/*/* */ Sex Hikayeleri, Sikiş Hikaye, Seks Hikaye, Sex Hikaye -->

Evli Bayan Müdürümü Siktim İşsiz Kaldım!

Posted by Bornocu Ersan | 16 Kasım 2015 Pazartesi | Posted in , , , , , , , ,



Adım Mehmet. 28 yaşındayım, yakışıklı sayılmam, ama konuşma kabiliyetimin çok iyi olduğunu söylerler. İşşizdim ve iş başvurusu porno hikaye oku  için gittiğim (Türkiyenin büyük marketler zincirine ait) bir markette başvuru formunu doldurdum. Formu içeriye, müdür odasına vermemi söylediler. İçeriye geçince müdürün bayan olduğunu gördüm. 35-36 yaşlarında, götü gerçekten muhteşem olan bir bayandı. Benimle kısa porno hikaye oku  bir konuşmadan sonra beni işe aldı. Ertesi gün başladım. İşyerinde benden hariç 1 erkek ve 4 bayan vardı, hepsi evliydi, bir ben bekardım. Nezaman görsem müdürenin götünden gözümü alamıyorum. Müdüre hanım 1.70 boylarında, 60 kg, güzel, evli ama çocuğu olmamıştı. Daha sonra öğrendim, kocasının ikinci eşiymiş ve kocasının ilk evliliğinden 1 çocuğu olduğu için çocuk istemiyormuş, araları bunun için limoniymiş.  porno hikaye oku 



Birkaç gün sonra kocası ailesini ziyaret için İzmire gittiğinde bana gün doğmuştu. Markette herkese aynı gün izin veremezler. Ben gireli 4 ay geçmişti ve bana asla Pazar günü izin yazılmamıştı. Ben de bekarım diye rahatsız olmamıştım.  porno hikaye oku Ogün bana Pazar gününe izin yazıldığında şaşırdım ve müdüre hanımın yanına gidip, “Acaba yanlışlık mı var?” diye sorduğumda, “Yok, bilerek yazdım!” dedi. Ben de teşekkür ettim ve fazla üzerinde durmadım. Cuma günü olmuştu. Marketi kapatma saati geldiğinde ben müdüre hanımın odasına gittim, “Kapatıyoruz.” demek için. Müdüre hanım telefonda kocasıyla hararetli birşekilde tartışıyordu... 

Kocasıyla konuşması bitince aşağıya indi, kapattık. Herkes evine dağıldı. Ben ve müdüre hanım kalınca, bana, “Gel seni bırakayım!” dedi. v porno hikaye oku Arabasına bindik gidiyorduk. Telefondaki tartışma için özür diledi. Ben de hemen, “Eşinizle mi tartışıyordunuz?” dedim. “Evet, artık yürümüyor, boşanıyoruz!” dediğinde dünyalar benim olmuştu, sanki direk benimle evlenecek gibi. Yaklaşık yarım saat konuştuk. Bana Pazar günü bir programım olup olmadığını sordu. İçimden ‘hasiktir Pazar günü izin vermekten vazgeçti’ diye düşünerek, “Bir planım yok!” dedim. “İyi o zaman seni alayım da baraja gideriz, biraz sohbet ederiz!” dedi. Bunu duyduğumda nasılsevindim anlatamam. Bu sevincimi o da fark etmişti ve “Benim dertlerimi dinlemenin seni bu kadar sevindireceğini bilseydim daha önce anlatırdım!” diye espiri yaptı. Beni evimin önünde arabadan indirip yoluna devam etti. O gece müdüre hanımın muhteşem götünü düşünerek 2 defa 31 çektim öyle uyudum. 

2 gün geçmek bilmedi birtürlü. Sonunda pazar olmuştu. Sabah erken uyandım, banyo yaptım, ne olur ne olmaz diye sikimin kıllarını kestim ve hazırlandım. Saat 11 de aradı, “Hazırmısın?” diye, 15 dakika sonra da geldi. Muhteşemdi, dizinin üzerinde bir etek, birde yakasından 1 düğmesi açık gömlek vardı. Ben onu böyle görünce gözümü ondan alamıyordum, baktıkça sikim kalkıyor ve saklamak dahada zorlaşıyordu. Müdüre hanımınsa daha bir rahat hareketleri vardı. Barajın yanına geldiğimizde, “İçecek birşeyler alalım.” dedi. “Ne içersiniz?” dedim. “Bira içmek istiyorum!” deyince nedense heyecanlanmıştım. Biraları aldım ve sakın bir yere çektik arabayı. Başladı anlatmaya. Ben tabiki sürekli haklı olduğunu söyleyip, “Sizin gibi güzel ve alımlı bir bayana yapılmaz bu!” gibi gazlar veriyordum... 

Vakit ilerledikçe ve biraz da biraların etkisiyle, konu cinselliğe kayıyordu. “Ben o adi herif için dayanılmaz acılara katlandım!” dedi. Ben de saf ayağına yatarak, “Ne gibi acılar? Size dayak mı atıyordu?” dedim. “Dayak değil de, her sevişmemizde arkadan da yapmak isterdi, acısına dayanamazdım ama kıramazdım ve verirdim!” dedi. Bu lafları duyunca benim yarak çadırı kurdu ve pantolonumun önünü delecek duruma geldi. Arada sırada gözü benim sikime kayıyordu, ben de artık saklamıyor, hatta daha fazla göz önüne çıkarıyordum... 

Daha sonra olay bana döndü ve “Neden kız arkadaşın yok? Neden birini bulmuyorsun? Nasıl idare ediyorsun?” dedi. Ben bütün soruları atlayarak, “Neyi nasıl idare ediyorum?” dedim. “Şeyi...” diyerek sikimi gösterdi. Ben artık ne olursa olsun, hafif de içkinin etkisiyle, “Güzel ve alılımlı bayanları düşünerek 31 çekiyorum!” dedim. Ben öyle deyince beklediğim soru geldi, “Beni hiç düşündün mü?” dedi. “Söylersem kızmazmısınız?” dedim. “Yok kızmam, ama burda siz biz yok, rahat ol, senli benli konuşabiliriz!” dedi. Ben de, “4 aydır sadece seni düşünüyorum 31 çekerken!” dedim. “Yaa, en çok neremi?” dedi. Elimi eteğinin içine atarak, “Götünü!” dedim ve başladım dudaklarından öpmeye. Elimi göğüslerine attığımda inanamadım, taş gibiydiler. Dayanacak gücüm kalmamıştı, onu hemen orada sikmek istiyordum. O da sikişmek istiyordu, ama “Arabada olmaz!” dedi. “Nereye gidelim?” dedim. “Bana gidelim, daha rahat oluruz!” dedi. Arabayı ben kullandım, biran önce evine varmak için. 

Evine girdiğimizde ben hemen lavobaya girdim, çok dolmuştum, hemen boşalmamak için 31 çekip rahatladım. Çıktığımda salonda koltuğa öyle bir oturmuştu ki, götü olduğu gibi görünüyordu. Bu görüntü sikimi tekrar kaldırdı. Yanına gittim, dudağına yapıştım. O da 3 haftadır seks yapamadığı için daha bir sabırsızdı. Yatakodasına gidene kadar ikimiz de çırılçıplak kalmıştık. Yatağa uzattım, dudaklarından başlayarak, göğüslerini koparırcasına ısırıyor, emiyor, öpüyor, yalıyordum. Elimi amına attığımda, çok sıcak ve ıslaktı. Amının heryerini yaladım. Artık dayanamıyor, bacaklarını yukarı kaldırıyordu. Ben de artık sikmek istiyordum, ama önce ağzına verdim benim oğlanı. Süper sakso çekiyordu orospu, nerdeyse ağzıyla boşaltacaktı beni. Hemen ağzından çıkardım, bacaklarını omuzuma aldım, yavaşça amına girdim. Öyle bir ‘Oohhh!’ dedi ki, anlatamam. Seri ve yavaş başlayan darbelerim hızlandıkça, inleme sesi de yükseliyor, kasılmaları çoğalıyor, titreyerek boşalıyordu. 

O boşaldıktan sonra domalttım, amına tekrar girdim. Ama bu defa daha sert sikiyordum. Bir süre sonra yine boşalıyordu. Kasılmalarına dayanamadım, ben de boşalacaktım. Amından hemen çıktım, yüzüne boşalıyorken hiç beklemediğim şekilde ağzına gelen döllerimi yuttu. Bonyoya gidip geldikten sonra, önce sikimi, sonra dudağımı öperek teşekkür etti. Ama ben elimi götüne atarak, “4 aylık hayallerimi gerçekleştirmeyecekmisin?” dedim. “Yemekten sonra düşünürüz!” dedi. O gün yemekten sonra 1 posta da götünü siktim... 

Müdüre hanımla tam 1 ay boyunca sikiştik. Kocasıyla tekrar barışınca, ilişkimiz duyulur korkusuyla, bir bahane bulup ben işten çıkardı. Anlayacağınız şimdi yine işsizim, ama olsun o göte değerdi! 

