/*/* */ Sex Hikayeleri, Sikiş Hikaye, Seks Hikaye, Sex Hikaye -->

Güzel Değilim ama Siken Çok 2.Bölüm

Posted by Bornocu Ersan | 16 Kasım 2015 Pazartesi | Posted in , , , ,



Güzel Değilim ama Siken Çok 2.Bölüm

Ailemin köyde kaldığı 10 gün boyunca, sevgilim tarafından perişan edilene kadar amdan götten sikildikten sonra, artık yarak yemek benim için vazgeçilmez bir zevk olmuştu. Ancak ailem köyden geldikten sonra seks hayatıma resmen ket vurulmuştu. Artık her ne kadar sikişemesek de, fırsat buldukça köşede bucakta sevgilime saxo çekiyor, onu ağzımla boşaltıyordum. Fakat bu şekilde sadece o tatmin oluyordu, halbuki amım sevgilimi her gördüğümde resmen alev alıyordu. Yarak yemeye alışıp ta yiyememek kadar zor bir işkence olamaz herhalde bu dünyada... Ailem köyden geleli (ve ben sikişmeyeli) nerdeyse 1 ay geçmişti ki, sevgilim haftasonu boyunca 3 gece 2 gün evlerinin boş olduğunu, ailemden izin alabilirsem onlarda kalabileceğimi söyledi. Ailemin buna izin vermesi deveye hendek atlatmaktan kat be kat zordu, ama artık alev almıştım, bu fırsatı kaçıracak halim yoktu. Bizim sınıftan Ayla diye bir kızarkadaşımla ağız birliği yapıp, anneme haftasonunda Ayla'da kalacağımı ve birlikte ders çalışacağımızı söyledik. Annem Aylayı tanıyordu ve hiç
beklemediğim şekilde izin verdi. Ben hemen banyoya girdim, amımın kıllarını traş ettim, tertemiz yaptım, sonra geceliğimle birlikte iççamaşırımı ve jartiyerimi de çantama atıp çıktım, hemen sevgilimin yanına gittim...

Sevgilimle dışarda önce güzel bir yemek yedik. Fakat ben artık geçen her saniyenin boşa geçtiğini düşünürken, sevgilim bana inat ağırdan alıyor, belki de iyice çıldırmamı istiyordu. Amacı neydi bilmiyorum ama çıldırmama ramak kalmışken, sevgilimin arkadaşından telefon geldi. Arkadaşı ailesiyle tartıştığını, bu gece onlarda kalıp kalamayacağını sordu. Tabi sevgilim arkadaşını sokakta bırakamayağı için, “Tamam gel, birazdan ben de eve geçiyorum!” dedi. Eve varır varmaz ben hemen sevgilimin üstüne atladım, arkadaşı gelmeden sikişip rahatlamak, amımın ateşini biraz olsun söndürmek istiyordum. Pantolonunu çıkarmamla birlikte sevgilimin 21 cm’lik yarağı tüm ihtişamıyla karşıma çıkmıştı. Sevgilim yine ağırdan alıyordu, benimse dayanacak halim kalmamıştı. Onu da biran önce yoldan çıkarmak için hemen yarağını ağzıma aldım ve deli gibi yalamaya başladım...

Günlerce porno izlemiştim, artık saxo çekmenin en ince ayrıntılarını bile öğrenmiştim ve sevgilimin buna karşı koyamayacağını biliyordum. Beklediğim gibi de oldu, sevgilim bir çırpıda soyundu, ama benim sadece pantolonumu çıkardı. Planladığım şeylerden hiçbiri gerçekleşmiyordu, halbuki ben onu kışkırtarak, tahrik ederek yoldan çıkmasını sağlamak istiyordum. Ama şartlar gereği hiç onlarla kaybedecek vaktim yoktu ve biran önce sikilmek için yanıyordum. Sevgilim külodumu iyice yukarı çekerek amımın arasına sıkışmasını sağladı ki, bu resmen bitirdi beni. Külodum resmen tanga gibi götümün arasına kaçmıştı, ama sevgilime götten vermek istemiyordum. Önce amımın ateşi sönmeliydi.

Sevgilimin beline bacaklarımı dolamış halde, öpüşe öpüşe yatakodasına geçtik ve beni yatağa resmen fırlattı. Anlaşılmaz derecede sert davranıyordu. Ben de acele ediyordum, ama o aceleden çok anormal derecede sert davranıyordu. Sertliği bir yandan hoşuma da gidiyordu. Üstüme çıktığında resmen altında kayboldum. Bacaklarımı iyice yukarı kaldırmıştım, yarağı kocaman olmasına rağmen sonuna kadar köklemesini istiyordum. O da öyle yaptı, birden öyle bir kökledi ki, ölüyorum sandım, ama acıdan değil, tamamen zevkten...

Birkaç gel gitten sonra iyice hızlandı. Amacını biliyordum, yine beni orgazma ulaştırıp, götüme sokacaktı. Götümü vermek istemediğimden dayanmaya çalıştım, ama ne mümkün, resmen beni çıldırtana kadar hızlandı. İşin ilginç yanı, sürekli küfrediyordu. Kendimi onun altında resmen orospu gibi hissetmemi istiyordu. Ben orgazm olduktan hemen sonra beni domalttı, götümü sikecekti, ama zil çaldı, arkadaşı gelmişti. Ben bir yandan götümü sikilmekten kurtardığım için ve amımın ateşinin bir nebze olsun sönmesinin mutluluğunu yaşarken, sevgilim acayip sinirlenmişti. Bana, “Daha dur işim bitmedi senle!” dedikten sonra giyinip kapıyı açtı. Arkadaşıyla salona geçtiler, ben de giyinip yanlarına gittim...

Salonda otururken ben sevgilimin kucağına oturup yarağını elliyordum. Bir süre sonra sevgilim, “Hadi yatalım.” dedi. Arkadaşı salonda yatacaktı, ama o da resmen götüme bakıyordu. Bu bir yandan hoşuma gitmişti, götümün güzel olduğunu hissetmiştim, ama diğer yandan rahatsız olmuştum. Arkadaşına iyi geceler dileyip biz yatakodasına gittik...

Sevgilim daha yatakodasının kapısından girer girmez yarağını çıkarmış, “Şimdi amına yaptığımın üç mislisini götüne yapacağım, ama dur, sen önce bir benim depoyu boşalt!” deyip önüne diz çöktürdü. Ben de o şahane yarağına bayıla bayıla saxo çekmeye başladım. Epey bir emdirdikten sonra göğüslerimi açmamı istedi. Göğüslerimin arasına yarağını koyup, biraz git gel yaptıktan sonra yüzüme boşaldı...

Bu sefer o alta geçti, ben üstüne çıkıp yarağını tekrar hazırlamaya başladım. Salonda yatan arkadaşının bizi duyduğuna emindim, ama duracak halim yoktu. Yarağı iyice sertleştikten sonra sevgilim önüne domalmamı istedi. Domalmamla birlikte belimden tutarak amıma öyle bir geçirmeye başladı, aklım çıktı resmen. Sonra birden çıkardı ve eliyle yarağını amımın etrafında gezdirmeye başladı. O kadar hoşuma gitmişti ki, iniltim artık duvarlarda yankılanmaya başladı. Sonra yarağını birden götüme öyle bir geçirdi, götüm dağıldı sandım. Göğüslerimden tutarak götüme sokuyordu. Hem acı hemde zevk bir arada, inanılmaz bir şeydi. Götümü ilkdefa siktiğinde bayıldığım için götümün alışma evresini baygın geçirmiştim, ama şimdi götümün sikilişini doyasıya hissediyordum ve zevk çığlıkları atıyordum...

Birden odanın kapısı açıldı ve arkadaşı içeri girdi, seslerimizden uyuyamadığını söyledi. Ben şaşkınlıktan donakalmıştım, ama sevgilim hiç umursamadan götüme sokmaya devam ediyordu. Arkadaşı ayakta biraz seyrettikten sonra sandalyeye oturup, sikini çıkardı ve 31 çekmeye başladı. Arkadaşının siki sevgiliminkinin yarısı kadardı. Bu bana komik gelmişti, çünkü bütün erkeklerin siklerinin aynı uzunlukta olduğunu sanıyordum. Bu arada sevgilim iyice hızlandı ve belimden tutup öyle bir kökledi, bağıramadım bile, nefesim kesildi, taşakları amıma çarpmıştı ve götüme volkan gibi patladı. Yarağını da çıkarmıyordu, götüme boşaldıkça içim bir hoş olmuştu. Bir yandan eliyle amımı oynamaya başladı. Yanıma uzanıp, bana kaşlarıyla arkadaşını işaret etmişti. Arkadaşı halen 31 çekmeye devam ediyordu...

Kulağıma, “Hadi ona yardım et de boşalsın!” dedi. Ben de, “Saçmalama ya, benden ne istediğinin farkındamısın?” dedim, çünkü istemiyordum. Bana kızgın kızgın bakıp, “Yahu ne olacak ki, hadi kalk, çocuğa yap bir kıyak!” dedi. Sevgilimi kaybetmek istemediğimden, “Tamam!” deyip kalktım, 31 çeken arkadaşının önüne diz çöktüm ve sikini göğüslerimin arasına yerleştirip ileri geri yapmasını istedim. O da biraz öyle yaptıktan sonra, “Geliyorum!” diye inleyerek, kafamdan tutup tekrar bir eliyle 31 çekmeye başladı. Dölleri bile sevgiliminkinin yarısı kadar çıkmıştı, bir kısmı yüzüme, bir kısmı da göğüslerime denk geldi...

Ben tam kalkıp sevgilimin yanına dönecekken, sevgilim arkadaşına, “Temizle lan kızın üstünü başını!” dedi. Arkadaşı da bunu bekliyormuş gibi hemen göğüslerime yumuldu. Ben hepten şaşırmıştım ve sesimi çıkaramıyordum. Zevk almıyordum ama sevgilimden çekindiğim için çocuğa da bir şey demiyordum. Çocuk kendi döllerini göğüslerimden ve yüzümden yalayarak temizledikten sonra sevgilim beni yanına çağırdı, “Hadi jartiyerini giy, o zaman götünü sikmesi daha zevkli oluyor!” dedi. Ben çantamdan çıkarıp jartiyerimi giyerken, sevgilim de arkadaşına bir şeyler söylüyordu. Jartiyerimi giydikten sonra sevgilim beni yatağa domaltıp amımı yalamaya başladı. Ben zevkten inlerken yalamayı bıraktı, kemerini aldı, ellerimi bağlayacaktı. Arkadaşı da olduğu için istemedim, ama pek şansım yoktu, kendi rızamla olmasa zorla yapacaktı zaten. Ellerimi yatağa bağladıktan sonra arkadan yarağını amıma 1-2 sokup çıkardı, sonra götüme hoyratça girdi. Götüm az önce sikilmenin acısını atlatamadan 2. kez sikiliyordu.

Birden arkadaşının da yanaştığını gördüm. O da sallanan göğüslerimi ellemeye başladı. Çocuğa, “Yapma, istemiyorum!” dediğim anda, sevgilim, “Sus amına koduğumun orospusu!” deyip yarağını götüme öyle bir soktu ki, ister istemez tüm sesim kesildi. Sonra arkadaşı altıma geçti ve amıma girmeye başladı. Gülmemek için zor tutuyordum kendimi, çünkü siki küçücüktü ve amıma zar zor giriyordu. Çocuk amımı az biraz siktikten sonra hemen çıkardı ve hemencecik boşaldı. Çocuk altımdan çıktıktan sonra sevgilim iyice hızlandı ve götümü kökleyerek sikmeye başladı. Sonra birden götümden çıkıp başucuma geldi ve “Bugün hiç yutmadın ama sen!” deyip ağzıma verdi. Ben de artık tadına alıştığım ve yutmaktan zevk aldığım döllerinin hepsini yuttum...

O gece sevgilim beni arkadaşına birkez de götümden siktirdikten sonra artık hiç halim kalmamıştı. Yorulmuştum, sızıp kalmışım. Sabah uyandığımda yatakta sevgilimle yalnızdık. Sevgilimle birlikte çırılçıplak uyanmak öyle hoştu ki... Arkadaşı ogün kahvaltıdan sonra evine geri döndü ve sevgilim beni 2 gün daha deli gibi sikti. Fakat amıma fazla dokunmadı, genelde hep götümü sikti ve tüm zevkini çıkardı, amımı sadece benim orgazm olmam için sikti.

