadınsın, muhteşem götün var aşkım!” diyerek ensemi, omuzlarımı ve sırtımı öptü. 

Oturduk biraz soluklandık ve birer sigara içtik. Amım da istiyordu, inik ve sarkık haliyle bile hayvan ölüsü gibi duran yarağını ağzıma aldım ve yeniden kaldırdım. Bacak arama yanaşıp amıma öyle güzel bir giriş yaptı ki, bu sefer zevkten bağırmamak için kendimi zor tutuyordum. Dudaklarımı öpüyor, hem de dibime vurdura vurdura sikiyordu amımı. Daha 4-5 sokmada ben bir kere orgazm olmuştum. Bacaklarımı omzuna alarak 15-20 dakika da öyle sikti beni ve bir kez de o başalırken onunla birlikte doruğa çıktık. Sonra ben sessizce işçilerin yanına yatakhaneye gittim, o da yazanesine döndü. 

Cumartesi günü buluşup müdürün yazlığına gidecektik, kocam bana inanıyordu mesai yapıyoruz dediğimde. Ama bir sorun vardı, hem komşum hem çok samimi arkadaşım Pembe de benim yanımda çalışıyordu, o evinde olursa ben olmazsam yalanım ortaya çıkacaktı. Ertesi gün durumu Pembeye anlattım, “Cumartesi yeni müdürle yazlığına gideceğiz, sen de gel!” dedim, Pembe de kabul etti... 

  (Nursel 40 Y., İstanbul / Türkiye) 

Maliye Müfettişleri Amımı Da Denetlediler

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Merhaba, ben Filiz. Büyük bir şirketin muhasebesinde çalışıyorum. 46 yaşındayım ve evliyim. Kocamla sıradan bir seks hayatımız var. 22 yıllık evliyiz. İlk başlarda her gece sikişirdik, zamanla aralar uzamaya başladı. Son zamanda artık iki ayda bir falan sikişmeye başladık. Ara uzadıkça ben de başka erkeklere bakmaya, onların beni nasıl becerdiğini hayal etmeye başladım. Tatmin olmak için Mastürbasyon yapmaya, amıma salatalık gibi şeyler sokmaya, daha sonra da kocamdan gizli aldığım vibratörle kendimi tatmin etmeye başladım. Ama gerçek yarağın yerini tutmuyordu. 

Bundan bir ay önce şirketi denetlemeye Maliyeden iki Müfettiş bey geldi. Birtanesi (Ahmet bey) 50 yaşlarında, diğeri (İzzet Bey) 35 gibiydi. İkisi de hafif göbekli, ama çok naziktiler. Sıra benim evraklarıma gelmişti, istedikleri evrakları getiriyordum. Ahmet bey bilgisayarda bir belge açmamı istedi. Yanına sandalyemi çektim, belgeyi açarken bacağım Ahmet beyin bacağına değdi. Bu kısacık temastan dolayı içimi bir sıcak bastı ve elimde olmadan bacağımı bacağına değdirmeye devam ettim. Ahmet bey kısa bir an bana bakıp gülümsedi. Parfümünün kokusundan dolayı, Ahmet bey bana o an çok çekici geldi ki, resmen amım sulanmaya başladı. Utanmasam ve çekinmesem orda elimi amıma atıp Mastürbasyon yapabilirdim. O derece olmuştum yani. Ahmet bey de durumu anlamış olmalıydı ki, işi yavaştan alıyordu. Sonunda mesai bitimine doğru, “Bugün bitmeyecek, yarın sabahtan devam ederiz!” deyip ayrıldılar. O gece evde Ahmet beyi hayal ederek kendimi defalarca tatmin ettim. 

Ertesi sabah biraz daha kısa eteğimi giydim gittim işe. Mesai başlar başlamaz yine geldiler. Saat 11’e doğru benim defterlerimin inceleme işlemi bitti ve Ahmet beyle sohbete başladık. Saat 12’ye doğru müdürüm geldi ve benden müfettişleri yemeğe götürmemi, onun işi olduğu için gelemeyeceğini söyledi ve “Aman elinden geleni yap Filiz hanım, bugün öğleden sonra izinlisin!” dedi. Ben de, “Merak etmeyin müdür bey!” dedim ve biz çıktık. Ahmet bey arabayı kullanıyor, ben yanında, İzzet bey de arkada, iki koltuk arasından kafasını uzatmış Ahmet beye birşeyler anlatıyordu. Ben kemer bağlarken, zaten kısa olan eteğim açılmış, yandaki yırtmacımdan külodum görünmüştü. Eteğimi biraz düzelttim ama yinede Ahmet beyin ve İzzet beyin bakışlarının bacağıma odaklandığını hissedebiliyordum... 

Müdürümüzün rezervasyon yaptığı lüks restoranda yemeğimizi yerken, bana iltifat etmeye başladılar. Ahmet bey bana, “Yemeğin yanında biraz alkol alırmıyız Filiz hanım?” diye sordu. Ben de, “Şarap içelim!” dedim. Bir şişe şarap bitti, ikinciyi söylediler. Başım hafif dönüyor, biraz daha rahatlamış ve gülüyordum. İkinci şişe şarap da bittiğinde artık birbirimize erotik fıkralar anlatıyor, hafiften birbirimizin eline koluna dokunuyorduk. Ben hesabı istedim ve şirkete fatura etmelerini söyleyerek kalktık. Arabaya bindiğimizde benim eteğim iyice sıyrılmıştı ve artık düzeltme gereği hissetmiyor, külodumun görünmesinden rahatsız olmuyordum. Yola çıktık, Ahmet bey bana, “Çok güzelsin Filiz hanım, bacakların çok sexy!” dedi. İzzet bey de arkadan saçımı okşuyor, saçlarımın mis gibi koktuğunu söylüyordu. Ahmet bey bacağımı okşarken, İzzet bey de boynumu öpmeye başladı. Amım sulanmış, artık ben de onları istiyordum... 

Ahmet bey bana, “Otele gidelim mi Filiz hanım?” diye sorunca, gözlerine bakarak, “Evet!” dedim. Otele geldik. Otelin barında birer kadeh daha şarap içtikten sonra Ahmet bey Resepsiyondan bir oda kiralayıp geldi ve İzzet beye, “Biz Filiz hanımla odaya çıkacağız, sen de biraz sonra gelirsin!” dedi. İzzet bey de gülerek, “Tamam abi!” dedi. Biz odaya çıktık, Ahmet bey kapıyı kapatır kapatmaz dudağıma yapıştı ve deli gibi öpüşmeye başladık. Öpüşürken eteğimi yukarı kaldırdı ve külodumun içine elini sokarak amımı okşamaya başladı. Zaten amım ıslaktı, biraz okşayınca kendimi tutamadım ve titreye titreye orgazm olup Ahmet beyin eline saldım amımın sularını. Bir dakika içerisinde ikimiz de çırıl çıplaktık. Ahmet beyin yarağı normal boydaydı, ağzıma aldım emmeye başladım. Bir anda 69 olduk ve Ahmet bey de götümü okşayarak amımı dillemeye başladı. Ben gözlerimi kapamış, amımın yalanmasının zevkini çıkarıyordum... 

Derken vücudumda gezinen bir çift el daha hissettim ve gözlerimi açtım. İzzet bey de gelmiş göğüslerimi okşuyordu. Bir süre sonra Ahmet bey beni yatağa sırtüstü yatırıp bacak arama yerleşti ve yarağını amıma sokarak hızla sikmeye başladı. İzzet bey soyunduğunda gözlerim yuvalarından fırlayacaktı. O ne biçim bir yaraktı öyle, kocaman! Yarağının kafası göbek deliğine değiyordu resmen ve bir okadar da kalın birşeydi. Kökünden tutup, yalamam için ağzıma getirdi. Ağzıma almak istiyordum fakat başı ağzıma zor giriyor, boğulacakmış gibi oluyordum. Ağzımdaki kocaman yarağa odaklanmışken, beni siken Ahmet beyin bana yüklenerek içime boşalmaya başladığını farkettim. Kalçalarımdan tutup beni kendine çekmiş, yarağını taşağına kadar amıma geçirmiş ve kesik kesik fışkırarak boşalıyordu içime. Boşalması bitince içimden çıktı ve “Hadi İzzet, yolu açtım, rahat sokarsın artık!” diyerek kalktı... 

İzzet beyle yer değiştirdiler ve Ahmet bey halen ucundan bir iki damla döl gelen yarağını ağzıma verdi. İzzet bey ise bacaklarımı iyice ayırarak üstüme çıktı ve o koca yarağını amıma dayayıp yüklenmeye başladı. Yarak amımı yırtarcasına içime girerken, içimde fırtınalar kopuyor, gözümde şimşekler çakıyor, başım dönüyor, acı ve zevki aynı anda yaşıyordum. İzzet beyin o koca yarağı amımı yara yara sonunda dibime dayandığında ortadan ikiye yarılıyorum sandım. Öyle ki, içimde kımıldamasın diye bacaklarımı beline doladım ve sımsıkı yapıştım İzzet beye. Buna rağmen içimde kol gibi yarağını oynatıyor ve hafif hafif sokup çıkarıyordu. Bir süre böyle içimde oynattıktan sonra bacaklarımı omzuna aldı ve kanırta kanırta girip çıkmaya başladı. Yarağını başına kadar çekiyor, sonra hızla tekrar sokuyordu. 15 dakika kadar siktikten sonra resmen amım uyuşmuş, hiçbir şey hissetmiyordum. Sonunda İzzet bey böğürerek içime boşalmaya başladı... 

İzzet bey o kol gibi yarağını amımdan çıkardığında, amım mağara gibi açılmış, bacaklarımı kapatamıyorduk. Ahmet bey de ağzıma boşaldı ve “Denetleme başarılı geçti yavrum, harika sikişiyorsun! Bir daha ki teftişe de arkanı denetleyeceğiz!” dedi. Sonra Ahmet beyle birlikte banyoya girip yıkandık. Banyodan çıktığımızda İzzet bey odada yoktu (duş almadan giyinip aşağıya inmiş arabada bekliyordu). Beni bir taksiye bindirdiler ve eve yolladılar. Şimdi önümüzdeki denetlemeyi iple çekiyorum ve ilk defa götten vereceğim için çok heyecanlıyım! 

(Filiz 46 Y., Kocaeli / Türkiye) 

Prezervatif Sattığım Müşteriye Prezervatifsiz Siktirdim!

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in




Merhabalar. Bundan 3 yıl kadar önce idi, o zaman Ankara Kavaklıdere semtinde bir süpermarkette çalışıyordum, kasiyerlik yapıyordum. Bizim markette prezervatifler kasada satılıyordu. Koray'la tanışmamız bu sayede oldu zaten, çalıştığım bir gün geldi, sadece OK marka 10’luk kutulardan 1 tane aldı gitti. İki gün sonra yine... Bu böyle devam etti, her iki güne bir geliyor, bir 10’luk OK alıyor ve gidiyordu. Hoş görünümlü, atletik yapılı, top sakalı ve güler yüzü ile etkileyici bir tipti gerçekten. Bir haftadan sonra artık o hiç marketin içine girmiyor, direkt benim kasama geliyor, ben de istediğini uzatıyordum, parasını ödeyip gidiyordu. İkinci haftadan itibaren merhabalaşmaya başlamıştık. Ancak sekse olan ilgimden olsa gerek, bu kadar prezervatifi ne yaptığını çok merak etmeye başlamıştım.