Köylü Yengeme Uygulamalı Orgazm Dersi Verdim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , , , , , , , ,



Selamlar. Dayım, köyden birisiyle evlenmişti. Yengem çıtı pıtı, güzel sayılabilecek, küçük göğüslü, iri götlü, minyon tipli, ama çok oynak bir kadındır. Evlendikten birkaç sene sonra pek anlaşamadılar. Yengem de nedense boşanmak yerine, evliliğini devam ettiriyordu. Herhalde 2 çocukları olduğundan boşanmak istemiyordu. Ben askerden geldiğimde, yengemle daha sık konuşuyor, dertleşiyorduk. Yengem bana karşı çok açık konuşur, çekinmezdi. Ben de ona kız arkadaşlarımla olan ilişkilerimi anlatırdım.
Her zaman en yeni en kışkırtıcı birbirinden güzel erotik hikayeleri bulabileceğiniz tek blog sitesi sitemizde porno hikayeler okuyabilir ve yorumlarda bulunabilirsiniz.
Yine birgün kız arkadaşlarım hakkında konuşurken, yengem, “Merak ettiğim birşeyi soracağım, ama gülmeyeceksin!” dedi. “Tamam yenge, sor!” dedim. Yengem, “Kadınlar da boşalıyormuş, doğru mu?” deyince, ben birden dondum kaldım. Şaşkınlığımı atınca, “Evet doğru, kadınlar da boşalır, yani Orgazm olurlar.
Sen Orgazm olmanın nasıl birşey olduğunu bilmiyormusun?” dedim. “Hayır, bilmiyorum!” dedi. Bu duruma ne diyeceğimi bilmiyordum doğrusu. Birkaç saniye düşünüp, “Peki, siz dayımla hiç ön sevişme yapmıyormusunuz?” diye sordum. Yengem, “O ne ki?” dedi. “Yani asıl işi yapmadan önce, öpüşüp koklaşıp, birbirinizi yalamıyormusunuz?” dedim. Yengem, “Yooo, hayır, dayın genelde üstüme çıkar, 1-2 dakikada işini görür yatar!” dedi. Konuşmalarımız çok heycanlı yerlere gidiyordu ki, annem çağırınca, ogün öylece kapandı konu.
İnanamıyordum, demek ki bu kadının ateşi bundan dolayı dışına vuruyordu. Çünkü yengem öyle şakalar yapıyordu ki, hemen oracıkta altıma yatırmamak için kendimi zor tuttuğum zaman çok olmuştur. Ama bazen de çok ilginçtir ki, yengem benden uzak duruyordu. Sanırım evdekilerden çekiniyordu veya korkuyordu.
Yengem birgün yine sabahtan bize gelmişti. Annem mutfakta çay demlerken, biz yengemle içerde şakalaşıyorduk. Ben kanepede uzanmıştım, yengem ayakta, bana şakalar yapıyordu. Birden şakayla elinden tutarak kendime çekmemle beraber, yengem bilerek kucağıma doğru oturdu. Götünün altında kalkmış yarağımı hissedince, “Ne oluyor?” diyerek kucağımdan kalkmaya çalıştı. Ben de, “Seni istiyor!” dedim ve kalkmasına izin vermedim. Yengem, “Saçmalama, ben senin yengenim!” diyerek tekrar kalkmak için teşebbüste bulundu. Ama ben, “Ne var bunda ki yenge? Hem sana boşalmayı öğretirim!” dedim. Yengem, “Annen gelecek, kapatalım konuyu!” deyince, “Tamam, ama bu burada kalmaz, seni istiyorum yenge!” diyerek kucağımdan kalkmasına izin verdim.
Yengem kalkıp yandaki kanepeye oturunca, “Ne kadar istiyorsun göreceğiz!” dedi. Yengemin bu lafından daha da tahrik olmuştum. Ama o da biliyordu ki, o anda birşey yapamazdım, ortam müsait değildi. Yengeme, “Ben seni uygun zamanda yakalarım!” dedim. Yengem, “Zor yakalarsın! Göreceğiz!” dedi. Tam o sırada annem çaylarla içeri girince, doğal olarak konuyu değiştirdik. Yengem bir çay içip, evde işim var diyerek kalktı. Ben yerimde duramıyordum, yengemle sevişmek için çıldırıyordum. Yengem o iri kalçalarını oynatarak bizim evden ayrıldı. Aklım yengemin kalçalarında kalmıştı, onları ilk defa kucağımda hissetmenin hazzıyla hemen banyoya koştum, 31 çekmeye. Banyoda yarağımı elime alır almaz boşaldım.
Aradan 1 hafta kadar geçti, yengemlere oturmaya gidecektim. Ama hazırlıklı olmalıydım, onun için gitmeden önce duşumu aldım. Yengemlerin eve vardığımda, baktım çocuklar evin önünde oynuyorlardı. Kendi kendime, (Bu iş tamam, evde yengemden başka kimse yoksa bu iş olur!) dedim. Kalbimin atışları artmıştı. Yarağım bile bu düşüncelerden kalkmaya başlamıştı. İçimden (Ne olur evde başka kimse olmasın!) diyerek zile bastım. Yengem, “Kim o?” deyince, “Benim yenge, aç!” dedim. Yegem, “Hıı, bir dakika!” dedi ve kapıyı açtı. Morali bozuktu. “Gel buyur…” deyince, “Ne oldu yenge, neyin var?” dedim. Yengem ağlayarak anlatmaya başladı. Kaynanasıyla anlaşamıyorlarmış. İçimden (Ne hayallerle geldik, ne bulduk!) diye geçirerek, “Üzülme yenge, boşver, takma kafana!” falan diyerek yengemi teselli etmeye çalışıyordum. Morali yerine gelsin diye uğraşırken, yengem, “Başıma ağrılar girdi, çok kötüyüm!” dedi.
Kolonya şişesi TV’nin yanında duruyordu. Aldım geldim ve başladım yengemin başını ovalamaya. 10 dakika kadar ovaladıktan sonra, yengem, “Çok iyi geldi, biraz rahatladım, ellerin dert görmesin, sana da zahmet oldu!” dedi. “Ne demek yenge, sen yeter ki rahatla!” dedim. Ben arkadan başını ovalamaya devam ederken, yengem başladı omuzlarını oynatmaya, “Omuzlarım da ağrıyor!” dedi. “Merak etme yenge, orayı da ovarım, birşeyin kalmaz!” dedim, başladım omuzlarını ovalamaya. Derken farkettim ki, sütyenin askıları gözükmüyordu, sanırım yengem sütyen takmamıştı. Arkasından omuzlarını biraz ovduktan sonra, önüne geçerek omuzlarını arkaya doğru sıkıştırarak göğüslerine doğru bakıyordum. Yengem omuzlarını arkaya doğru gerdikçe, göğüs uçları belli oluyordu. Çıldırmaya başlamıştım bile. Göğüs uçları sanki (Yala beni, ısır beni!) dercesine gömlekten çıkmaya çalışıyorlardı. Yengemin yaşı ilerledikçe, çocuklardan da olsa gerek, o küçük göğüsler irileşmiş, harika duruyordu.
Yengemi sikeceksem zaman kaybetmemeliydim. Ellerimi gömlek yakasından içeri sokup, omuzlarından aşağıya göğüslerine doğru inmeye çalıştım, ama gömlek izin vermiyordu. Gömleğin bir düğmesi açsam ne tepki verirdi acaba? Bunu denemeliydim, yoksa öğrenemezdim. Bir düğmesi açmak için gömleğin düğmesine elimi atınca, yengem irkildi ve hemen elimi tuttu. Ama ben, “Sakin ol yenge, omuzlarına ulaşamıyorum böyle!” deyince, elini çekti. Ben de fırsat bu fırsat deyip, duğmesini açıp, elimi yavaş yavaş göğüslerinin üzerine götürdüm. Yengem, “Yapma, çocuklar dışarda!” dese de, ben, “Kendini bana bırak, sana kadınlığını yaşatacağım, Orgazm nasıl olunur öğreteceğim!” diyordum. Yengem, “Ne olur ileri gitme!” deyip dururken, ben, “Tamam!” diyerek göğüs uçlarını parmaklarımın arasına almıştım bile. Artık geri dönüşü yoktu bu işin, bunu yengem de biliyordu, ama, “Şimdi olmaz, yapma, çocuklar dışarda, heran gelebilirler!” diyebiliyordu sadece.
Gömleğinin bütün düğmelerini açtım, o irileşmiş göğüsler önümde hazırdı artık. Eğilerek başladım yengemin göğüslerini yalamaya. Bazen dayanamıyordum, uçlarını kemiriyordum. Yengem, “Yapma, morartacaksın!” dedikçe, ben daha da çıldırıyordum. Elimi yavaşça şalvarına attım. Yengem, “Yapma, şimdi olmaz!” dese de, aslında acele etmemi istiyordu. Hızlı bir şekilde şalvarını ayağından çekerek çıkartmamla, sadece külotu ile kalmıştı karşımda. Hemen külotunu da çıkararak, yengemi kanepeye doğru uzattım ve başladım hep hayalini kurduğum amını yalamaya. Ama daha önce hiç amı yalanmadığı için, utangaç biçimde bacaklarını tam açmıyordu zilli. Adeta yeni gelin gibi naz yapıyordu ve bu beni daha da şehvetlendiriyordu. Biran önce amına girmeliydim, ama önce yengemin Orgazm olup boşaldığından emin olmalıydım.
15 dakika kadar amını yaladıktan sonra, yengem başımı ittirerek, kasıla kasıla Orgazm olup boşaldı. Boşalırken şekilden şekile girmişti. Yengeme, “Şimdi anladın mı Orgazmın ne olduğunu?” deyince, yengem dudaklarını ısırarak sadece kafasını sallayabildi. Hemen yengemin bacaklarını omzuma kaldırıp, amının önünde yerimi aldım ve vıcık vıcık olmuş amına yarağımı soktum. Yengemin, “Ohhhhhh!” diye inlemesi eşliğinde dibini bulmuştum. Hiç vakit kaybetmeden amına pompalamaya başladım. 5-6 dakika kadar amına sertçe gidip geldikten sonra, yengem sara nöbeti geçirir gibi debelenmeye başladı. Yeniden Orgazm oluyordu yengem. Ben de gelmek üzereydim, “İçine boşalayım mı?” dedim. Yengem inleyerek, “Boşal!” dedi sadece. Böğürerek fışkırttım döllerimi amının derinliklerine…
Yengeme Orgazmın nasıl birşey olduğunu öğretmiştim. Ama bu bana yetmezdi, bu fırsat bir daha çıkmayabilirdi karşıma, acele etmeliydim, devamı gelmeliydi, hayalini kurduğum o kalçaların arasına da girmeliydim. Pencereden çocuklara baktık, oynuyorlardı. Bir sigara molası verdik, WC’ye falan gittik. Banyoya girip, belden aşağımızı yıkadık çıktık.
Yengem külodunu ve şalvarını giyecekken elinden aldım ve “Daha işimiz bitmedi, arkadan da yapacağım!” dedim. Yengem telaşa kapıldı hemen, “Ordan olmaz, daha dayın bile ordan yapmadı! Hem çok acıyormuş!” demeye başladı. “Sen bana bırak aşkım!” diyerek, yengemi zorla domaltıp arkasına geçtim ve başladım götünün deliğini yalamaya. Yengemin çok hoşuna gitmişti, dilimi götünün deliğine sokup çıkardıkça çıldırmış gibi sesler çıkarıyordu. Bu arada yarağım tekrar kalkmıştı. Biraz da parmaklayarak göt deliğini alıştırdıktan sonra, yengemi sırtüstü yatırdım. Yengemin bacaklarını omzuma alıp, götüne sokmaya çalışırken zorladıkça, yengem kalçalarını kaldırıp, “Yapma, olmuyor işte!” diyordu.
Fakat olmalıydı, yengemin o götünü çatır çatır sikmeliydim. Yengemi tekrar domaltarak, önce amına soktum ve bir 5-6 dakika amını siktim. Amı vıcık vıcık olmuştu yine. Amının sularını yarağımın başına bulaştırarak göt deliğine yüklendim. Birkaç denemeden sonra yarağımın kafası götüne girmiş ve yengemden, “Ihhhhhh!” diye bir ses gelmişti. Ama dinlermiyim hiç, birdaha yüklenmemle birlikte kalanını da kökledim. Yengem, “Uffff! Yanıyor! Çıkart! Öldüm!” dedikçe, ben, “Geçer şimdi aşkım!” diyor, yengemin götüne pompalamaya devam ediyordum. Biliyordum, acı çekiyordu. Götünün içine bir boşalabilsem rahat bırakacaktım yengemi, ama bir türlü gelemiyordum. Bu sefer boşalmam uzun sürecekti.
Bir 20-25 dakika siktim yengemin götünü. Yengemin göt deliği artık genişlemişti, çok rahat girip çıkıyordum götüne. Yengem de artık sadece uzun uzun ıhılıyordu. Bir müddet sonra geleceğimi hissedince bir baktım ki, deliğinden kan gelmiş, yarağım kanlanmıştı. Canım yengeciğim benim, bilse başına gelecekleri asla götten vermezdi. İçine boşaldıktan sonra yarağımı götünden çıkarınca, o da anladı götünün kanadığını. Ama bana kızamıyordu, çünkü kadınlığını sayemde yaşamıştı ve çok mutlu olmuştu.
Gitme vaktim geldiğinde, yengem, “Cenabet gitme, duş al öyle çık!” dedi. “Tamam!” dedim. Bana banyoyu hazırlamaya giderken ayakta zor duruyordu. O oynak yengem, süt dökmüş kedi gibi olmuştu.
Zilli yengem benim, hastayım senin o iri götüne!