Sevgilimle ilişkimiz başka bir şehre taşınmamıza kadar sürdü. Sevgilimle ayrılalı nerdeyse 3 sene oldu, ama halen banyoda falan aklıma geliyor ve onu özlüyorum...


Köyümün Azgın Hatunları 5.Bölüm

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , ,



Köyümün Azgın Hatunları 5.Bölüm

Vedat'ların evinin önünde, birisi Ankara plakalı, diğeri de Alman plakalı olmak üzere iki araba vardı. Alman plakalı olan araç, hani bizim Almancı Türklerle özdeşleşmiş bir marka idi. Çok kızıyordum bu tiplere. Elbette Almancıların hepsi öyle değildi, aralarında çok kültürlü ve özünü kaybetmemiş insanlar vardı. Ama kızdığım tipler köyden amele olarak gidiyorlardı Almanya'ya, orda imanları gevreyene kadar, Almanların beğenmediği işlerde çalışıyorlar, sırf son model bir Merce*** araba ile köye hava atmaya gelmek için, orda senelerce göt kadar evlerde balık istifi yaşayıp, kuru fasulye ve makarnaya talim ederek para biriktiriyorlardı. Tatile gelince de kendi köylüsüne yüksekten bakıyorlardı. Almanya'da Kral gibi yaşadıklarını anlatmaları da işin cabası, sanki orda para ağaçtan toplanıyordu. Bu zırvaları dinleyen garibanlar da, Almanya'ya kapağı atma hayaline kapılıyordu. Ben bunun böyle olmadığını çok iyi biliyordum. İngilizce ve Almanca dillerini iyi bildiğimden, okuduğum Üniversitenin de teşvikiyle, bilimsel bir projenin araştırmasını yapmaya Almanya'ya gönderilmiştim.
Hamburg, Köln ve Berlin gibi şehirlerde bir süre kalıp, Türklerin Almanya'ya Entegrasyon sorununu inceledim. Almanya'ya giden ilk nesilden tutun da, 2. ve 3. nesil Türklerin ordaki hertürlü sorunları hakkında herşeyi biliyordum. Hele 3. nesil Türklerin Türklükle nerdeyse alakaları yoktu, iyice Dejenere olmuşlar ve Almanlaşmışlardı...

Arabayı kapının önüne parkettiğimde, Vedat beni karşılamaya çıktı. Sarılıp kucaklaştık, ayaküstü hal hatır sorduk birbirimize. İçeri girmeden önce birer sigara içelim dedik. Vedat'a misafirleri sorduğumda, "Aşağı mahalleden Almancı Ramazan çavuş vardı ya, onlar işte, bizde kalıyorlar. Kendi evlerini bu sene yıktırdı, apartman mı ne dikecekmiş oraya. Öbürleri de Ankara'daki Şaban eniştemler!" dedi. Sigaramız bitince, içeri girdik.

Vedat, halamın mutfakta olduğunu söyleyince, salona geçmeden önce mutfağa uğrayıp, halamın elini öptüm. Mutfakta misafirlerin karıları ve birkaç da küçük kız vardı. Halam, kadınlara benim kim olduğumu söyledi. O zaman kadınlar da ellerini uzattılar öpmem için. Almancı Ramazan çavuşun karısı olduğunu düşündüğüm kadının giysileri pahalı ve kaliteliydi, ama kadına hiç yakışmamıştı. İpek bir eşarp vardı başında. Boynundaki ve kollarındaki altınlarla küçük bir kuyumcu dükkanı açılabilirdi. Kadın sürekli kolundaki bileziklerini düzeltip, hepsinin kolunda yan yana intizamlı durmasını sağlamaya çalışıyordu.

Ben salona gitmek üzere çıkarken, tam mutfağın kapısında donup kaldım. Karşımda, uzun boylu, düzgün fizikli, çok değişik tarzda kesilmiş sarı saçlarının boyama olduğu hemen anlaşılan, makyajlı yüzü bakımlı, gözleri mavi (ki muhtemelen Lens takıyordu), amını tüm ayrıntısıyla belli eden daracık kot pantolonlu, göğüslerini çatalına kadar gösteren askılı tişörtlü, kolunda küçük bir dövme olan, yüksek topuklu ayakkabı giymiş, 19-20 yaşlarında bir kız vardı. O da beni görünce, ıslak elleriyle öylece dondu kaldı. Bu birkaç saniye süren donmada, o da beni tepeden tırnağa incelemiş ve en son gözleri gözlerime takılmıştı. O anda kız elektriğe çarpılmış gibiydi. Benimse o anda aklımdan geçen tek şey, (Bu kızı mutlaka sikmeliyim!) oldu.

Sonra ikimiz aynı anda, "Pardon!" deyip hafif yanlara adım attık. Ben, "Buyrun siz geçin!" diyerek geri mutfağa doğru çekildim. Kız yanımdan geçerken sanki parfümeri dükkanı taşınıyormuş gibi hissettim. Bu kız kesinlikle Almancı Ramazan çavuşun kızı olmalıydı. Muhtemelen Lavabodan geliyordu, onun için elleri ıslaktı. Ki annesi, "Al kızım, ellerini kurula!" diyerek çantasından kağıtmendil çıkarıp verdi. Lavabodaki havluyu kullanmadığına göre, temizlik konusunda çok titiz bir kız olmalıydı. Ben mutfaktan çıkarken kız annesine Almanca, "Mama, er ist so süss!" (Anne, o çok tatlı!) dedi. Annesinin de, "Kızım şşşt!" dediğini duydum.

Salona girerken içerdeki herkese toptan selam verdim. Eniştem misafirlere beni taktim etti, İzmir'de Üniversitede okuduğumu söyledi. O sırada Almancı Ramazan çavuş, "Öp bakayım elimi kerata!" diyerek elini uzattı. Parmağında Kehribar taşlı, gümüşten, büyükçe bir yüzük vardı. Emrivaki yapmasına sinirlenmiştim, hiç sevmezdim böyle şeyleri. Yine de öptüm elini. Ondan sonra da diğer büyüklerin ellerini öptüm. Salonda birkaç tane de ufak oğlan çocuğu vardı, öptürmek istemediğim halde onlar da benim elimi öptüler. Ben Vedat'ın yanına oturacakken, Ramazan çavuş, "Gel şöyle yanıma otur Haruncuğum, sohbet ederiz!" dedi. Bu hareketine de sinir olmuştum. Ama kızını sikmek istiyorsam, onun bu davranışlarına katlanmak zorundaydım.

Küçük kızların birisi tepsi dolusu çayla geldi içeriye. Çaylarımızı aldık, içerken, bir başka küçük kız da bana Kolonya ve Akide şekeri ikram etmek istedi. Elime çok ama çok az Kolonya dökmesine izin verdim, sürdüğüm parfümle hiç uyuşmayacaktı. Ayıp olmasın diye bir tane de Akide şekeri alacaktım ki, Ramazan çavuş elimi tutup mutfağa doğru seslendi, "Nurcan kızım, Almanya'dan getirdiğimiz çikolatalardan getir, annenin valizinde olacaktı!" diye. Yine yapmıştı yapacağını.

Kızı salona girdiğinde, bunun deminki kız olduğunu gördüm. Demek ki ismi Nurcan idi. Gözümü bir saniye bile ayırmadan, yürüyüşünü, fiziğini, vücudunun tüm kıvrımlarını işledim beynime. Ve birkez daha onayladım ilk teşhisimi, bu kızı mutlaka sikmeliydim. Nurcan getirdiği çukulotaları babasına uzattı, babası da, "Kızım böyle görgüsüzlük olmaz, bir tabağa koyup ikram etsene!" dedi. Nurcan, "Aber Papa!" (Fakat baba!) diyerek sinirli bir şekilde gitti. Giderken arkasından baktım, götü de müthiş güzel görünüyordu. Az sonra tabağa koymuş getirdi, ikram etti herkese. Ama giderken babasının kulağına birşeyler fısıldadı. Nurcan gittikten sonra Ramazan çavuş beni soru yağmuruna tuttu, birden hakkımda herşeyi öğrenmek istiyordu.

Sorularına kısa kısa cevaplar verdim, hiç sevmemiştim bu adamı. Önce bir geriye yaslandı, sonra da elini dizime koyup, yarım saat kızını övdü bana. Yok işte, kızının ehliyeti olduğunu ve arabayı Kapıkule'ye kadar kızının kullandığını, kızının Almanya'da kendine ait Kuaför salonu olduğunu, kızını Almanya'da çok isteyenlerin olduğunu, fakat kendisinin kızını Türkiye'den, tahsilli, sağlam karakterli biriyle evlendirmek istediğini vs. vs. anlatıp durdu. Ramazan çavuş yarım saat içerisinde resmen beni damat adayı olarak görmeye başlamıştı.

Benim olaya Sazan gibi balıklama atlamadığımı görünce de, başka konuyla sürdürdü konuşmasını. Aşağı mahalledeki evini yıktırdığını, oraya 4 katlı apartman dikeceğini, bir katında kendi oturacağını, katın birini Almanya'daki oğluna, birini yine Almanya'daki diğer kızına, bir katını da Nurcan'a vereceğini, ilerde müstakbel gelin ve damatlarını aynı çatı altında görmek istediğini falan anlattı. Apartmanın projesini Alman bir Mimara çizdirdiğini söylemeyi de ihmal etmedi. Sanki Türkiye'de proje çizecek hiç Mimar yokmuş gibi böbürleniyordu, "Bir ara sana projeyi göstereyim, bak bakalım hiç öyle bir şey gördün mü! Tamam mı?" dedi. Geçiştirmek için, "Tamam, olur!" dedim.

Çaylarımız tazelenirken anlattıklarına ara vermek zorunda kaldı. Ben de o sırada diğer misafirlerin hallerini hatırlarını şöyle bir sordum, biraz onlarla sohbet ettim. Aslında buraya Vedat'ı görmeye, onunla sohbet etmeye gelmiştim, ama pek konuşamamıştık. Vedat bir ara salondan çıktı ve koridordan bana (Dışarda sigara içelim!) işareti yaptı. Ben de içerdekilerden müsade isteyip, 5 dakikalığına hava almak için dışarı çıkacağımı söyledim, kalktım. Ramazan çavuş ne için çıkacağımızı anlamış olmalıydı ki, "Ben de bir sigara içeyim dışarda!" diyerek peşimizden geldi.

Kapının önüne çıktığımızda Vedat'la bana sigara ikram etti. Biz tabii, "Biz içmiyoruz!" dedik. "Gençlerrr, ben sizin ananız babanız gibi geri kafalı değilim, ben Alamanya görmüş adamım, yanımda içebilirsiniz, benim kızım bile yanımda içiyor!" dedi, zorla tutuşturdu elimize birer sigara ve yaktı. Biz de içmek zorunda kaldık. Sigaralarımızı içerken de çenesi durmadı, bu sefer arabasından bahsetti, Merce***'in son modeli olduğunu, AMG özel sipariş olduğunu, içinin dışının 'Full' olduğunu, 129.000 Euro peşin para saydığını, Almanların bile bu arabaya binemediklerini anlattı. "Kısmet olur da Nurcan Türkiye'den biriyle evlenirse, damadıma bu arabayı düğün hediyesi olarak vereceğim!" dedi. Vedat bu muhabbetten sıkılmıştı, "Siz konuşun, ben Selim'in yanına bir uğrayacağım!" dedi ve motoruna atlayıp gitti.