Yine gelmişti, kasamın yakınlarında kimseler yoktu. Merakımı gidermeliydim, "Sana bir şey sormak istiyorum..." dedim. "Tabi ki, sor!" dedi. "Bu kadar prezervatifi ne yapıyorsun?" dedim. O da tek kelime ile cevapladı, “Kullanıyorum!” dedi. "Oha!" demişim farkında olmadan, zira o güne kadar birlikte olduğum hiçbir erkek bir iki gecede 10 kez yapmamıştı. Aklımdan bunları geçirirken, o çoktan gitmişti. Ama iki gün sonra yine gelecekti biliyordum. Ve geldi de, herzamanki gibi alacağını aldı. Giderken bana, "Akşam kaçta çıkıyorsun?" diye sordu. "18:00'de." dedim. "Peki!" dedi ve gitti. Akşam çıkış saatinde marketin karşısındaki yolda idi. Merhabalaştık. İzin verirsem benimle konuşmak istediğini söyledi, kabul ettim. O sıra erkek arkadaşımdan yeni ayrılmıştım zaten. Benden hoşlandığını ve haftalık tatilimde onunla bir akşam yemeğine çıkıp çıkamayacağımı sordu. Tereddütsüz kabul ettim.

Prezervatif Sattığım Müşteriye Prezervatifsiz Siktirdim
Cuma akşamı 19:00 gibi buluştuk. Beni Çankaya'da bir restorana götürdü. Oldukça lüx bir restorandı, sonradan öğrendim Ankara'nın en lüks mekanlarından biriymiş (rezervasyonsuz kimseyi almıyorlarmış). Güzel bir yemek yedik. Yemek sırasında sohbet ediyorduk. Öylesine tatlı dili vardı ki, bir yemek süresince benim hakkımda her şeyi öğrenmişti. Bense sadece onun adını ve özel bir hastanede çalıştığını biliyordum, hepsi o kadar. Bir yemek sohbetinde nasıl bu kadar kendimi anlattığımı bilmiyorum, ki çok konuşan biri de değilimdir aslında. Neyse yemek bitti, "Biraz eğlenmeye ne dersin?" dedi. Ne diyebilirdim ki? Beni acayip derecede etkilemişti. Hemen kabul ettim ve "Nereye gideceğiz?" dedim. "Tabiki senin gibi güzel biriyle gidebileceğim yer de güzel olmalı!" dedi. "Yani?" dedim. "Elbette ki klüp S...!" dedi. Dediği yere daha önce gitmiştim, çok güzel bir mekandı, girmek için araya arkadaş filan koymuştuk, her gelenin girebildiği bir yer değildi orası. "Tamam!" dedim, çıktık...

Bir taksiye bindik ve doğru klübe gittik. Kapıdaki Bodyguard karşıladı bizi ve "Ağbi hoş geldin, ne zamandır yoksun!" dedi. "İşlerim vardı..." dedi, içeri geçtik. Barmene bir şeyler söyledi. Barmen de, "Her zamankinden mi?" dedi. "Evet!" dedi. İçkilerimizi aldık. O güne kadar içtiğim en tatlı içki idi diyebilirim, Malibu idi sanırım, ananas suyu ile. İlk içkiden sonra dans etmeye başladık. Kendimi ona öyle bastırıyordum ki, onu tahrik etmek ve okadar prezervatifi gerçekten kullanıp kullanmayacağını görmek istiyordum artık. Epeyce bir süre orda kaldık. Sonra beni evime getirdi. Ben acayip derece sarhoştum. İçeri geçtim, üzerimi değiştirdim, askılı bordo saten geceliğimi giydim ve onun yanına geçtim, "Seni istiyorum!" dedim. Salonda dans ettiğimizi hatırlıyorum en son ve öpüşüyorduk, sonra ben sızmışım.

Sabah yatağımda uyandım. Yanımda değildi. Gitti diye üzülmüştüm, onunla sevişemediğime yanıyordum. Ama salona geçtiğimde bütün neşem yerine geldi, kanepede uyuyordu. Üzerindeki pikeyi çektim ve yere serdim. Sonra bokserini indirdim, yarağı sönük vaziyette yatıyordu. Yarağını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Kısa sürede gözlerini açtı ve beni yukarı çekerek sevişmeye başladık. Dudakları dudaklarımı yakıyor, elleri bütün vücudumda geziyordu. Göğüslerimi, kalçalarımı, her yerimi okşuyor ve seviyordu. Sonra beni yere uzattı, kulak memelerimden başlayarak yarım saat boyunca her yerimi yaladı, emdi. Beni çıldırtıyordu resmen. Sonra 69 olduk, ben onu emiyordum, o da beni emiyor ve bir parmağı ile arka deliğime masaj yapıyordu. Çok güzel bir histi. Onu içime almak için kuduruyordum, "Hadi gir artık içime!" dedim. "Peki!" dedi, ayağa kalktı ve ceketinin cebinden prezervatif çıkardı, bana uzattı takmam için. Ben de prezervatifi fırlatıp attım, "Tenini hissetmek istiyorum!" dedim. "Peki!" dedi ve üzerime doğru geldi...

Öylesine sakin, yumuşak hareketlerle girdi içime ve ileri geri hareket etmeye başladı. Ben, "Daha hızlı!" dedikçe hızlanıyordu. Gittikçe hızlandığında, ben artık zevkten uçuyordum resmen ve kasılarak boşaldım. Ben boşalmama rağmen o hızla gidip gelmeye devam ediyordu. Ben tekrar orgazm olmaya başladım, ilkkez üst üste boşalıyordum. Hissettiğim rahatlama dayanılmazdı. Sonra beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve arkama geçip bu şekilde tekrar girdi amıma. Hızla girip çıkıyor amıma, aynı anda parmağıyla göt deliğime masaj yapıyordu. Ne istediğini anlamıştım, götümü sikmek istiyordu, ama sonra diye düşünerek anlamazlıktan geldim, çünkü o anda amımın sikilmesinden aldığım zevk dayanılmazdı. Bu şeklide devam ederken iyice hızlandı ve "Geliyorum!" diye haykırdı. Ben de, "Korunuyorum, içime boşal!" dedim. Gerçekten de öyle idi, korunuyordum. Ve içimde patladı. Döllerinin sıcaklığını içimde hissettiğimde ben de tekrar boşalmıştım. Çok güzeldi.

Yan yana uzandık, birer sigara yaktık. Sigaralarımız bitince kalkıp duşa girdik. Duş aldıktan sonra kahvaltıya oturduk. Kahvaltımız biter bitmez beni kucağına aldı ve yatağıma götürdü. Beni yatağa yüz üstü yatırıp, ensemden başlayarak, dili ile bütün vücudumu gezmeye başladı. Çılgın birşeydi, dilini öyle kullanıyordu ki, sanki değmekle değmemek arasında idi. Tüylerim diken diken olmuştu. Ensem, sırtım, kalçalarım, baldırlarım ve diz çukurlarım, oradan ayak bileklerim... Beni uçuruyordu. Heleki diz çukurlarıma geri çıktığında, belimde hissettiğim kasılmayı hiç unutmayacağım. Oradan götümün deliğine geldi, göt deliğimi yalıyor, dili ile baskı yapıyor ve aynı anda klitorisimi parmakları ile uyarıyordu. Çılgınca zevk alıyordum. Götüme parmağını hafifçe sokup, "Burdan izin var mı?" dedi. "Evet, ama ilk sen olacaksın!" dedim. "Peki!" dedi kalktı...

Komodinin üzerinden vücut kremlerimden birini aldı, karnımın altına iki yastık koydu. Önce dili ile göt deliğimi iyice uyardıktan sonra, bir parmağına krem sürüp, göt deliğimin içini ve etrafını güzelce yağladı. Sonra ikinci parmağını da götüme sokmaya başladı. Kremi devamlı takviye ediyor ve götümü alıştırıyordu. Yarağına bir prezervatif alıp taktı ve iyice kremledi. Sonra yarağının başını götüme dayadı. Götten ilk kez yapacaktım, arkadaşlarım acıdığını söylemişlerdi, korkuyordum, ama istiyordum da. Ve yüklenmeye başladı. Giremeyince, "Kendini sıkma, eğer istemiyorsan yapmayacağım!" dedi. "Devam et, istiyorum!" dedim. "Kendini sıkarsan canın acır, serbest bırakırsan ilk başta hafif bir acı hissedip sonra acımaz!" dedi. "Tamam!" dedim ve kendimi tamamen ona teslim ettim. Tekrar yüklendi. Evet başı girmişti. Öyle çok büyük bir yarağı yoktu, fazla kalın da değildi, ölçüleri idealdi yani. İlk anda hafif bir acı hissetim. "Çok acıyorsa bırakabilirim?" dedi. Ben de, "Hayır, devam et!" dedim.

Sakin ve yavaş hareketlerle götümde ilerliyordu, bir yandan da devamlı olarak klitorisimle oynuyor, beni iyice azdırıyordu. Sonunda köküne kadar sokmuştu. Bir süre bekledi ve ileri geri hareket etmeye başladı. Evet, korktuğum kadar acımadığı gibi, üstelik bana da zevk veriyordu. Uzunca bir süre götümü sikmeye devam etti, sonra yarağından prezervatifi çıkartıp, çıplak yarağını tekrar amıma soktu ve hızla gidip gelmeye başladı. Amıma hızla pompalarken, başparmağını götüme sokmuştu. Çok güzel bir histi, aynı anda iki deliğim de doluydu. Hızla pompalıyordu, kısa sürede ben yine boşalmıştım ve o yine amımı sikmeye devam ediyordu. Gittikçe hızlandı, hızlandı, hızlandı ve çok sert bir yüklenişle içimde patladı yine. Muhteşemdi. Sonra amımdan çıkıp yanıma uzandı.

Biraz dinlendik, bu arada yine birer sigara içtik. Sonra ben yarağını ağzıma alıp tekrar kalkana kadar emdim. Yarağı kazık gibi olunca üzerine çıkıp oturdum, amıma aldım. Yarağının üzerinde çılgınlar gibi zıplıyordum. Beni omuzlarımdan itti, tam dik olacak şekilde üzerinde oturuyordum. Belimden kavrayarak beni ileri geri sarsmaya başladı. Bu muhteşemdi ve hayatımda en kısa sürede ulaştığım orgazmımı, daha doğrusu orgazmlarımı yaşattı bana. 4 kez üst üste boşaldım bu şekilde ve bu toplam 10 dakika bile sürmemişti. Üzerinden indim ve "Hadi, şimdi sen istediğini yap!" dedim. "Emin misin?" dedi. "Evet!" dedim. Daha önceleri benden anal seks isteyenleri direk reddeden ben, şimdi ondan beni götümden sikmesini istiyordum. Hemen domaltıp geçti arkama, yine prezervatif taktı ve girdi götüme. Hem götümde gidip geliyor, hemde bana iltifatlar yağdırıyordu. Gittikçe hızlanan bir tempo ile götümü bir güzel siktikten sonra gelmek üzere olduğunu, göğüslerime boşalmak istediğin söyledi. Ben, "Tamam!" deyince, götümden çıktı, yarağından prezervatifi çıkarttı. Bu arada ben döndüm ve sırtüstü yattım, o da üzerime gelip göğüslerimin üzerine boşalttı döllerini.

