/*/* */ Sex Hikayeleri, Sikiş Hikaye, Seks Hikaye, Sex Hikaye -->

Bekaretimi Koruyabilmek İçin Götümü Siktiriyorum

Posted by Bornocu Ersan | 29 Ocak 2018 Pazartesi | Posted in ,

Merhaba arkadaşlar artık içimde tuta tuta canım sıkılmaya başladı. Bu hikayemi gerçekten sizlerin yazdığı hikayelere inandığım için yazdım ve gönderiyorum. Ne zamana kadar içimde tutabilirdim ki yani.

Bu hikayemi 18 yaşında yaşamıştım ve kadın olduğumu o zaman hissetmiştim. Şimdi 20 yaşındayım ve nişanlyıım bu sene evleneceğim büyük ihtimalle.

Hikayemi komşu oğluyla yaşamıştım. O gün evde yalnızdım ve yatağıma geçip porno izleyerek mastürbasyon yapacaktım. Tam açtım yatağıma uzandım elimi kiloduma soktum biraz okşadıktan sonra zil çaldı. Hemen toplandım falan bizimkiler değil diye siteyi falan kapatmamıştım komşudur diyerek. Kapıyı bir açtım o azgınlıkla Ahmet çıktı karşıma. Ahmetin ailesi ile sürekli görüşüyoruz ve oda o zaman benim yaşıtlarımdaydı. Evde kimse olmadığı için bizim zili çalmış kimse yoksa gelmiyim falan dedi bende yok ne olacak gel dedim.

Salona geçer diye bekliyordum ama direk odama daldı. Ahmetten çok hoşlanıyordum daha önce. Sanırım oda benden hoşlanıyordu. Neyse odama girince bilgisayarda adam karıyı almış domaltmış görünce oda bende utandım hemen kapatmaya çalışıyım derken elimi tuttu istersen ben gidiyim sen devam et dedi. Yüzümü yırtıp beraber devam edelim mi Ahmet diyince gözleri fal taşı gibi açıldı ve olur dedi. Yatağa oturdum ve gelmeyecekmisin dedim.

Kalktı yanıma oturdu azgınlıktan hemen ben sarıldım o çok çekingeç davranıyordu. Korkma yemiyecem diyince oda sarıldı sıkıca ve sevişmeye başladık. Öpüşürken memelerimi okşuyor amıma elliyor ve götümü sıkmaya çalışıyordu. Beni yatakta uzattı ve üzerime yatarak sikini amıma sürtmeye başladı. Bu benide onuda çok azdırmış olacak ki sürtünürken üzerimde boşaldı bile.

İlk defa gözümün önünde bir erkeğin boşaldığını böyle hızlı olduğunu görünce bide şaşırmıştım. Pantolonu falan batınca kalktı ben devam etmeyecez mi diyince edelim mi dedi. Belli ki oda benim gibi korkuyor ama yüzünü yırtamıyordu. Pantolonunu kendi ellerimle çıkardım ve sikini ağzıma alıp yavaşça yalamaya başladım. Tekrar sertleşti ve oda beni öpüşürken nasıl soyduysa soymuş. Hiç farkında bile değildim sadece kilodum kalmış. Memelerime yumuldu hep bir kız memesi emmek istiyordum dedi.

İyce em doy diyince uçlarını ısırırcasına emiyordu. Bende inanılmaz zevk alıyor ve inlemeye başlamıştım bile. Yalnız kafaya koymuştum çılgınlar gibi amımı Ahmete yalatacak suratına boşalacaktım. Ahmetin başından tutarak amıma doğru götürdüm bunu yapmasak dedi yapacaksın sen bugün benimsin dedim. Önce hafif hafif dilini sürtmeye, kaydırmaya başladı. Sonrasında heralde onunda hoşuna gitmiş olacak ki amımın arasına girerek yalamaya başladı.

Dilini amcığımın arasına soktukça çıldırıyor deli olacak gibi hissediyordum. Dilini amımın sulu arasına sokup sokup çıkardıkça içimden bağırıp çağırmak geliyordu ama yapamıyordum apartman olduğu için biri duyar diyordum. O dilini soktuğunda artık daha tutamadım yüzüne resmen fışkırdı sularım ben bile şaşırmıştım. Ahmet bakiremisin diyince önce bir düşündüm acaba yok diyip siktiriyim mi diye ama evet diyip götten siktirmeye karar verdim.

Bakireyim ama götten sik beni diyince tamam hadi domal dedi. Kocaman yarrağını götümün ilk defa sikilecek göt deliğine dayayınca bir kökledi oraya yığılıp kaldım resmen. O koca yarrak birden ilk defa giren bir göt deliğine öyle sokulurmuydu. Resmen parçalandım gibi oldum ya. Neyse soktu artık çekmiyordu nasıl çığlık atıyorum kim duyarsa duysun umrumda değildi. Benim için önemli olan zevkti artık ve acıdan kıvranıyordum.

İlk başlarda verdiği acı sonrasında kendini tatlı bir zevke bırakmıştı. Zevk almaya başlayınca hadi ahmet sik beni erkeğim akıt içime gibi söylüyor onu kudurtmak istiyordum. Boşalmadan içimden çıkardı sen nasıl erkeksin sok sik beni çıkarma içimden diyince erkek girdi çatır çatır sikmeye devam etti. Vurdukça çat çat ses geliyor kudurduydum. En sonunda içimde öyle bir patladı ki ben bile şaşırdım. 2 dakika rahat akıttı götüme. Sonra çekildi yatağıma uzandı bende yanına uzandım akşama kadar memelerimi emdi durdu. Bende el değmeyen armut büyümez misali bişey demedim büyüsün böyle bakalım. Ahmet emerken 2 kere daha boşalmıştım.

Tecrübeli Gülümserin bakire götünü siktim

Posted by Bornocu Ersan | 16 Kasım 2015 Pazartesi | Posted in



Merhaba, ben Denizli'den Fatih. 29 yaşında, 1.87 boyunda, yakışıklı, atletik biriyim. Asıl mesleğim beden eğitimi öğretmenliği. Ama öğretmenlik için tercih yapmadım ve özel bir şirkette üst düzey yöneticilik yapıyorum. Şirkette çapkınlığımı herkes bilirdi. Size geçen yıl Ağustos ayında başıma gelen çok güzel bir olayı anlatacam. 

Bir gün, internete ve yerel gazetelere iş ilanı vermiştik [4 erkek 1 bayan eleman alınacak] diye. Dost hatırıyla 4 erkeği işe aldık, işbaşı yaptılar ama bir bayan eleman eksikti. Bir bayan geldi. Adı Gülümser, 24 yaşında, 1.52 boylarında, 55 kg, minyon tipli, ince ama güzel biriydi. Gülümser önce kendini tanıttı, sonra oturdu ve konuşmaya başladık. Gülümser bakışlarımdan biraz huzursuz oldu, ama sonra alıştı. Kendisini işe alacağımı ve sekreterim olabileceğini söyledim. Gülümser çok sevinerek teşekkür etti ve ertesi sabah işe başladı. Birkaç gün içinde ortama uyum sağladı. Ama onu aklımdan da çıkartamıyordum, her defasında da bunu ona belli ediyordum. Ve ilginçtir ki, odama her defasında gülerek girip çıkıyor ve rahatsız olmuyordu artık. 


Bir gün, bir ihaleye hazırlanıyorduk ve dosyalamamız gereken bazı evraklar vardı. Ben yalnız kalmıştım. Herkes gitti, Gülümser bana yardım edebileceğini söyledi. Şaşırdım, "Tabi, kalabilirsin. Hem ihale dosyası nasıl hazırlanır öğrenirsin." dedim. Hemen benim odaya geçtik. Hem muhabbet, hemde iş derken espiriler, el kol şakaları, bel altı fıkralar falan, samimi oluverdik. Kendisi 'daha önce evlenip boşandığını, çok mutsuz olduğunu' söyledi biraz duygulandı ve ağlamaya başladı. Ona sarıldım, "Gülümser, üzülme. Herşey yoluna girer." dedim ve yavaşça onun sırtını okşamaya başladım. Yanaklarından, başından öpmeye başladım. Gülümser, gözyaşlarını silip karşılık vermeye başladı. Artık ikimiz de çok rahat davranıyorduk, birbirimizi doyasıya öpüyorduk. Ben böyle öpüşen karı daha görmedim. Kulaklarımı bir emiyor, bir yalıyor anlatamam. Yavaşça boynuma ve göğüslerime indi. Belli ki çok tecrübeliydi ama sanki uzun zamandır sevişmemişti. 

Yavaşça soyunmaya başladık. Küçük bir kız çocuğu gibiydi, çırılçıplak karşımdaydı. Her ikimizde çıplaktık. Onu kucakladığım gibi ayakta sevişmeye başladık. Ağzını, boynunu, memelerini her tarafını yalayıp öpüyordum. O da saçlarımı okşuyor, kulaklarımı emiyordu. Kucağımdan inip yarrağımı yalamaya başladı. Yarrağımı ağzına alıp iştahla yalıyordu, küçücük ağzı vardı. Hepsini ağzına alamıyordu çünkü kocamandı benim topuz. Sonra, onu bir kaldırışta, bacaklarını ayırıp amını ağzıma getirdim. Ayakta onun amını yalıyordum, o da baş aşağı benim yarrağı emiyordu. Bir müddet böyle devam ettikten sonra onu hiç yere indirmeden bacaklarını ayırıp yavaşça amına girmeye başladım. Ve iki elimle bacaklarını tutuyordum, o da boynuma sarılmıştı ve inlemeye başladı. Kucağımda bir çocuk gibi zıplıyor ve hopluyordu, çok güzel bir zevkti bu. 