Ben de sıkılmıştım açıkcası. Ramazan çavuş ardı arkası gelmeyen övünmelerini sürdürürken, ben Nurcan'ı nasıl sikerim hesabı yapıyordum. Sanki Nurcan telepati yoluyla düşüncelerimi okumuş gibi geldi yanımıza. Babasının gömlek cebinden sigara paketini çıkarıp bir tane kendine aldı, bize de ikram etti. Biz de yeni söndürdüğümüzü söyledik. Nurcan sigarasını içerken, babasına Almanca birşeyler söyledi. Nurcan'ın ne dediğini anladım, ama belli etmedim. Nurcan Babasına, (Bu çocuk çok tatlı, işte beni bununla evlendirirsen evlenirim!) demişti. Babası da ona Almanca, (Tamam kızım, halledeceğim!) dedi, sonra bana, "Haruncuğum kusura bakma, Nurcan'ın Türkçesi pek iyi değil de ondan benimle Almanca konuşuyor! Köyde sıkılmış, biraz gezip dolaşmak istiyormuş, onu söyledi demin!" dedi.

Niyetlerini anlamıştım, ama bu arada bana da Nurcan'ı sikmek için bir fırsat çıkmıştı. "Ben gezdirebilirim Nurcan'ı, tabii sizin de müsadeniz olursa?" dedim. Ramazan çavuş da kızına sormadan, "Tabii tabii evladım, gidin gezin dolaşın eğlenin, konuşun, hem birbirinizi tanımış olursunuz!" deyip, arabasının anahtarlarını uzattı Nurcan'a. Nurcan da babasının yanağına öpücük kondurup, melez bir Türkçeyle, "Aslan Papa!" deyip anahtarları aldı ve "Al, sen kullan!" diyerek bana verdi. Arabanın başına vardığımızda, "Bak buraya basacaksın!" diyerek elimdeki anahtarın kumandasına bastı, kapıların kilidini açtı. Nurcan sağ tarafa geçip arabaya binerken, babası, "Haruncuğum bir saniye gelsene, az kalsın unutuyordum!" dedi. Yanına vardığımda, cüzdanından 5-6 tane 100 Euroluk banknot çıkarıp, banknotları dürdü büktü gömleğimin cebine soktu, "Kızım nereye istiyorsa götür gezdir, para problem değil!" dedi. Bozulduğumu belli etmemeye çalışarak, teşekkür ettim.

Arabaya bindiğimde bu sefer de Nurcan başladı, "Bak kontak yeri burası, el freni burda, Airco bu, Camları burdan açıyorsun, Radio burdan açılır, aynaları burdan ayarlıyorsun..." gibi şeyler söylemeye. Gösterdiği şeylere bakmıyordum bile, gözlerim cömert dekoltesinden görünen iri göğüslerindeydi. Göğüs çatalından biraz fazlasını görebilmek umuduyla, emniyet kemerimi bir iki kez çektim ve "Kemer takıldı galiba, gelmiyor!" dedim. Hemen benden tarafa uzandı, kemeri çekti. Ozaman dantelli sutyenine kadar gördüm. Galiba göğüslerine de parfüm sürmüştü. Bir iki saniyeliğine de olsa içime çektim kokusunu. Bu bile yarağımın sertleşmesi için yeterli olmuştu.

Nereye gideceğimi bilmeden Çevre yoluna doğru sürdüm arabayı. Nurcan halen konuşuyordu, kendinden bahsediyordu, Almanya'da sahibi olduğu Kuaför salonundan falan bahsediyordu. Belli ki konuşmayı çok seven bir kızdı ve köyde konuşacağı kafasına göre kimseyi bulamamıştı. Heyecanlı heyecanlı anlatıyordu birşeyler. Sonradan farkettim, Nurcan'ın sadece vücudu ve parfümü değil, o Alman aksanlı Türkçesi de acaip tahrik ediyordu beni. O konuşurken, sanki birisi yarağımı okşuyor gibi geliyordu bana.

Otoyola çıkmıştık. O sırada Nurcan'ın telefonu çaldı. Anladığım kadarıyla Almanya'dan bir kız arkadaşı arıyordu. Almanca konuşuyorlardı. Nurcan benim Almanca bildiğimi bilmiyordu, telefondaki kıza beni anlattıkça anlatıyordu, çok tatlı olduğumu, bana ilk görüşte aşık olduğunu falan anlatıyordu. Hakkımda neler düşündüğünü bilmek işime geliyordu tabii. Konuşmalarında bir ara, "Yok daha öpüşmedik bile... Şimdi arabadayız, galiba sevişeceğimiz bir yere gideceğiz... Yok, daha o konuyu anlatmadım, ama anlatacağım..." diye ilginç bir şey geçti. Rahat bir yarım saat konuştular kızla. Telefonu kapatınca, "Benim Kuaför salonunda çalışan kızlardan biriydi arayan, işlerle ilgili konuştuk!" dedi. Aklı sıra beni kandırmaya çalışıyordu, ben de, "Bir sorun mu varmış işlerle ilgili?" dedim. "Yok yok, herşey yolundaymış! dedi.

Otoyolda epey yol gitmiştik, nereye gideceğimi bilmediğim için, yol üzerinde ilk gördüğüm dinlenme tesisine girdim. Arabayı sakin bir yere çekip, "Nereye gidelim, nereyi gezmek istersin, ne yapmak istersin?" diye sordum. "Şeyy... Aslında banyo yapabileceğim temiz bir yere gitmek isterim! Misafir kaldığımız evin banyosu hiç Hijyenik değil! En son dün sabah köye gelmeden önce otelde banyo yaptım, o otelin banyosu temizdi!" dedi. Bu kız safmıydı, yoksa çok mu kurnazdı anlayamadım, ama işime geliyordu. "Tamam ozaman, o otele gidelim! Otelin adını, yerini hatırlıyormusun?" dedim. "Navigasyonda kayıtlı oması lazım!" deyip, Radyonun LCD ekranına dokundu. Ekranda Navigasyon belirdi. Kırmızı Bayrakla işaretleniş yerlerden birkaçına sırayla dokundu ve otelin yerini buldu. Oteli yeni hedef olarak verdi Navigasyona. Cihaz hemen başladı (Almanca) konuşmaya, "Mümkün olan ilk yerden U-Dönüşü yapınız! Hedefiniz 8 Kilometre uzaklıktadır!" diye. Nurcan heyecanla tercüme etti...

Az ilerden geri döndüm, Cihaz bize otelin önüne varana kadar kılavuzluk etti ve "Hedefe ulaşılmıştır!" diyerek susutu. Lüks ve Turistik bir oteldi. Arabayı park edince yine elimdeki kumandaya bastı, arka bagaj kapağı açıldı. Bagajdan küçük bir seyahat çantası aldı ve girdik otele. Nurcan Pasaportunu ve kredi kartını resepsiyona verdi ve bir oda isteyip, odaya bir şişe şampanya göndermelerini rica etti. Alman Pasaportuydu, yani Nurcan Alman vatandaşıydı. Anahtarı alıp odaya çıktık. Bizden hemen sonra da şampanya geldi. Garsona açtırıp bardaklara doldurttuktan sonra, 20 Euro bahşiş verip gönderdi, kapıyı kilitledi.

"Prost!" diyerek tokuşturup yudumladı şampanyasını. Ben de, "Prost!" diyerek içmeye başladım. Nurcan bardağını yarım bırakıp, "Ben önce bir duş alayım! Sen keyfine bak!" dedi. Ve yatağa oturup soyunmaya başladı. Sutyen külotla kalınca, o küçük seyahat çantasından temiz iççamaşırı alıp banyoya girdi. Arkasından biçimli götüne baka kaldım, Tanga külodunun ipi götünün yanakları arasında kaybolmuştu. Ayrıca götünün sağ yanağında da küçük bir dövme vardı. Bu manzara yarağımı kazık gibi yapmıştı. Nurcan banyonun kapısını açık bırakmıştı, ama oturduğum yerden birşey göremiyordum. Bir sigara yaktım ve şampanyamı içmeye devam ettim.

Duşunu alıp banyodan çıktı, yeni sutyen külodu vardı üzerinde. Eski sutyen külodunu seyahat çantasına koyup, küçük havluyla saçlarını kurularken, "İstersen sen de bir duş al, buranın banyosu çok Hijyen!" dedi. Ben de, "Tamam!" deyip, onun yaptığı gibi odada Boxerime kadar soyundum. Beni inceliyordu ben soyunurken. Girdim banyoya, Boxerimi çıkarıp duşun altına girdim. Yıkanırken, yeniden kalkan yarağımı şampuanlayıp biraz sıvazladım suyun altında. Bir ara döndüğümde, Nurcan banyo kapısına dikilmiş, beni seyrediyordu. Gülümsedim. O da gülümseyip odaya geçti tekrar. Yıkandıktan sonra, banyoda kurulanıp, Boxerimi giyip çıktım.

Nurcan yatağa uzanmış, sigarayla şampanya içiyordu. Yanına uzandım, ben de bir sigara yaktım. O anda benim yerimde bir başkası olsaydı, herhalde ilk işi anında kızı sikmek olurdu. Bunu ben de çok istiyordum, ama bunu belli etmek istemiyordum ona. Gayet serinkanlı davranıyordum. Ben böyle davrandıkça, kendisinin üstüme atlayacağını umuyordum. Sigarası bitince "Sana sormam gereken şeyler var..." dedi. Yüzünde biraz endişe vardı. "İstediğini sorabilirsin!" dedim. "Şeyy... Senin için bir kızda Bakirelik önemli mi? Yani sen de diğer Türkler gibi mi düşünüyorsun Bakirelik konusunda? Yani mesela, kızın Bakire olmadığını bilsen, yine evlenirmisin onunla?" dedi.

Nurcan ağzındaki baklayı çıkarmıştı. Anladığım kadarıyla Bakire değildi ve bu da benim ekmeğime tereyağ sürüyordu. Tek derdim Nurcan'ı sikmek olduğundan, "Yok, tabii ki önemli değil kızın Bakire olup olmaması!" dedim. "Hmmm, anladım!" dedi. Ama Nurcan'ın yüzündeki endişe kaybolması gerektiği yerde, daha da arttı. Acaba verdiğim cevap hoşuna gitmedi mi diye düşünmeye başalmıştım ki, o sırada beni şok eden bir başka soru geldi. "Peki ya... Mesela kızın başından daha önce bir evlilik geçmişse? Mesela 3 aylık bir evlilik?" dedi. Bunu beklemiyordum doğrusu! Ayrıca bu kızın kurnaz değil, çok saf olduğuna kanaat getirmiştim.

"Bunlar önemli şeyler değil, evleneceğim kızda başka değerlere önem veririm, dürüstlük, açıksözlülük ve karakter gibi!" dedim. İşte o an rahatlamıştı, sevinçle dudaklarımı öptü ve "Senin farklı olduğunu daha ilk gördüğümde anlamıştım, ama emin olmak istedim!" dedi. Ve ben birşey sormadan anlattı. Babasının karşı çıkmasına rağmen, Jürgen isminde bir Almanla evlenmiş. Fakat evlilikleri yürümemiş, 3 ay içerisinde boşanmışlar. 7 ay olmuş boşanalı. Şimdi de babası (Bu sefer seni Türkiye'den, benim bulacağım biriyle evlendireceğim!) diye tutturmuş. Aslında Nurcan bu tatilde köye gelmeyi hiç istememiş, ama babası zorlamış. Zaten 20 yıldır bu 2. gelişiymiş köye. Köyü sevmediğini, köyde sıkıldığını söylüyordu.

Kızı biran önce sikmek istiyordum, ama kendimi de ağırdan satmaya çalışıyordum. "Çok açıksözlü ve dürüstsün! Ayrıca çok sexysin!" deyip, dudağına bir öpücük kondurdum. "Gerçekten beğendin mi beni?" dedi. "Şu ana kadar gördüklerimi çok beğendim! Ama gerisini bilemem!" dedim. "Mmmmh, anladım!" dedi ve doğrulup, sutyenini ve küldonunu bir çırpıda çıkardı ve "Ee, gördün işte, nasılım? Göğüslerim yeterince büyük olmuş mu, yoksa biraz daha büyüttürmem lazım mı?" diye sordu. Demek ki göğüsleri Silikonluydu. Amında da Piercing vardı. "Özür dilerim, onu demek istemedim, nasıl seviştiğini bilmiyorum demek istemiştim!" dedim.