Sıcak döllerini göğüslerimde hissetmek çok ayrı bir zevkti, bütün vücuduma sürdüm döllerini ve dinlenmeye başladık. Sonra beni kucakladı ve duşa götürdü. Önce her yerimi bir güzel yıkadıktan sonra, amımı yalayarak beni çıldırttı. Bu arada yarağı yine kalkmıştı. Beni sikmesini istiyordum, ellerimi duvara yasladım arkam ona dönük vaziyette. Yarağını amıma geçirdi ve gidip gelmeye başladı. Götümün deliğini de yine parmağı ile beceriyordu. Bitmek tükenmek bilemez bir enerjisi vardı. Beni orgazm ettikten sonra yarağını amımdan çıkarıp, yine götüme soktu. Ama bu sefer prezervatif takmadı. Götümde gidip gelmeleri çok hızlanmıştı. Götümü sikerken, "Uzun zamandır böyle bakire bir göt sikmemiştim!" diye inliyordu, "Çok güzel, çok dar, muhteşem!" diyordu. Ben de onu iyice tahrik etmek istiyordum, "Sik erkeğim, istediğin kadar sik, istediğin zaman sik!" diye inliyordum. Artık dayanacak halim kalmamıştı, onun 4. seferi idi, ama benim 10 çoktan geçmişti. Götümün içine boşaltmıştı lavlarını...

Beni banyoda biraz yalnız bırakmasını istedim, çişim gelmişti çünkü. Yarağını yıkayıp çıktı. Ben de rahat rahat çişimi yapıp, tekrar duş aldım ve banyodan çıktım, yanına gittim. Hiç halim kalmamıştı, "Biraz dinlenmem lazım!" dedim ve göğsüne başımı koyup yattım. İki saat kadar uyumuşum. Onun dudaklarını amımın dudaklarında hissedince uyandım. Amımı uzunca yaladıktan sonra, yine amımı sikmeye başladı. Hızla gidip geliyor, beni yine uçuruyordu. Ben tekrar orgazm olmuştum. O da gelmek üzere iken amımdan çıkıp, yarağını ağzıma getirdi, emmemi söyledi. Emmeye başladım. Biraz sonra ağzıma boşalmaya başladı. İlk kez bir erkek ağzıma boşalıyordu. Porno filmlerde bana iğrenç gelen şey, şimdi çok hoşuma gitmişti. Sonrasında biraz daha dinlendik, kalkıp birşeyler yedik ve tekrar yatağa geldik. O gün akşama kadar bu şekilde defalarca beni sikti. Eğer prezervatif taktırsaydım, bir kutuyu bitirdiği gibi, üstüne de 2 kez de prezervatifsiz sikmiş olacaktı. Akşam o gittiğinde ben pelte gibiydim, öylesine rahatlamıştım ve hafiflemiştim. Çılgın bir gündü.

İlişkimiz bir ay kadar sürdü. Bizim markette çalışan ve benim en samimi olduğum Necla'ya her şeyi anlatmıştım. Necla'nın Koray'a yavşadığını gördüm. Bu duruma Koray da pek ses etmiyordu. Bunun yüzünden Koray’la kavga ettim ve gitti. Gidiş o gidiş, birdaha da gelmedi.

Şu anda başka birisiyle evliyim. Kocamla birbirimizi seviyoruz, ama seks konusunda onun gibi değil. Bir şey daha itiraf edeyim, kocama bile götten vermiyorum, ilk Koray sikti götümü ve eğer bir gün onu görürsem, resmen yalvaracağım beni götümden sikmesi için.

(Nilgün 23 Y., Ankara / Türkiye)

Bürodaki Olgun Asistan 3 Yıldır Yarak Yememiş!

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in




Merhabalar, ismim Barış. 26 yaşındayım ve İzmir’de oturuyorum. İzmir’e Üniversite için geldim, fakat çok sevdim bu şehri ve Üniversite’den sonra ayrılmak gelmedi içimden, Avukatlık okudum ve buraya yerleşme kararı aldım. Üniversite’den mezun olduktan 1 yıl sonra bir büroda kendime iş buldum. Büro’da 2 Avukat çalışıyorduk. Diğer Avukat, Suzan isminde, 27 yaşında bir bayandı ve benim gibi daha çok yeniydi meslekte, benden sadece 1 yıl önce başlamıştı. İlk başlarda onu gözüme kestirdiysem de, sonradan benim esas ilgimi çeken asistan Meltem oldu. Meltem çok güzel bir kadındı, fakat bizden yaşça büyüktü. Yaşını çok sonra öğrendim, meğer 39 yaşındaymış, fakat hiç göstermiyordu yaşını. 

Bürodaki Olgun Asistan 3 Yıldır Yarak Yememiş!
Suzan bana büroyu gezdirirken Meltem ile karşılaşınca, onu benimle tanıştırdı. Ben o ana kadar Suzan’ı sikme planları kurarken, birden ilgim Meltem’e dönmüştü. Meltem, 1.75 boyunda, esmer, kumral saçları olan, büyük ve yuvarlak dimdik göğüsleriyle dolgun kalçalarıyla çok güzel bir kadındı. Pek bir vasfı yokmuş, zaten Suzan’ın mahalleden bir tanıdığıymış, yani tanıdık olarak işe alınmış, ama gayet güzel bir kadındı. Büro’da çalışmaya başladım, aldığımız davalar üzerinden para kazandığımız için belirli bir maaşım yoktu, ama her ay güzel bir para kazanıyordum bana göre. Fakat işe başlamamın üzerinden 2 ay geçmişken çok güzel bir dava aldım. Büyük bir şirketin yönetim kurulundan birinin avukatlığını yapacaktım. Eğer kazanırsam 15.000 Lira gibi bir para alacaktım, ki büyük bir paraydı benim için. Fakat gerçekten bu dava için çok kafa patlatıyordum, herkes bürodan çıktıktan sonra bile ben kalıyor ve davaları araştırıyordum. 

Suzan bana sormuştu, “Bu davayı kazanırsan bize ne ısmarlayacaksın?” diye. Ben de, eğer kazanırsam, onları çok iyi bir yerde yemeğe çıkartacağıma dair söz vermiştim. Ki kazandım da. Tabii davayı kazanmam 2,5 ay gibi bir süremi almıştı. Mayıs ayına gelmiştik. Bir akşam mesaimiz bittiğinde, çıkarken, “Hadi size verdiğim sözü tutayım!” dedim. Suzan, “Ne sözü?” dedi. Ben de, “Yemek sözüm vardı!“ dedim. Suzan, “Saçmalama ya, şakasına söyledim ben onu!” dedi. Ben ısrar ettim, en sonunda kabul ettiler ve benim arabama doluşup, sahil kenarında lüks bir restorana gittik. Yemeklerimizi yedik, içkilerimizi içtik, güldük ve eğlendik. Ben çok fazla içmemiştim araba süreceğim için. Hesabı ödedim ve kalktık. Biraz pahalıydı, ama ne de olsa sözüm vardı ve cebime 15 bin lira gibi bir para girmişti. Arabama bindik, önce Suzan’ı evine bıraktık. Meltem ile arabada yalnız kalınca, o anda aklıma bir fikir geldi ve onunla bu anı değerlendirecektim. Meltem ile sohbet etmeye başladık, konu evliliğe gelince, Meltem bana, “Sen niye evlenmiyorsun bakayım?” dedi. Ben de, “Sen niye evli değilsin?” dedim. 

Meltem bir an duraksadı. Kendi sorusuyla tuzağa düşürmüştüm onu. Bana, “Ben zaten 5 yıl evli kaldım, 3 sene önce boşandım!” dedi. Ben de, “Üzüldüm. Peki ondan sonra evlenmeyi düşünmedin mi?” dedim. Meltem, “Hayır, yalnız yaşamak hoşuma gidiyor!” dedi, sonra da, “Sen niye evlenmedin onu söyle?” dedi. Ben de, “Her çiçekten bal almak hoşuma gidiyor!” dedim. Güldü ve “Ooo, çapkınız yani?” dedi. Ben de, “Evet, aynen öyle! Ya bak ne diyeceğim, ben araba kullanacağım diye restoranda çok içmedim. Seninle sohbet te çok güzel, istiyorsan bana gidip birşeyler içelim mi?” dedim. Meltem biraz duraksadı ve “Bilmem, olur mu ki?” dedi. Ben de, “Sen de yalnız yaşıyorsun, ben de, merak edecek kimsemiz yok. Eğer bana güvenmiyorsan evine bırakabilirim?” dedim. Meltem, “İyi tamam, ama ben bu gittiğimiz yerde içitiğimiz gibi şarap falan sevmiyorum. Rakı olursa gelirim!” dedi ve güldü. 

Ben de, “Gerçekten mi? Ben de Rakıyı çok severim, ama siz içmezsiniz diye açtırmamıştım.” dedim. Meltem, “Rakı içeriz o zaman!” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim. Evde Rakı olmasına rağmen, garanti olması için eve giderken tekele uğradım ve oradan da bir 100’lük Rakı aldım. Daireme çıktık. İçeriye girince ben mutfağa geçtim, Meltem de evi gezmeye başladı ve “Güzelmiş evin!” diye seslendi. “Teşekkür ederim!” dedim. Meltem’in o gün altında yeşil bir kalem etek ve üzerinde de beyaz bir Straplez bluz vardı. Büyük göğüsleri o dar bluzun altından fırlayacak gibiydi ve ben gördükçe azıyordum. Rakıları balkona çıkardık ve mutfakta hazırladığım meyve tabağını, mezeleri ve çerezleri götürdüm. Mayıs ayında olsak bile hava soğuktu. İçerden, bacaklarımızı örtmek için pike getirdim. Balkondaki divanda yan yana oturuyor, tüm şehri izlerken Rakılarımızı yudumluyorduk. Bir yandan da konuşuyorduk, herşeyden bahsetmeye başladık. Birinci kadeh, ikinci kadeh, üçüncü kadeh... derken ikimizin de kafalar çakırkeyf olmaya başladı, ama kendimizi biliyorduk. Sarhoş değildik. 

Artık kendimi tutamıyordum, elimi eteğinin üzerinden bacağına attım ve okşamaya başladım. Meltem önce elime baktı, sonra bana baktı ve “Ne yapıyorsun?” dedi. Ben de, “Seni çok arzuluyorum. Hastayım sana. İkimiz de yalnızız!” dedim. Meltem tam kafamdaki olgun kadın fantazisine uygun kadındı ve onu kaçıramazdım. Bugün onu sikecektim, başka çaresi yoktu. Meltem gözlerime bakarak, “Olur mu ki?” dedi. Ben de, “Neden olmasın? Bizi tutan şey ne?” dedim. Meltem, “Bilmem ki, yani birden böyle?” dedi, ama kendisi de istiyordu. Meltem’e, “Hadi ama, ikimiz de bundan zevk alacağız ve pişman olmayacağız. Kimseyi aldatmış olmayacağız!” dedim. Meltem gülerek, “Sen bu gece beni sikmeyi kafaya koymuşsun!” dedi. 

Gülümsedim ve dudaklarına yapıştım, öpüşmeye başladık. İkimiz de bu anı bekliyormuş gibi delice öpüşüyorduk. Elinden tuttum Meltem’in ve “Gel benimle!” dedim. İçeriye girdik ve hızlıca yatak odama geçtik. Yatağa fırlattım Meltem’i ve ışığı açtım, gülümsüyordu. Meltem’i öpmeye başladım tekrardan ve ellerimi bluzunun üzerinden göğüslerine götürdüm. Straplezdi, yani askısız olduğu için direkt bluzu aşağıya çekmemle birlikte sütyenden taşan göğüsleri serbest kaldı. Meltem ile birbirimizi yer gibi öpüşürken, ellerimi göğüslerinde dolaştıyordum. Büyük göğüsleri avcuma sığmıyor adeta taşıyordu. 