Kocamın Azgın Patronu Resimli

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , , , , ,



Esimin uzun yillardir yaninda calistigi alman patronuna hastaydim, guler yuzlu sarisin tatli bayandi esimle sevisirken fantazilerimizde onuda aramiza alirdik. Esim patronuyla samimiyetimi ilerletmemi soyledi tabiki kendide yardinci oluyordu biz 40 yasinda porno hikaye oku oda bizden birkac yas buyuktu neyse esinden ayrilinca bana daha bi yakinlasmaya basladi mangal yapar icer sohbet ederdik esim ve onunla artik kivama gelmisti gecen hafta sonu onun evinde mangal yaptik mangaldan sonra ben komur kokuyorum eve gidip dus alayim dedim gozlerime bakarak burda dus yokmu dedi bende okeykeyip banyoya girdim az sonra esimde geldi esimle sevismeye basladik esim oldukca fazla ses yapiyordu patron duysun diye sonunda dayanamayip kapiyi tiklatti bensiz ne yapiyorsunuz diye esimde gelmesini suyun guzel oldugunu soyleyince carmen iceri girip soyundu ve yanimiza dusun altina geldi esim yaragimi emiyordu zaten carmende dudaklarima yapisti bi muddet opustukten sonra yikanip yataga gecelim dedi. ucumuz birlikte yataga porno hikaye oku  gectik carmen yaragimi esim carmenin amini bende esimin amini yalamaya basladik bi muddet sobra carmen ustume gecip benimkini icine aldi hem karimla opusuyor hem ustumde hopluyordu. sonra domaltip amina sert giris yapmaya basladim uc kez bosaldi bende gotunu parmaklamaya basladim arkadan hic yapmadigini hem merak ettigini.
hem korktugunu soyledi oyle deyince esim yaragimi iyice islayip yanina domaldi ve gotune girmemi soyledi carmenede izle bak dedi esim aliskin oldugu icin yavasca gotune girdim ve pompalamaya basladim esimin zevk cigliklari carmeni delirtti bi benle opusuyor bi esimle opusuyordu bende dar delige dayanamayip esimin gotune dollerimi  porno hikaye oku fiskirttim. bi muddet dinlendik birer kahve molasi yaptik hepimiz ayri ayri dus alip kendimize geldik bu kez carmen yaragimi emiyor esimde onu yaliyordu iki kadini izlemek kadar guzel bisey yok hele ikisi birden yaragimi emip yalamaya basladiklarinda ben ucmustum yaragimi birlikte yaliyorlar ucuna gelince dudaklari birlesiyordu. carmen dayanamiycam sik beni artik dimeye basladi altima alip amina giris yaptim bi muddet sonra bacaklarini omuzuma alip bakire kara deligini zoroamaya basladim esimde bu ara carmenle opusup memelerini emiyordu yaragim cok kalin degildir normal kalinlikta 18 cm basini sokunca kacmak istedi ama bacaklari omuzumda oldugu icin kipirdayamadi esim hemen memelerine yapisti yine bende biziriyla oynamaya basladim ve yavas yavas dibine kadar gotune soktum bi muddet bekledikten sonra girip cikmaya basladim carmenin acisi gecmis ucuyordu artik iyice alistiktan sonra bi amina bi gotune girip cikmaya basladim karimda carmenin uzerine cikip domalmisti super bi porno hikaye oku  goruntuydu iki muhtesem kadin ve dort delik sirayla girip cikiyordum epey bi siktikten sonra agizlarina fiskirttim hepimiz bitmistik ama superdi carmen bu yasina kadar boyle bisey yasamadigini sayikliyordu esimde dudaklarina yapisip ne zaman isterse tekrarini yapabilecegimizi soyledi sonucta ucumuzde mutluyduk. devami olursa yine paylasmaya devam edicem.