"Haa, anladım!" diyerek üstüme çıktı, dudaklarımdan başlayıp, vücudumun üst kısmını öperek Boxerime kadar indi. Yarağım zaten çadırı kurmuş halde zonkluyordu. Boxerimi indirip çıkardı ve "Mmmmh!" diyerek yarağıma yumuldu. Şu ana kadar siktiğim kızların içerisinde en güzel saksoyu Nurcan çekiyordu. Yarağıma tükürüp başını sıvazlıyor, sonra tekrar ağzına alıyor, emiyor yalıyordu. Bunları yaparken de bir eli taşaklarımı avuçluyordu. Fakat fazla dayanamayacağımı anladım ve "Geliyorum!" dedim. Nurcan hiç istifini bozmadan emmeye devam etti. Ve ağzına patladım. Bukadar çabuk boşaldığıma inanamıyordum. Döllerimin hepsini yalayıp yuttuktan sonra, gülümseyerek, "Aynı Jürgen gibisin, o da fazla dayanamazdı!" dedi. Söylenecek lafmıydı bu şimdi! Bu kız saf değil, resmen salaktı. Moralim bozulmuştu ve normalde boşaldıktan sonra kazık gibi duran yarağım anında inmişti.

Bir sigara yaktım, şampanya doldurdum kendime. Nurcan da banyoya gitti ağzını yıkadı geldi. Sokuldu yanıma. Vücudumun üst kısımlarını öperken, elini de küçülmüş yarağıma attı. Zevzek zevzek konuşmasına devam ediyor, "Ay bu haliyle çok sevimli duruyor Penisin! Şuna baksana nekadar tatlı!" diyerek, sanki kedi yavrusu severmiş gibi hareketler yapıyordu. Gülümseyerek, "Biliyormusun, Jürgenin penisi inikken bile kocamandı, ama seninki tam avucuma sığıyor, bak çok şirin!" dediğinde, artık ben sinirden çıldıracaktım. Bu kız salak değil, salağın önde gideniydi. İçimden (Senin de, Jürgen'in de anasını bacısını sikeyim!) diye küfür ediyordum.

Neden sonra benim suratımın asık olduğunu farketti ve "Schatzi, sen üzgün müsün? Eğer erken geldiğine üzülüyorsan, ben o konuda çok anlayışlıyım, sana kızmadım! Her erkeğin başına gelebilir! Merak etme, ben şimdi onu yeniden kaldırırım!" diyerek yumuldu yarağıma. İnik yarağımı komple ağzına alıyor, taşaklarımı okşuyordu. Bir iki dakika emip yalıyor, sonra parmaklarıyla yokluyordu sertleşiyor mu diye. Ama sertleşmiyordu ve yeniden emmeye devam ediyordu. Bu gidişle sertleşmeyecekti de, çünkü kafam Jürgen piçi ile meşguldu.

Jürgen'i kafamdan atmam için başka şeyler düşünmeye başladım. Fidan'ı, Zeynebi, Rabia'yı, Meryem'i nasıl siktiğimi gözümün önüne getirdim. Zeliha'yı nasıl sikeceğimi düşündüm. Çektiğim resimleri canlandırdım kafamda. Resimler gözümün önünden geçerken yarağımın kıpırdadığını hissettim. O anda Nurcana, "Senin çıplak resimlerini çekmek istiyorum, çekebilirmiyim?" diye sordum. "Haa, anladım Schatzi, sen Fantazi yapmak istiyorsun! Tamam, nasıl poz vereyim?" dedi. Kalktım telefonumu aldım, her çektiğim pozda yarağım biraz daha sertleşiyordu. En son yatakta dörtayak domaltıp, arkadan görüntüsünü çektiğimde, yarağım da tavan yapmış, kazık gibi olmuştu. "Hiç bozma pozisyonunu!" deyip, telefonu yatağa bıraktım ve arkasına yanaşıp, pürüzsüz kaymak gibi amını yalamaya başladım. Galiba amına Epilasyon yaptırmıştı, kıl tüy namına en ufak birşey yoktu. Amı çok güzel kokuyordu, sadece göğüslerine değil, amına da parfüm sürmüştü.

Amını iyice kıvama getirene kadar yalayıp inlettikten sonra göt deliğini de yaladım. Belli ki götten de siktirmişti, göt deliği açılıp kapanıyordu dilimi değdirdiğimde. Buna sevinmiştim, çünkü onu götten de sikmek istiyordum. Sırayla dilimi bir göt deliğine, bir amına sokuyordum. Ara sıra da poposuna tokat atıyordum. Nurcan'ın inlemeleri artmıştı. Yalamayı bırakıp, yarağımı yavaşça amına kökledim ve gidip gelmeye başladım. İşte şimdi olmuştu, Ben yeniden Ben olmuştum. Belinden kavrayıp, vurdura vurdura sikiyordum amını. Nurcan da Türkçe sikişmeye alışık olmadığından Almanca konuşuyor, durmadan, "Jaa, schön, super, fick mich Schatzi! Schneller, ohh jaa!" diyordu. En sonunda, "Jaa, ich komme, ich komme!" diye diye ilk orgazmını olup boşaldı.

Dikkatimi yoğunlaştırıp, hırsla sikmeye devam ediyordum. Amına hızlı hızlı pompalarken, içimden de (Jürgen'in kabuklu yarağına benzemez benimki!) diyordum. Çok geçmeden Nurcan, "Ohh mein Gott, ich komme wieder, ich komme!" diyerek bir kez daha orgazm oldu. Ama durmadım, 3. kez orgazm etmeyi kafaya koymuştum. Birkaç dakika sonra yine, "Ohh mein gott, das gibt's nicht!" demeye başladığında, amından çıkıp götüne kökledim bir seferde ve hiç beklemeden pompalamaya başladım. Göt sikerken herzaman yaptığım şeyi yaptım sonra da, elimi alttan amına attım ve klitorisini okşadım. Klitorisini öyle bir ayarlı uyarıyordum ki, orgazm olacağı zaman elimi çekiyordum. Sonunda ben de boşalmak üzereyken, klitorisini okşamayı hızlandırdım. Ve Nurcan'ın, "Ich komme, ich komme!" çığlıkları eşliğinde götünü doldurdum döllerimle. Aynı anda boşalmıştık. Yarağım götündeyken birkaç resim çektim.

Nurcan'ın hali kalmamıştı, yüzüstü yapıştı yatağa. Ben de onunla birlikte, onun üzerine yapıştım. Yarağım götünün içinde kaldım bir süre. İçtiğim şampanyadan olsa gerek, işeme ihtiyacı hissettim. Götünden çıkmak istediğimde, elini arkaya atıp belime koydu ve "Nolursun çıkma, kal içimde!" dedi. Dayanabildiğim kadar daha kaldım içinde, sonra çıktım götünden ve tuvalete koştum. İşeyince müthiş rahatlamıştım. Duşun altına girip yarağımı yıkarken, Nurcan da geldi banyoya. Önce o da işedi, sonra birlikte duş aldık.

Kurulanıp yatağa geçtik, bir süre öpüşüp elleştik, birer sigara yaktık. Nurcan'ın yüzünde halen şaşkınlık vardı, "Anlamadım, nasıl oldu böyle, arka arkaya tam 3 sefer orgazm oldum, ilk defa yaşadım bunu! Olamaz böyle birşey! Jürgen'le seks yaparken hep bir seferde kalırdım!" dedi. (İçimden yine Jürgen'in anasını bacısını kalayladım) "Sigaramız bitince gidelim, merak ederler!" dedim. "Tamam Schatzi, sen nasıl istersen!" dedi ve sigarasını söndürüp, giyindi. Ben de giyindim. Çantasını aldı ve el ele çıktık otelden. Geri köyün yolunu tuttuk.


Köyümün Azgın Hatunları 8.Bölüm

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , ,



Köyümün Azgın Hatunları 8.Bölüm

Uykumun en tatlı yerinde, bodrumun kapısı tıkladı, birkaç kere. Saat kaç idi ve gelen kimdi bilmiyordum. Uyandım, ama kapıyı açmadım, yorganı çektim kafama ve tekrar uyumak istiyordum. Fakat birkaç dakika sonra kapı tekrar tıkladı, her kimse açmam için ısrar ediyordu. Sinirle kalktım saate baktım, saat 03:10'u gösteriyordu. Kapıyı açtım. Zeynep ve Fidan pijamaları ve hırkalarıyla dikiliyordu karşımda. Suratları asıktı. Zeynep, "Fidan seninle konuşacakmış!" dedi. Zeynep kapının ağzında gözcü kaldı, Fidan içeri girdi. Fidan'la geçtik yatağıma oturduk. Ben daha birşey demeden, Fidan, "Akşam düğün evinde Nurcan'ın havasından geçilmiyordu. Ana kız, herkese sizin evleneceğinizi anlatıyorlardı! O orospuyla evlenecekmisin? Doğru mu bu?" dedi. Nurcan'a orospu demesi canımı sıkmıştı, "Gecenin bu saatinde bunu sormak için mi geldin?" dedim sinirle. "Yok, sizin öğlen işiniz varmış, biz de öğlen dönüyoruz, seni birdaha göremem diye vedalaşmaya geldim..." dedi. Gözlerime arzulu bir şekilde bakıyordu. Fidan istediğini söylesin, aslında benimle sevişmeye
gelmişti, bu okunuyordu gözlerinden.

Hemen dudaklarına yumuldum. Ateşlice öpüşmeye başladık. Öpüşürken de soyunuyorduk. Çabucak çırılçıplak olduk ikimiz de. Yatırıp göğüslerini okşadım, öptüm, yaladım, morartırcasına emdim, uçlarını ısırdım. Amına geçtim, amının dudaklarını, klitorisini öptüm, yaladım, emdim. Dilimi amına sokup, dilimle siktim. Fidan inliyor ve kıvranıyordu, amı vıcık vıcık olmuştu. Beni omuzlarımdan tutup yukarı çekiyor, "Hadi içime gir, sik beni!" diye fısıldıyordu. Yavaşça yukarı kayıp Fidan'ın üzerine uzandım, yarağımın başı amının ıslak dudakları arasında geziniyordu. Bazen amının girişine dayanıyordu, ama sokmuyordum. Fırçalıyordum sadece. Fidan kulağıma sürekli, "Gir içime, hadi sok, sik beni!" diye fısıldıyordu.

Aslında bunu ben de çok istiyordum, Fidan'ın bakire amını sikmeyi ve kızlığını bozmayı, ama şimdi giderayak olacak iş değildi bu. Daha uygun yer ve zaman olsaydı yapardım kesin, sonucu ne olursa olsun. Şimdi onu sadece götünden sikecektim, "Dön arkanı!" dedim. Fidan ise dönmemekte ısrar ediyor, "Amımdan siksene!" diye yalvarıyordu. "Başka zaman, şimdi dön arkanı!" dedim ve zorla yüzüstü dönderdim. Yastığı verdim ağzına, "Isır!" dedim. Yarağımı götünün yanakları arasına koyup, "Kaldır götünü!" dedim. Götünü yükseltince, göt deliğine bolca tükürüp, yarağımın başını dayadım. Ve yüklendim. Fidan böğürür gibi sesler çıkarırken kökledim yarağımı götüne. Ve gidip gelmeye başladım. Fidan ağzında yastık, kesik kesik ıhılıyordu ben götüne pompalarken.

Elimi alttan amına attım. Amını, klitorisini okşayarak pompalıyordum götüne, hızlı hızlı. Sanki Nurcan'a orospu demesinin hırsını çıkarıyordum. Fidan orgazm olup, amının suları elime gelince, ben de götüne boşaldım. Üzerine uzandım, biraz kaldım öyle yarağım götündeyken. Omuzbaşlarını, boynunu, ensesini öptüm bir süre. Geçenki getirdiğim peçetelerden kalmıştı biraz, uzanıp bir iki tanesini Fidan'a verdim. Bir iki tane de kendime alıp, götünden çıktım. Peçetelerle dölleri silip, kullanılmış peçetelerin olduğu poşete attık. Sonra hemen giyindik.

Fidan'la biraz daha öpüştük. Zeynep dudaklarını ısırarak kapıda bekliyordu. Yanına gittik. Biliyordum ki Zeynebin canı da şimdi yarak istiyordu. Ama onu şimdi sikemeyecektim. Zeynebin dudaklarını öpüp, götünü avuçladım ve "Seninle sonra görüşürüz, hadi gidin şimdi!" dedim. Birlikte sessizce gittiler. Ben de kapıyı kilitleyip, tekrar yattım uyudum.