Meltem beni üzerinden kaldırdı ve bluzunu komple çıkartıp kenara attı. Ardından sütyeni de çıkardı. Sonra da beni soymaya başladı. Tişört, pantolon derken boxerimle kaldım ve onu da çıkartınca kalkmış yarrağım serbest kaldı. Eğilerek yarrağımı yalamaya başladı. Eğilince kalçası havaya dikilmişti ve ben de kalçalarını okşamaya başladım eteğinin üzerinden. Meltem yarrak yalama konusunda gerçekten süperdi. Yarrağımı yalarken, saçlarını tutup iyice bastırmaya başladım ve “Harikasın, devam!” dedim. Meltem kafasını kaldırdı ve “Çok mu azdın?” dedi ve tahrik edici bir gülüş attı. Kalçasına hafifçe tokat attım ve “Yala aşkım!” dedim. Meltem tekrardan sikime yumuldu. 

Şimdi daha da istekli ve arzulu yalıyordu artık. O yaladıkça ben uçuyordum zevkten. Meltem bir süre sonra sikimi yalamayı bıraktı, sikim adeta parlıyordu ıslaklıktan. Gülümsedi bana, ona saldırdım ve dudaklarına yapıştım. Çok fena azdırmıştı beni orospu, ama hayatının sikişini yaşayacaktı birazdan. Hemen eteğini çıkarttım, kırmızı dantelli bir külot vardı altında. Onu da çıkartıp kenara fırlattıktan sonra, yatakta Doggy pozisyonuna getirip, kalçalarını ayırdım ve amına yumuldum. Sulanmış amını resmen dilimle bitirdim yalaya yalaya. Meltem artık inlemeyi geçmiş, aldığı zevkten bağırıyordu. 

Hiç, birileri duyar, rahatsız olur falan aklımda değildi. Meltem 2-3 dakika içinde orgazm oldu. Ayağa kalktım ve arkasında yerimi aldım. Sikimi mızrak gibi bir anda sıcacık amına soktum. 3 yıldır yarrak görmemiş amı daracıktı ve ben siktikçe Meltem harika bir şekilde inliyordu. Onun inlemesinden ben dahada tahrik oluyordum, artık kendimi tutamamaya ve istemsiz sesler çıkartmaya başladım. Meltem ise zevkten uçmuştu adeta ve ben daha ilk seferimi yapamadan o ikinci defa orgazm oldu. Ben de artık yavaş yavaş istemsizce kasılıyordum, gelmek üzereydim. Ve son anda amından çıkıp, kalçalarına boşalmaya başladım. Döllerim o kadar hızlı çıktı ki, beline kadar gelmişti. Meltem yatağa yüz üstü yığıldı. Ama onunla işim daha bitmemişti. 

Yarrağım inmeden hemen Meltem’i çevirdim ve sırtüstü yatırdım yatağa. Bacaklarını omzuma aldım ve amına tekrar kökleyip, sikmeye devam ettim. Bir elim göğüslerindeydi ve yoğuruyordum. Bir süre böyle siktikten sonra amından çıktım ve hiçbir şey söylemeden yarağımı götüne bastırmaya başladım. Gerçi biraz acı çekecekti, göt deliğini hiç yalamadan, ıslatmadan, kuru kuru sokacaktım, ama olsun. Yavaş yavaş ve azıcık azıcık sokarak, götüne tamamen girmem yaklaşık 5 dakika sürdü. Sonra hızlıca pompalamaya başladım. Meltem ilkin, “Nolur yavaş tatlım, acıyor!” diye bağırıyordu, ama birkaç dakika sonra, “Daha hızlı bebeğim!” diye bağırmaya başladı. Meltem’i götünden 20 dakika kadar siktikten sonra içine boşaldım ve dudaklarımız birleşti. Biraz dinlenip duşa girdik... 

Meltem o günden sonra, neredeyse haftanın 4-5 günü bende kalıyor. İlişkimiz ise halen hız kesmeden devam ediyor. Meltem şuan 41 yaşına geldi, ama halen çok sağlam sikişiyor! 

Barış 26 Y., İzmir / Türkiye

Doktorum Götümü Çok Feci Sikti

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Bundan 3 sene önceydi, Lise biteli 1 sene olmuştu ve artık evde sıkıntıdan patlıyordum. İş arıyordum, ama heryerde çalışamazdım. Hem babamlar izin vermezdi, hemde ben öyle pek zora gelemezdim. Birgün babam geldi ve doktor bir arkadaşının ona bir numara verdiğini, bir başka doktor arkadaşının
muayenehanesine tıbbi sekreter gibi birini aradığını söyledi. Mesai sabah 10’dan akşam 9’a kadarmış, maaşı filan da iyimiş. Üstelik muayenehane çokta da uzak değilmiş. Ertesi gün görüşmeye gittim. Kapıyı, yerine bakacağım kadın açtı, karnı burnunda hamileydi, oyüzden ayrılıyordu. Oturduk, doktora haber verdi. Doktor biliyormuş benim geleceğimi, babamın arkadaşı haber vermiş önceden. Hastası çıkana kadar ablayla sohbet ettik, 34 yaşında, 4 çocuklu, 5.’ciyi bekliyormuş, eşi de o işhanında bir başka doktorun yanında çalışıyormuş. Doktor beyden (yani Ali beyden) bahsetti bana, “Kendisi çok sakindir, öyle kızgınlıkları yoktur, çabuk uyum sağlarsın!” falan dedi. Kendisinin de uzaktan akrabası oluyormuş zaten. 


Daha sonra Ali bey beni odasına çağırdı. İçeriye girdiğimde adam beni şaşırtmıştı doğrusu. Uzun boylu, iri yapılı, esmer, çok hoş kaşı gözü olan, çekici bir erkekti. Kısa bir konuşmadan sonra, “Pazartesi gel ve başla. Yapacağın şey telefonlara bakmak, arayanları not etmek, çay makinasında çayımı kahvemi hazır etmek, ve eğer yaparım dersen, öğle yemeklerini pişirebilirsin, beraber yeriz!” dedi. Ben de kabul ettim... 

Çalışmaya başladım. Aradan bir iki ay geçti, hiçbir sorun yoktu. Mesai sırasında kendisine ‘Doktor bey’ yada ‘Hocam’ diyordum, mesai dışında ise ‘Ali abi’. O da beni sevmişti, ara sıra takılıyor, “Naber bizim kız?” falan diyordu, ama mesafemizi herzaman koruyorduk. Ben işe iyice alışmıştım, her işi becerebiliyordum. Yemekelerimi falan çok beğeniyor, gelen giden olduğunda sürekli beni övüyordu. Haa bu arada kendisi de evli değil, 34 yaşında bekar bir doktor, okul iş derken evliliğe fırsat bulamamış. O yüzden benim tavırlarım, yemeklerim, demlediğim çay bile ona ilaç gibi geliyordu. Ama ben ona ‘Abi’ diyordum, o da bana kendisinden küçük bir bayana nasıl yaklaşılırsa öyle yaklaşıyordu. Fakat bütün bunlara rağmen ben içten içe kendisini çok beğeniyordum, çok çekici buluyordum. Bazen masturbasyon yaparken bile üstümde onun olduğunu hayal ederek boşalıyor, sonra da bundan utanıp pişmanlık duyuyordum... 

Birgün sol göğsümde aşırı ağrılar hissetmeye başladım, gerçekten beni kıvrandırıyordu bu ağrı. Anneme doktora gideceğimi, meme kanserinden çok korktuğumu söyledim. Annemin verdiği cevap ise aklıma gelmeyen bir cevaptı, “Kızım sen zaten bu branşla ilgilenen bir doktorun yanında çalışıyorsun, Ali abin bir baksın, ciddi birşey varsa özel hastaneye gideriz!” dedi. “Yok anne utanırım ben!” falan desem de, “Kızım adam hipokrat yemini etmiş bir doktor, ayrıca çokta efendi, sen bir söyle, olmazsa bir bayan arkadaşına yollasın seni!” dedi... 

Ertesi gün işe gittiğimde Ali bey aradı ve biraz geç geleceğini söyledi. Ben de bilgisayarın başında internete takılıyordum ki, birden ağrım gene başladı. O sırada Ali bey geldi, “Ne oldu, neyin var?” dedi. Utana sıkılasöyledim. “E be güzel kız, daha önce neden söylemedin sen bunu bana? Gel bir bakalım, umarım ciddi birşey değildir!” dediğinde çok utandım, “Yok, gerek yok, geçer...” desemde anlamıştı, “Gel gel, utanma ben doktorum!” deyip güldü. Geçtik perdenin arkasına oturduk ve “Aç bakalım!” dedi, eline vakum gibi birşey aldı. Ben de, “Neyi açacağım?” dedim. “Göğüsünü tabiki!” dedi. Utana sıkıla açtım gömleğimin düğmelerini... 

Göğüslerim çok güzeldir, bütün sevgililerim göğüslerime hastaydılar, dik, iri, esmer ve açık kahverengi uçludur. Ben göğsümü açtım. “Südyeni de!” demez mi bana. “Böyle nasıl kontrol edebilirim? Hadi utanma, bak başka hastalar da gelecek!” dedi. Utanarak, yerin dibine geçerek südyenimi de açtım ve uzandım muayene masasına. Elini mememe götürüp, yoğurup sıkmaya, kist var mı diye aramaya başladı. Utanıyordum, kıpkırmızı olmuştum, ama hoşuma da gidiyordu. Amım ıslanmıştı bile. Hiç konuşmuyorduk, ben sadece kısık kısk nefes alıp veriyordum, o ise yoklamaya, zevkini çıkarırcasına ellemeye devam ediyordu. Kontrolunu bitirdikten sonra, “Korkulacak birşeye rastlamadım, göğüslerin de büyük olunca, üstüne falan yatıyorsan, hassas bölge, haliyle ağrıyor olabilir!” dedi ve bana bir hap yazdı. Kendisine teşekkür ettim ve utanarak giyinip çıktım. O da terlemişti ve tahrik olmuştu, ama hiç bozuntuya vermedi... 

O günden sonra, günde en az 4-5 kere, o anları düşünüp mastürbasyon yaptım. İnanamıyordum, adamı deli gibi arzulamaya başlamıştım. Bu arada daha önce 2 ilişkim oldu. Bekaretime dokundurmadan, her ikisiyle deherşeyi yaptık. Buna götten sikişmek te dahil. Yani sikilmenin tadını biliyordum ve sikişmeyeli çoook uzun süre olmuştu... 

Bakışlarım sürekli doktorun üzerindeydi. Artık daha sexy giyiniyor ve onu tahrik edercesine davranıyordum, fakat hep ilk adımı ondan bekliyordum. O ise belki de benim yanlış anlayacağımdan çekindiği için uzak duruyordu. Ümidim kesilmişti artık, ben ona nekadar yakın ve ateşli yaklaşsam da, o uzak duruyordu. Ben de ilgimi çekmiştim üstünden. Artık sabahları geldiğinde ‘Günaydın, Hoşgeldiniz’ falan derken öyle sıcak davranmıyordum, kendisi istemediği sürece kahvesini kendiliğimden yapıp götürmüyordum, akşamları çıkarken de çok resmi veda edip çıkıyordum. İlgisiziliğimi farketmiş ve bozulmuştu... 