Görümcem İle Seks Hikayem Resimli

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , , , , , , ,



Bir yaz günü akşamdan aldığım alkolün etkisiyle uyandım. Yataktan kalkıp mutfağa geçtim ve buzdolabını açtım. Dolabın buzluğunda bir kavanoz içindeki soğumaya terk edilmiş ve özel hazırlanmış vişne ezmesini gördüm. Hemen aldım ve kaşık kaşık yedim. O kadar susamış ve hararetlenmiştim ki inanın sanki ilaç oldu. Bir oh çekip tekrar biraz uyumak için yatağıma giderken saatin 11.00 olduğunu fark ettim.
Yazlıkta ve tatilde olduğumuz için saatin önemi yoktu. Yatağa uzanıp biraz şekerleme yapmaya çalışırken kapı açıldı ve içeri biri girdi. Az sonra da yatak odasının kapısında bir ses kafasını uzatmış Ayhan amcaaa… diye sesleniyordu. Bu kızımdan 2 yaş büyük olan görümcesi Melike idi. Ben de sırt üstü yatmış elim başımda uyumaya çalışır vaziyetteydim. Elimi çektim ve ne oldu Melike dedim.
Dolaptaki marmelatı senmi yedin dedi.. Evet dedim ve bir anda melike sinirlenip, Pisliksin sen mikropsun neden yedin benim marmelatımı diye yerde duran yastığı aldığı gibi bana fırlattı. Bir anda yastığı el hareketiyle yana çevirdim ve gülmeye başladım. Bir yandan da ohhh.. eline sağlık pekte güzel yapmışsın diye kızdırıyordum. Zaten akşamdan kızım sen evde kaldın seni artık kimse almaz seni darülacezeye kayıt ettirelim belki bir koca bulursun falan diye kızdırmıştım ve çok sinirlenerek bana küsmüştü.