Sabah saat 9 gibi Meryem'le Zahide beni kahvaltıya çağırmaya geldiler. Kalktım, kapıyı açtım, onları içeri alıp, ikisini de dudaklarından öptüm ve giyinmeye başladım. Ben giyinirken Meryem de aynı şeyi sordu, "Nurcan'la evleniyormuşsun, doğru mu bu?" diye. "Evlenmeyim mi peki?" dedim. "Birbirinizi seviyorsanız evlenin tabii... Hem Nurcan çok güzel bir kız, aynı Prensesler gibi! Erkek olsam, ben de onunla evlenmek isterdim!" dedi. En son gömleğimin düğmelerini ilikleyip, "Ama siz de çok güzelsiniz!" dedim, götlerini avuçlayarak. Bu dediğime sevindiler. Sonra bunları önüme katıp, yukarı çıktık, kahvaltıya.

Kahvaltı masasında annemle babamın düşünceli olduklarını gördüm. Pek fazla da konuşmuyorlardı. Ben de fazla konuşmadım, sessiz sakin kahvaltımızı yaptık. Kahvaltımız bitmek üzereyken, Fidan geldi masaya, elinde bir iki broşür ve kitap vardı. "Harun abi, bu sene ben Üniversite sınavına gireceğim... İstediğim Fakültelere bir bakabilirmisin?" dedi. Fidan tepemde ayakta dikilirken uzattıklarına göz attım. "İyi, güzel! Umarım istediğin bölümü kazanırsın!" dedim. İzmir'de, benim okuduğum Fakülteye girmek istiyordu. Babam, "Kızım sen hele bir sınavı kazan, Harun abin sana yardımcı olur!" dedi. Annem de, "Hem İzmir'i kazanırsan kalacak yer sorunun olmaz, bizde kalırsın!" dedi. Fakat Fidan'ın derdi başkaydı, "Yok, kazanırsam, ilk sene yurtta kalmayı düşünüyorum... Belki ikinci sene de okuldan kızlarla eve çıkarız!" dedi. Annem de, "Sen bilirsin kızım, bizde teklif var, ısrar yok!" dedi.

Kızlar elbirliğiyle sofraları kaldırdılar, bulaşıkları yıkadılar. Ben de babamla verandada keyif çayı içiyordum. Ozaman babam açtı Nurcan meselesini. Ramazan çavuşun karısı da akşam düğünevinde kadınların yanında anneme söylemiş, Nurcan'la Harunu evlendirelim diye. Babam, "Ne diyeceğiz şimdi bu Ramazan çavuş Dürzüsüne? Kızla evlenmek istiyormusun?" diye sordu. Ben de, "Baba, Nurcan iyi kız, hoş kız, evlenmek isterim, ama bunun için birbirimizi tanımamız lazım, topu topu bir iki saat anca konuştuk!" dedim. Babam, "Annenle de aramızda konuştuk, Nurcan değil, Padişahın kızı dahi olsa, zaten okulun bitmeden asla evlendirmeyiz seni! Ama eğer kızı gerçekten istiyorsan, böyle de olmaz! Milletin ağzı torba değil ki büzesin, köylü şimdiden dedikodu yapmaya başladı. Kendi aramızda adını koyarız, söz gibi birşey yaparız, ondan sonra rahat rahat gezer dolaşır, konuşur, birbirinizi tanırsınız! Tamam mı?" dedi. "Tamam baba!" dedim.

Çayım bittikten sonra ben duş aldım, üzerimi değiştirdim, hazırlandım. Babamla annem de hazırdılar. Saat 12'ye 5 kala Ramazan çavuşun arabası kapıdaydı. Biz arabaya doğru giderken, evdeki kızlar da verandaya çıkmışlar, merakla arkamızdan bakıyorlardı. Ramazan çavuş indi ve sağ ön kapıyı açtı, babam öne otursun diye. Nurcan da arkadan indi, annem binsin diye kapıyı tuttu. Annesi inmemişti, arkada ortada oturuyordu. Annem de annesinin yanına oturdu. Ben de kapıyı tutup Nurcan'ın binmesini sağladım. Amacım en son binip Nurcan'ın yanına oturmaktı. Nurcan çok sexy görünüyordu, beyaz gömlek ve diz üstü etek giymişti. "Biraz yanaşırsanız ben de buraya oturabilirim!" dedim. Ama annesi oyunbozanlık etti, "Oğlum yakışık almaz, millet bakıyor, sen gel bu tarafa yanıma otur!" dedi. Mecburen Nurcan'ın kapısını kapayıp öbür tarafa geçtim, annesinin yanına oturdum. Ve hareket ettik.

Arkada dördümüz biraz sıkışmıştık. Benim sağ tarafım kapıya dayanmıştı. Sol tarafımda ise annesinin kolu koluma, bacağı bacağıma yapışmıştı. Kadının vücudundan yayılan sıcaklık, kolundan ve bacağından elektrik akımı gibi bana geçiyordu. Kadın gülerek, "Koca arabaya da zor sığdık valla!" dedi ve anneme doğru yan döndü, annemle sohbet etmeye başladı. Biraz sonra, "Amaan, böyle de rahat edemedim!" diyerek kımıldamaya başladı, sanki kendine uygun oturma pozisyonu yaratmaya çalışıyordu. Fakat kıpraştıkça da o koca götü bacağımın üst kısmına sürtünüp duruyordu. Yarağım kalkmaya başlamıştı, belli olmasın diye iki elimi önümde birleştirmek zorunda kaldım. Acaba kadın bunu bilerek mi yapıyor diye takıldı kafama. Bunu öğrenmek için götüne değen bacağımı hafif hafif yukarı aşağı oynatmaya başladım. Bacağımla götünü okşuyordum. Ve kadın da sanki cevap verir gibi götünü oynatıyor, bacağıma bastırıyordu. Bu kadında anlayamadığım birşeyler vardı. Ama şimdi bu durum böyle biraz daha devam ederse küloduma boşalıp rezil olacaktım.

Bacağımı oynatmayı bırakıp, dikkatimi öndekilere verdim. Ben hareketsiz durunca, kadın da götünü oynatmayı ve bastırmayı bırakmıştı. Ramazan çavuş babama arabasının özelliklerini anlata anlata basıyordu gaza. Babamla konuşurken, dikiz aynasından da bana bakarak, "Bu arabayı damadıma düğün hediyesi vereceğim!" diyordu yine. Otoyola çıkmıştık, geçen Nurcan'la gittiğimiz otele gidiyorduk. Ama busefer sadece öğle yemeği yiyecek ve konuşacaktık. Otele vardığımızda, Lobiden direkt restoran kısmına geçtik. İçerde hazır masalar varken, Ramazan çavuş şef garsonun eline para sıkıştırıp, bahçeye masa kurmalarını istedi. Şef garson da garsonları çağırıp, birkaç dakika içerisinde bahçeye masa çıkarttırıp, hazırlattırdı.

Geçtik oturduk, yemek ve içecek siparişlerimizi verdik. Siparişlerimiz gelene kadar havadan sudan konuştuk. Yemeklerimiz geldi, yemeye başladık. Garsonlar başımızdan çekilince Ramazan çavuş da konuyu açtı, "Azizim, dün de dediğim gibi, Nurcan'la Harun'u evlendirelim!" dedi. Babam da, "İyi güzel söylüyorsun Ramazan çavuş, evlilikte keramet vardır, bereket vardır. Ana baba olarak gençlere önayak olmak bize düşer. Lakin, evlenmeye çocukların kendileri karar vermesi gerekir! Onlar evlenmeyi isterse, bize sadece gerekeni yapmak, yuvalarını kurmak düşer! İkisi de burada, kendilerine soralım, evlenmeyi istiyorlar mı?" dedi.

Nurcan ordan hemen, "Ben çok istiyorum!" dedi. Bunun üzerine bakışlar bana yöneldi. Ortamda bir gerginlik vardı, istemiyorum desem gerginlik daha da büyüyecekti. "Ben de istiyorum, ama..." der demez, Ramazan çavuş, "Tamam, işte bukadar, gerisi teferruat!" diyerek lafımı kesti. Ağzı kulaklarına varmıştı, kendini zafer kazanmış gibi hissediyordu, nerdeyse kalkıp göbek atacaktı. Ben lafıma devam ettim, "Ama, okulum bitmeden evlenemem! Hem Nurcan'la birbirimizi daha doğru dürüst tanımıyoruz, topu topu bir iki saat konuştuk, hepsi bu! Böyle şeyler zaman gerektirir!" dedim. Ramazan çavuş sinirlenmişti, "Evladım tamam, gerisi teferruat dedik ya! Sanki babanla anan evlendiklerinde birbirilerini tanıyorlarmıydı? Onlar da bizim gibi görücü usulüyle evlendiler! Bak sen kızımla gezip dolaşıp konuşabiliyorsun, daha ne istiyorsun? Sen evlenmeye karar verdiysen gerisini bize bırak, ne gerekiyorsa biz hallederiz! Hadi yemeğinizi bitirin ve gidin gezin dolaşın konuşun gelin, biz de teferruatları konuşalım!" dedi.

Nurcan'la yemeklerimizi bitirmeden kalktık masadan. Otelin bahçesinde yürümeye başladık. Masadan epey uzaklaşınca Nurcan elimi tuttu ve "Seni çok özledim aşkım!" dedi. "Ben de seni çok özledim aşkım! Seni hemen şuracıkta yatırıp sikmek istiyorum!" dedim. O anda Nurcan'ı sikmek için içimde müthiş bir istek vardı. Etrafa şöyle bir baktım, otelin bahçesinin bitiminde hemen ormanlık başlıyordu. Ama ormana ulaşabilmek için otelin dışından gitmek gerekiyordu. Nurcan'a ormanı gösterip, oraya gitmek istediğimi söyledim. "Haa, anladım! Tamam gidelim aşkım, ama önce lavaboya uğramam lazım!" dedi. Otelin Lobisine gittik, ben beklerken, Nurcan WC'ye girdi. Çıktığında bir eli arkasında yanıma gelip, pantolonumun cebine birşey soktu. "Nedir bu?" dediğimde, kulağıma, "Külodum! Külodumu çıkardım, ama çantamı almadım yanıma!" dedi. Bunu söylemesi bile yarağımın hareketlenmesine yetmişti.

Otelin ana girişinden çıkıp, el ele ormana yürüdük. Tamamen gözlerden uzaklaşınca durduk ve öpüşmeye başladık. Öpüşürken elimi eteğinin altına attım. Amını, klitorisini okşuyor, am Piercingi ile oynuyordum. Amı çoktan sulanmıştı. Parmağımı amına sokup, amının suyuna buladım ve parmağımı emmesi için ağzına verdim. Parmağımı emip, gülerek, "Mmmhhh, amımın tadı çok güzelmiş!" dedi. Bu arada yarağım pantolonumu zorluyordu, fermuarımı açıp çıkardım yarağımı. Nurcan eğilip biraz yaladı yarağımı. Fazla vakit kaybetmek istemiyordum, "Dön arkanı, ağaca tutunup domal!" dedim. Dediğimi yapınca, eteğinin arkasını hafif kaldırıp yanaştım arkasına. Benim yarak kendiliğinden bulmuştu amının deliğini.

Biryandan da gelen giden var mı diye etrafa bakınarak, Nurcan'ın amında tutturduğum tempoyla gidip geliyordum. Tempoyu hiç aksatmadan, Nurcan orgazm olup boşalana kadar siktim. Orgazm sonrası kızın bacakları titriyordu, ama ben daha boşalmamıştım. Amına boşalsam olmazdı, götünü sikip götüne boşalsam diye düşündüm, ama yanımızda kağıt mendil dahi yoktu. Her tarafa döl bulaşacaktı. Onun için biraz daha siktim amını ve boşalmama yakın, amından çıkıp, Nurcan'ı dönderdim, önümde çömeltip ağzına verdim. Ve biraz emdirip, ağzına patladım. Döllerimi yuttuktan sonra, yarağımı yalayarak temziledi. En temiz çözüm bu olmuştu. Külodunu cebimden çıkarıp giymesi için verdim. Bana tutunarak giydi külodunu ve toparlanıp tekrar otele doğru yürüdük. Kısa sürmüş de olsa, yine de çok iyi gelmişti bu sikiş.