Bu onu delirtmiş olacak ki, birgün iş çıkışı hemen arkamdan çıkıp, araba ile arkamdan korna çaldı ve “Bugün ben bırakayım seni, hadi atla!” dedi. “Yok teşekkürler, dolmuşla giderim!” dedim. “Aaa kırma beni, hadi lütfen!” deyince bindim. İkimiz de hiç konuşmuyorduk. Arabayı çok yavaş sürüyordu. “Biraz hızlı sürün lütfen, çok acıktım, bir an önce eve gitmek istiyorum!” dedim. “Hadi beraber birşeyler yiyelim!” dedi. Hık mık etsem de, teklifini kabul ettim ve Meram da güzel bir restoranta gittik. Ne yapmaya çalıştığını ve ne olduğunu tam kestiremiyordum. Evi arayıp, Ali abi ile yemek yediğimizi, sonra kendisinin beni eve bırakacağını söyledim. Annemler kendisine güvendiği için izin verdiler... 

Yemeği yedik kalktık. Arabada, “Bir de kahve içelim, iyi gider bunun üstüne!” dedi. “Buyrun bize gidelim yapayım, annemlerle içersiniz!” dedim. “Yok evim hemen burada biliyorsun, gel ben sana yapacağım!” dedi. “Yok teşekkürler!” falan desem de ısrar etti, “Çok iyi Türk kahvesi yaparım!” dedi. “Peki!” dedim ve geçtik evine. Gerçekten bugüne kadar, o meme kontrolu hariç, ikimizin de birbirimize ne bir iması, ne bir tacizi, ne de başka birşeyi olmamıştı. Evine girdiğimizde şaşırmıştım, bekar evine göre temiz ve iyiydi. Salona oturttu beni, kendisi de hemen mutfağa geçti ve kahveleri yapmaya başladı. Kahve kaynarken benden üzerini değiştirmekiçin müsade istedi. Hemen içeri gidip eşofman ve tişört giymişti. 5 dakika sonra kahvelerle geldi, kahvelerin yanına lokum bile koymuştu. Hoşuma gitmişti :)) 

Kahveleri içerken hiç konuşmuyorduk, sadece bakışıyorduk. Sehpada duran çocukluk resimleri ilişti gözüme ve albümü elime alıp bakmaya başladım. ‘Bu kim? Şu kim?’ diye sorarken, birden onu yanımda buldum. Resimlere bakarken her solukta nefesini dahada yakınımda hissediyordum sanki. Panik, korku, heyecan ve azmışlık bir aradaydı. Bazen yana doğru bakıyordum, bir gözü albümde, biri bendeydi. Daha sonra, “Saçların çok hoş kokuyor, beni cezbediyorsun!” dediğinde, artık herşeyi anlamıştım. Çok fena azmış olsam da, birden kalktım ve “Ben artık gideyim Ali abi, annemler merak etmesin!” dedim. Elimden tutup geri oturttu beni, “Dur korkma hemen, ben bırakacağım seni merak etme, sadece yanıma otur!” dedi. 

Titreyerek yanına oturdum. Minik minik boynumdan öpmeye başladı. “Ali abi ben daha önce...” diye başladığım cümleyi tamamlamama fırsat vermeden, “Biliyorum, bakiresin! Sakin ol, sadece biraz şehveti tadacağız!” diyerek, küçük küçük beni öpmeye devam ediyordu. Çok tahrik olmuştum. Elimi alıp sikine koydu ve eşofmanın üstünden sikine bastırtmaya başladı bana. Utanıyordum, ama hoşuma da gidiyordu. Kulağıma, “Sakin ol birtanem, rahat bırak kendini, senin için yanan yarağımı hisset, tek isteğim o taptaze vücudunu tatmak!” falan diyerek beni azdırıyordu. Bir anda kendimi kucağında buldum, hem de külot ve südyenle... 

Onu da soyduk, çırılçıplak, kalkık sikiyle karşımdaydı. Kucağında birsüre öpüştükten sonra, aşağılara indi ve memelerimi emmeye, ısırmaya ve yoğurmaya başladı. Bana, “O gün çok tahrik olmuştum, enfes göğüslerin var, mhhhh mükemmel!” falan diyerek, bir yandan da amımı okşuyordu. Amıma indiğinde ise kokusunu içine çekti ve “Enfes görünüyor, daracık ve sıcacık!” diyerek yumuldu. Doktor bu işi iyi biliyordu, daha önce iki sevgilim de böylesine yalamamıştı amımı. Somura somura, dilini içine soka soka vakumluyor, beni çıldırtıyordu. Orgazmın ne olduğu sanki ilk defa tatdım. Sarsıla sarsıla, saçlarını çeke çeke, titreyerek, süzüldü zevk sularım onun ağzına. Tam 2 kere beni yalayarak boşalttı. Bir kadını nasıl tatmin edeceğini çok iyi biliyordu, eee 34 yılın en az 15 yılı karı kız sikmiştir. Böyle bir adamı kim boş bırakır ki? 

Daha sonra sikini ağzıma verdi ve ağzımı sikercesine gidip gelmeye başladı. Yalayıp, emiyor, ısırıyordum, inliyordum. Derken 69 olduk, ben sikini emerken, o da götümün yanaklarını sıkıp, okşamaya başladı. Parmağını götümün deliğine sürttüğünde irkildim. “Korkma, sadece okşuyorum, arkadan denemek istermisin?” dediğinde, “Hayır!” dedim. Daha önce götten siktirdiğimi bilmiyordu tabi ve ısrar ediyordu, “Lütfen, bak çok zevk alacaksın!” diyordu. Aslında o yarağı biran önce götüme yemek için deliriyordum, biraz daha naz yaptıktan sonra, “Peki!” dedim. 

Banyodan hemen vazelin getirdi. Adeta bebek kremler gibi kalçalarımın içini dışını, götümün deliğini vazelinle güzelce yağladı ve 10 aya yakındır sikilmeyen o götümü parmaklamaya başladı. Sonra beni halıya yan uzattı, kendisi de arkama o şekilde geçti, yavaş yavaş sikini götüme sürtmeye başladığında çıldırmıştım, zevkten delirmiş gibi inliyordum. Hiç anlamadığım bir anda sikinin başını götüme öyle bir soktu ki, nefesim kesildi resmen, abartısız nefes alamadım. Kalanını yavaş yavaş geçirdiği dakikalarda az kalsın bayılıyordum. Hızlı hızlı gidip geldiğinde ise ikimizde de film kopmuştu. Rahat bir 15-20 dakika götümü siktikten sonra deli gibi inleyerek götümün içine akıttı döllerini. Amımı okşadığında ben de 3. orgazmımı yaşamıştım. Nefessiz arkamda uzandı kaldı, ben de aynı şekilde. Sonrasında okşayıp öperek kaldırdı beni ve giyindik. Oturduk birer kola içtik, sonra beni eve bıraktı. 

O gece MSNde uzun uzun konuştuk. İtiraf etti, beni ilk gördüğü günden beri arzuluyormuş. Şimdi 3 seneye yakındır yanında çalışıyorum, 3 senedir ful sikişiyoruz ve yapmadığımız şey kalmadı. Bu arada nişanlandık. Eee hayat seksten ibaret, insan yanıbaşındakini farkedince gerisi geliyor :))

Deneme Süresini Müdürün Yarrağını Yiyerek Geçtim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Slm, ben Bahar. 21 yaşındayım, doğma büyüme Konyalıyım. Liseden sonra üniversite sınavına 2 kere girdim, ama sınava hiç çalışmadığım için istediğim 3 bölüm de gelmedi. Evde çok sıkıldığım için, nette iş ilanlarına bakarken bir ilan gördüm: “Bir Kozmetik firmasına, yüksek maaşla, diksiyonu düzgün, güleryüzlü, bakımlı, giyimine özen gösteren, en az lise mezunu bayan eleman aranıyor!” diyordu. Aslında iyi gibi geldi bana, hem istediğim gibi giyinip, makyaj yapıp, hem de fazla yorulmayacaktım…


Ertesi gün mağazaya gittim. Mağazada çalışan 3 tane bakımlı hoş bayan vardı. Personelden sorumlu Jale hanımla ön görüşmeyi yaptık ve işe alınmam konusunda anlaştık. Fakat Jale hanım, “Müdürümüzle de bir konuşmanız gerekiyor, buyrun odasına geçin, kendisi saat 2 gibi burada olacak!” dedi. Odaya geçtim oturdum. Ben müdürü de bayan bekliyordum, ancak kapı açıldı ve içeri 33 yaşlarında, iri yapılı, boylu poslu, çok yakışıklı olmasa da, hoş ve sesksi bakışlı bir adam olan Emre bey girdi. Onunla da konuştuk ve işe alınmam konusunda anlaştık. Ama çalışma saatleri konusunda biraz tereddütte kalmıştım, sabah 9’dan akşam 21’e kadardı çünkü. Annemler izin vermeyebilirdi. Olmazsa 2-3 ay çalışır çıkarım diye düşündüm. Müdür de beni beğenmişti ve “Bir ay deneme sürecimiz olacak, bu süreçte birbirimizden memnun kalırsak devam ederiz, olmazsa el sıkışıp ayrılırsınız, sıkıntı yok!” dedi. “Peki!” dedim ve pazartesi günü işe başladım.

Bu arada kendimden bahsetmeyi unutmadan söylemeliyim, orta boylu, hafif balık etli, uzun bacaklı, dolgun göğüslü ve kalçalı, esmer, uzun saçlı, ela gözlü, hoş bir kızım. Bugüne kadar sadece 2 sevgilim oldu. İkincisi ile tam olarak ilişkiye girmiştim, beni bozmuştu yani. Ama şiddeti seven bir yapısı olduğundan, nekadar sevsem de ayrılmıştık. Bu duruma üzülüyordum ve onu özlüyordum. Onunla ayrılalı hemen hemen 7-8 ay oldu. Ve hayatıma ondan sonra hiç erkek te almamıştım, halen aklım ondaydı çünkü…

Neyse bu kozmetik işin başladım, gayet iyi gidiyordu. İşyerinde benimle beraber çalışan 3 bayan vardı. Bu bayanların 3’ü de evliydi, anlayacağınız 3’ü de açık kapı. İçimden (Bu müdür hepsini sikiyordur!) diye düşünüyordum, çünkü müdürle çok samimilerdi ve adama karşı yalakalardı, (Adam bekar, siker geçer!) dedim içimden. Ama işe başladıktan 10 gün kadar sonra, müdür Emre beyin gözü sürekli benim üstümdeydi. Güvenlik kamerasından olsun, kapıdan olsun, kaçamak bakışlarla bana bakıp izlediğini biliyordum. Diğer 3 olgun bayan kendisi için can atarken, müdürün neden bana kur yapar gibi baktığını anlamıyordum, zira ben kendisine hiç yüz vermiyordum. Aklım fikrim ayrıldığım sevgilimdeydi…

Müdürün bana olan ilgisini işyerindekiler de farketmişlerdi ve bana düşmanca tavırlar takınmışlardı. Ama umrumda değildi, çünkü Emre beyin gözdesi bendim. Emre bey de artık bana olan ilgisini açık açık belli ediyor, öğle yemeklerine benimle geliyor, bazen de, “Sizin evin oradan geçiyordum…” diyerek, işe bile beni o götürüyordu. Ama benim yüz vermemem onu çıldırtıyordu. MSN’de olsun, yüzyüze olsun, benden hoşlandığına dair konular açtıkca ben kapatıyordum o konuları…

1 aya yaklaşmıştık ki, birgün herkes öğle yemeğine çıktı, bense midem ağrıdığı için çıkmamıştım. Emre bey de çıkmamış, oysa ben çıktığını sanıyordum. İşyerinde depo gibi bir yer var, oraya indim ve kızlar gelene kadar kanepede uzanayım biraz dedim. Etraftaki katologları incelerken, deponun kapısı açıldı, aşağı birisi iniyordu. Bizim kızlardan biridir diye telaşlanmamıştım açıkcası, ancak karşımda Emreyi görünce şaşırdım, hemen toparlandım. “Toparlanmana gerek yok…” dedi. Elinde bir sigara vardı, yavaş yavaş indi merdivenleri, bana doğru yaklaştı. Toparlandım, “Kusura bakmayın Emre bey, biraz rahatsızlandım, onun için biraz uzanıyordum. Buyurun, ne vardı?” dedim. O da, “Yemeğe çıkmamışsın? Hemde, bu Cuma işe başlayalı 1 ay olacak, nasıl memnun musun?” dedi. “Evet memnunum, sıkıntı yok benim açımdan, ya siz benden memnun musunuz?” dedim. “Ben de senden çok memnunum, işine devam edeceksin, yalnız son bir husus var…” dedi. “Nedir?” dediğimde, birden beni kendine çekip, “Senin tadına bakmadım, özel performansını bilmiyorum!” dedi.