Sonra koltuğa uzandım, o da ters oturdu üstüme. Yarrağımı yavaşça amına soktu ve bir jokey gibi zıplamaya başladı; ileri-geri, sağa-sola, daire çizerek üstümde inliyor, sırtını göğsüme sürtüyordu. Zevkten dört köşe olmuştu Gülümser'im. Artık geliyordum, ona daha fazla dayanamayacağımı, üstümden kalkmasını, boşalacağımı söyledim. Gülümser, "Hadi içime boşal, hepsini içime boşalt!" deyince, içine bir volkan gibi patladım. Gülümser'e sarılıp, onun da son hamlesini yapmasını bekledim. Oda ne? Gülümser bir makine gibi titremeye başladı, acaip sesler çıkartıp, kıvrana kıvrana, titreyerek boşaldı ve "Hiç çıkartmadan devam etmemi..." istedi. 

"Biraz dinlenelim, sigara içelim devam ederiz..." dedim. Sonra yıkanıp, sadece iç çamaşırlarımızı giyip, sigara içtik. Mutfakta birşeyler atıştırdıktan sonra tekrar odama geçtik... Bu sefer "Onu götten sikmek istediğimi" söyledim. Gülümser önce kem-küm falan etti, ama zorda olsa, sonunda kabul ettirdim. Yarrağımı yine avuçlayıp taşşaklarımla oynamaya başladı, ağzına alıp emmeye başladı. Dolaptan biraz bal getirdim, Gülümserin amına sürdüm, ben yerde o üstümde, ters bir şekilde birbirimizin organlarını yaladık bir süre. Sonra bunu dört ayak pozisyonuna getirdim ve onun arkasına geçtim, yarrağımı götüne sokamaya çalıştım ama girmiyordu... Biraz canı yanıyordu. Gülümser daha önce hiç götten sikilmemişti, belli oluyordu. 

Yarrağımı amına sürtüm, amındaki ıslaklıkla yarrağımı kayganlaştırdım. Amına sokup çıkartıyordum. Benimki kayganlaştıktan sonra götüne hafif-hafif, ağır-ağır sokup çıkartmaya başladım. Yarısını sokunca "Yeter, canım yanıyor. Lütfen çıkart, götüm yırtıldı..." diye yalvarmaya başladı. Ama nafile, ben hepsini bir hamlede koyduğum gibi, bir inek gibi bağırmaya başladı. Onun ağrısı geçene kadar başka hamle yapmadım, sonra ağır-ağır gelip gitmeye başladım. O da zevk almaya başlamıştı ve götünü ileri geri hareket ettiriyordu. Onu yine ayakta sikmek istiyordum, kucağıma aldım. Ama o "canının yandığını" söyledi ve masaya göğsünü koydu, bacaklarını açtı, ayakları biri yerde diğeri havada. Arkasına geçtim ve götüne yarrağımı soktum. Artık git geller hızlandı... Gülümser kıvranıyor, "Daha hızlı, daha hızlı aşkım. Hepsini koy, sik beni bebeğim... Ohhhhh... Hadi erkeğim parçala beni, ben senin oruspunum, istediğin gibi sik beni..." diye zevkten kuduruyordu. Ve benim bu sefer geç boşalacağım belliydi... 

Epeyce bir süre götten siktikten sonra, aynı şekilde hiç pozisyon değiştirmeden amına girmeye başladım. Orası ayrı bir sıcaklık verdi içime. Yarrağım amında, memeleri ellerimdeydi. Dilimle boynunu yalıyordum ve ensesine küçük küçük ısırıklarla onu dahada çıldırtmak istiyordum. En az 4 dakika böyle sürdü. Odada, sadece bizim nefes alış verişlerimiz, iniltilerimiz, Ahhh-Ohhh'larımız ve onu sikerken çıkan Şlap Şlap sesleri vardı. Gülümserin amı iyice ıslanmış ve zevkten iyice kabarmıştı. Artık boşalacağımı anladım... "Hazırmısın aşkım?" dedim. O da, "Biraz daha sik beni lütfen, çok güzel, devam et. Beni mahrum bırakma bu zevkten..." dedi. "Okey." dedim ama biraz sonra dayanacak gibi değildim, artık sarsılmaya başladım ve sikimi amından çıkartıp yüzüne doğru tuttum ve ellerimle 31 çekiyordum. O da diliyle yardım ediyordu, bir patladım yüzüne... Hızımı alamamıştım, ağzına soktum, memelerine sürttüm sikimi... O da boşalmak üzereydi, "Biraz daha sik beni aşkım" dedi. "Tamam." dedim ve açtım bacakalarını, girdim amına tekrar. Birkaç gel gitten sonra az önceki gibi sarsılmaya başladı. Bacaklarıyla beni sardı titreye titreye boşaldı, inanılmaz bir zevkti. Birkaç dakika o vaziyette kaldık. 

Saatte ilerlemişti, yıkanıp giyindikten sonra işlerimizi bitirdik ve çıktık... Gülümser köye gidecekti, onu köye bırakmak istediğimi söyledim. "Olur." dedi. Arabamla yola çıktık. Hem öpüşüyor hemde yola devam ediyorduk. Beni yine azdırmayı başardı ve kuytu bir yere çektim arabayı. Yine yarrağımı ağzına aldı, onu hemen canlandırmak istiyordu. Nitekim öyle oldu, onu bir dondurma gibi yalıyordu... Torpido gözünde bir çikolata kalmıştı, sıcaktan arabada erimişti. Onu alıp "Sikime sürmesini ve öyle yalamasını" istedim. Kabul etti ve yaptı, çikolatalı yarrağımı iştahla yalıyordu, taşşaklarımı zevkle emiyordu. Ben de onun göt deliğini ve amını parmaklıyor, kalçalarını avuçluyordum. Kalçaları o kadar küçüktü ki avuçlarımda kayboluyordu... 

Artık onun içine girmek istiyordum. Gülümser eteğini sıyırıp, külodunu çıkartmadan, hafifçe araladı bacakalarını. Külodunu yana kaydırıp, sikimin üstüne oturdu. Hızla gidip gelmeye başladı. Dudaklarımız birbirine kilitlenmişti. Amına girip çıkarken zevkten ölüyordu. Araba dar geliyordu ve hava da sıcaktı. Dışarı çıktık, arabanın kaputuna göğsünü dayayıp arkasına geçtim. Ayaklarını havaya kaldırdım ve tekrar amına girdim. Onu sikmeye doyamıyordum... Gülümser de doymuyordu, götünü ileri geri yapıyor, "Daha hızlı aşkım, sik beni bebeğim, ben seninim, istediğin gibi sik, bağırta bağırta sik, inlete inlete sik beni erkeğim, canım sevgilim, ben artık seninim..." deyip tahrik ediyordu beni. Ben amına girip çıkarken "Ahhhh ohhhh" diye inliyordu durmadan. En az 10 dakika kadar amını siktim ve sonra amına boşaldım... 

"Artık gidelim, geç oldu." dedim. Toparlandık, arabaya bindik onu evine bıraktım. Beni eve davet etmek istediğini, ama ev arkadaşları olduğu için rahat hareket edemeyeceğimizi, o yüzden davet etmediğini, özür dileyerek söyledi. Ben de, "Hiç önemli değil." dedim ve bindim arabama, yola çıkıp Denizliye döndüm. Denizli'ye geldiğimde, bende artık güç kalmamıştı, iliklerim boşalmıştı. Bir pastahaneye attım kendimi. Tatlı, sütlaç, kaymak, meyva suyu, süt... ne bulduysam yiyip içtim. Eve giderken biraz da leblebi aldım. Gülümser bende hal bırakmadı, ama çok güzeldi, onu doyasıya siktim ve bundan sonrada istediğim zaman ve biçimde sikecektim... 

(Fatih 29 Y., Denizli / Türkiye) 

Barda Kafayı Buldum Arabada Sikildim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Hiç tanımadığın, ama yakışıklı biriyle yatmak nasılsa, öyle hissediyorum kendimi. Sikişeli daha 5 saat geçmedi :) 

Sabah okula gidiyorduk arkadaşlarla. Okuldan kaçmak için hazırlanmıştık akşamdan, herkes etek giycekti. Sabah herkeste bir karış etek. Ayıptır söylemesi çok güzel kızlarız. Neyse 4 kız gidiyorduk, takılcaktık bir yerlerde. Kızlardan biri, "Şeker isteyen var mı?" dedi. Biz de, "Oha kızım, yolda şeker mi yicez? Azacak millet :)" dedik, güldük. Sonra öyle şeker olmadığını anlayınca, herkes çıkardı dilini, hepimiz haplandık. Sonra bara gittik, hapların üstüne bir de bira falan içince, dağıtmışız ortalığı, kopmuşuz yaa! Barda resmen milletin kucağında oynuyoruz... 

Bir ara Gizem bana, "Sen şu sarışın çocuğu yatağa atamazsın!" dedi. Ne bileyim kafam iyi herhalde, "Atarım!" dedim. Neyse ben gittim çocuğun yanına, "Naber?" dedim, o da "Naber olsun, iyidir! Senden?" dedi ve anında sokuldu zaten işte. Elindeki birayı verdi, ben de içtim, iyice uçtum. Sonra takıldık filan. Bana, "Az önceki çocuk kimdi?" dedi. Ben de, "Hangisi?" dedim, o da "Kucağında oturuyordun!" dedi. Ben de, "Senin de kucağında otururum, istersen tabi?" dedim... 

Piste ilerledim, çıktım oynuyorum, etrafımız erkeklerle çevrili. Sarışın çocuk geldi arkamdan sarıldı, oynuyoruz. Bilerek sürtünüyorum ona. Okadar azdım ki, anlatamam, öyle böyle değil. Sonra işte birtane de önüme geldi çocuk, öpmeye çalışıyor boynumdan. Sonra sarışın çocuk (Cem), öteki çocuğu itti ve bana, "Buranın havası kaçtı, istersen gidelim?" dedi. Ben de, "Dur çantamı alayım da gidelim!" dedim ve yanından ayrıldım. Kızların yanına gittim, çantamı alırken kızlara, "Ayarladım, idda benim, ben gidiyorum!" dedim. Kızlar, "Nereye?" dedi. "Bilmem? Yol nereye götürürse!" dedim ve çocugun koluna girdim ve gittik :) 

Bizim çocuk zengin birşey çıktı, arabası varmış, arabaya bindik. Ben arka koltuğa geçtim. Müzik son ses, ben arabada oynuyorum halen, benim etek iyice açılmış, iç çamaşırım görünüyor nerdeyse. Kısa çoraplar ve Converse'ler vardı üzerimde, okadar sexi hissediyorum ki kendimi... Tenha bir tepeye çıktık, kimse yok sabaha karşı. Arabanın camları filmliydi. Arabayı park etti, sonra müzigi kıstı. Ben tam ortada oturuyordum, elimde Sigara (!) vardı. Cem, ön koltuktan arkaya doğru uzandı, bacaklarımı açtı ve baktı, "Of oof!" dedi. Güldüm, kafam iyi. Sigarayı elimden aldı, kendisi çekti birkaç kez. Sonra bacaklarımı ikiye ayırdı ve ayak bileğimden başlayıp, içten yaladı, sonra diğerine geçti. Onu da okadar güzel yaladı ki, öldüm sandım, uçtum iyice. Sonra iç çamaşırımı çıkardı aldı, elinde salladı, sonra ağzına aldı, köpek gibi hırlıyordu. Sonra koltuğa attı iç çamaşırımı... 