Lobide Nurcan yine lavaboya girdi, ağzını yıkamaya ve kendine çeki düzen vermeye. Ben de erkeklerin WC'sine girdim, önce işedim, sonra aynada saçıma başıma çeki düzen verdim. Masaya döndüğümüzde, hararetli hararetli tartışıyorlardı. Sanki hayvan pazarında Kurbanlık İnek pazarlığı yapar gibiydiler. Ramazan çavuş, "Almanya'ya dönmeden Nişanı da Düğünü de yapalım bitsin bu iş!" diye tuttururken, bizimkiler, "Şimdilik söz keselim, birbirilerini iyice tanısınlar, konuşup anlaşsınlar, Nişanı Düğünü oğlanın okulu bitince yaparız!" diye diretiyordu. Nurcan'ın annesi ise bambaşka birşey attı ortaya, "Tamam söz kesmeye razıyım, ama imam nikahı da yapalım en azından! Ateşle barut yan yana durmaz! Neme lazım, şeytana falan uyarlar, bir halt karıştırırlar! Bunun günahı da çok büyük olur, sonra hepimiz Töhmet altında kalırız!" dedi. Bu lafın üzerine bir sessizlik çöktü masaya.

Nurcan'ın anası tam bir orospuydu, kızının bir Almanla evlenip boşandığını söylemiyor, bunu gizliyordu herkesten. Ama benim Nurcan'la gezip dolaşmam için imam nikahı istiyordu. Belki de ilerde kızını benim bozduğumu idda etmek için istiyordu bunu. Çünkü imam nikahlı karım olursa, Nurcan'ı istediğim zaman sikebilecektim. Orospu anası belki de imam nikahından sonra kızına, adetliyken benimle yatağa girmesini öğütleyecekti, kızının bakire olmadığını anlamayım diye. Bu kadından herşey beklenirdi.

İşin ilginç tarafı, onun bu söylediğine bizimkiler hak verdiler ve söz kesmenin yanısıra imam nikahını da kabul ettiler. Ramazan çavuş tabi yine vakit kaybetmemek için, çıkardı cüzdanını, Nurcan'a bir tomar Euro verdi, bana da arabanın anahtarını verdi, "Hadi gidin kasabaya, söz yüzüklerinizi alın! Fazla oyalanmayın, alıp hemen geri gelin! Akşama da söz kesip imam nikahını yapalım!" dedi.

Nurcan sevinçten havaya uçacaktı, "Danke Papa!" diyerek babasını yanaktan öptü. Atladık arabaya, kasabada ilk gördüğümüz kuyumcuya girdik, Nurcan'ın seçtiği yüzükleri aldık, döndük otele. Ramazan çavuş da bu arada otelin restoranına, yanımızda götürmek için, 20 kişilik Ordövr tabakları hazırlatmış, Naylon Folyoya sardırmış, 10 şişe büyük meşrubatla, 2 şişe de büyük Rakı sipariş vermiş. Otelin önüne parkettiğimizde garsonlar hepsini bagaja yerleştirdiler. Fazla durmadık, Ramazan çavuş hesabı ödedi ve döndük köye. Dönüşte anası Nurcan'ın yanıma oturmasına izin verdi. Nurcan çocuk gibi seviniyordu, yol boyunca elimi tutup, bana iyice sokulup, başını omzuma yasladı.

Direkt bizim eve gittik. Yiyecek ve içecekleri taşıdık içeriye. Evde kızlardan sadece siktiklerim vardı, Zeynep, Meryem, Zahide ve Rabia. Onlar da meraklarından beklemişlerdi. Fidan'lar zaten memleketlerine dönmüşlerdi. Nurcan sevinçle kızlara söz yüzüklerimizi gösterip, akşama söz kesileceğini ve imam nikahı yapılacağını müjdeledi. Kızlar Nurcan'ı öpüp tebrik ettiler. Ama bunu zoraki yaptıklarını, yüzlerinde gülümseme olsa bile, Nurcan'ı kıskandıklarını sezebiliyordum. Kızlar salondaki masayı yiyecek içeceklerle donatırken, Ramazan çavuşla babam, akşam için imamı ayarlamaya ve akrabalardan söz kesiminde bulunacakları davet etmeye gittiler. Ben de sigara içmeye bodruma indim.

Akşam saat 8 gibi, davetliler eşliğinde söz kesildi, yüzükleri taktık, ardından imam nikahı kıyıldı. Nurcan artık (imam nikahlı da olsa) benim karımdı.


Lisedeki Arkadaşım

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , ,



Lisedeki Arkadaşım...

Lisede sınıf arkadaşım Cemal beni kadınlığa alıştırdıktan sonra o sene okul tatile girene kadar fırsat buldukça beni sikiyordu. Cemale alışmıştım ve onu çok istiyordum. Okul yaz tatiline girdiği için Cemal beni bir türlü sikememişti. aslında ben de onu istiyordum ama o memleketine gittiği için onu beklemek zorunda kalmıştım. Cemal, memleketten geldikten sonra beni minibüs durağında görmesine rağmen bir şey demeden minibüse binmiş aracın şoförü olan, köyün en çapkın bekar erkeklerinden olan Önder ile konuşuyor ve konuşurken de beni gösteriyordu. Onun ve Önderin de imalı bakışlarını görünce şok olmuştum.Anlaşılan beni Öndere anlatmıştı.
Minibüs kısa sürede tıklım tıklım dolmuştu. Evimiz son duraktaydı. Minibüsün en arka koltuğunda oturdum. Minibüs hareket etmesine rağmen Cemal inmedi. Yarım saatlik bir yolculuktan sonra minibüs son durağa yaklaştığında inecek var diye bağırmama rağmen durmadı ve hızla yoluna devam etti. Cemal, yüzünü bana döndü ve – Orospu şimdi seni sizin köyün orospusu yapmaya geldim diyordu. Utancımdan içimden keşke ölsem diyordum. Köyün iyice dışına tenha olan ve hiç kimsenin yaşamadığı ama sadece köyün gençlerinin tavladıkları kızları getirip siktikleri küçük tepelerin de olduğu bir ormanlık alana geldik. Arabayı büyük çalılıkların içinde park ettiler ve beni aşağıya indirdiler. Cemal, Önder e; – Bunun adı DİDEM istersen sen de başka bir isim verebilirsin. Bunu ilk defa ben hem de bağırta bağırta siktim. Benim sikime bayılmış kendinden geçmişti. Önder ise – Lan ibne böyle varmı önce yabancıya hıı diyerek arkama geçti. Komutları Cemal veriyordu bana ne de olsa kocam sayılırdı. Soyunmamı istediler. Utanıyordum ama kadınlığım uyanmış ve köyden bir kadın olmuştum. Ama Cemal yanıma geldi ve sert iki tokat attıktan sonra Önderin yanına gitti ve bir şeyler konuştuktan sonra beni Önder ile baş başa bırakarak arabaya doğru gitti. Arkam hala Önder e dönüktü. Önderin soyunduğunu fermuarının sesinden anlamıştım. Önder arkamdan sarıldı ve – Fıstık gibisin ama ayıp etmişsin önce köyden biri sikmeliydi seni neyse artık yapacak bir şey yok şimdi artık senin adını AYŞE koydum. Köyde bekâr erkeklerin devamlı siktikleri bir kadın vardı köyde onun adını koymuştu bana. ayşe köyde ebelik yapan genç ve dul bir kadındı ve bütün kasabada duyulmuştu. Bana onun adı verilmişti. Çok tahrik olmuş ama başıma gelecekleri tahmin etmeye de başlamıştım. Sonra beni diz çöktürüp sikini ağzıma tıkıştırdı. Yarrak aklımı başımdan almış kendimden geçmek üzereydim. Tanrım çok büyüktü. Bir deodorant şişesi gibi bir şeydi. Önder korktuğumu anlamıştı ki bana – Yarrağımı beğendin mi diye soruyordu. Çok büyük dedim. Olsun götün zaten açılmış kolayca alırsın dedi. seks hikayesi Yarrağı daha ağzıma almadan taş gibi olmuştu. Yarrak çok büyük, heybetli ve kışkırtıcı idi. Yarrağı koklamaya somurmaya başladım. Önder zevkten inlemeye başlamıştı. Bir erkeği zevkten uçurmak ona kadınlık yapmak çok hoşuna gidiyordu. Önder hayatıma giren ikinci erkekti ama bu erkek hayatımı tamamen alt üst edeceğini daha sonra anlayacaktım. Yarrak ağzımı vıcık vıcık yapmıştı. Önder – ayşe hemen domal sikecem seni dedikten sonra sikine tükürüyordu. Çimlerin üzerinde başım bir ağaca dayalı bir şekilde domaldım. Önder yavaşça arkama geldi o da dizlerinin üzerinde iken göt yanaklarımı açtı ve – Offf yavrum be götünü iyi açmışlar, götün porno filmlerindeki kadınların götü gibi açılmış dedi ve sikini göt yanaklarımın arasında sürtmeye başladı.Evet, artık ben de çok istiyordum ve bana sokmasını bekliyordum. heyecandan dudaklarım titriyordu çünkü iki aylık bir süre yarrak yememiştim. Sikin kafasını göt deliğimde hissettiğim anda Önder abandı ve soktu. Yarrağın sadece kafası girmesine rağmen canım çok yanıyordu. Bağırmaktan dudaklarım ağrımıştı ama Önder sokmaya devam ediyordu. İki üç dakika içinde götüm uyuşmuş ve yeni sahibine alışmıştı. Artık haz alıyordum ve inliyordum. Sikilmeyi özlemiştim ama başıma gelecekleri düşündükçe zevkim kaçıyordu ama Önder beni belimden kavradı ve iyice üstüme abandığında ise daşaklarını göt deliğimde hissediyordum. Köküne kadar sokmuştu. Beni çok beğenmişti. – götün fırın gibi yanıyor yavrum be diyor ve gelgitleri arttırıyordu. Sikini birden götümden çıkardı ve – ayşe şimdi seni suyun içinde sikmek istiyorum dedi. Bele kadar gelen suyun olduğu bir göle girdik. Beni hafifçe domalttıktan sonra arkama geçti ve sikini götüme kilitledi. Suyun içinde sikilmek çok değişik bir şeydi. Sikini çıkarıp soktukça aldığım haz artıyor başım dönüyordu. – İBNE SİKİLMEK HOŞUNA GİDİYOR ANLAŞILDI. SEN ARTIK KÖYÜN YENİ OROSPUSU OLDUN diyor ve beni bütün sertliğiyle sikmeye devam ediyordu. Beş dakika kadar böyle siktikten sonra sikini çıkardı ve – haydi şimdi kuru yere çıkalım seni bir de orda sikmek istiyorum dedi. Yine çimlerin üzerine domalmamı istedi. Bu sefer alnım yere yapışık şekilde domaldım. Arkama geçti ve yine çok sert bir şekilde sikmeye başladı. sex hikayesi Ama bu sefer fazla sürmedi ve sikini hemen çıkardı ve yüzüme doğru tuttu. Yüzüme fışkırmaya başladı. Çok tazyikli fışkırıyordu. Alnım, gözlerim, saçlarım yanaklarım meni içinde kalmıştı. Önder sikini yine ağzıma verdi ve iyice boşalana kadar ağzımda tuttu. sikini iyice kuruyuncaya kadar ağzımda tuttu. Daha sonra – Sen git iyice yıkan seni ilk siktiğim yere gel sana bir de Cemal geçirsin dedi. Slip kilotunu giydi ve arabaya gittikten sonra ben de yıkanmak için göle girdim. götüm iyice açılmıştı ve iki ay öncesi gibi olmuştu ama yine de canım yanmıştı. Temizlendikten sonra gölden çıktım ve Önderin beni ilk siktiği yere geldim. Bu sefer Cemal soyunmuş sadece kilotla ve yine iki adet limonla beni bekliyordu. Ağzımı açtırdı ve limonun birini yedirdikten sonra – ayşe ilk kocanın yarrağı seni özledi hadi hemen al bakalım ağzına dedi. heyecandan titremeye başladım çünkü ilk erkeğim ve içimdeki kadını çıkaran ilk erkeğim beni iki ay sonra sikecekti. Hemen önünde diz çöktüm ve sikini somurmaya başladım. Ağzımdan salyalar akıyordu. Yarrağı nerdeyse yutmak istiyordum. Bayılmak üzereydim. Cemal – Sakin ol lan ibne bak tadını bile alamıyorsun diyerek iki sert tokat attı. Önderin ağacın arkasından bizi gözetlediğini gördüğümde kendime gelmiştim. Cemal sikini iyice kaldırdıktan sonra yüzüm Öndere gelecek şekilde domalttı ve arkama geçti.Hiç beklemeden götüme yerleştirdi. Çok kolay girmişti. O muhteşem yarrak yine içimdeydi. Gözlerim Öndere bakıyordu. Beni kadınlığın içine atan ilk yarrağın tadını tattıran Cemal beni yine bütün sertliğiyle sikmeye başlamıştı. Tanrım bu erkek gerçekten işini biliyordu ve beni bütün korkularıma rağmen uçurmayı başarmıştı. Yarrağını köküne kadar soktukça çimleri yiyordum. Artık artık iyice yanımıza kadar gelen Önderi bile göremiyordum. İşini bitirmeye yakın sikini götümden çıkardıktan sonra suratıma iki tokat attıktan sonra Önderi görebildim ve çok utandım. İki erkeğin arasında bir orospu gibi çaresiz duruyordum. Cemal hemen beni diz çöktürüp sikini ağzıma verdi. Sikini biraz emdirdikten sonra yine domalttı ve arkama geçti. ayşe götünü iki elinle aç dedikten sonra hiç elini kullanmadan sikini götüme sokmaya çalışıyordu. Üç denemede de sokamamıştı. Önder ise gülerek; Bana bıraksan ilk sokuşta kilitlerim bu ibneye der demez yarrağı köküne kadar götümde hissettim. Birkaç giriş çıkıştan sonra Cemal birden kasıldı ve içime fışkırmaya başladı. Siki çıkana kadar sikini götümden çıkarmadı. İyice rahatladıktan sonra siki içimden kayıp çıktı. Yürümekte zorlanıyordum. Göle temizlenmek için gittim ama dönüşte beni sürprizler bekliyordu çünkü minibüs ve erkekler yoktu