Şok olmuştum, o beyefendi adam birden sapıklaşmıştı sanki. İttim onu ve ona bu yaptığının çok ayıp olduğunu söyledim. Depodan çıkmak istediğimi, birisinin gelebileceğini söylediğimde, “Merak etme, kimse gelmez, uzak bir lokantaya gittiler, korkmana gerek yok!” filan dedi. İlk önce çok kızmıştım, daha önce hiç böyle birşey yaşamamıştım, sonuçta orospu değildim ki ben. Sonra düşündüm, 7-8 aydır sikişmemiştim, ne çıkardı ki birkere sikişsem. Kararımı vermiştim, müdürle sikişecektim, ama naz yapacaktım ve direnecektim, yapacaksa da zorla yapacaktı. Böylesi her ikimiz için de daha zevkli olacaktı…

Yüzüne bakmadan, “Lütfen çekilin, çıkmak istiyorum!” dedim. Heyecandan titriyordum. Beni tutup kanepeye uzattı, ellerimi sıkıca tutarak, pantolonun kemerini çözdü. Sesi beni çok tahrik ediyordu zaten, saçımdan tutup, “Bakiremisin, değilmisin?” dedi. Ben kısık kısık, “Lütfen yapma, lütfen bırak…” diyordum. O ise kendini kaybetmişcesine üstüme abanıyor, “Harikasın bebeğim, amını götünü parçalamayan ibnedir, bana yüz vermemek neymiş görelim bakalım!” dedi ve külodumu indirip amımı yalamaya başladı. Çok hoşuma gidiyordu, ama, “Bırak beni!” demeye devam ediyordum. Sonra bana, “Eğer güzel güzel istediğimi yaparsan, ikimiz içinde acıtıcı birşey olmayacak!” dediğinde kendimi bırakmıştım. Ama yinede itiyordum onu…

Yarağını gördüğüm an zaten şok olmuştum, iri uçlu, şişkin, uzun birşeydi, nasıl alcaktım onu içime. Amımı epeyce yaladıktan sonra, elini tükürükleyip yarağını ıslattı ve inleyerek amımın dudakları arasına sürtmeye başladı. “Bakiremisin, değilmisin? Hadi söyle!” deyince, “Değilim!” dedim birden. “Hmmm, tahmin etmiştim, yavrum bu harika!” diyerek, beni çevirdiği gibi domalttı ve arkamdan sikini amıma dayadı. Ortam sessizdi, sadece benim kesik kesik nefes alışlarım ve numaradan ağlayışım, onunsa azmışlığının sesleri vardı. Sikini sürte sürte amıma yavaş yavaş geçiriyordu. Sokarken de, “Tahmin etmiştim, çok sikilmemiş amın olduğunu, ohh işte buuu!” diyerek, köküne kadar geçirdi. Nefesim falan kesilmişti….

Bir süre sonra gidip gelmeye başladı. Kendinden geçmişti artık. Ben de zevk alıyordum, ama halen, “Yeter artık…” filan diye söyleniyordum. O da, “Az kaldı sabret, tadını çıkar, amını yerim senin, ohhhhh, uzun zamandır böyle dar amcık sikmedim!” filan diyerek, 20 dakika kadar gidip geldi ve sonra, “Birazdan geleceğim, sen de boşal, artık kasma kendini! Üstelik deneme sürecini de geçtin bebeğim!” diye söylenerek içimden çıkarıp sırtıma patladı…

Bir süre üstümde kaldı. Sonra kalktı, külot ve pantolonunu çekip, üstünü başını düzeltti. Ben de aynı şekilde toparlandım. Hiç konuşmuyorduk. Geldi öptü beni birkere ve mağazaya çıktık. 10 dakika sonra falan da diğer kadınlar geldi. Hiçbir şey olmamış gibi o günün sonunu getirdik. Ama ben ogünden sonra işe gitmedim, Jale ablaya ayrılmak istediğimi söyledim, o da Emreye söylemiş tabi. Ama emre hergün beni MSN’den aradı, yalvarıp yakardı, beni yeniden ikna etti ve işe yeniden başladım.

Yeniden başlayalı tam 2 ay oldu ve bu arada Emrenin tek gözdesi benim, diğer kadınların hiçbirine yüz vermiyor. Hepsi de bu duruma deliriyor tabii. Ama ben kimseyi birşeye zorlamadım sonuçta. İlk sikişmeden sonra, Emre beni birkere daha (arabada) sikti. Çok zevkliydi, ama öyle sık sık vermiyorum, tadı kaçmasın diye. Bakalım böyle nereye gidecek bu iş…

Eczanede Nöbette Patronumla Seks!

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



O zaman 18 yaşındaydım ve o Eczanede işe yeni başlamıştım. Patronum 30 yaşında, kel olmasına rağmen oldukça yakışıklı biriydi. Çok iyi kalpliydi. O gece bizim Eczane nöbetçiydi. Daha önce çalıştığım Eczanelerde hiç nöbete kalmamıştım. Patronum nöbete benim de kalacağımı söyledi. Yatarken giymek için hiçbir şeyimin olmadığını söyledim. Patronum da, “Önemli değil, hava zaten sıcak. Pantolonunun altında iç çamaşırın vardır herhalde?” dedi. Gülerek, “Tabii var abi!” dedim. Yalnız uykumun çok ağır olduğunu, kapı çalınırsa duymayabileceğimi söyledim. O da, “Ben uyanırım.” dedi. Gece saat 12’ye geliyordu, artık gelen giden müşteri kalmamıştı. Patron, istersem yatabileceğimi söyledi. Arka tarafa geçtiğimde yatak hazırdı. Bana, “Elbisenle yatma sakın!” diye seslendi. Zaten üzerimde bir tişört bir pantolon vardı, onları çıkarıp külotla yatağa yattım. Hemen uyumuşum.

Nekadar zaman uyuduğumu bilmiyorum, ama yanımda bir hareketlilik hissederek uyandım. Patronum beni uyandırmamaya gayret ederek usulca yatağa girmişti. Sırtını bana çevirerek bir süre yattı. Uykum kaçmıştı, ama uyuyormuş gibi yapıyordum. Zira uyanık olursam, gelecek müşteriyle benim ilgilenmem gerekebilirdi. Bir süre sonra patron bana dokunarak uyuyup uyumadığımı kontrol etti. Hiç renk vermedim, uyuyor numarasına devam ettim. Patron elini üzerimden aşırıp göğsümün üzerine, memelerime koydu. Koydu ama elini hiç hareket ettirmiyordu. Derken eli yavaş yavaş aşağı doğru kayarak, tam da sikimim üzerinde durdu. Eli sikimin üzerinde yine hiç hareket etmiyordu. Ancak sikimin üzerinde bir erkek elinin varlığı beni tahrik etmişti. O güne kadar hiçbir erkek bana cinsel anlamda dokunmamıştı. Ve bu tip ilişkilerden de nefret ettiğimi sanıyordum. Hatta bana eşcinsel ilişkiteklif eden arkadaşlarımla kavga etmiş, onlarla selamı sabahı bile kesmiştim. Ancak şimdi durum farklıydı. Bana dokunan patronumdu. Hem işimi, hem de patronumu çok seviyordum. Uyanık olduğumu hissettirirsem, hem bu iyi patronu hem de işimi kaybedebilirdim. O yüzden ne olursa olsun uyuyormuş numarasına devam etmeye karar verdim. Ayrıca henüz patronun uyuyup uyumadığını da tam anlamış değildim, belki de bunları uykusunda yapıyordu.

Duyduğum heyecanla sikim taş gibi olmuştu, sikimin başı külotumdan dışarı çıkmış, patronun eline değiyordu. Bu da benim içimi gıcıklıyordu. Derken patron elini hareket ettirmeye, yavaş yavaş sikimin başını okşamaya başladı. Aldığım zevkten dolayı sikimden bir iki damla zevk suyu akmıştı. Patronum parmaklarıyla aldığı sıvıyı sikimin başına dağıtıyor, sikimin kayganlaşan başı bana ekstra zevk veriyordu. Ne olursa olsun uyanık olduğumu belli etmemeliydim, bu zevk bitmemeliydi. Sikimiyice sertleşmişti ve patronun elini tamamen dolduruyordu. Patron benim uyuduğumdan iyice emin olmalıydı ki, yavaş yavaş külodumu sıyırıp dizlerime kadar indirdi. Artık bütün çıplaklığımla onun gözlerinin önündeydim. Bir süre loş ışıkta beni seyrettiğini hissettim. Elleri vücudumda gezinmeye başladı. Memelerimi sıkıyor, sikimi okşuyor, taşaklarımı avuçlayıp tartıyordu. Bazen de kaba etlerimi hafifçe sıkıyordu.

Üzerime eğilerek memelerimi yalamaya başladı. Dili müthiş zevk veriyordu bana. Kızlarla sevişmekten hiç bu denli zevk almamıştım. Kızlar kesinlikle bu işi bilmiyorlardı. Patronum bütün göğsümü yalıyor, beni kudurtuyordu. Hele göbek deliğimin etrafında dili ile daireler çizmesi bana inanılmaz bir zevk verdi. Hem zevk alıyor, hem de korkuyordum. Bu işin sonunun nereye varacağı hakkında tahminler yürütüyor, beni sikmeye kalkarsa nasıl davranmamam gerektiği konusunda senaryolar üretiyordum kafamda. Dili yavaş yavaş aşağı kaydı. Dili sikimin tüyleri üzerinde geziyor, dişleriyle sikimin tüylerini ısırıp hafif hafif çekiyordu. Derken dili sikimin başında gezinmeye başladı. Dilinin ucu sikimin deliğinegiriyordu hafifçe. Sonra yavaşça dudaklarını sikimin başına sardı. Artık sikimin başı ağzının içindeydi. Diliyle sikimin başına masaj yapıyor, dudaklarıyla sıkıyor, elleriyle de memelerimi ve taşaklarımı okşuyordu. Dudakları sikimin köküne doğru yavaşça ilerliyordu. Derken sikim tamamen patronun ağzındaydı…