Üstüne üstlük marmelatı yemem onu çileden çıkarmıştı. Bir hamleyle üzerime atıldı ve beni yumruklamaya, canımı acıtmaya başladı bir süre sadece gülümseyip hareketsiz kaldım. Göğsüme var gücü ile vuruyor ve acıyan ellerini ovalayarak tekrar tekrar hırslanıp vurmaya devam ediyordu. Biranda bileğinden kaptığım gibi yatakta sırt üstü getirdim. Bileği elimde ve ben bacakların arasına dizimi dayamış vaziyette onun üzerindeydim.
Bu esnada bacağındaki şile bezinden dikilmiş bol eteği sıyrılmış ve kilodu ile kalçaları açılarak ortaya çıkmıştı. Öyle güzel görünüyordu ki o kurtulmaya çalıştıkça benim onun üstündeki ağırlığım ve baskım artıyor, onu durdurmak için dizimi her çırpınışında bacak arasına biraz daha dayamam gerekiyordu. göğüsleri sinir ve mücadele ile aldığı derin nefesten inip inip kalkıyor, her nefes alışında dan bir dikleşiyordu. bir an ikimizde sessiz ve hareketsiz öylece göz göze durduk.
Pozisyonumuzu dışardan biri görse bizi sex yapıyor diye düşünebilirdi. Gülerek hadi mayonu giyde kayalığa gidelim dedim. Söz ben sana giderken ne istersen alacağım dedim. Bana gülerek tamam beni bırak öyleyse dedi ve bende bıraktım. Bir anda ellerini çıplak göğsüme dayayıp, ne kadar güçlüsün diye bağrımın kıllarını avuçladı. Sanki bir fırtına yüreğimi ve tüm benliğimi sarmış içimde bir heyecan seli oluşmuştu.
Kaynıyor ve kendimi ona sarılıp öpmekte zor kontrol ediyordum. Üzerinden kalkarken bacaklarının ve kasıkların kıvrımlarında yakamoza takılmış tekne gibi gözlerim dalgalanıyordu. İlk defa bu kıza bu kadar yakın ve istek duyuyordum. Kendimi toparlayıp ayağa kalktığımda cinsel organımın sertleştiğini ve baksır külotumda çadır kurduğunu fark ettim. Melikede gözünü sikime dikmiş ister bir vaziyette bakıyordu.
Birden tüm hava değişti ve ben kendimi toplayıp, hadi kız zilli çabuk hazırlan diye kalçasına bir tokat attım. Oda bana manalı manalı bakarak, Pisliksin işte pislik diyerek odasına gitti. Ben hemen banyoya girdim ve sakal traşı olmak için yüzümü sabunladım, bu sırada birgün önce aldığım traş bıçağını yatak odamın etejerinin çekmecesinden almak için odaya geri döndüğümde Melike nin soyunmuş ve domalmış şekilde sırtı kapıya dönük odasında mayosunu değiştirdiğini fark ettim
Öyle harka görünüyordu ki yıllarca onu çıplak seyredebilirdim. Apış arasının teremiz ve kıvrımlarının çok düzgün olduğunu görmüştüm. Beni fark ettiğini anlayınca hemen banyoya girdim. bana yine sen sapıksın ulan sen harbi tam bir pisliksin diye bağırmaya başladı. Traş olup çıktığımda melike de giyinmiş ve balkonda kızım karım ve annesine sesleniyordu. Biz Ayhan amcayla denize gidiyoruz yenge sen gelmeyecek misin diyordu. kızım niyetlendiyse de karım ve kaynanası oturmaya ikna ettiler.
Melike, 24 yaşında oldukca rahat yetişmiş 1.70 boylarında sportmen ve çok bakımlı tam bir sex sembolü denecek güzellikte kızdır. Yüksek okul mezunu ve bir bankanın genel müdürlüğünde hesap uzmanı olarak halen çalışmakta ve İstanbul`da ailesi ile birlikte yaşamaktadır. Babası ile olan yakın arkadaşlığım neticesinde ailemiz tanışmış ve kızımı iyi bir eğitim ve terbiye almış oğulları
Kaan`a istemişler ve bende kızımın onayı ile kabul edip evlenmelerine rıza göstermiştim. Melike`yi asla bir dişi gibi görmedim se de zaman zaman çok güzel oluşundan dolayı verdiği firikikleri kaçırmamıştım. Her zaman küfürbaz ve şiddet gösteren biri gibi görünse de aslında çok sıcak kanlı ve samimi bir kızdı. Benimle ilgisi baba veya bir amca ilişkisi şeklinde her zaman mesafeli olmuştu. Halbuki bu gün çok farklıydı. Ben henüz 45 yaşında bir erkeğim ve oldukçada sağlıklı ve bakımlıyım.
Pek çok kadının beğendiği olgun ve kendine güvenen bir tipim. Griye çalan saçlarım ve geniş omuzlarım kadınların ilgisini her zaman çekmektedir. Fakat buna melike`nin dahil olabileceği hiç aklıma gelmemişti. Melike Balkonda annesi, kızım ve eşimle konuşurken bende traşımı olup mayomu giyip yanına gittim. Bir kolumu omzuna atıp balkon demirlerinden aşağıda kamelyanın altında oturan kızıma, kayınvalidesi ve eşime iyi günler diledim. Melike ısrarla hadi ya yenge sende gel diye kızıma ısrar ediyordu.
Eşim kızımın hamile olabilme ihtimalini düşünerek hayır dedi.oda ben gelmiyorum siz gidin dedi. Bu arada melike yerinde duramıyor ve bir sağa bir sola kalçasını sallıyor bende bu ritmik hareketten etkileniyordum. cinsel organım sertleşmeye başlayınca Melike`ye sen aşağı in ben geliyorum dedim. Eşime de işaret ederek yukarı gelmesini söyledim. Az sonra eşim geldi ve melike aşağıya indi.
Ben eşime sarılıp öpmeye başladım. Dur çoluk çocuk gelir yapma falan diye eşim dirense de beni daha fazla ret etmedi ve sen azmışsın seni bir rahatlatayım diyerek beni yatak odasına çekti. Odanın kapısını kapattı ve hızla soyunmaya başladı. kısa bir ön sevişmeden sonra üzerime çıktı ve en sevdiğim pozisyonda benim isteğimi yerine getirdi. Kendiside bu ilişkiden mutlu olmuş ve kasıla kasıla orgazm olmuştu. İlişkiden sonra hemen üzerimden kalktı ve giyinmeye başladı. Bende kalktım ve her ikimizde banyoya gittik. eşim de bende alttan yıkanıp hiç birşey yokmuş gibi giyinip aşağıya indik.
Melike çok sinirliydi. Bana ters ters bakarak hadi yaa! diyerek yürümeye başladı. Bende arkasından yürümeye başladım. Bu arada eşim öğleden sonra mangal yakacağız geç kalmayın diye seslendi. Ben elimi kaldırıp tamam manasında yürümeye devam ettim. Bu arada melike`ye yetişmiştim. Benden tarafa hiç bakmıyor ve adımlarını hızlandırıyordu. Büfenin önünde aniden durdu ve sözünü unutmadın
İnşallah Ayhan bey dedi. Ben hemen hatırladım. Onun Kendisi için hazırladığı ve soğumaya terk ettiği marmelatı yemiştim ve yerine ne isterse alacağıma dair söz vermiştim. Ne istiyorsun dedim. Elini boynundan başlayıp amına doğru gezdirerek içimi soğutacak birşey dedi. Ben bu harekete çok şaşırmıştım ve senin ateşini ben söndürürüm ama…! diye içimden düşünerek ne istiyorsun dedim. Bana sadece buzlu çay veya soğuk bir gazoz al dedi. Büfeden 2 tane buzlu çay aldım.
Tenekeleri elimden aldı ve omzundaki çantaya koydu. Biraz daha sakinleşmiş bir havada hiç durmadan kayalığa kadar yüzüp yüzemeyeceğimi sordu. Bende yüzebilirim dedim. Yüzersen sana çok kıymetli bir şey vereceğim dedi. Bende gülerek tamam bende yüzemezsem sana istediğin ne varsa alacağım dedim. Koşmaya başladı ve kumsala gelince bir şemsiyenin altına omzundaki çantayı bıraktı. Bende elimde bulunan havlumu şezlongun üzerine serdim. Hadi diye elimden tutup çekiştirmeye başladı.
Dur kızım acelen ne dedim ve birlikte denize girdik. deniz çarşaf gibiydi ve öğleye yakın bu saatlerde sakindi. İkimizde suya daldık bir süre sadece yavaş yavaş yüzdük. Bana hadisene hadi yaa.. diye baskı yapıyor ve biran önce yarışı başlatmak istiyordu. Ben bir iki kulaç atıp durdum ve gördüm ki Melike epeyce ilerlemişti. Söz konusu kendimi ona kanıtlamak tı ve hiç durmadan kayalığa kadar yüzmeliydim ve ona epeyce fark ta atmalıydım.
Suya kapandım ve bir motor gibi başladım yüzmeye. Nefesimi iyi kontrol etmeye özen göstererek kayalığa kadar durmadan yüzdüm. Bir süre sonra kayalıktaydım. Dikilip geriye baktığımda Melike`ye epeyce fark attığımı gördüm. Fakat nefes nefese kalmıştım. Az sonra melike kenara yaklaştı. Sudan çıkamıyordu. Yorulmuş ve nefesi tıkanmıştı. Hemen suya daldım ve yanına gidip ne oldu bir sorun mu var dedim. Nefes almaktan bana cevap veremiyordu ve hemen boynuma sarıldı. Birden kendini zorladığı için kesilmiş ve dalağı şişmişti. Biraz suyun yüzünde dinlen rahatlarsın dedim.
Kucağıma oturttup belinden kucakladım. Oda iki kolu ile boynumdan kucaklamış ve bacaklarını belime sarmıştı. Ben yavaş yavaş omuz mesafesindeki derinliğe geldim ve orada durdum. Suyun sayesinde melike askıda gibi duruyor ve yavaş yavaş oturup oturup kalkıyor bu arada da amını sikime değip değip çekiyordu.
Benim cinsel organım yine sertleşmiş ve mayonun içinde karnıma yapışık bir şekilde boru gibi duruyordu. Melike anlamıştı sikimin sertleştiğini ve sanki birşeyin farkında değilmiş gibi davranarak tadını çıkarmaya çalışıyordu. Ben çıkalımmı dedim. Yok böyle çok rahat biraz daha kalalım dedi. Bende sen nasıl istersen birtanem dedim. Az önce karını becerirkende aynı sözümü söyledin dedi. Ben çok şaşırmıştım.
Gayri ihtiyari boşluğa düşüp bizimi seyrettin dedim. Hayır, Yukarı çıkarken suratı asıktı aşağı inerken yüzü değil gözünün içi gülüyordu dedi. Ben de bak sen nelere dikkat ediyorsun onun için mi o kadar sinirliydin dedim. Evet dedi. Neden dedim neden sinirleniyorsun ki? o benim karım ve buda çok normal dedim. Tabi ama bilmem…sinirlendim işte diye cevap verdi. Artık gülümsüyor ve kolları ile beni daha sıkı sarıyor amını sikimim üstünde kaydırmanın ötesinde içine almaya çalışırcasına üstüne bastırıyordu.
Bir süre sessiz sessiz sadece birbirimize sarıldık ve öylece suyun içinde bir sağa bir sola dönüp durduk. saçları uzundu ve ikide bir boynuna dolanıp rahatsız ediyordu. Bana saçımı bağlarmısın dedi. Bende olur dedim ve kucağımdan indi. Boyu benim kadar uzun olduğu için suya batmıyordu. Fakat saçları bir türlü toplanmıyordu. elimden tutup beni biraz kıyıya çekti. su şimdi bel hizamızdaydı ve benim sikimde mayodan dışarı başı çıkmış vaziyette frikik veriyordu.
Melike saçını topladı ve benim bağlamam için tokasını uzattı. saçını bağlarken de eliyle sikimi tuttu. Ne o bu hızını almamış her halde dedi. Çok utanmış ve ne diyeceğimi şaşırmıştım. O ana kadar ki tüm temaslar sanki normal ve masummuşta bu hareket günahmış gibi algılıyordum. saçını bağladım ve melike bana yüzünü döndü. gözlerini gözlerime dikmişti ve sana en kıymetli şeyimi hediye edeceğim dedi. boynuma tekrar sarıldı ve benim dudaklarıma yapıştı. çılgına dönmüştüm. Melike`nin dudaklarını boynunu ve göğüslerini somurarak öpüyordum.
Göğüs uçları beyaza yakın bir pembelikte ve henüz hiç ellenmemiş kadar körpe görünüyordu. Yaptığı sporun ettkisiyle olsa gerek memeleri dimdik duruyordu üstelik çok serttiler. Elimi bacak arasına attım. Amı küçük bir fare büyüklüğünde büzülmüş duruyordu. Melike elime cesaret vermek için bacaklarını araladı. elim şimdi mayonun üstünden bile olsa amını okşuyordu.
Oda boş durmuyor eliyle sikimin mayodan çıkmış başını sıvazlıyor ve çıkarmam için beni teşvik ediyordu. Bir gören olur diye biraz daha derine doğru yürüdük. ben mayomun ipini gevşettim.mayomu aşağı indirirken oda bikinisinin altını sıyırdı. Zaten üstü kolay açılmıştı ve boynunda askı gibi duruyordu. Tekrar öpüşmeye başladık. Bir yandan da elimle amına masaj yapıyordum. Fakat parmağımı her attığımda irkilip geri çekiyordu. Zaten parmak fazla ileri gitmiyordu ve anlaşılan melike henüz bakireydi. sevişme uzadıkça melike hırçınlaşıyor ve daha farklı pozisyonlar deneme çabasına giriyordu.
Sırtını dönmesini söyledim ve sikimi bacaklarının arasına yerleştirdim. İki elimle göğüslerini sıkıyor ve boynundan ensesinden öpüyordum. Melike amının dudakları arasındaki sikimi içine almak istiyor gibi bir pozisyonu zorluyor ve her defasında başını ağzına dayayıp vaz geçiyordu. yüzünü tekrar bana döndü ve ne olur beni karın yap bunu istiyorum dedi. Ben ama sen … dedim ve yine dudaklarıma yapışıp kucağıma oturdu.
artık kalçaları elimde ve kontrol bendeydi. dudaklarımızın ritmik hareketi belimize yansıyor ve yavaş yavaş amının dudaklarını yarrağım aralayarak içine doğru girmeye ve melike yi kadınlığa terfi ettirmeye hazırlanıyordu. melike bir gayretle biraz daha kucağıma doğru kendini iterek bacaklarını kilitlemiş şekilde bana sokuldu. Sik beni sik…amımı özgürlüğüne kavuştur…Kadının yap beni…
Akıt yarrağının sularını içime…. amım artık bayram etsin… sik bani ne olur hadi koy içime aşkım diye fısıldıyor ve beni hepten çileden çıkartıp azdırıyordu. bir anda dayanamadım ve melikenin amına zorladım. gözleri dışına fırlarcasına açıldı ve bir an hareketsiz bekledikten sonra kafasını omzuma koyarak ohh..çok güzel bir duyguymuş…mutlu ettin beni… dedi. Halbuki sadece içine girmiş ve kızlığı bozulmuştu.
Yavaş yavaş yine hareket etmeye başladım. melike korka korka bana ayak uydurmaya çalışıyor ve aldığı zevkin sayesinde yarrağımı ve taşşaklarımı sanki içine almak istercesine beni kendine çekiyordu. sikişme uzadıkça uzamış ve melike haykıra haykıra üstüste birkaç defa orgazm olmuştu. ben evden çıkmadan karımla ilişkiye girerek biraz rahatlamış olmanın etkisiyle boşalmadan sikişmeye devam edebiliyordum
Ve daha fazla dayanamayıp melikenin tekrar orgazm olacağı bir anda bende geliyorum dedim ve tadını çıkart bu anın diye içine başladım boşalmaya. Melike ohh.. Ayhan`ım… Aşkım…Meliken sana kurban olsun.. ne güzel bir şeymiş bu.. ahhh…ohhh. diye kasıla kasıla boşaldı. Öyleki sikimi eliyle sıkıyormuş gibi amının iç duvarlarıyla sıkıp sıkıp bırakıyor ve döl yataklarına kadar yarrağı içine çekip iliklerimi somuruyordu.
Bende boşaldığımın böylesine uzun olması karşısında şaşkındım. Sanki boşalmıyorda suluyor gibiydim. İçine fışkırttıkça fışkırttım. Her ikimizde çok rahatlamış ve pişmanlıktan uzak bu yasak ilişkiden haz almıştık. Melike kucağımdan yavaşça kayar gibi indi ve bikinisinin önce üstünü sonra altını düzeltip kıyıya çıkalım dedi.
Bende kendi mayomu giyip kıyıya yöneldim. Az sonra ikimiz kayaların üzerine oturmuş sessiz sessiz düşünüyorduk. Melike bak dedi.Ben seni istedim ve zaten olacak bir şeyi çok sevdiğim bir insanla yapmak istedim. Sen benim babamın arkadaşı olabilirsin. Abimin kayınpederi olabilirsin ama benim erkeğimsin. Tercih ettiğim ve aşık olduğum insansın. Bunun için kendini suçlama ve bu ilişkiyi benden esirgeme dedi.
Bende yapmamalıydım, bu çok kötü bir davranış, kendime yakıştıramıyorum, senin zayıflığından faydalandım dedim. Benim boynuma sarıldı ve bunu ben istedim seni ben buna zorladım, inan bana bunu öz babama yapsam o bile beni sikerdi dedi. Peki bundan sonra ne olacak dedim. Bana gülerek ben artık özgür bir kadınım bir ev tutup kendi başıma yaşayacağım. İstersen ve bana ayak uydurabilirsen seninle herzaman beraber olurum ve bunu kimse anlamaz dedi.
Bende tamam evi ben tutarım eşyalarınıda ben alırım dedim. Bana asla..! ben satılık veya kiralık değilim. Parana ihtiyacım yok. Bu benim tercihim dedi ve tekrar dudaklarıma yapıştı. Haydi şimdi gidelim dedi. Yavaş yavaş kıyıya yüzdük. o gece hiç uyuyamadım. Melikenin her yanı her hareketi hafızamı tırmalıyordu. ertesi gün ben istanbula döndüm. birkaç gün sonrada ailem ve melike döndüler. 2 hafta sonra telefon çaldı ve sekreter, melike hanım sizi arıyor dedi.
Telefon da, melike beni özlediğini ve artık gerçek bir sexe hazır olduğunu ve evini de dayayıp döşediğini söylüyordu. Bana sadece adresi verdi ve akşsm seni bekliyorum dedi. Akşam için berbere gittim, hazırlıklar yaptım ve söylediği adrese gittim. Kapıyı çaldığımda karşımda dehşet seksi ve dişi bir kadın vardı. Adeta çok özel seçilmiş ve eğitilmiş bir orospu gibi profosyeneldi. Melike nin bu kadar dişi olabileceğini asla düşünememiştim. O gece geç saatlere kadar çılgınlar gibi seviştik.
Hayatımda bu kadar çok üst üste boşaldığımı hatırlamıyordum. İlişkiye hiç aralıksız devam ediyor olamamıza rağmen cinsel organım inmiyor her defasında daha geç boşaldığım için sevişmeler ve sikişmeler uzadıkça uzuyordu. Melike amını götünü yalatmaktan çok sikimi yalamayı tercih ederek, beni ayakta tutmayı iyi başarıyordu. Halen bu ilişki devam ediyor. sanırım böylece de devam edip gidecek.
Çünkü çok iyi kariyer sahibi ve çok yakışıklı bir müdür melike ile evlenmek istedi. Melike onu bile ret etti. Neden dediğimde ise bana senin yerini doldurabileceğine inansaydım kabul ederdim. dedi.evet dostlarım benmi suçluyum yoksa melike mi bilmiyorum. Fakat bir şey var ki artık eskisi gibi karıma ihtiyaç duymuyorum. aslında ona üzülüyor ve neden kadınlığın melike`deki eseri onda yok diye hayıflanıyorum. 