İkimizde Boşaldık

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , ,



İkimizde Boşaldık...

selam ben Isparta dan velı benım sevgılım antalyada kalıyor bır gun gezmeye ıspartaya geldı yaklasık 3yıldır cıkıyoruz neyse ben ama bu sefer onu kafe yerıne tenha bır yere goturmek ıstedım ve niayetınde onu gokcaya gıtmeye razı ettım gokcaya gıttık gokcay da bır piknık alanı neyse ben daha once hıc sıkısmedım ama cok hıkaye okudugum dan bır seyle r bılıyordum neyse tenha kımsenın bızı goremeyecegı bır yere gectık ben hıkayelerden okudugum seyler gelıyordu aklıma tabı halıyle sıkım kalktı ve bunu oda fark ettı neyse ben dudaklara yapıstım ve elımı amına atıp dısından gelıp gıtmeye basladım
ama bır yandan ıhhhh deyıp bır yandan da lutfen yapma dıyordu neyse ben onu dınlemeyıp elımı etegının altından bacaklarını oksayarak yukarı cıkıyordum artık kımse benı tutamazdı ve elımı kılotunun ustunden amına attım artık oda kendını bana burakmıs tıve bır sure o halde optukten sonra kılotunu sıyırmaya basladım ve kılotunu cıkarttım ama halı ne olur yapma dıye yalvarıyordu ama ben azgınlık tan ne yapacagımı bılmıyo dum etegını kaldırdım ne derse desın artık onu dınlemıyordum amı okadar guzeldıkı muhtesem dı neyse bende pantolonumu ındırıp yarragımı cıkarttım amına deyırdgımde nerdeyse yarragım patlıyacaktı ama amı cok dardı cunku daha once hıc yatmamıstı ve nasıl gırecegını dusunuyorrdum ama artık ne olursa olsun sıkecektım onu yarragı amına dayadım yuklenmeye basladım ama sokamıyordum gırmıyordu ne yapacagımı bılmedım neyse yapmamamı soyluyor du ama artık oda ıstıyordu yarragıma tuykurerek tekrara denedım ve kapasının gırdıgını unun bagırıslarında hıssede bılıyordum okadar bagırıyordukı bır anda soktum artık tamamı gırdı amından kan geldı ve bı elımle azını tıadım ama susturamıyordum ve cıkarttım sevgılım tamamen yatmıs kendınden gecmıs bır sekılde yattı bende amının ustune bosaldım ve sevgılım bana kusmustu onun cok canını yakmıstım ama sıkktıgıme hıc pısman deyılım yazın duyunumuz var herkesı beklıyoruz


Baldızlarımı Siktim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , ,



Baldızlarımı Siktim..

Karimin bana yaptigi 2 Tatilden döndügümüz ücüncü günü eve bir pakat geldi. Evde yanlizdim esim yoktu, paketi aldim ve oturma odasina gectim paketin icinde ne oldugunu merak ettim???? Actigimda icinden bir video kaseti cikti, benim jeton hemen düstü bu o adamlarin karimi nasil siktiklerini cekmistiler evet. Kaseti videonun icine koydum ve izlemeye basladim. Baslangici yanliz cok ilginc ti sanki bir filim gibi baslamisti!!!! Filimin basinda karim havuzun basinda uzaniyor ve günesleniyordu yanina bir adam gelip karimin yanina durmus götünü sivazlayarak kalk arkadaslarim geldi seni sikmek icin dedi, bu arada ben yaninda uzanmis uyuyordum. Benide cekmisler,escort karim ise kalkip adamla gidiyordu odanin icinde iki kisi bekliyordu soyunmus halde ve siklerini sivazliyordular, bu kaltakmi sikilmek ve star olmak istiyor diye söyledi. Söyleyen adamin elinde kamerasi vardi diger adam ise karimin yanina gelerek cenesini tuttu ve dudaklarin kücük güzel dedi simdi cömel de su sikimi onlarin arasina al diye söyledi ve karimi diz cöktürdü agzina verdi. Kamerayi tutan adam kamerasini kamera ayaklarina takti ve yanina gitti. Simdi seni star yapicaz dedi bu arada arkasina gecip yalamaya basladi digeride mömelerini sikiyordu..


Porno hikayelerimiz blogumuz yayına başladı

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , ,



Porno hikayeleri yaşanmış gerçek seks anılarının en yeni ve sınırsız paylaşım alanı olarak hizmet hayatına girmiş bulunmakdayız bu sitede diğer siteler gibi sizi zorla reklamdan reklama gezdiren reklamlar bulundurmadan rahatlıkla site içerisinde gezebileceğiniz bir ortam oluşturmak istememiz eğer sizinde yaşadığınız ve anlatmak istediğiniz güzel seks anılarınız mevcutsa buradan paylaşabilirsiniz. porno hikayeler ve erotik anılarla dolu fantezi dünyanızı geliştirebilirsiniz. Şimdiden sizlere iyi ve bol keyifli zamanlar

Karımı Siken Masör

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , , , ,



Ben Okan, size anlatacağım şeylerin başıma gelmesinde en büyük neden karıma duyduğum hayranlıktır belki de karım gerçekten çok bakımlı ve alımlı biri aynı zamanda gerçekten sex yapmayı seven biri bunu söylememdeki neden genelde Türk kadınları sexi sadece olsun bitsin mantığı ile yapıyorlar bence. Çok yakın bir arkadaşım bir gün eşiyle uzun bir tatile gidecekti ve evinin anahtarını bana verdi bundaki amaç çok açık beliydi eve birilerini atmak bende bu fırsatı değerlendirdim ve şirketimdeki sekreteri eve atmaya başladım bir gün yine sekreterimle arkadaşın evinde fantezi yaparken odanın kapısı açıldı ve karım içeri girdi. Meğer arkadaşım eşi ile karımın eşi de arkadaş olduğundan arkadaşın eşi de karıma anahtar veriyor ve oda evi kontrol etmeye geliyor bir sorun var mı faturalar v.s. tabi gelince faturanın büyüğü de bana çıktı. Karım bizi görünce sesini çıkarmadı arkasını döndü ve çıktı tabi ben de kendime geldikten sonra evin yolunu tutum ama nasıl bu durumu aşabileceğimi düşünüyordum bir yandan da aklıma muzurluk lar geliyordu ne olurdu bizim hatunda bize katılsaydı
falan gibi eve gittiğimde eşimi valizini toplarken buldum konuşmak istediğimi söyledim gayet olgun konuşalım dedi sadece basit bir şey dedim sadece seni seviyorum lütfen af et dedim. Oda bana peki sen beni böyle bir durumda yakalasaydın anahtar bendede vardı aynı şekilde ben o yatakta bir adamla sevişiyor olabilirdim sende bizi yakalayabilirdin. Senin tepkin ne olurdu diye sorunca biraz düşündüm önce tuhaf his ettim haklısın dedim. Sonra devam ettim beni tanıyorsun seni hiç kısıtlamadım aslında belki kapıdan usulca izler sonra rahatsız etmeden giderdim dedim. Bana ciddi olduğuna inansam seni affedeceğim ama inanmıyorum diye cevap verdi. Evet inan yalvarırım dedim onun gitmesine dayanamazdım. Bu altı üstü sex eğlence evlenmeden ikimizde yaşamıştık ne var bunda dedim. Bana o zaman ispatla dedi . bende benim değil senin ispatlaman lazım anahtar sende var nasıl olsa dedim. Bana bu senin cezan valizim hazır burada bekliyorum bana hediyen ne olacak seni af etmem için sana yarın akşama kadar süre veriyorum deyince aklıma daha önce gördüğüm Massage For wife diye bir web sitesi geldi. Ve ona ok hayatım sana harika bir hediyem olacak beni af edeceksin dedim. Hemen bilgisayarın başına koştum ve massageforwife.com sitesine girdim önce mesaj atım durumu kısaca öze geçtim sonra msn e ekledim ve beklemeye başladım 1 saat sonra emaili me cevap geldi o sırada zaten msn e de girmişti masör konuştuk bütün şartlarını yerine getirdim resimlerimizi yolladım telefon aldım ve yarın için randevulaştık üstelik 2 saat masaj almıştım. Karıma akşam çok sexy giymesini bir misafirimiz olduğunu söyledim . bana inanmıyordu konuşmasından ve bakışlarından belliydi. Ama akşam hazırlanmıştı üstelik benim en sevdiğim kıyafetleri giymişti beni cezalandırmak istiyordu anlaşılan. Vakit geldiğinde masörümüzde gelmişti. Onu kapıda karşıladık içeri aldık. Ve eşime işte sürprizin bu, arkadaş masör dedim ve sana istediğin gibi masaj yapacak dedim. Eğilerek kulağıma hoş çocuk ama sadece masajla mı beni kandırmak istiyorsun diye sordu. Tabi masajın içeriğinden haberi yoktu. Bende ona aşkım sadece masajın tadını çıkar sonra her türlü cezana razıyım dedim. İçeri geçtik biraz sohbetten sonra masajı kısaca anlatı masörümüz. Bu olay eşimin hoşuna gitmişti. Beklediği ceza anı geliyordu. Masör eşimi göstererek kim soysun dedi. Karım oradan işaret ederek masör soysun dedi oki dedi kendi gömlek düğmelerini açarken de karım durmasını söyledi masöre siz beni kocamda sizi soysun aynı anda deyince beni bir ateş bastı karımı tanıyordum çok sert cezalandıracaktı beni. Masör karımı soyarken bende onun pantolonun kemereni çözdüm ve pantolonunu indirdim sonra gömleğini çıkartım bu arda masör karımı soymuştu bile ve karım uzandı masörde sadece boxer kalmıştı karım boxerı göstererek onu da çıkar dedi. Kendimi değişik bir heyecanda his ederek onu da çıkardım masör masaja başladı karımın her yerine masaj yapıyordu bu arada penisi de karımın her yerine değiyordu sonra sırtına sıra geldiğinde kalçalarına oturdu ve penisni kalça arasına yerleştirerek sırtına masaj yapmaya başladı ben acayip heyecanlanmıştım ve karımın yanına giderek kulağına hadi cezalandır beni dedim karımda gözlerime bakarak eminimsin dedi evet dedim ve masörün penisini tutarak vajinasından içeri soktu kalçasını yukarı kaldırarak penisi daha iyi almaya çalışıyordu harikaydı sonra karımla öpüşmeye başladık ve karım kulağıma yaklaşarak seni cezalandırmaktan çok zevk aldım aşkım dedi. Bende beni her zaman cezalandırabilirsin aşkım dedim. Sonra masörün sikini tutu ve ağzına getirdi gözlerimin içine bakarak emiyor yalıyordu bana da vajinasını göstererek yalamamı söyledi. Bu emir olayları hoşuma gitmeye başlamıştı . biraz sonra benim uzanmamı söyledi ve kendisinde benim üzerime uzanarak 69 vaziyeti aldık bu sırada masörü de arkasına çekti ve içine girmesini söyledi inanılmazı karımın sikilişini bu kadar yakından izlemek harika bir şeydi ama az sonra istediği şey beni hepten çıldırttı masör karımın içinde gidip gelirken benimde amını yalamamı istedi. Tabi söyleneni yapıp uslu bir koca olacaktım ve yaptım çok heyecanlıydı biraz sonra masör nereye boşalmamı istersiniz deyince karım içime dedi buna şaşırmamıştım karım içine boşanılmasından hoşlanır ama masörün bütün spermlerde yüzüme aktı inanılmaz bir maceraydı sonra toparlandık ve misafirimizi yolladık. Karım bana sarılarak seni af etim dedi ama bunu arada yapalım ve hata o sürtük sekreterini de çağırabilirsin bunun dışında ona dokunursan da bir daha beni göremesin dedi. Karımı herkesten çok sevdiğimden bunu kabul ettim ve 1 hafta sonra masörümüz iki kadına masaj yapmak durumunda kaldı. Herkese iyi eğlenceler