Arka koltuğa geldi, yanıma oturdu, beni kucağına oturttu. Zaten 50 kiloyum, boyum da 1.70 tahmin edin artık. Neyse, sikini hissedebiliyordum, okadar sert ve kalın ki anlatamam, öyle böyle değil. Biraz elleştikten sonra kucağından indim yanına oturdum. Kemerini, pantolonun düğmelerini açtık. Pantolonunu çıkardı, altında Sponge Bob'lu Boxer vardı, güldüm :) Sonra çıkardı sikini ve sallıyor. Ben zaten iyice kudurmuştum, sikini aldım elime, önce alttan başladım yalamaya, toplarını ağzıma alıp bırakıyorum. Cem fazla dayanamadı, zevkten ve sabırsızlıktan kudurdu iyice, kafamı tuttu, "Hadi, sikimi ağzına al!" dedi. "Acele etme!" dedim. Sabırsızlanıyordu, kafasını geriye yasladı ve derin bir, "Offf!" çekti. Bense yavaş yavaş, nefesimi vererek yalıyordum. Siki iyice ıslandıktan sonra ağzıma aldım, koparacak gibi içime çekiyordum. Ağzıma zor alabildim, taa gırtlağıma kadar değiyordu... 

Kendi kendime, (Bu kocaman aleti ağzıma zor alıyorum, amıma nasıl girecek bu yaa?) diyor ve kara kara düşünüyordum. Daha sonra kafamı kaldırdı, gözlerime bakıyordu. Sonra çekti beni tam köşeye attı, bir ayağım koltuğun üstünde, diğeri de ön koltuğun kafa koyma yerindeydi. Bu sefer bu başladı amımı yalamaya. Zevkten öldüm yaa, böyle birşey olamaz, süperdi. Dakikalarca yaladı. Amım iyice ıslandıktan sonra, ben de orgazm oldum, boşaldım. Mahvoldum iyice. Hele göğüslerimi param parça etti, kopardı resmen. Okadar sert ki, aynı siki gibi! Sonra üstüme doğru geldi, bacaklarımın arasında oynadı biraz. Derken sikini amıma sokmaya başladı. Ben "Acıyor!" deyince çekti. Sonra parmağını soktu. Bir, iki, üç parmak derken, baktım tekrar sikini sokmaya hazırlanıyor. Ve soktu da! Okadar canım yandı ki! Bu arada bekaretimi, kızlığımı kaybettim! 

"Bırak, yapma!" dedikçe daha da sertleşiyordu. Acı birkaç dakika sonra zevke dönüştü. Okadar hızlı ve sert sikiyordu ki, uyuştum resmen. Bir yandan gidip geliyor, bir yandan da dili dışarda. Nerem denk gelirse yalıyordu, çok zevk aldım, ama bu arada okadar yorulmuşum ki, kıpırdayamıyorum bile. Bir de bu yetmezmiş gibi, oturdu koltuğa, ve beni üstüne çekti. Ben onun bacaklarının üstündeydim, sikini tam dikti, dayadı götümün deliğine ve "Hadi otur bebeğim!" dedi. "Ooof dur biraz, bende hiç hal kalmadı!" dedim. Tuttu beni, "Hadi dedim sana, hadi!" diyordu. Bir yandan da kulağımı yalıyordu, okadar zevk veriyordu ki, karşı koyamadım ve oturdum sikinin üstüne. Daha öncede götten çok verdiğim için zorlanmadım. 'Larç!' diye bir ses çıktı ilk sokuşunda. Daha sonra beni zıplatıyordu. Götten sikilmeye alışık olduğum halde, resmen acıdı, çünkü onun yarrağı bayağı bir kalındi. Hani bileğim kadar vardı yani, çok ta şekilliydi... 

Oof oof! Sikerken bir de yeşil yeşil gözlerime bakıyordu, kopardı beni, sarıldım boynuna. Beni hala zıplatıyordu, yorgunluktan öldüm sandim. Ama o hala sikmek istiyordu. Sonra yine çevirdi beni, amcığımı yalamaya başladı aşağı yukarı. Amcığıma tükürüyor, sonra ağzıyla amcığımın dudaklarını öyle bi çekiyor ki, sanki bütün organlarım yer değiştiriyordu. Sonra amcığımı sikmeye başladı tekrar. Amcığım baya bi sulanmıştı zaten, kaç kez boşaldım bilmiyorum :) Süper sikmişti beni, süper! Aylardır kendimi parmaklamaktan usanmıştım zaten, sikilmek iyi geldi. Gerçi kızlığım gitti, ama olsun, herşeye değer! Böyle yakışıklı biri sikti ya, gurur duyuyorum. Yarın da yine okuldan kaçacam, çok fena azdım yine, oof oof! Bugün arayacam onu, sabah alsın beni okulun ordan. Yine sikişeceğiz :) 

Daha 5 saat önce sikildim, kıçımın üstüne oturamıyorum, ama olsun, sikişmek gibisi yok! Bu arada herkese yasal uyarı: Sikiş sikişebildiğin kadar bu fani dünyada ;) Hadi sikişelim :) 

 (Jale, 18 Y., Antalya / Türkiye) 

Tatilde Teyzemin Oğluna Götümü Siktirdim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Lise son sınıfta, ailem beni teyzemlerin oturduğu Kuşadası’na 2 haftalık tatile gönderdi. Teyzemin oğlu Ertan iri ve yakışıklıdır. Ha bu arada, ben de 18 yaışında, 1.68 boyunda, hakiki sarışın, düz saçlı 92-58-89 ölçülerinde sexy bir kızım. Ailem zengin olduğundan parasal sorunum yok. 

Teyzem ve eniştemin işleri Kuşadasında olduğundan onlar her sabah 07:30'da evden çıkıp 19.00'da geri geliyorlardı. Biz de Ertan’la bütün gün beraber vakit geçiriyorduk. Onun bana ilgisi olduğunu hissediyordum. Bütün gün etrafımdaydı, arkadaşlarını bile aramıyordu artık. Sütyen giymediğim için, her hareketimde sallanan memelerimi izliyordu. Herzaman üzerime ince askılı bir tişört giyer öyle dolaşırdım. 

Tatile yeni girmiştik ve Kuşadası’na Salı günü gelmiştim. En çok Ertan sevinmişti benim gelmeme. Beni garajdan aldığında, sanki kırk yıl görüşmemişiz gibi sarılmıştı bana. Sonra teyzemin ve eniştemin iş yerlerine uğradık. Öğlen onlarla yemek yedik, sonra onlar tekrar işe dönmüştü. Ertan’a, “Hadi beni gezdir.” dedim. O gün akşama kadar dolaştık. Akşam hep beraber evde oturduk sohbet ettik. 

Ertesi gün 10:00 gibi uyandığımda odamın kapısı hafif açıktı. Aşağı salona indim, Ertan’dan başka kimse yoktu evde. Beni gözetlemişti herhalde, içim bir hoş olmuştu. Onun beni röntgenlediği düşüncesi elimde olmadan amımı sulandırmıştı. Birlikte yaptığımız kahvaltıdan sonra Ertan’a, “Bugün Kadınlar plajı’na gidelim.” dedim, “Tamam.” dedi. Odama çıktım, dolaptan mayolarımı çıkardım. O sırada Ertan da yukarı çıkmıştı. Onu çağırıp, “Sence hangisini giyeyim?” dedim. “Bilmem.” dedi. İpli bikiniyi seçip, “Bunu yeni aldım ama daha denemedim. Dur bir deneyeyim bakalım beğenecekmisin!” diyerek, kapı arkasına geçtim ve soyunup giydim. Giyinince benim jeton düştü, Ertan karşıdaki makyaj masasının aynasından beni görmüştü. Bozuntuya vermeden, “Nasıl oldu?” dedim. Ertan’ın boğazından, “İyi.” kelimesi zorla çıktı. Sonra o da giyindi, plaj çantamızı alıp taksiye binip plaja gittik. 

Kendimize kalabalığın arkasında yer bulduk, şemsiye ve şezlongların parasını verdik, plaj kıyafetlerimizi çıkarıp uzandık. Hafta içi olduğundan (çalışanlar haricinde) yerli yoktu, herkes yabancıydı. Kadınların çoğu üstsüzdü. “Bunlar ne özgür böyle, yarıçıplak dolaşabiliyorlar!” dedim. Ertan, “Sen de böyle gezermisin?” dedi. “Tabi gezerim, bizimkilerin korkusu olmasa daha neler yapardım!” dedim. Ertan’a dönüp, “Sen bizimkilerine söylermisin, mesela üstsüz denize girsem?” dedim, cevap vermedi. “Demek söylersin!” dedim. “Şey, hayır... Sen ciddi misin?” diye sordu. Cevap olarak bikinimin boynumdaki ipini çözdüm ve ona döndüm. Bikininin iplerini yavaşça indirerek, “Söylermisin?” dedim. Göğüslerime bakıyordu, “Hayır kimseye söylemem!” dedi. O an sırtımdaki düğümü de açıp bikinimin üstünü çıkardım ve başucuma koydum. 