Yengem Önce Azdırdı, Sonra Siktirdi!

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , , , , ,



Selam 31’ci arkadaşlar. Dayımın 18 yaşındaki çıtır karısını nasıl siktiğimi paylaşmak istiyorum. Dayım geçen sene evlendi. Evlendiği kız, yani küçük yengem Kezban, sarışın, mavi gözlü, memeleri ve kalçası taş gibi biri. Dayıma bu kızı bir köyden bulup evlendirdiler. Kız köyde büyüdüğünden, hem saf, güzel hem, de harika fizikliydi. Bu arada dayım 35 yaşında, sarışın pek yakışıklı olmayan bir adamdır. Neyse, geçen sene bu kızla evlendiklerinde, ben içimden, (Bu kız nasıl vardı bu adama?) diye düşünmeden edemedim. Kız gerçekten çok güzeldi ve ben çok etkilenmiştim. Kız benden neredeyse 10 yaş küçüktü. Ama benim sikim kalkmıştı bir kere bu kıza. Yanlış bir şey olsun da istemiyordum. Bu yüzden düğünden sonra sadece bir bayram hariç, hiç yüz yüze gelmemiştim kızla.




Geçen ay dayım beni aradı, “Oğlum, niye bize gelmiyorsun hiç?” dedi ve biraz da sitem etti. Dayım anneannemle beraber yaşardı ve evlenmeden önce biz çok beraber zaman geçirirdik. Fakat evlendikten sonra, ben kıza dayanamam bir şey yaparım diye hiç gitmedim evlerine. Dayımın ısrarlarına dayanamadım ve Pazartesi günü geleceğimi söyledim. Hem anneannemi de görecektim, 2-3 gün de kalacaktım.





Neyse Pazartesi günü, ben öğlen saat 1 gibi dayımın evine gittim. Anneannem evde sanıyordum. Apartmanın dış kapısı açıktı, yukarı çıktım, en üst katta oturuyorlardı. Evin bir de terası vardı, ama ne güzel, çevre binaların hepsinden yüksekte. Ben daire kapısının önüne gelince, tam zili çalacaktım ki, içeriden sesler geliyordu. Şeytan dürttü, içimden (Dinle biraz bakalım ne konuşuluyor içeride?) dedim.



Evin içinde biri telefonla konuşuyordu, herhalde Kezbandı konuşan. Telefondakine, “Evet, bu gün gelecek... Bir evlendiğimde, bir de bayramda gördüm... Evet, çok yakışıklı...” dedi. Sonra bir gülüşme oldu. Ardından, “Üstüne atlamazsam iyidir!” dedi. Biraz daha gülüştüler ve “Hadi görüşürüz Fatma abla.” dedi kapandı telefon. Fatma abla dediği de, büyük dayımın karısıydı, yani büyük yengem. Kulaklarıma inanamadım, yengemler benim hakkımda neler konuşuyorlardı. İçimden, (Ne yapsam, girmesem mi eve?) dedim, kapıda bekledim biraz, sonra bastım zile. Kapı direk açıldı. Karşıma Kezban yengem bir afet gibi çıktı. Saçlar hafif ıslak, yeni banyo yapmış gibi, memeler tişörtü neredeyse patlatacak, altında bir tayt, am göt kabak gibi çıkmış...



Ama o da beni görünce gözleri parladı, “Hoşgeldin!” dedi. “Hoşbulduk!” dedim. Kezban bana bir sarıldı, memelerini göğsüme yapıştırdı, sıcacık meme uçlarını bile hissettim. Bacağının biri benim bacak arama gelecek şekilde, amını da sürttü bana ve “Ev hali, kusura bakma.” dedi. Ben anneannemi soracaktım ki, “Annem Fatma ablamlara gitti.” dedi. İçimden, (Ne alaka, benim geleceğimi biliyordu, niye gitti ki?) dedim. Ben dayımı aradım hemen, “Dayı ben geldim, ama anneannem yok?” dedim. Dayım da, “Biliyorum, abimin karısı biraz hastaymış, sabah ona bakmaya gitti, sen keyfine bak, Kezban evde, akşam görüşürüz!” dedi, kapattı telefonu.



Bir Katakulli vardı bu işte. “Kezban ben üstümü değiştirmek istiyorum.” dedim. Bana bir oda gösterdi, oraya geçtim. Benim ardımdan bu hemen sarıldı telefona. Beni de şeytan dürttü, paralel telefonu da gördüm odada, sessizce kaldırdım ahizeyi. Kezban, Fatma yengemle konuşuyordu. “Abla, geldi!” dedi. Fatma yengem de, “Hadi iyisin, ben de annemi ikna ettim, burada kalacak bu akşam!” dedi. “Abla kendimi zor tutuyorum, üzerine atlayacağım!” diyordu. Fatma yengem de, “Canın çektiyse siktir kendini, ama dikkat et çok düzgün çocuktur, ben yıllardır neler yaptım da, yan gözle bile bakmadı bana. Ama sen çok gençsin, güzelsin de, belki sana dayanamaz!” dedi. “Ben şimdi halı yıkamaya başlayacağım, tahrik ederim herhalde, odun değil ya, nihayetinde o da bir erkek, hem de tam istediğim gibi bir erkek.” dedi, gülüştüler, sonra kapadı telefonu.