Bakire Sekreterimi Becerdim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , , , , , , ,



Selam aynı sirkete sekreter olarak çalışan 40 yaşlarında sema isminde birde sekreter var semayla şakalaşıyor neden evlenmedin diye kızdırıyorum onunda hoşuna gidiyor.fakat bu arada dogrusu semayı arzuluyorum ilişkilerimde gözümün önüne geliyor.fakat semanın anladıgım kadarı ile bir korku yaşıyor. bunu aşmam lazım bir gün bilgisayarımda porno vidioları vardı onu açtım izliyorum. Dahili telefondan semayı aradım telefonda ne yapıyon kız dedim.iyiyim dedi sen ne yapıyorsun el alem neler yapıyor onu izliyorum dedim ne demek ne izliyon gelde gör millet neler yapıyo sen hala görmedin diye laflar ediyorum.çok geçmedi sema elinde kahvesi yanıma geldi ben gözlerimi dikmiş vidio izliyorum o ne dedi gel gör dedim.ben koltugumda oturuyorum o yanıbaşımda ayakta dikildi vidiyo
baktı hiç ses çıkarmadan bir kaç saniye izledi elindeki kahve fincanının içindeki kaşık heycandan ses çıkarıyordu allah seni kahretmesin dedi karşımdaki koltuga oturdu inanın çok heycanlıydı fakat benimde istedigim olmuştu kızm neyin var dedim 40 yaşına gelmişin daha bir şey bilmiyor görmemişin dedim gerçekten bu haksızlıktı .Bak sema istersen bunu birlikte çözeriz dedim.paniklemiş bir vaziyette nasıl yani dedi şanslısın dedim karşında ne yaptıgını bilen yaşı olgun tercübeli biri var ama anladıgım kadarıyla sen gelenekler sebebiyle kızlıgından korkuyorsun korkma sen istersen ona zarar vermeden de sevişe biliriz ve sende organzm olursun diyerek konular açıyorum anlatıyorum izliyorum hoşunada gidiyor bu yüz ifadesinden ve otururken bacaklarının hareketliligi ve kasılmalar anlayabiliyorum. bu ayaga kalktı gitmem lazım dedi ve yanımdan ayrıldı ne tamam dedi nede olmaz . Ama eminim ben istedigime ulaşmıştım 10 dakika sonra dahili telefonla aradım kızım nerdesin çaldırıyorum açmıyorsun. tamam anladım seninki aşırı su salgıladı lavobadaydın demi diyerek lafa giriyorum.hiç bir şey söylemeden beni dinliyor fakat telefondaki nefes alış verişi normalin üzrinde sanki koşu bantında yürüyor gibi .Bir ses yeter dayanamıyorum dedi ve telefon kapandı.evet bu iş olmuştur kız kurusu iyi tavında .1 hafta sonra 23 subat günü evlerinde sema yaş günü kutlayacak davet edildim 7-8 arkadaşız bayan erkek selamlaşmalar sıradan muhabet nas. iyimi gibi bu arada kız kurusu 1 yaş daha yaşlanıyor farkında degil içkilerimizi içiyoruz rahatladıkça çok uç olmayan göbekten aşagı fıkralarla ortalıgı bulandırıyorum. fakat sema dikkat ediyorum beni izliyor.içimnden galiba bu gün birşeyler olacak gibi bir his var herkez eşliydi ben bekar takılıyordum. vakit geç oldu bende numaradan esnemeler . herkezin uykusu gelmiş evden ayrılmak için izin istedik. vedalaşırken elimi uzatım tokalaşmak için öyle bir tokalaşmaki sanki gitme kal der gibi . ve ya ben öyle algıladım çünkü semayı arzuluyorum.herkez gibi bende vedalaşıp ayrıldım arabalarımıza binip uzaklaştık 1 kaç km yol aldıktan sonra aklıma sen aptalmısın kız evde yalnız bir şey unutmuş gibi geri döndüm zile bastım sema açtı zaten başkası yoktu şaşırdı telefonum telefonum dedim burda kalmış olabilirmi. kapıda bekleme gel bakalım dedi.gecede semanın üzerinde kot pantolun ve beyaz bulüzü vardı dekolte dikkatimi çekti sema rahat bir şey giyinmişti(gecelik flan degil) bir etek onun üzerinde görmemiştim annesinin olabilir.bana kusura bakma kıyafetinden, dolayı olsa yok önemli degil dedim hay allah sema boşuna arama cebimde telefon dedim.ben gideyim dedim izin istedim vaktin varsa kal dedi kahve içelim tamam dedim . ama yalnız sema yanlış anlama huzursuzum annenler gelir yanlış anlar yok yok bu gece gelmezler uzak bir akrabaya postaladım oh be dedim bu iş tamam hayalim kıza güzel bir yaş günü yaşatmak ne o öyle pastalar filan kız 41 yaşına giriyo hanımlar beyler.kız mutfakta kahve yapıyor bende gitim ayıp olmasın gibi bu saatten sonra dogrusu misafir olamam sema egilmiş birşey alıyor o ne göt kotta farklıydı rahat etegin altında daha bir yuvarlak ve heybetli. çok tahrik olmuştum dogrusu bir şey belirtmeden salona geçtik.kahve içiyoruz sema dedim sana bir şey söyleyecegim ama yanlış anlama beni fırsatçı olarak degerlendirme (kimi kandırıyon bu fırsatçılık degilde ne)sana iş yerinde bahsettigim konulara girecegin bu günü iyi degerlendirelim sende güzel bir yaş günü kutlamış olursun unutmayacagın bir 23 şubat. bu olurda olmazda bir şey söylemiyor dinliyor.fakat sana söz veriyorum kızlıgın zarar görmeyecek .ben kendime güveniyorum aklımdan geçen her zaman oldugu gibi dilimi konuşturmak erkeklik organım en son cila. semaya yaklaştım iki yanagını avuçlarımınarasına alıp kendime dogru çektim dudaklarını agzıma aldım öpüyom öpüyom o da ne bu öpmeyi bile bilmiyor. elimi etegin altına bacaklarına götürüyorum çekiniyor işte şöyle işte böyle derken.soyundurmaya başladım çok ugraşmıştım erkekler bilir benimki oldu kazık.semaya mümkün mertebe göstermemeye çalışıyorum.memeleri agzıma alıyorum kasılıyor biraz duralım dedi bak dedim beni rahat bırak sen birşey yapma her şeyi sana zarar vermeden ben halledecegim yere uzandı ve kendini saldı.onu çırılçıplak soydum bende soyundum merakla beni izliyor yaragımı görünce gözlerinin açıldıgını fark ettim merak etme sana sokmuyacagım söz verdim dedim.ben semayı yalamaya başladım aşagı dogru geliyorum bacak aralarına ve nihayet amındayım amının üzerinde dilimi gezdiriyorum bu kıvranarak bacaklarını açmaya başladı benim diliim amınınn içinde semadan beklemedigim iniltiler ben ilerledikçe amını dilime baskı yaptırıyor beliki daha derinlere istiyor amını içinde götüne yakın bir bölge kadın okuyucular bunu iyi bilir tam o işte o nokta nasıl kıvranıyor anlatamam semadan bir ses bir şeyler oluyor sevgilim devam devam aaaayyy aaaay bu nasıl şeeeeyyy aman tanrım dedi ve agzıma sıcak sıcak am suları tamam dedim sema bu işte bu sema boşalmıştı devam diyordu ama gece uzun acelem yok toparlandı düzeldi sarıldı bu nasıl bir şey ya demeye başladı baktım yaragı merek ediyor elini sürmekten çekiniyor korkma dedim alışırsın bu dedi amamı giriyo nasıl olur ya bu buraya nasıl girer bu gün olmasada söz verdim bir gün görürsün haydi devam edelim semayı öpüyorum öpmeyi ögretiyorum tekrar amına yönelip yalıyorum (ilişkilerimde sürtünmenin haricinde hemen yaragı kulanmam karşımdaki partnerimi en az dört -beş defa dilimle boşaltır en son yaragımla işi bitiririm dogru birşeymi evet ben hep öyle yaptım bencil olma önce karşındaki)ben yalamaya devam sema halinden memnun fakat kıza söz verdim yaragı ama sokmayacagım diye benimki dimdik semayı çeşitli pozisyonlarda yalıyorum ters çevirmiştim sırtından götüne dogru geliyordum elimle götünün deligine sürtünmeye başladım baktım ss yok tekrar evirip amını yalıyorum sema inleye inleye agzıma boşalıyor .evet anladım hal kalmamıştı benimki ne olacak benimde rahatlamam lazım kız tercübeli degil alıp sakso flan yok sema yaragı amına sokmayacagım kızlık bozulmasın diye ama şunu yapabiliriz bu yaragı götüne sokayım dedim olurmu dedi merakta ediyor belli biraz acır ama alışırsın biraz istek biraz korku tamam dedi oh be hadi biraz kırem getir giti içerden çantasından kremini getirdi tamam şimdi dedim tekrar yatırıp amını yalıyordum.çevirdim domaltıp parmagımla okşar gibi götüne kıremi sürdümyavaş yavaş alışşın diye parmagımıda arkasına kaydırdım hoşuna gidiyor bir elimlede amınla oynuyorum. sonra sikimi kıremleyip götünün deligine dayadım ama bu kendini kasıyor yarak bir türlü olmuyor.neyse amını okşarken kendini bıraktıgı an yaragı götüne gömdüm fakat büyük bir acı ve feryat bende yarak hareketsiz amını okşuyom bu çek canım yanıyor diyo ama biliyorumki ilk olur böyle şey baktım yatıştı bende yaragı yavaş yavaş ileri geri hareket ettiriyorum artık hoşuna gidiyor dur sema dayanamıyorum büyük bir inleme ve haykırıs semanın götüne boşaldım birazda dışarı taştı baktım sema meni incelemeye aldı güzel bir geceydi kaktım birlikte banyo yapıp amını tekrar yalayıp çıktım üzerimi giydim vedalaştım adım gibi biliyorum sadık bir sevgilim daha olmuştu .Daha sonra bu ilişkim devam etti 2 ci buluşmamızda yaragımı amına sokmamı kendisi istedi ve kızlıgıda ben bozdum.

Translate