Ertan’ın gözleri memelerime takılmıştı. “Güzel değiller mi?” dedim. Kafasını sallayıp, “Çok güzeller!” dedi, gülümsedim. “Hadi denize girelim!” dedim. Denize doğru yürümeye başladık. Memelerim sallanarak denize girdim. Yüzerek biraz açıldık. Sonra ayakta durup dinlendik. Ertan’a su atmaya başladım, o da bana atıyordu, üzerindeki gerginlik kalkmıştı. Su atarak bana yaklaşıyordu, ben de karşılık veriyordum. Sonra üzerime atladı, denizde kaybolduk. Her yer köpürmüştü. Sonra beni belimden tutarak kaldırdı. Can havliyle boynuna sarılmıştım. Biraz da su yutmuştum, “Az kalsın boğuluyordum!” dediğimde belime sarılıp beni kucaklamıştı. Biraz sonra tekrar yüzüp oynaştık ve denizden çıktık. Havlumu uzatıp, “Kurula beni!” dedim. Bütün vücudumu silip kuruladı. 

Denizde çok kalmıştık, saat 16:00 olmuştu, “Hadi eve gidelim.” dedim. Yarım saat sonra evdeydik. “Ben duşa gireceğim.” diyerek üzerimdeki bluzu çıkardım, yine üstsüzdüm. Banyoya doğru yürüdüm. Ertan arkamdan gelip, şofbeni nasıl yakacağımı gösterdi. “Tamam.” dedim ve külotumun bir düğümünü çözmüştüm ki, Ertan’ın gitmediğini gördüm. “Kalacakmısın? Soyunacağım...” dedim. “Evet, seni izleyeceğim.” dedi. “Manyak!” dedim ve külotumu da çıkardım, duşu açıp yıkanmaya başladım. Ertan gitmemişti ve karşımda dikiliyordu. Durup, “Ne var? Gitsene!” diye bağırdım. O ise hızla duşa girip bana sarıldı ve öpmeye başladı... 

Onun bu hareketine önce şaşırdıysam da karşılık vermeye başladım ve sevişmeye başladık. Sonra onunda şortunu çıkardım ve önüne çömeldim. Suyla ıslanan uzun kıllarının arasından taş gibi olan yarağını ağzıma alıp yalamaya başladım. Duşun altında iştahla emiyordum. 10 dakika sonra ağzıma boşaldı ve ben döllerininin hepsini yuttum... 

Boşalmıştı ama yarağı henüz inmemişti. Beni ayağa kaldırıp domalttı ve yarağını götüme sokmaya başladı. Hem götümü sikiyor, hemde “Amcık ağızlı, orospu, fahişe...” diye inliyordu. Bir süre daha gidip geldikten sonra, yarağını son bir kez daha götümün ta dibine kadar sokarak, içime boşaldı. Sonra, “Ben işeyecem, tuvalete gitmem lazım.” diyerek yarrağını götümden çıkarttı. Ona, “Burda işe!” deyince, küvete şarıl şarıl işemeye başladı. Yarağını tuttum, önünde diz çöktüm ve onu ben işettirmeye başladım. Arada bir üzerime tutuyor, kendi vücuduma işettiriyordum. Bu onu daha da azdırmıştı. Yarağını elimden alıp, tamamen üzerime işedi ve bitirdi. Birlikte temizlendik, kurulandık ve giyinip salona indik. Son bir kez öpüştük ve uslu uslu teyzemle eniştemin eve dönmesini bekledik... 

Tatilim beklediğimden daha heyecanlı başlamıştı. O gece yatağa yatıp gözlerimi kapadığımda, tatilim bitene kadar kimbilir daha ne heyecanlar yaşayacagımı düşünerek uykuya daldım... 

 (Sude, 18 Y., Izmir / Türkiye) 

Karımı Uyutup Borcuma Karşılık Arkadaşıma Siktirdim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Slm arkadaşlar. Benim yaşım 31, karım Gül ise 27 yaşında. Kendime ait işyerim var, fakat son zamanlarda işlerim ters gidiyordu. Bir arkadaştan yüklü bir miktar borç para aldım, yetmedi ve biraz daha aldım. Ama söz verdiğim günde ödeyemedim. Arkadaştan her fırsatta özür diliyordum, mutlaka ödeyeceğimi söylüyordum. Arkadaşımsa, “Boşver kafana takma, ödersin!” diyordu. Önceleri beni sevdiği için alacağını istemiyor sanıyordum, meğerse niyeti farklıymış, karımda gözü varmış. Karıma sürekli mesaj gönderip arıyormuş, karımdan kendisiyle beraber olmasını istiyormuş. Karım da namusuna çok düşkün bir kadın, arkadaşmdan kurtulamayınca bana anlattı durumu. Neye uğradığımı şaşırdım, kan tepeme sıçradı, duyduklarıma inanamadım. Biraz sonra sinirim geçip te sakinleşince, düşündüm ki bu durumdan yararlanabilirdim. Karıma, “Sen merak etme, ben bir yolunu bulur hallederim!” dedim. 

Arkadaşımla daha sık biraraya gelmeye başladım. Bilerek her fırsatta mahçupluğumu dile getiriyordum ve hep karımdan bahsediyordum, sex yaşantımızdan falan. Bu da arkadaşımı iyice tahrik ediyordu, bana hep, “Çok şanslısın, Gül harika bir kadın, yerinde olmayı çok isterdim!” deyip duruyordu. Birgün bana, “Eğer istersen bana olan borcunu silebilir, hatta bankaya olan diğer borçlarını da ben ödeyebilirim!” dedi. Ben de, “Olur mu öyle şey?” dedim. Arkadaşım da, “Olur olur, ama bir şartım var, kızmak darılmak yok, sadece Evet yada Hayır diyeceksin, tamam mı?” dedi. Tamam anlamında başımı salladım. “Şartım Gül!” dedi. Anlamamazlıktan gelip, “Ne omuş Gül’e?” dedim. O da, “Gül ile yatmak istiyorum!” deyince, numaradan boğazına yapışıp, “Sen ne dediğinin farkındamısın?” dedim. O da, “Evet, Gül’ü çok arzuluyorum, senin borçlar da çok, yarın birgün kapına haciz gelecek, sana yarına kadar müsade, düşün!” deyip gitti. 

Tam istediğim oluyordu. Diğer gün aradım, “Düşündüm, tamam teklifini kabul ediyorum!” dedim. Yarım saat sonra epeyce nakit parayla yanıma geldi, “Hadi gidip önce bankaya olan borçlarını kapatalım!” dedi. Gittik bütün borçlarımı ödedi. Sonra bir kahveye oturup, öbür işin nasıl olacağını konuştuk. Ona Gül’ün böyle birşeyi asla kabul etmeyeceğini söyledim. O da, “Biliyorum!” dedi ve cebinden bir kutu hap çıkarıp verdi, “Uyku hapı, bu akşam Gülün içeceğine at ve önce sen bir dene, farkına varmazsa yarın akşam da ben gelir sikerim!” dedi ve gitti. Heyecanla akşam olmasını bekledim. Eve gittim, korkudan ve heyecandan betim benzim atmıstı. Karım ne olduğunu sordu, biraz rahatsız olduğumu söyledim. Karım yemekten sonra çay yapmıştı. Hapı Çayına koymalıydım, ama nasıl yapacaktım? Aklıma bir fikir geldi, karımın boynunu öpüp, “Aşkım ter kokuyorsun!” dedim. Gül çok titiz olduğu için, “Hemen iki dakika duş alayım!” diyerek banyoya gidip duşa girdi... 

Uyku hapından 3 tanesini Çaydanlığa karıştırıp, kendime Bira aldım ve bekledim. Karım duştan çıkıp kendine bir bardak Çay doldurup içti. İkinci Çayını da içince esnemeye başladı. Az sonra, “Üstüme ağırlık çöktü, çok uykum var, ben yatacağım.” dedi, beni öpüp yatak odasına gitti. Biraz bekledikten sonra gittim, pijamalarını giymiş yatmış, mışıl mışıl uyuyordu. Biraz dürttüm, “Gül! Hayatım, karıcığım?” diye seslendim, çimdikleyip, bir iki tokat attım, ama top atsan uyanacak gibi değildi. Sıra şimdi ikinci aşamayı uygulamaya ve denemeye gelmişti. Karımı daha önce hiç uyurken sikmemiştim, nasıl bir duygu olduğunu ve karımın gerçekten uyanıp uyanmayacağını merak ediyordum. Karımı çırıl çıplak soydum, hertarafını öpüp yaladım, amını götünü parmakladım, karımda en ufak bir uyanma belirtisi yoktu. Acaip heyecanlanmıştım ve sikim de kazık gibi olmuştu. Hemen soyunup karımı yarım saat evire çevire siktim. Karımı sikerken daha önce hiç böyle zevk almamıştım, bu çok farklı bir duyguydu. Fakat karımın amına boşalmayıp, göbeğine attırdım. Sonra peçeteyle temizleyip pijamalarını tekrar giydirdim. 

Sabah ben işe giderken karım daha uyuyordu, birkaç kez dürttüm yine uyanmadı. Öğlen aradığımda daha yeni kalkmıştı, heyecandan ölebilirdim, fakat anladığım kadarıyla dün gece yaptığım hiç birşeyin farkında değildi. Akşam eve gittim. Yemekten sonra yine (herzamanki gibi) Çay yaptı getirdi. Ben bir bardak içtikten sonra, “Karıcığım çok yorgunum, bana bir Bira getirirmisin?” dedim. Karım mutfağa Bira getirmeye gidince Çayına yine uyku hapı attım. Bir süre sonra yine esnemeye başladı ve “Bana ne oluyor, iki gündür acaip uykum geliyor...” diyerek gitti uyudu. Hemen arkadaşımı aradım, geldi. İkimizde de heyecan ve korku bir aradaydı. Hemen karımın yanına gittik. Yorganı açtık ve karımı birlikte çırıl çıplak soyduk. İkimizin de sikleri kazık gibi olmuş, pantolonlarımızı zorluyordu... 