Buna inanamıyordum, resmen patronumun ağzını sikiyordum. Bu müthiş bir duyguydu. Zevkten uçuyordum. Hiç ummadığım anda kendimi müthiş bir seks olayının ortasında bulmuştum. Ne pahasına olursa olsun uyanık olduğumu belli etmemeliydim. Hiç kıpırdamadan yatıyordum. Patron ustalıkla sikimi emiyor, başını yalıyor, saxo çekiyordu. Artık nefesim hızlanmaya başlamıştı. Gelmek üzereydim.Kendimi geri çekmek istedimse de uyanık olduğumu anlamasın diye hareket etmemeye karar verdim. Patlamak üzereydim. Boşalmak üzere olduğumu hissetmiş olmalı ki, o da hareketlerini hızlandırıp beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. Sonunda dayanamadım ve patronun ağzında patladım. Döllerim patronun ağzından taşıp taşaklarıma doğru akmaya başladı. Patron birden geri çekilip uyuyup uyumadığımı kontrol etti. Uyuduğuma kanat getirince döllerimi yalamaya başladı. Sikim hala taş gibiydi. İlk kez birinin (üstelik bir erkeğin, üstelik de patronumun) ağzını sikmiş, ağzında patlamıştım. Ama bu bana yetmemişti…

Patronum döllerimi yalayarak temizledikten sonra beni yavaşça kendine doğru çevirdi. Kendisi de sırtını bana doğru dönüp, külotunu sıyırdı ve götünü sikime yapıştırdı. Sikim götünün yarığı üzerindeydi. Götünü yukarı aşağı kaydırıryor, bu da beni iyice zevklendiriyordu, hafifçe yumuşayansikim tekrar taş kesmişti. Elini yatağın yanındaki rafa uzatıp bir şey aldı ve bunu hem sikime, hem de kendi götüne sürdü. Kokusundan bunun sıvı sabun olduğunu anladım. Çok heyecanlanmıştım, ama uyanıklığımı anlamasın diye de kıpırdamıyordum. Eliyle sikimin başını tam götünün deliğine yerleştirip, deliği üzerinde daireler çizdirmeye başladı…

Götünü biraz bastırınca, sikimin başı yavaşça içeri girmişti. Hele buna hiç inanamıyordum, resmen patronumun götünü sikiyordum. Sıcak ve sıkı bir deliği vardı, ama sikim girmekte pek zorlanmıyor gibiydi. Yavaş yavaş kendisini bana doğru itiyordu. Sikim yarısına kadar patronun götüne girdiğinde, ben de ilk kez harekete geçerek kendimi ona doğru ittim. Artık sikim tamamen içindeydi. Patronum götüyle yavaş yavaş ileri geri gidip gelmeye başladı. Hafif hareketlerle ben de onun ritmine uydum. Elini uzatıp elimi yakaladı ve sikinin üzerine koydu. İlk kez bir erkeğin sikini elliyordum. Patronun taş gibi siki benimkinden daha iriydi. Birden, bu yarağı yemek zorunda kalırsam canım çok yanabilir diye bir düşünce geçti kafamdan. Üstelik ona uykum ağır demiştim. Ama sonradan kafamda, beni sikeceği ihtimali zayıfladı. Hiç kimse sikilirken uyumazdı herhalde. Hele götten sikilirken insanın uyanmaması mümkün değildi. Bu yüzden patronun bunu göze alacağını sanmıyordum…

Kafamdan bu tür düşünceler geçerken, biryandan patronun götünü sikiyordum (daha doğrusu patron götünü siktiriyordu), biryandan da elimle patronun muhteşem sikinini yavaş yavaş sıvazlıyor, sikinin zevk suyuyla sırıl sıklam olmuş başını avucumla sıkmadan okşuyordum. Sikim patronun sıcacık deliğine girip çıktıkça anlatamayacağım kadar çok zevk alıyordum. Bir süre sonra patlamaya tekrar hazırdım. Patronun nefesinin hızlanmasından ve sikinin iyice gerilmesinden, onun da patlamak üzere olduğunu fark ettim. Artık iyice hızlanmıştık. Daha fazla dayamayıp, patronun götünün derinliklerine patladığım anda, patron da avucuma attırdı. Elimin her tarafı döl olmuştu. Döllerinin keskin kokusu burnuma kadar geldi. Tadını merak ediyordum, ama korkumdan tadına bakamıyordum. Sırtı bana dönüktü, nasılsa göremez diyerek cesaretimi toplayıp döller damlayan elimi ağzıma götürdüm. Değişik ve hoş bir tadı vardı. Zaten ondan sonra bu tadın müptelası oldum.

Sikim iyice küçülüp inene kadar patronun götünde kaldı. Sonra götünü yavaşça sikimden çekti ve bana doğru döndü, herhalde uyanık olup olmadığıma baktı. Ben tabii uyuyormuş numarası yapmaya devam ediyordum. Sikime ve taşaklarıma bulaşmış dölleri yaladıktan sonra, beni yavaşça çevirerek yüzükoyun yatırdı. Sırtımı öpüp okşamaya ve hafif hafif ısırmaya başladı. Tekrar zevke geliyordum,sikim yeniden sertleşiyordu. Patronun dili kalçalarımda yoğunlaşınca, eyvah, sanırım bu koca yarağı yemem gerekiyor dedim kendi kendime. Ama beni sikmesi halinde, itiraz etmeyecek, gıkımı bile çıkarmayacaktım. Bana az önce götünü veren ve müthiş zevk yaşatan bu adama itiraz edemezdim. Evet, ben de ona götümü vermeliydim. Hem patron bile götünü siktirdiğine göre, bu o kadar korkunç bir olay olmamalıydı. Belki de göt siktirmek daha zevkliydi…

Dili deliğimi bulmuş yalıyor, deliğime girip çıkıyordu. Resmen diliyle sikiyordu götümü. Sonra birden durdu ve yataktan kalkıp rafların birine yöneldi. Gözümü hafifçe aralayıp ne yaptığına bakıyordum. Prezervatiflerin olduğu raftan bir prezervatif alıp sikine geçirdi. Loş ışıkta görebildiğim kadarı ile, patronun uzun ve kalın siki 20 cm kadar vardı. Sikine ve götüme sıvı sabun sürüp, bacakarama yanaştı, sikinin başını deliğime dayadı ve ağırlığını vermeden üstüme uzandı. Heyecandan ve korkudan ölüyordum. Şu ana kadar deliğime parmak bile sokmamıştım, patronun o koca yarağını içime nasıl alacaktım? Endişelerim boşa çıktı, patron sikini götüme sürtüyor, ama ısrarla sokmuyordu. Aslında o yarağı içimde istiyordum, ama buna cesaret de edemiyordum.

Patron sikini deliğimin üzerinden taşaklarıma doğru kaydırıp fırçalamaya başladı. Sikinin koca başını bir deliğimde bir taşaklarımın üzerinde hissediyordum. Sokmuyordu, ama bu bile bana müthiş zevk veriyordu. Sonra sikini deliğimin üzerine yerleştirip durdu ve hafifçe bastırmaya başladı. Ucu girdisanırım, ama canım da bayağı bir yandı. Neyse ki daha fazla sokmadı. Çıkarıp tekrar fırçalamaya başladı. Nefesi hızlanmıştı. Ben de tekrar gelmek üzereydim. Birkaç kez daha fırçalayarak, sikinin başını taşaklarıma bastırıp sarsılmaya başladı. Prezervatifin ucunda biriken döllerin sıcaklığını hissediyordum. Bundan aldığım müthiş zevkle ben de boşaldım. Patron usulca üzerimden kalkıp, kağıt mendille önce kendini, sonra beni güzelce temizledi. Sikimin ucunu öptükten sonra külodumu çekti. Kendi külodunu da giydikten sonra, dudaklarıma ve alnıma öpücük kondurup yanıma uzandı.

Hayatımda hiç bu kadar heyecanlı ve zevkli bir gece geçirmemiştim. Bu olaydan sonra, patronumla başka nöbetlerde de benzer maceralar yaşadım. Ancak ben her seferinde uyuyor numarasına devam ettim, bir türlü cesaretimi toplayıp da uyanık olduğumu söyleyemedim. Çünkü patronum, eşcinselliğini kendine bile itiraf edemeyecek kadar çekingen birisi. Olsun, ben buna da razıyım.

Patronumla yaşadığım bu olaylardan sonra, daha önce reddettiğim arkadaşlarıma bu kez ben teklif ettim, ama onlar başka bir hikaye konusu. Şimdilik hoşça kalın.


Kocam Doyuramayınca Patronum Doyurdu

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Merhaba. Ben Ayça. 28 yaşında, 1.60 boyunda, 50 kilo, kumral, 95-65-100 ölçülerinde, evli, çocuksuz bir kadınım. Kocam benden 2 yaş büyük, oldukça yakışıklı bir adam, yaklaşık 19 cm civarında oldukça kalın bir yarağa sahip, ancak buna rağmen seks hayatımız benim açımdan hiçte iyi gitmiyordu. Bu boyutta bir yarağa alışmak benim için çok kolay olmadı, tabii kocamın hayvanlığı nedeniyle. Kocam, kocaman yarağı ile üzerime çıkıyor, her istediğini yapıyor, ağzımdan, amımdan, götümden, nasıl sikmek isterse sikiyor, kendi boşalınca da arkasını dönüp uyuyor, benim zevk alıp almadığımı hiç düşünmüyordu...

Kocamı bu konuda çok uyardım, ama nafile, bir işe yaramamıştı. Kocamla seks benim için sadece sıkıntı anlamına geliyordu, zevk adına hiçbir şey yaşamıyordum. Ben de artık okuduğum birçok seks hikayelerindeki gibi zevk alarak seks yapmak istiyordum. Kafama koymuştum, önce bir işe girecektim ve ekonomik özgürlüğümü kazanıp, sonra da kocama boşanma davasını açacaktım. Boşanırsam, gerçek seksi yaşamak konusundaki niyetimi gerçekleştirmek için çok daha fazla fırsatım olacaktı...

İnternetteki iş bulma sitelerinden birinde özel bir şirkette Yönetici Asistanı ilanı vardı. Telefon ettim, Cansu hanım diye birine bağladılar. Cansu hanımın sesi çok tanıdık gelmişti. Neyse, randevu alıp görüşmeye gitmeye karar verdim. Hafif dekolteli bir bluz, diz üstü bir etek, hafif bir makyaj yaparak, görüşmeye hazırlandım. Bu halim ile aynada kendimi çok beğenmiştim. Adrese ulaştığımda, önünde durduğum bina kocaman bir plazaydı. Resepsiyona Cansu hanım ile görüşmeye geldiğimi söyledim. Kısa bir telefon sorası beni binanın en üst katında bir odaya çıkarttılar. Büyük deniz manzaralı bir oda idi. Beni getiren görevli Cansu hanımın birazdan geleceğini, patronun yanında olduğunu belirtti. Beklemeye başladım...

Bu arada camın önünde dışarıyı seyrediyordum. Birkaç dakika sonra kapı açıldı. Mini etekli, sarışın, oldukça alımlı bir hanım girdi içeri. Merhabalaştık, özgeçmişimi uzattım, okumaya başladı. Üniversite eğitim kısmını okurken, Burada yazanlar konusunda bir hata yok değil mi? dedi. Kesinilikle yok! dedim. O halde sen Lopez Ayçasın! dedi. (Üniversitedeyken kalçalarımın büyüklüğü ve şekli ile Jenifer Lopezin kalçarına benzerliği yüzünden bana bu lakabı takmışlardı). Bir anda şok oldum, nereden bilmişti benim Üniversitedeki lakabımı? Şaşkınlıkla yüzüne bakarken, Beni tanıyamadın değil mi? dedi...