İçimden, (Sizi orospular, dayılarımın aldığı karılara bak be, bunların ikisi de orospunun önde gideni!) dedim. Üzerime alt eşofman ve bir tişört giyip çıktım odadan. Kezban hemen telefondaki gibi, “Tarkan sen keyfine bak, ben şu halıyı yıkayayım terasta, hava çok güzel.” dedi. Ben “Tamam.” dedim. Ne yapacak orospu diye beklemeye başladım. Kezbam halıyı aldı, hortumu çekti terasa, odaya gitti üzerine kısa bir tayt, bir de memeleri gözüken bol bir tişört giydi geldi. Ben TV’yi açtım, kanepeye uzandım, Kezban da tam çaprazımda, terasın kapısı açık, bana memelerini gösterecek şekilde başladı halıyı yıkamaya...



Orospu halı mı yıkıyor, yoksa karşımda erotik duş mu yapıyor anlamadım. Suyu halıya tutarken, biraz da üstüne başına tutuyordu. Üzeri ıslandı hemen, Kezbanın memeleri, amı götü belli oluyordu. Dikkat edince sütyen takmadığı ve altına tanga giydiğini de görmüştüm. O manzarayı görünce benim sikim aynen kalktı tabii, altımda da eşofman olduğundan, dimdik oldu. Çaktırmadan baktım, Kezban göz ucuyla benim sikime bakıyor. Ben de iyice görsün diye, eşofmanın önünü elimle düzelttim, tam bir çadır kurdum. Birden seslendi, “Tarkan, bir yardım et, şu halıyı kaldıralım.” dedi. Ama gözü benim sikimde...



“Tamam.” dedim, ayağa kalktım, sikim önümde çadır gibi, gittim yanına. Kezban öne eğilmiş, memelerinin yarısı dışarıda, halıyı hafif kaldırmış bekliyor. Arkasına geçtim halıya yardım bahanesiyle dayadım sikimi ıslak taytından götünün yarığına. Halı da ıslanınca bayağı ağırlaşmış. Yan yapalım, dik yapalım derken, ben yarağımı bunun götüne aşağı yukarı zorlamaya başladım. Kezban birden halıyı bıraktı yere, “Böyle olmaz, ben halıyı kucağıma alayım, sen arkadan destekle, kollarımın yanından kaldır, terasın duvarına asalım!” dedi. Aslında ben halıyı tek başıma asarım, ama ibneliğine, “Tamam.” dedim. Kezban benim yardımımla kucağına aldı halıyı, yukarı kaldırırken halıyı, ben kollarına alttan yardım bahanesiyle memelerini alttan bastırmaya başladım. Ben numaradan gücüm yetmiyormuş gibi yapıp, arkadan yarağımı dayıyor, önden memelerini sıkıştırıyordum. Sanki ayakta sevişiyorduk.



Birden Kezban halıyı bırakıp sikimi eşofmanın üzerinden yakaladı. Bende de film koptu, bunu kendime çevirdiğim gibi yapıştım dudaklarına. Memelerini tamamen açığa çıkarttım, nasıl emip yalıyorum ama. Kezban da benim yarağımı nasıl sıktıra sıktıra 31 çektiriyor, “Dayında keşke bunun yarısı olsa...” diyerek. Bunun taytını tangasıyla birlikte sıyırıp, amına indim, o nasıl bir am öyle, ince bir çizgi. Dilimle am dudaklarını ayırınca, am deliğinin neredeyse yok denilecek kadar küçük olduğunu gördüm. Mis gibi kokuyordu. Dilimle amının deliğine girmeye çalıştım. Kezban birden titremeye, kafamı amına bastırmaya başladı. Şiddetli bir şekilde orgazm oluyordu. Ben de neredeyse boşalacaktım...



Kezbanın önünde doğruldum ve sikimin tamamını gösterince başladı kemirmeye. Benim sikim kızın elinde kürek sapı gibi duruyordu, iki eliyle bana 31 çektiriyordu. Ağzına sokmaya falan çalışırken, ben “Boşalacağım!” dedim ve tazyikle fışkırtmaya başladım. Kızın ağzı, yüzü, saçları, memeleri, halı, teras duvarı hep döl oldu. Ama, boşalmam bitmiyordu. Kezban hayretle sikime bakıyordu, “Bu ne bee? Terkos suyu mu bu?” dedi. Açık havada da sevişmek ayrı güzel oluyormuş. Nasıl olsa bizi kimse göremezdi, hem bina yüksek, hem de terasın duvarları yüksekti.



Ben boşalmama rağmen sikim kazık gibi duruyordu. Ben bunu terastaki koltuğun üzerine yüzüstü yatırdım, arkasına geçip sikimi dayadım amının deliğine. Amının heryeri vıcık vıcık olmasına rağmen, ittirdim sikimi ama kafası bile girmedi. Kezban da çığlık atar gibi olunca, ben yarağı buna sokana kadar bütün mahalleyi toplar başımıza diye korktum. Kezbanı kucağıma aldığım gibi içeri götürdüm. Kapıyı pencereyi kapatıp, bunu önüme dört ayak domalttım, arkadan amına tekrar zorladım. Bu sefer yarağımın kafası girdi, ama Kezban nasıl bağırıyor. Tekrar itince dibini buldum bu sefer. Ama Kezban altımda kıvranarak, önünde duran koltuğun minderini ısırdı ve ayı gibi böğürdü...



Başladım ben yavaş yavaş pompalamaya. Ama ben soktukça Kezban altımda çılgınlar gibi kıvranıyordu. Amı yarağımın çapına alışınca başladı, “Hızlı... Daha hızlı sok!” demeye. Ben de, “Bak hele orospuya, içine zor aldı, bir de hızlı istiyor!” diyerek hızlanınca, 1 dakika geçmeden bu yine başladı titremeye, kıvranmaya. Orgazm oluyordu yine. Boşalması bitince bunu kendime çevirdim, öpmeye, yalamaya başladım. Bir yandan da yavaş yavaş amına sokmaya başladım yine. Birbirimize sarılarak, öpüşerek sikişiyorduk. Ama ben nasıl sokuyorum buna. 4-5 dakika sonra Kezban yine orgazm olmaya başlayınca, ben de aynı anda içine öyle bir fışkırmaya başladım ki, sanki biraz önce musluk gibi boşalan ben değilim. Öylece birbirimize sarılarak yığılıp kaldık. Ter içinde kalmıştık ikimiz de.



Sonra konuşmaya başladık. Kezbana dayımın fotoğrafını ilk gösterdiklerinde, ben de varmışım o fotoğrafta ve damadın ben olduğumu sanmış, çok sevinmiş. Ama sonra dayıma istediklerini anlayınca içi burkulmuş. İstanbula gelmek te tesellisi olmuş. Ben birşey demeden banyoya gittim ve yıkanıp çıktım, giyindiğim odaya girdim. Kezban yine telefona sarılmıştı hemen. Ben yine paralel telefonu kaldırdım. Tahmin ettiğim gibi Fatma yengemle konuşuyordu, “Abla, yaptık.” dedi. Fatma yengem de, “Ne çabuk kız? Hele anlat!” dedi. “Abla dayanamadım, halıyı bırakıp sikini tuttum. Ama o da en az benim kadar istekliydi. Abla inanırmısın muhteşem sikiyor! Sikmeden önce amımı bile yaladı!” dedi...



Fatma yengem de, “Kız birşey soracağım, yarağı nasıl? Büyük mü?” dedi. “Abla hani bizde hamur açtığımız küçük merdane var ya, onun gibi kalın, boyu da el bileğimden neredeyse dirseğime kadar valla!” dedi. Fatma yengem, “Deme yaa! Ah keşke beni de sikse, benim de amım şöyle bir bayram yapsa! Bana bak, kız sen nasıl aldın o daracık amına?” dedi. “Bir de bana sor abla, bozuntuya vermedim, ama neredeyse bayılacaktım ilk girerken!” dedi. Fatma yengem, “Dayısına söyleyeceğim, bize çağırsın onu, bu sefer de ben siktirecem kendimi!” dedi. Kezban, “Mutlaka tadına bak abla!” dedi. Fatma yengem, “Nerede şimdi senin sikici?” dedi. “Öbür odada giyiniyor abla.” dedi. Fatma yengem, “Aman dikkat et, kocan anlamasın, gerçi kocan akşam gelene kadar daha çok vakit var, daha sikişirsiniz siz!” dedi. “Bırakırmıyım abla, gelsin hemen atlayacağım kucağına!” dedi. Fatma yengem, “Hadi kapa telefonu, anlamasın konuştuğumuzu. Haa, dikkat et yırtmasın amını!” dedi. Gülüştüler ve telefonu kapattılar.


Ben odadan çıktım, Kezban telefonda Fatma yengeme dediği gibi atladı üstüme. Akşam dayım gelene kadar çatır çatır siktim Kezbanı. Akşam dayım gelince, sohbet muhabbet derken, dayım demesin mi, “Abimle konuştuk bugün, senin geldiğini söyledim, abim de Fatma yengem de seni çok özlemişler, yarın birgün onlara da bir uğra, uğramazsan ayıp olur oğlum!” dedi. İçimden, (Fatma yengemin neyi özlediğini çok iyi biliyorum, o orospu da azmış!) dedim. “Tamam dayı, bu hafta onlara da bir uğrarım!” dedim. Ertesi sabah dayımla beraber evden çıktım ve o günden beri gitmedim onlara birdaha.