Arkadaşım hemen kendisi de soyundu, sadece külotuyla kaldı. Sonra yanımda karımın göğüslerini ve amını öpüp okşamaya başladı. Sonra bana dışarı çıkmamı söyledi. Ben ise yanlarında olmak istiyordum, “Çıkmasam, seyretsem?” dedim. Arkadaşım bana, “Çık dışarı amına koduğumun Pezevengi!” diye bağırarak beni odadan çıkarttı, kapıyı kapadı. Ama ben kapının anahtar deliğinden seyretmeye başladım. Arkadaşım içerde uyuyan karımı sikerken, ben kapının deliğinden izleyerek, kıskançlık, heyecan ve tarif edilmez bir zevkle karışık, 31 çekiyordum. Arkadaşım yaklaşık bir saat kadar karımı siktikten sonra odadan çıktı. Bitkin bir haldeydi ve öyle mutlu görünüyordu, bana, “Çok şanslısın böyle bir karın olduğu için!” dedi. Ben de kendisine teşekkür edip kapıya kadar uğurladım. Arkadaşım vedaşalırken pis pis sırıttı ve “Bu Borcunun ilk taksidiydi, 2 gün sonra yine tahsilata gelecem, ozaman sen de yanımızda kalabilirisn!” dedi ve gitti. 

Hemen karımın yanına gittim. Pijamalarını giydirecektim, bir baktım ki karımın amından döller akıyordu. Şerefsiz, karımın amına boşalmıştı! Karımın amındaki dölleri temizleyip, bir kere de ben siktim karımı ve pijamasını giydirdim. Arkadaşım 2 gün sonra tekrar geldiğinde, ozaman yanılarında ben de olacağım düşüncesinin heyecanıyla uykuya daldım! 

(Hüseyin 31 Y., Gaziantep / Türkiye) 

Bakkaldan Peynir Ekmek İster Gibi Benden Am İstedi

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Selam, ben Melisa. İstanbulda Üniversite öğrencisiyim. 90-60-90 ölçülere ve sexy bir vücuda sahip, çok güzel bir kızım. Ama bir sorunum var, sorunum belki de çok güzel olmamdan kaynaklanıyor. Hiç erkek arkadaşım veya sevgilim yok, ve hiç bir erkekle de birlikte olmadım. Erkekler bana hep laf atarlar (Üfff yavruya bak, ne sikilir ama!) gibilerinden, ben gülümserim, fakat hep lafta kalırlar, kimse gelip te ciddi ciddi asılmaz. Dedim ya belki de çok güzel olmamdan çekiniyorlar, bilemiyorum. Okuduğum Üniversitede çok ama çok yakışıklı bir çocuk var, adı Kerem. Hemen hemen okuldaki herkes ona hayran. Tabii ben de. Ama gereğinden fazla çapkın biri, okuldaki tüm kızlara asılır (Kızlar da bundan çok hoşlanırlar). 

Birgün ders arasında, bahçede bankta tekbaşıma oturuyordum, yanıma geldi ve “Selam!” dedi. Ben de ona, “Selam!” dedim. Ve daha ‘Naber, ne var ne yok?’ diye sormadan, bana direkt, “Benimle sikişirmisin canım?” dedi. Ben tabii şaşkınlığımı gizleyemedim. Kem küm ettim, “Olmaz!” dedim. O da, “Paşa gönlün bilir! Fikrini değiştirirsen ev adresimi vereyim, gelirsin!” dedi. Ben de onun tatlılığına dayanamadım ve “Tamam!” dedim. Adresini bir kağıda yazdı verdi ve “Hadi Byee!” diyerek ıslık çalarak yanımdan ayrıldı. O gün dersler bittikten sonra evime gittim. Üstümü değiştirip annemlere bir arkadaşımla ders çalışmaya gideceğimi söyledim, evden çıktım... 

Çok korkuyordum. İlk defa biriyle birlikte olacaktım, nasıl birşey olduğunu çok merak ediyordum. Sonunda Keremin evine geldim. Kapıyı açtı ve selamlaştık. Beni hemen odasına çıkarttı ve ben daha ne olduğunu anlayamadan, beni yatağa fırlattı. Üstünü ve üstümü çabucak soydu ve ben daha ağzımı açamadan üzerime uzandı. Hiç konuşmadan ve öpüşmeden direk yarrağını amıma müthiş bir şekilde soktu ve bir “Ohh!” çekti. O anda öldüm sandım, canım çok yanmıştı. Onun için kızlığımı bozması falan önemli değildi, müthiş bir hızla amımda gidip geliyordu. “Lütfen yavaşla ne olur, canım çok yanıyor!” diye yalvarmaya başladım. Bana, “Çok zevkli, yavaşlarsam zevk alamam!” dedi. Müthiş bir ağrıydı, dayanamadım ağlamaya başladım. Bacaklarımı omzuna alıp iyice kökleyince ben öyle bir çığlık attım ki, sesim tüm mahalleye yayılmıştır heralde. Ama ben bağırdıkça o daha da hızlanıyordu. Üstelik yarrağı da kocamandı. 

Ağlayarak yalvardım, ama beni dinlemedi, hızına devam etti. Bu hızla yaklaşık yarım saat boyunca beni ağlatarak sikti. Sonunda ben de zevk almaya başlıyordum, artık zevkten inliyordum resmen. Süper bir duyguydu. Fakat amımın ağrısı halen geçmemişti. Birden durdu ve bana, “Götten de istiyorum, hadi dön!” dedi. Çok korktum, “Ne olur yapma Kerem, yalvarırım sana, götten sokarsan ben ölürüm!” dedim. Ama umrunda değildi, zorla döndürdü beni ve domalttı. Arkama geçip birden bire kanlı yarrağının tümünü götüme soktu ve pompalamaya başladı. Götüm yırtılmışçasına ağrıyordu. İnanın bacağımı kesseler belki bu kadar ağrımazdı. Bu amımı sikmesinden daha da fazla ağrıyordu. Üstelik götten sikilmek zevk vermiyordu, amdan siktiğinde yine acıyla karışık zevk de alıyordum. Götümü sikerken sadece ağrı hissediyordum, hemde ne ağrı! 

Sonunda götüme boşaldı. Dalga dalga fışkıran döllerini götümün içinde hissedebiliyordum. Boşalması bittikten sonra yarağını götümden çıkarıp, bana zorla yalattı. Yalamak istemiyordum, ama, “Yala Orospu!” diyerek, ensemden tutup yarağını ağzıma zorla sokuyordu. Ağzıma halen dölleri geliyordu. Midem bulanmıştı. Yarağı ağzımı doldurduğu için tüküremiyordum da, maalesef yutmak zorunda kalıyordum. İğrenç birşeydi. Yarağını bana yalatıp temizlettirdikten sonra, “Şimdi seni ödüllendireyim biraz!” dedi. Ne demek istediğini pek anlamamıştım... 

Bacaklarımın arasına gömülüp amımı yalamaya başladı. Bu çok zevk veriyordu. O yaladıkça ben zevkten çığlıklar atıyordum. Islanmıştım, ağzına boşaldım, yalayıp yuttu resmen, hemde büyük bir zevkle. Müthişti. Sonra üstüme çıkıp dudaklarımı, boynumu, boğazımı ve göğüslerimi öpüp yalamaya başladı. Deliler gibi sevişiyorduk. Sevişirken yarağı yeniden sertleşmiş ve amımın dudakları arasında geziniyordu ki, bu sefer amıma nasıl girdiğini anlamadım bile. Bu sefer amımı yavaş yavaş sikerken müthiş zevk veriyordu. Resmen zevkten çığlıklar aıyordum. Bu zevk hiç bitmesin istiyordum. Ama malesef erken sevinmişim, birden amımdan çıkarıp beni yeniden ters çevirip domalttı ve yeniden götten sikmeye başladı... 

O kadar hızlı sikiyordu ki götümü, yine acıdan mahvolmuştum. Oysa az önce amımı yavaş yavaş sikerken ne güzel de zevk yaşıyordum. Zevk çığlıklarım birden acı çığlıklarına dönüştü. O ise her halükarda zevk alıyordu, bu da beni deli ediyordu. Mahfetmişti beni. Sonunda bana acıyıp, götüme boşalarak, götümü sikmeye son vermişti. Acıdan götümü hissedemiyordum. Bana, “Nasıldı tatlım? Beğendiysen birdaha yaparız, hemde bu sefer daha eğlencelisini.” dedi. Ben ağzımı açamıyordum. Aslında hemen giyinip eve gitmek istiyordum, ama ne ayağa kalkacak halim, ne de yürüyecek halim vardı. Yarım saat dinlenip kendime geldikten sonra annemi aradım ve bugün arkadaşımda kalacağımı söyledim. O halimle eve gidemezdim, gece mecburen Keremde kaldım. Gece boyunca sikişmeden sadece seviştik. O bile acı veriyordu, çünkü halsiz halimle beni yoruyordu. 

Ertesi gün eve uğramadan, direkt okula gittim. Öğlen ders arasında Keremi gördüm, başka bir kızla el ele tutuşuyordu. Sinirden çıldırdım resmen, yanına gittim ve ona hesap sordum. Bana ne dese beğenirsiniz? “Bu akşam gelirsen üçlü yaparız güzelim!” dedi hayvan. Bu lafının üzerine daha da çıldırdım, yüzüne tükürüp, ağlayarak yanlarından ayrıldım. Birdaha onunla konuşmuyorum. Arada sırada yanıma geldiği oluyor, “Sikişelim mi?” diye, ama yüz vermiyorum artık, dersimi aldım! 