Ses çok tanıdıktı, ama bü vücut benim kankim, sır ortağım, Cılız Cansu değildi. Utanarak, Cılız Cansu? dedim. Evet, ta kendisi! dedi. O anda dünyalar benim olmuştu. Cansu yla Okuldan sonra hiç görüşememiştik, o ailesinin yanına Ankaraya dönmüştü. Ben halen şoktaydım, Cansuya, Ne oldu sana böyle? dedim. Cansu, Anlatırım sonra! diyerek konuşmasına devam etti. Epey bir sohbet ettik. İş için başvurmuştum, ama en iyi arkadaşımı bulmuştum. Eski günler filan derken, konu sonunda işe geldi:

- Ayçacığım, emin ol seni bu işe almak isterdim, ama bu kadro evli bir bayan için uygun bir iş değil! Fiziksel anlamda tam sana göre, ama kişilik olarak senin için hiç uygun değil!

- Nasıl yani? Ya sen sekreter aramıyormusun?

- Hayır sekreter değil, yönetici asistanı arıyorum ve bu asistan işinin dışında başka birçok hizmet verebilecek biri olmalı!

- Nasıl hizmetler?

- Söyletme bana, anladın!

- Yani aslında patronuna bir metres mi arıyorsun?

- Evet, senden gizleyecek değilim, bu yüzden sen olamazsın!

- Peki, ben yine de istediğimi söylersem?

- Nasıl yani Ayça?

- Evliliğim zaten bitmek üzere, cinselliği ise uzun zamandır yaşamıyorum, hem işe, hemde seksi bir erkeğe ihtiyacım var!

- Ama patronun seks talepleri farklıdır...

- Nasıl farklılıklar?

- Erkan bey fazlaca azgın bir adamdır ve anal seks ister, seks sırasında argo konuşulmasını sever ve ağza boşalmayı çok sever, ama ben hiç müsaade etmedim, bu güne kadar birkaç kez yüzüme boşalmasına izin verdim sadece!

- Sadece bunlar ise problem değil, kocamdan alışığım bunlara!

- Eminmisin?

- Kesinilikle!

- Peki, sen bilirsin! Aslında tanıdığım birinin olması işime gelir!

- Ne zaman iş başı yapabilirim?

- Şu an itibarı ile işe alındın, ancak birde patronun seni görmesi ve bir test yapması gerekiyor!

- Beni beğenmesi için nasıl hazırlanayım?

- Aslında özel birşey yapmana gerek yok, onun yanında, manken gibi kendi etrafında dönmen yeterli olacaktır. Kalçalarını gördüğünde, emin ol dibi düşecektir! Kalçalarını daha belirgin gösteren bir kıyafet tercih etmen yeterli. Maaşını yarınki mülakat belirleyecek!

- Peki anlaştık! Ne zaman görüşeceğim patronla?

- Ben ayarlarım, yarın öğleden sonra 14:30 civarında evinden aldırırım, sen hazırlan!

Sonra Cansu nun yanından ayrıldım eve döndüm. Ertesi gün için hazırlık yaptım. Akşam kocam eve geldi, ona iş için kabul edileceğimi, ancak yarın bir mülakat olacağını söyledim. Hayırlı olsun! dedi. Sonra yemeği yedik, maç seyredip uykuya geçti öküz. Sabah uyandım kalkıp duşa girdim ve ağda v.s. bir güzel temizlik yaptım, giyinmeye başladım. Altıma, ön tarafı dantelli siyah bir tanga giydim, aynı çamaşır takımının sütyenini giydim üzerime, dar bir body ve altıma da siyah taytımı giydim, kalçalarımın bütün güzelliği ortada idi. Artık hazırdım. Saat 14:30 civarında Cansu bana araç gönderdi, evimden aldırdı ve şirkete geldik. Önce Cansu nun yanına çıktım. Cansu önce beni tepeden tırnağa bir süzdü ve gülümseyerek, Zilli, bugün kesin işe girdin! dedi, sonra kalçama bir tokat attı, Bunlara iyi bak! dedi ve beraberce patronun odasına geçtik...

Patron Erkan bey bizi kapıda karşıladı. İçeri geçtik, önde Cansu, arkasında ben. Patronun beni arkadan iyice bir süzdüğüne eminim. Cansu bizi tanıştırdı. Erkan bey 35 yaşında, 1.80 boylarında, atletik yapılı, oldukça yakışıklı bir adamdı, resmen içim erimişti. Ve konuşmaya başladık. Erkan bey bana, Cansu hanım sizi çok övdü ve bütün hizmetleri yerine getireceğinizi söyledi! dedi. Ben de, Evet, Cansu hanım bana gerekli bilgileri verdi ve işleri kısa zamanda bana devredecek, ama işbaşı yapmadan önce sizin bir mülakatınızın olacağını belirtti! dedim. Evet, öyle olacak! Cansu hanım bizi yalnız bırakabilir misiniz? dedi. Cansu da, Tabi efendim! diyerek çıktı odadan. Erkan bey kapıyı kilitleyerek geri döndü...

Yanıma geldi, Evet Ayça hanım, başlangıç maaşın 2.000 lira olacak ve mülakat başarına göre bu maaş konusunu çözeceğiz, hazırmısın? dedi. Evet hazırım, ama söylemek istediğim birşey var... dedim. Nedir? dedi. Bugün yapacaklarım, karşılıklı olarak, istekli olarak yaptığımızda daha güzel olacaktır diye düşünüyorum ve sizin bana verebileceğiniz zevklerin kat kat fazlasını size vermekten zevk duyacağım, sizce de uygunsa? dedim. Peki! dedi. Ben yanından kalkıp, karşısında soyunmaya başladım. Önce body mi çıkarttım ve sonra taytımı çıkartmaya başladım. Arkamı ona doğru dönerek, dizlerimi kırmadan, eğilerek, taytımı çıkartmayı bitirdiğimde, dudaklarını kalçalarımda hissettim ve öylece bir süre bekledim...

Sonra onu ayağa kaldırdım, önünde diz çöküp, kemerini ve fermuarını çözüp pantolonunu aşağı indirip, bokser i üzerinden yarağını okşamaya başladım. Bokserini indirip yarağını dudaklarımın arasına alıp emmeye başladım. Yarağı gittikçe büyüyordu ve iyice sertleşmişti. Beni yukarı çekti ve dudaklarıma yapıştı, bir yandan kalçalarımı okşuyordu. Beni kucağına alıp masanın üzerine koydu ve boynumdan başlayarak, öpücükler kondurarak, önce göğüslerime ve en sonunda amıma geldi. Bunun ne kadar güzel birşey olduğunu ilk kez yaşıyordum ve muhteşemdi. Kısa sürede orgazm olmuştum bile. Onu yukarı çekip dudaklarına yapıştım. Sonra üzerimden kaldırıp, tekrar yarağını ağzıma alıp emmeye başladım. O ise, kafamdan tutmuş, ileri geri hareket ettiriyordu beni...

Yarağını olabildiğince şiddetli emiyor, arada bir ucuna kadar çıkartıp, ağzımın içinden çıkartmadan yarağının ucunda dilimle daireler çiziyordum. Muhteşem bir tadı vardı. Kalçalarından kavrayarak yarağını alabildiğim kadar ağzımın derinliklerine alarak emmeye devam ettim. Epeyce bir süre böyle devam ettim. Arada bir ağzımdan çıkartıp, taşaklarını emiyordum. Bir süre sonra Erkan bey, Geliyorum! dedi, hemen tekrar ağzıma aldım ve emmeye devam ettim, en sonunda ağzımın içinde patlamıştı. Şiddetle boşalıyordu. Her damlasını yuttum...

Erkan bey geçip kanepeye oturdu. Oldukça enerji sarf etmişti. O kanepede otururken, ben emekleyerek onun önüne geçtim ve tekrar yarağını ağzıma alıp emmeye başladım. Tekrar sertleşmişti. Bana iltifatlar yağdırıyordu. Ben ise zevkle yarağını emmeye devam ediyordum. İyice sertleştiğinde ayağa kalktım ve ona arkamı dönüp, aletini elimle amıma yerleştirip, üzerine oturmaya başladım. Bu sırada o da, Harikasın! diyor ve götümün deliğini parmaklıyordu. Birkaç kez oturup kalktım ve Patronum benim götümü sikmek istiyor herhalde? diyerek yukarı doğru kalkıp, yarağını göt deliğimin ağzına yerleştirip üzerine oturmaya başladım...

Köküne kadar almıştım artık götüme ve üzerinde inip çıkmaya başladım. Bir süre böyle devam ettikten sonra beni durdurdu ve Yere in ve domal bakalım! dedi. Derhal efendim! dedim, dört ayak oldum, kalçalarımı sallamaya başladım, Hadi patronum, sik götümü! diye inliyordum. Hemen arkama gelip yarağını götüme sokmaya başladı. Öyle şiddetle girip çıkıyordu ki anlatamam. Bu sırada ben de amımla oynamaya başlamıştım ve kısa süre tekrar orgazma ulaşmıştım bile. Erkan bey ise arkamda götümü sikerken, kendinden geçmiş bir vaziyette, Seni orospu seni, işi aldın, hemde 5.000 lira maaşla, ama seni her gün amından götünden sikeceğim, hem de canım nerde isterse! diyerek götüme köklüyor ve kalçalarıma tokat atıyordu. Ben ise zevkten uçuyordum, Sik erkeğim, dağıt amımı götümü, istediğin zaman sik beni! diye inliyordum, Erkan bey götüme çılgınca pompalıyordu...

Birden durdu ve Biraz daha amının tadına bakalım Ayça hanım! dedi. Peki efendim! dedim ve hemen götümden çıkartıp amıma kökledi. Öylesine sert girmişti ki amıma, anlatamam. Aldığım zevk ise dayanılmaz birşeydi. Kocam o kadar zaman beni sikmişti, ama yarağı daha büyük olmasına rağmen, Erkan bey kadar bana zevk verememişti. Ve patronum birkaç kez git gel yaptıktan sonra içimde şiddetle boşalmaya başladı. İyice boşalana kadar dörtayak pozisyonunda bekledik ve içimden çıktı. Üzerini giydi, bende giyindim ve önce kapının kilidini açtı, sonra masasına geçip telefon ile Cansu yu aradı...

Biraz sonra Cansu geldi. Erkan bey Cansu ya, Evet, Ayça hanım artık resmen yönetici asistanımız oldu ve maaşı 5.000 lira! dedi. Cansu şaşırmıştı, 5.000 mi? dedi. Erkan bey de, Evet öyle, senin yapmadığın şeyleri istekle yapıyor, bu nedenle öyle olacak! Hiçbir problem istemiyorum! Bu kararım hoşuna gitmediyse, istediğin zaman şirketten ayrılabilirsin, yada şirket içinde istediğin bir mevkiye kendini atayabilirsin! dedi.

Cansu ile ben odadan çıkmak üzere kapıya yöneldik. Erkan bey arkamızdan bize seslendi, Hanımlar ufaklığa veda etmeyecekmisiniz? dedi. Döndüğümüzde yarağını çıkarmış ve kaldırmıştı. Önce Cansu yarağını biraz emdi, peşinden de ben emerek boşalttım. Toparlanıp çıkıyorduk ki, Erkan bey Cansu ya seslendi, Cansu hanım sizin şirketten ayrılmanızı istemiyorum, bundan sonra bu işi Ayça hanımla ikiniz beraber yapın! dedi. Cansu, Ama Erkan bey... diyecek oldu, Erkan bey de, Tartışma bitmiştir Cansu hanım, iyi günler! diyerek konuyu kapattı.

Cansuyla birlikte Erkan beyin odasından çıkarken, kafamdan, bu işin bundan sonra daha da zevkli olacağı düşünceleri geçiyordu...

Şimdilik hoşçakalın!


Translate