Yengemi Baştan Çıkartıp Delice Siktim!

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in , , , , , , , , , ,



ben 18 yaşında, Lise 3 öğrencisiyim, adım Emre. Dayımın taş gibi bir karısı (yengem) var. Oldum olası yengeme hastayımdır, devamlı 31 çekişlerime konu olmuştur yengem. Yengemle ile aram gayet iyidir. Arada bir onlara gider yengemle sohbet ederiz. Sohbet konularımızın başlıca konusu fıkralardır. Arada bir bel altı fıkralar da anlatırız tabi. Şu sıralar hamile olan yengeme aşerdiği için tarhana götürmüştüm. Yengemin üstünde beyaz lakoste bir tişört, altta da genç maksi tipi bir etek vardı. O gün dikkatimi çeken şey, memelerinin normalden daha büyük görünmesiydi. Sanırım sutyen takmamıştı. Arkadan bakınca da, hamile olduğundan dolayı sütun bacaklarını açarak yürümesi kalçalarını dahada belirginleştiriyordu. En son duyduğum fıkrayı ona anlatmak için can atıyordum. Karşılıklı oturduk. Yengem bana çay ve bisküvi ikram ettikten sonra, “Yeni bir fıkra var mı?” diye sorunca, “Evet!” diye atıldım ve ekledim, “Ama nasıl anlatayım ki, hamile bir kadınla ilgili!” dedim. Yengem heyecanla, “Bak ben de hamileyim, hadi anlat artık!” deyince, “Tamam!” dedim ve anlatmaya başladım:

Temel amansız bir hastalığa yakalanmış. Doktorlar son çare hamile bir kadının sütünden içersen iyileşirsen derler. Temelin tek çare Dursunun hamile olan karısına gitmektir. Dursunun kapısını çalınca Dursunun hamile karısı kapıyı açar ve ne istediğini sorar. Temel utana sıkıla derdini anlatır. Dursunun karısı da sevaptır diye Temele acır ve içeriye alır, emzirmeye başlar. Bu arada Dursunun karısı da yavaş yavaş zevke gelmektedir. İnleyerek temele şöyle der: Nasıl, hoşuna gitti mi? Temel, Evet çok güzel! der. İyice tahrik olan Dursunun karısı, Süt emmekten başka bir şey istermisin? diye sorar. Temelin gözleri fal taşı gibi açılmıştır, sıkılarak, Ayıp olmaz mı yenge? der. Dursunun karısı, Çekinme canım, istediğin başka bir şey varsa verebilirim! deyince, Temel, İçim geçti valla, varsa sütün yanında birkaç tane bisküvi verirmisin? der.

Ben fıkrayı anlatınca yengem kahkahayı bastı. Katıla katıla gülerek, “Sen de bisküvinin yanında bir şey istermisin?” diye sordu. Şakayla karşılık sorduğu soruya, ben de şakayla karşılık, “Süt isterim yenge!” dedim. Yengem de, “Olsa canım feda, ama evde süt yok!” dedi. Yengemin göğüslerini işaret ederek, “Sende yok mu?” deyince, yengemin yanakları al al oldu. “Daha memelerime süt gelmedi!” dedi. Ben de, “Ama çok büyümüşler!” deyince, yengem iyice kızardı ve “Çok belli oluyor mu?” dedi. “Evet, ama bu halde çok daha güzel görünüyorlar!” dedim. “Bak bak, nelere de dikkat ediyorsun sen!” dedi. “Yenge memelerin o kadar büyümüş ki, dikkat çekmeyecek gibi değil!” dedim. Yengem de, “Yaa? Dur aynada bakıp geleyim!” dedi. “Beraber bakalım mı yenge?” dedim. “Olmaz, sen burada otur!” diyerek yatakodasına doğru gitti…( )

Yengemin içerde ne yaptığını merak ettiğimden yerimde duramıyordum ve o iri memeleri görme hayaliyle kapının anahtar deliğine yaklaştım. Tam delikten içeri bakacakken yengem kapıyı birden açınca beni o halde gördü. “Beni mi dikizleyektin?” dedi. Cevap veremedim. Yengem, “Sadece bakacaksan göstereyim!” dedi. “Söz, sadece bakacağım!” dedim. Yengem tişörtünü yavaşça yukarı kaldırırken benim kalbim yerinden fırlayacaktı. Devasa büyüklükteki memeler karşımda duruyordu. Benim nutkum tutulmuştu. Gözlerimi onlardan alamıyordum. İyice belirginleşen meme uçları beni fena halde tahrik ettiğinden, olduğum yerde pantolonuma boşaldım. Açık renk pantolonumdan ıslaklık belli olunca yengem kahkahayı bastı, “Ne o lan, boşaldın mı?” dedi. Ben mahçup bir şekilde, “Evet!” dedim.

Yengem, “Gir çabuk banyoya, temizlen!” dedi. Utancımdan koşarak banyoya girdim. Ama gördüğüm manzaranın etkisi ile hemen 31 çekmeye başladım. Yengemin, “Kapının arkasında bornoz var!” demesi ile kendime geldim. Yıkanıp dışarı çıktığımda yengem halen gülüyordu. Bana dayımın bir külotunu hazırlamıştı. Dayımın külotunu giydiğimde kahkahalarımız birbirine karışmıştı. Çünkü dayım çok şişman olduğu için donu bana çok bol gelmişti. Yengemin yıkadığı pantolonumun kurumasını beklerken, karşılıklı oturmuş, ama hiç konuşmuyorduk. Ben ama hep o iri memeleri düşünüyordum. Benim yarak yeniden hareketlenmeye başlamıştı. Yengem fark etmiş, olacakları merakla beklemeye başladı. Yengem bacak bacak üstüne atmış, kalçaları bana dönük oturuyordu. Benim yarak ise geniş olan donumun kenarından dışarı çıkmaya çalışıyordu ve ben yarağımı saklamak için uğraşıyordum…( )

Yengem, “Anlattığın fıkranın devamı yok mu?” diye sordu. “Yok yenge.” dedim. Yengem bunun üzerine, “Devamını yazalım mı?” diye sorunca iyice şaşırdım. Ayağa kalkıp yanıma geldi. Yere oturarak memelerini dizlerime dayadı, gözleri donumdan dışarı çıkmak isteyen yarağıma bakıyordu. Ellerimi yengemin saçlarında gezdirmemle beraber dudaklarımız birleşti. Yerde yan yana uzanmıştık, ben bir yandan yengemin memelerini okşarken, biryandan da soyunuyorduk. Sonunda hayal ettiğim memeler dudaklarımın arasındaydı. Onları öpüyor, emiyor, dişliyordum. Yengemin yeni traşlanmış amına indiğimde, o da benim sikimi ağzına almış iştahla yalıyordu…

Arkasına geçip, memelerini ve şişmiş karnını okşarken bulutların üzerindeymişim gibiydi. Dayanacak halim kalmamıştı. Bacaklarını iyice ayırıp arasına girdiğimde, yengemin nefes alışverişleri dahada hızlanmıştı. Yarrağımı yengemin am dudaklarına sürdüğümde, zevkten am sularının fışkırdığını hissettim. Yavaşça yarrağımı amına sokup, içine girerken, dudaklarımızla birbirimize tarifsiz zevk veriyorduk. Gözlerinin içine bakarak yüklenmeye başladım. Yengem de bacaklarını belime dolarken, karnı göbeğime baskı uyguluyor, bu da beni fazlasıyla çıldırtıyordu…

Yengemi biraz böyle siktikten sonra yüzüstü çevirdim. Yengemin geniş kalçaları muhteşem görünüyordu. Kalçalarını iki yana açıp, götünün mor deliğine dilimi değdirdiğimde, yengem hafifçe ürperdi ve içini çekti. Götünü dilimle sikiyordum. Kalçalarını sağa sola sallamasından, yengemin acayip zevk aldığı belli oluyordu. Sikimi ağzına verip iyice ıslatmasını istediğimde, yengem olacakları tahmin ettiğinden, “Kremsiz olmaz!” dedi ve kremin yerini tarif etti. Kremi kapıp geldim. Götünün deliğini güzelce kremledikten sonra, sikimi kavradım ve kafasını dayayıp deliğini zorlamaya başladım.( ) Yavaşça önce kafasını, daha sonra da hepsini soktum. Yengem nefes dahi almıyordu. Biraz bekledikten sonra yavaşça hareketlenmeye başladım. Birkaç gel gitten sonra hızlandım. Aldığım zevkten ve yengemin götünün darlığından boşalmak üzereydim. Hemen önüne geçtim ve ağzına vermemle boşalmam bir oldu…

İnanın, beş sevişmede gelebilecek kadar boşaldım. Dizlerim titriyordu. Yengem ise son damlasına kadar yutmak için çaba sarf ediyordu. Yavaş yavaş inen sikimin hassaslaşmış kafasını emerken, parmağı ile de götümün deliğine masaj yapıyordu. Bu zevk anlatılmaz, ancak yaşanır! 

Translate