 (Melisa 19 Y., İstanbul / Türkiye) 

Kocamın Amcası Sikti Beni Kızlığımı Bozdu

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Mrb ben Aygül. 17 yaşındayken evlenip Belçikaya gelin geldim. Kocam biraz saftır, küçükken ateşli bir hastalık geçirmiş ve beyninde hasar oluşmuş. Seksle, cinsellikle alakası yoktu. Kimseye söyleyemiyordum bunu. Kayınbabam ve kaynanam seks yaptığımızı sanıyorlardı, oysa ben daha bakireydim. Kocama devlet hafif bir iş vermişti, yapabileceği kadar. Kayınbabam ve kaynanam da çalışıyorlardı. Evde hergün tek başımaydım. Oturduğumuz binada hiç Türk yoktu ve can sıkıntısından patlıyordum. Mantık evliliğiydi benimkisi. Memlekette fakirdik, ailem kiradaydı. Onlara daire aldılar, oğullarıyla evleneyim diye. Bazen her aileden bir kurban olur, bizim ailede de bendim bu kurban. Her neyse, günler böyle geçip gidiyordu. 3 ay olmuştu evleneli ve daha kocamla sikişmemiştik... 

Birgün kapı çaldı, açtım baktım, gelen kocamın 55 yaşındaki amcası. “Kadir amca buyur gel içeri...” dedim, girdi. Kadir amca inşatta çalışıyordu, bize yakın bir yerde iş almıştı. Üşümüş, öğlen paydosu 1,5 saat, ne yapacağını bilememiş, bize gelmişti. Ailesi düğün için bir aylığına Türkiyeye gitmiş. Hoş geldin, hoş bulduk muhabbetinden sonra çay kahvaltı türünden birşeyler hazırladım. Birlikte yedik içtik, sohbet ettik. Bana, “Mutlu musun?” diye sordu. “Evet...” dedim, güldü. “Neden güldün amca?” dedim. “Geçenlerde kocan bana açıldı, Amca biz daha karı koca olmadık, kimseye diyemiyorum sana anlattım tek. diye dert yandı.” dedi. Nasıl utandım bilemezsiniz, içimden kocama kızdım, aptal şey, maskara olacağız millete diye. Konu değişsin diye, “Amca çayını tazeleyim mi?” dedim, ama o takmıştı o konuya. Neyseki işbaşı saati geldi de kalktı. Giderken de yanağımdan öptü ve “Dünya tatlısı kız, yerim seni!” dedi. Hem utanmıştım, hemde bana ilgisi olduğunu anlamış ve korkmuştum. 

Kocamın amcası artık her öğlen paydosunda gelmeye başladı. Kaynanama, Kadir amcanın öğlenleri bana yemeğe geldiğini söyledim. Kaynanam da, “Aman hizmette kusur etme kızım, ne isterse hazırla. Bizi Belçikaya Kadir amcan getirdi, o olmasaydı memlekette bizim halimiz haraptı.” dedi. “Tamam anneciğim...” dedim. Artık Kadir amcaya hergün aynı saatlerde yemek yapıyordum. O da her geldiğinde bana güzelliğimle ilgili iltifatlar yapıyordu... 

Birgün yine öğlen yemeğini hazırladım. Kadir amca geldiğinde busefer üzerinde takim elbise vardı, baya yakışıklı olmuştu, şaşırdım. Hergün pis pas içinde gelirdi. “Amca iş elbisen yok, hayırdır?” diye sordum. Güldü, “Bugün benim doğumgünüm olduğu için işyeri izin verdi, gez toz diye.” dedi. “Öyle mi? Doğumgünün kutlu olsun ozaman.” diyerek elini öptüm. O da yanaklarımı öptü ve “Hadi giyin de, bir yerlere gidip kutlayalım!” dedi. “Nasıl olur bilmem ki, dur bizimkilere telefon açıp söyleyim bari...” dedim. “Gerek yok güzelim, kaynananı ben aradım söyledim, izin verdi.” dedi. “Peki madem...” deyip üzerimi değiştirmeye gittim. Kot pantolon ve blüz giydim geldim. Kadir amca, “Vay be, fıstk gibi olmuşsun kız, çok yakışmış!” dedi. Teşekkür ettim ve çıktık evden. 

Kadir amcanın son model Mercedesi vardı, yeni sıfır almıştı. Arabasıyla çok lüx bir restoranta gittik, yedik içtik. Sonra restorandan çıktık. Kadir amca kendi evlerine sürdü arabayı, “Eve uğrayıp ne lazım bir bakayım, sonra markete gidip alış veriş yapalım. Sen de gel, bak ne eksik...” dedi. Kadir amcanın evi villaydı ve diğer evlerden uzaktı. Çok zenginlerdi. Karısı da, kendi de yıllarca çalışıp kazanmışlardı. Eve girdiğimde şaşırdım, yengem evdeki bütün eşyaları yenilemişti ve herşey mükemmeldi. Yatakodası hariç bütün odaları gezdim. Kadir amca, “Yatak odasına da bak, orayı da yeniledik.” dedi. “Amca orası sizin özeliniz, bakmayım.” dedim. O da, “Bizim özelimiz mi kalmış güzelim, yengen orda yatmaz, çocuk odasında torunuyla yatar.” dedi. Şaşırmıştım, “Gerçek mi?” dedim. “Evet, torun doğdu doğalı yengen bana karılık yapmıyor.” dedi. 

Torunu 8 yaşındaydı. Demek ki Kadir amca 8 yıldır yalnız yatıyordu. İçimden yazık adama dedim, acıdım. Neyse, yatakodasına baktım ki, ne göreyim, yatakodası değil saray resmen! İmrendim valla. Yatak Cennet yatağı, tüllü perdesi bile var. “Offf amca bu ne? Yatağa bak, tüllü tüllü!” dedim. Kadir amca da, “Yatak tüllü olsa ne yazar, içinde bir zilli olmayınca!” dedi. Yine utandım, “Neyse gidelim artık...” dedim. Kadir amca ellerimden tuttu, “Sen olsan bu zilli?” dedi. Şok oldum, “Amca ne diyorsun? Yiğeninin karısıyım ben!” deyip kapıya yöneldim. O da, “Ne karısı? Daha sikememiş bile seni!” diyerek arkamdan bana sarıldı. Siki kalkmıştı ve arkama dayanmıştı. “Amca bırak, napıyorsun?” dedim. “Bugün bu yatakta seni sikecem güzelim, herşeyi öyle planladım, hiç kaçarın yok!” diyerek, beni tuttuğu gibi yatağa fırlattı ve kapıyı da kilitledi... 

Sonra önümde soyundu ve kalkık sikini ağzıma dayadı, “Aç ağzını orospu!” dedi. Açmadım ağzımı, ittim, ama yok, neyapsam kurtulamadım. Burnumu sıktı ağzımı açayım diye, nefessiz kaldım mecburen açtım ağzımı. Açar açmaz soktu sikini ağzıma, “Al, yarak neymiş gör taze gelin!” dedi ve ağzıma sokup sokup çıkarmaya başladı. Bir süre ağzımı siktikten sonra beni zorla soydu. Ağlıyordum, karşı koyuyordum, boğuşuyordum. Fakat çok güçlüydü, tuttuğu heryerimi morartmıştı. Boğuşmaktan güçsüz kalınca da beni el ve ayak bileklerimden tüllerle yatağa bağladı. Artık yapacağım birşey yoktu. Sadece yalvarıyordum, “Amca yapma!” diye. Ama dinlemiyordu. Öyle sert ve kaba davranıyordu ki, çok korktum. Küfrediyordu, “Bugün karım olacaksın kahpe, amına koyacam senin kaltak orospu!” diyordu. Göğüslerimi o yaba gibi elleriyle limon sıkar gibi sıkıyor, göğüsuçlarımı dişliyor, ağzına alıp koparacakmış gibi emiyor, götümün yanaklarını mıncıklıyordu... 

Bir ara gözümün önü karardı, bayılmışım. Ayıldığımda amımı emiyordu. Yalvardım, “Amca bırak, çöz gideyim neolur!” dedim. “Amcan amına çaksın orospu!” dedi ve üzerime abandı, sikini amıma dayadı. Yavaş yavaş amımın dudakları arasına sürtüyordu kayganlaşsın diye. Daha sonra bolca tükürükleyip birden soktu amıma. Canımın acısından öyle bir bağırdım ki, eliyle ağzımı kapadı. O koca yarağını dibine kadar kökleyip içimde uzun süre kıpırdaman durdu. Sonra sokup çıkarmaya, git geller yapmaya başladı. Sürekli küfür ediyordu, “Amına koduğumun lavuğu sikememiş, ben sikiyorum işte! Benim karım oldun! Orospum olcaksın, istediğimde gelip sikecem, doğurtacam seni! Kasma kendini kaltak, amına çaktığımın karısı! Fahişe yapacam seni, masada dans edecen bana, amını götünü dağıtacam parçalayacam, siktiğimin taze kaşarı seni, ağzına işeyecem, döl manyağı olacan, yutacan döllerimi, kancık zilli!” diyordu sikerken... 

Nekadar sikti hatırlamıyorum ama, birden böğürerek içime boşalmaya başladı. Boşalması bitince üzerimden hemen inmedi, yarım saat öptü sevdi ve öyle indi. Sonra çözdü beni. Ben halen ağlıyordum. Deminki vahşi adam birden kibarlaştı, “Ağlama neolur güzelim, özür dilerim, seni ilk gördüğümden beri aşığım sana!” diyor, sakinleşmem için yalvarıyordu. Beni nazikçe kucakladı ve banyoya götürdü, elleriyle yıkadı. saçlarımı kuruttu, elbiselerimi giydirdi, bana kahve yaptı, sigara yaktı verdi. Kahve ve sigaradan sonra biraz sakinleşmiştim. Bana, “Seni seviyorum, bak istersen kaçarız seninle, ne istersen yaparım, seni kraliçe gibi yaşatırım, yeterki beni senden mahrum bırakma...” diye yalvarmaya başlayınca yelkenleri indirmiştim. Ne de olsa ilk erkeğimdi, kızlığımı bozan, beni kadın yapan erkekti. 

“Bak gerçek söylüyorum, hemen şimdi kaçalım senle, çok param var, nerde nasıl yaşamak istersen yaşatırım seni!” dediğinde, döndüm yüzüne baktım, “İlk erkeğim sensin, senden ayrılmam, ama kaçmam da!” dedim. Ben öyle deyince sarıldı ağladı, “Canım karıcığım, inan ki ne istersen yapacağım, affet beni neolur!” dedi. “Affederim ama bir şartla, madem bana sahip oldun, karın oldum, memleketteki babamlara yardım edeceksin, artık kaynanam yardım etmiyor, 4 kardeşim okuyor, babam gece bekçisi, durumlarına çok üzülüyorum!” dedim. “İstediğin bu olsun güzelim!” dedi, hemen telefonu aldı, Türkiyede biriyle ortak işyeri vardı, onu aradı, ona talimat verdi, babama mahallede bir Bakkal dükkanı açmasını, ne isterse almasını söyledi. Telefonu kapattı ve, “Mutlu oldun mu?” dedi. “Evet!” dedim, öptüm onu dudaklarından. Cesaret aldı bu öpücükten, yapıştı dudaklarıma, deliler gibi öpüştük. Tekrar soyunduk... 

Bu sefer karşılık verdiğim için herşey süperdi. Sikini bile yaladım. Zevkten çıldırdı, “Canım karıcığım, birtanecik orospum, taze fahişem!” diye inliyordu. Küfürlü konuşmalarından busefer tahrik oluyordum ve azıyordum. O küfür ettikçe, ben de, “Ohhh erkeğim, sik karını, sik orospunu!” diyordum. Yatağa attı beni, çıktı üstüme, soktu amıma ve sikmeye başladı. “Deminki gibi sik, sert sik erkeğim!” dediğimde, “Hah şöyle orospu! Al amına kodumun kaltağı, yermisin yemezmisin, sikime doyamıyacağını biliyordum kahpe!” diyor basıyordu amıma. Tam 45 dakika sürdü sikişmemiz. Geleceği zaman amımdan çıktı, “Aç ağzını orospu!” dedi. Açtım, ılık ılık boşaldı ağzıma. Önce tuhaf oldum, “Yut hepsini kahpe!” deyince hepsini yuttum, güzeldi tadı... 

Bir süre yatakta uzandıktan sonra kalktık duşa girdik, yıkanıp temizlendik. Sonra giyindik çıktık. Bizim eve gidiyorduk. Yolda konuştuk, bu durumu kimse bilmeyecekti, hamile kalırsamda düşüncektik. Evin önüne geldiğimizde daha 4 saate yakın vakit vardı kocamın gelmesine, “Buyur gel içeri aşkım!” dedim. “Aşkım mı dedin? Aşkım diyen dillerini yerim senin, beni hayata bağladın küçüğüm!” dedi arabadan indi. İçeri girdik ve 3 dakika geçmedi yine dudaklarımız birleşti, sevişmeye başladık. Bana, “Karımın yatağında siktim seni karıcığım, birde boynuzlu yiğenimin yatağında sikeyim!” dedi ve kucakladığı gibi benim yatakodama götürdü. Duvarda kocamla birlikte resmimiz vardı, ona baktı, “Lan karını sikiyorum amına koduğumun gavatı, gel de başını tut!” diyerek soyunmaya başladı. Beni de soyup yalamadık yerimi bırakmadı. “Artık gir içime aşkım!” dedim, çıktı üstüme, “Al kahpecik, al zilli!” diyerek 1 saate yakın çılgınlar gibi sikti. 

Size tuhaf gelebilir ama, ağzıma boşalırkenki çıkardığı hırlama sesine bayılıyorum. O günden sonra hergün sikiştik ve 1 yıldır bu böyle devam ediyor. Çok mutluyum, hemde çok! Erkek neymiş kocamın amcasında anladım, bana kadınlığımı yaşatıyor, kurban olurum ona ben. Kısmet olursa, bir de bebek yapmayı düşünüyoruz. 

(Aygül 18 Y., Antwerpen / Belçika) 

17 Yaşındaki Bakire Komşukızını Bağlama Sayesinde Siktim Dağıttım

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Merhaba Arkadaşlar. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesinin müptelalarından biriyim ve günlük takip ediyorum. İsmim Mert, 1.70 cm boyunda ve 75 kiloda, İzmir Alsancakta Bağlama (Saz) kursu verdiğim ve müzik aletleri sattığım bir dükkanım var. Yaklaşık 20 yılı aşkın İzmirin değişik semtlerinde bağlama hocalığı ve müzik aletleri satarak hayatımı idame ettirmekteyim. Evliyim ve 2 çocuğum var. Aynı zamanda da Alsancakta oturmaktayım, maddi durumumda iyi sayılır derecede. 

Oturduğumuz apartmanda da hatırı sayılır biriyim. Neredeyse her akşam bir komşumuza gider veya bizim gitmediğimizde onlardan birileri bize gelirler. Bir gün yine komşularımızdan Mehmet bey ve eşi Gaye hanım bizlere gelmişlerdi. 17 yaşında da Buse isminde bir kızları var. Sohbet ederken ve çaylar içilirken Gaye hanım bana, “Mert Bey, kızım Buse tutturdu illa da Saz öğreneceğim diyor, sesi de çok güzel, bir dinlesen, sen bilirsin müzik kulağı varmı yokmu, öğrenirmi öğrenemezmi, elli defa diyoruz kızım Lisede son senen, önünde geleceğin var, sınavlara hazırlan, ders çalış diyoruz, ama bizi dinlemiyor.” dedi. Ben de “Gaye hanım, ben genelde okuyanların Bağlama kursuna gelmesini istemiyorum, Bağlama çalışmayınca olmuyor, dolayısıyla da derslerle birlikte yürümüyor.” deyince kızı Buse yanıma gelip yanağıma bir öpücük kondurarak, “Neolur Mert amca, inan çok istiyorum Bağlama çalmayı ve öğrenmeyi!” dedi. Annesi de ısrar edince, “Peki, ama bir şartla! Sadece Cumartesi ve Pazar akşamları, ama sizin evde ama bizim evde!” dedim. Buse, “Oleyyy!” deyip yanağıma bir öpücük daha kondurdu. Sesini de dinledim çok şahane bir sesi vardı, belli olmaz geleceğin yıldızlarından biri de olabilir diyerek kabul ettim. 

Ertesi günü ona Dükkanımdaki Sazlardan birinin tellerinin hepsini gevşeterek akortlarını bozdum, getirip evlerine çıktım. Buse sevinçten uçuyordu. Annesi Gaye hanıma Bağlamayı teslim ettim ve “Buse Cumartesi akşama kadar bunda biraz çalışsın!” deyip oradan çıkıp üst kata evime geldim. Cumartesi akşamı Buse bize geldi ve “Mert amca, Annem çay filan yaptı, Mert amcan ve yengen gelsinler çay içelim, hem siz de bağlama çalışırsınız dedi!” dedi. “Tamam!” deyip hanımla 10-15 dakika sonra Gaye hanımlara indik. Hoş beşten sonra Buse de üzerinde bir mini etek ve askılı Badi ile salona geldi. Onunla da selamlaştıktan sonra, Gaye hanım, “Mert bey, siz Buse’nin odasında çalışın, ben size istedikçe çay getiririm!” dedi. Biz de bağlamayı alarak Buse’nin odasına geçtik... 

Buse 1.65 boylarında, dolgun kalçalı, ince belli, dolgun göğüslü, Kahverengi gözlü, uzun sarı saçlı (boya olsa gerek) bir kız. Buse’nin yatağının üstüne oturup ben bağlamayı akortlamaya başladım. Buse de heyecandan yanıma sokuldukça sokuluyordu. Bolca kullandığı Parfümünü ve teninin kokusunu içime çekerek akortlamayı bitirdim ve Bağlamanın bacak üstünde duracağı yeri, Klavyenin tutuluşunu, Mızrap (Tezenenin) tutuluşunu göstererek Bağlamayı Buse’ye verdim. Elleri tir tir titriyordu heyecandan. Bağlamanın gövdesi dursa Klavye düşüyor, Klavyeyi doğru tutsa gövdesi bacağından kayıyordu. Anlaşılan işimiz zordu. “Heyecana gerek yok, derin nefes al ver!” deyip, elimi bacağının üstüne koyarak, “Bağlamanın gövdesi burda duracak...” deyip karnına elimi dokundurarak, “Bu kısma da Bağlamanın arkasını dayayacaksın. Kolunu bağlamanın üstüne koyarak, bileğini de büküp Tezeneyi bilekten sallayarak bütün tellere aşağı yukarı vuracaksın!” dedim ve Klavyede de notaları ve notalara karşılık gelen parmakları gösterdikten sonra Buse çalışmaya başladı... 

Arada bacağından saz kayıp gidiyor, ben elimi bacağının üstüne koyup, “Bağlamayı tam buraya koyacaksın!” dediğimde, kafasını kaldırıyor ve manalı manalı gözlerime bakıyordu. “Ne oldu?” dediğimde de, “Elin bacağıma değince içim bir hoş oluyor...” dedi. Ben de gülümseyerek ve biraz da gırgıra alarak, “Bacaklara, karnına, göbeğine ve ellere değdirmeden bu işi öğrenemezsin!” deyince, ikimiz de kahkahayı bastık. Ben yine gülümseyerek, “Hem böyle giderse ben daha senin bu güzel bacaklarına çok ellerim!” dedim. “Gerçekten güzel buluyormusun bacaklarımı?” diye sordu. “Lafı mı olur, şunlara baksana sütun gibi, her erkeğin aklını baştan alan cinsten!” dedim. “Çok mu beğeniyorsun beni, yoksa iltifat olsun diye mi söylüyorsun bunları?” dedi. “Ne iltifatı, aklımı başımdan alıyorsun, günlerdir gece rüyalarımda, gündüz hayallerimdesin!” dedim. Buse, “Biliyormusun, ben de senden çok hoşlanıyorum, bağlama öğrenmeyi de sırf sana yakın olayım diye istedim. Bayılıyorum sana, ama bir türlü söyleyememiştim, artık içim rahat, gerisi sana kalmış!” dediğinde elimi yine bacağının üstüne koyarak Kiraz dudaklarına yapıştım... 

Dudakları heyecandan titriyordu. Bağlamayı kenara koyup, elimi eteğinin altına sokup bacak arasına götürdüğümde, apış arası alev alev yanıyordu. Zilli içine bir de küçücük Tanga Külot giymiş. Tangasının üzerinden amını oynadıkça dudaklarıma daha bir şevkle yapışıyor, arada bir hırsından ısırmaya çalışıyordu. Elini pantolonumun önüne attıp kazık gibi olmuş yarağımı hissedince ve gözlerini iyice açtı ve “Mmmmhhh...” diyerek dudaklarımı vantuz gibi emmeye başladı. Ben de boş durmuyor amını külodunun üstünden oynayıp duruyordum. Külodunun içine elimi sokup yeni tıraş ettiği amına değdiğimde amının vıcık vıcık olduğunu hissettim. Amcığı ile oynamalarımı hızlandırdığımda, Buse derin nefes alarak ve “Immgghh ımmghhh!” diye garip sesler çıkararak ve kendini oturduğu yerden ileri geri yaparak, adeta böğürerek desem yeridir, parmaklarıma doğru boşalıp, elimi apış arasına sıkıştırıp, dudaklarımı ısırmaya başladı. “Dur ne yapıyorsun, dudaklarımı morartacaksın!” dedim. Tam o sırada, annesi salondan seslendi, “Mert bey, çay getireyim mi?” diye. Hemen toparlandım ve bağırarak, “Evet Gaye hanım, iyi olur!” dedim... 

Biraz sonra Gaye hanım kapıyı çalarak çaylarımızı getirdi ve “Nasıl gidiyor çalışma, bir ümit var mı? Kızım öğrenebilecek mi?” dedi. Ben de, “Beklediğimin üstünde bir yetenek var. Bir iki haftaya kalmaz parça çalmaya başlar!” dedim. Gaye hanım da sevinerek, “Hadi bakalım size kolay gelsin, iyi çalışmalar!” diyerek odadan çıktı. Bir kaç dakika sonra Buseye, “Ee küçük hanım, sen boşaldın rahatladın, ben ne olacağım?” dedim. Buse de, “Kolay!” diyerek fermuarımı açtı ve kazık gibi yarağımı çıkartarak, “Aboooww! Nu ne yaaa kürek sapı gibi!” diyerek yalamaya başladı. Orospu işini iyi biliyordu, kesin tecrübesi vardı, “Nerden öğrendin böyle yalamayı?” dedim. “Nerden öğreneceğim, Pornofilmlerinden!” diyerek yalamaya devam etti. Yarağımı yalamıyor, adeta kemiriyordu. Arada bir dişliyor, sonra alabildiğince tekrar ağzının derinliklerine kadar sokuyordu. Ben de salondakiler şüphelenmesinler diye arada Bağlamanın tellerini tıngırdatıyordum. Bir 10 dakika kadar bu şekilde yaladıktan sonra dayanacak gücüm kalmadı ve saçlarından tuttuğum gibi yarağıma doğru bastırıp hepsini ağzının içine sokarak ağzına bir volkan gibi boşalmaya başladım. Döllerim gırtlağına fışkırdıkça Buse öğürmeye başladı. Bırakmıyordum, “Yut hepsini!” diyerek bütün döllerimi yutana kadar yarağımı ağzından çıkarmadım. Biraz sonra ağzından çıkartıp geri kalanını da yalattıktan sonra, “Güzelmiydi?” dedim. “Çok güzeldi, hep filmlerde görür merak ederdim, harika bir tadı varmış!” deyip dudaklarımdan öptü ve toparlandık. 

Bir iki hafta boyunca Buse bize geldi, ben onlara gittim. Derken yine bir hafta sonu Annesi bize gelerek, “Mert bey, biz İstanbula gideceğiz, Buse sırf Bağlama öğreneceğim diye gelmiyor. O Biz yokken de kimseye gitmez, öyle de bir huyu var. Biliyorum size zahmet olacak ama, bizim evde çalışabilirmisiniz?” dediğinde, benden önce eşim söze atılarak, “Ne zahmeti Gayeciğim, olur mu öyle şey, altı üstü bir kat aşağı inecek. Siz merak etmeyin!” dediğinde dünyalar benim olmuştu. Cumartesiyi dört gözle bekledim. Bu arada Buse sürekli SMS gönderiyor, “Cumartesi sana sürprizim var, çok bekletme erkenden gel!” diyordu. Cumartesi akşamı eve geldim, duşumu aldım, etek traşımı oldum, yemeğimi yedim ve bir iki barak çaydan sonra Buse’nin yanına indim. Hanıma, “İstersen sen de gel!” dedim. Hanım da, “Ben ne yapayım orda şimdi, zangır zungurkafam şişer, sen git, belki ben yatarım.” dedi. Hanımla vedalaşıp aşağı indim ve Buse’nin ziline bastım... 

Kapı açıldı, aman Tanrım o da ne, karşımda bir afet. Beni dantelli bir Sütyen ve bir Tanga Külotla karşılamasıyla, elimden tutup içeri çekmesi bir oldu. Kapıyı kapatıp hemen boynuma atıldı ve dudaklarıma yapıştı. Bir yandan da yırtarcasına üstümdekileri çıkartıyordu. Bir anda koridorda çırıl çıplak kaldım. Oradan salona geçerek bunu tuttuğum gibi koltuğa yatırdım ve ben de onun Sütyen ve Külodunu parçalarcasına çıkartıp, dudaklarına yapıştım. Oradan boynuna indim, yalıyordum her yerini. Memelerine geldiğimde, taş gibi memelerini emmeye, sıkmaya başladım. Birini sıkıyor, diğerini emiyor, biraz sonra da diğerine geçiyordum. O da boş durmuyor başımı elleriyle bastırıyordu. Oradan göbek çukurunu yalayıp, bacaklarını ayırarak, yeni traş ettiği kaymak gibi amına dilimi dayadığımda, Buse çıldırmaya başlamıştı. Eliyle başımı amına bastırıp, “Immmm... Ohhhhh...” diye diye ve kasıla kasıla boşaldı... 

Amının bütün sıvılarını yalayıp yuttum. Parmaklarımla amının dudaklarını iki yana ayırıp tekrar yalamaya başladım. Kalçasını altımda bir oyana bir buyana sallıyor, durmaksızın, “Yala aşkımmmm! Ohhhhh, devam et aşkımmm, hadi hadiiii durma yalaaa! Ohhhhh, ımmmmm!” diye inliyordu. Busenin amını ikinci kez boşalana kadar yaladım. Busenin sarsıntıları geçince, saçlarımdan asılarak beni üzerine çekti ve “Hadi gel, gir içime!” dedi. Zonklayan yarağım ıslak amına değiyordu, “Hadi sok! Ne duruyorsun?” dedi. Ben duraksadım ve “Sen Bakire değilmiydin?” diye sordum. “Evet Bakireyim! Önemli mi? Boz beni! Hadi sik beni, çok istiyorum, dayanamıyorum artık!” dedi. “Önemli tabii! Kızlığını evleneceğin adama, kocana saklaman gerekiyor! Dön arkanı, götünden sikeyim!” dedim. “Götümden de siktirecem sana, ama önce yanan şu amımı bir söndür, boz kızlığımı, kocam sen ol! Hep seni kocam olarak hayal ettim! Hadi neolur sok artık, dayanamıyorum, yalvartma beni, gir içime!” demesiyle doğruldum, yarağımı tutarak amına badana çekmeye başladım. Altımda yılan gibi kıvranıyordu... 

Buse Bakireydi, fakat nihayetinde ben de bir erkektim. Hangi erkek, bacaklarını ayırmış ve “Sik beni! Kızlığımı boz, kocam ol!” diye yalvaran 17 yaşındaki tazecik Bakire bir amcığa, ne kadar dayanabilir? Busenin gözlerine bakarak, “Eminmisin? Bak içine girdikten sonra pişman olma!” dediğimde, “Ne pişmanlığı yaaa, saçmalama, koy içime, gir hadi, lütfen konuşmayı bırak sok içime, söndür şu yanan amımı!” diye kalçalarını kaldırıp indirerek yarağımın bir an önce içine girmesini istiyordu. “Peki! Günah benden gitti!” diyerek ağzımdan biraz tükürük aldım, yarağıma sürüp, Busenin bacaklarını omzuma alıp, bunu iyice altımda iki büklüm ederek ve yarağımı amına aşağı yukarı bir iki badana çekip deliğine dayayarak birden yüklendim... 

Amına köklememle, “Ayyyyy yırttııın, çıkartttt neolurrr, çok acıyor!” diye ağlamaya başladı. Zevkten ve heyecandan kudurmuştum, o anda Feriştahı gelse durduramazdı beni, “Sus amına koyduğumun Orospusu! Sen istiyordun bunu! Sik beni diye yalvarırken başına geleceği bilmiyormuydun?” deyip amına var gücümle girip çıkıyordum. Biraz git gelden sonra amı alışmış olacak ki, ağlaması kesildi ve sadece “Ağıhhh! Ohhhhhh!” diye inlemeye başladı. Yarağım Busenin kızlık kanıyla ve amının sıvılarıyla biraz da olsa kayganlaşmış amına piston gibi girip çıkıyordu. Buse, “Hadi erkeğim devam et! Ohhhh ohhhh! Immmm ımmm! Dünya varmışşş! Sok kocacığım, sik aşkım! Hadi hızlan! Geliyorum! Geliyorum!” demesiyle beni kendisine çekerek bacaklarıyla da belimden kilitleyerek orgazma ulaştı. Buse bana kenetlenmiş, yarağımı amına kıstırmış bir halde sarsılırken, ben de ömrümde hiç boşalmadığım bir şekilde boşaldım. Bütün döllerim içine boşalana kadar bekledikten sonra, Buse bacaklarını ve amının kaslarını gevşetince yarağımı amından anca çıkartabildim... 

Biraz dinlenip birlikte duş aldıktan sonra, çıplak vaziyette biraz da bağlama çalıştık. O gece Buseyi 3 defa daha amından siktim ve her seferinde içine boşaldım. Aslında o gece Busenin götünü de sikecektim, fakat kızın amını dağıttığımdan pek hali kalmamıştı ve fazla geç kalmamdan dolayı eşimin de şüphelenmemesi için götünü sikmeyi de ertesi güne bırakmaya karar verdim. Saat 23:45 gibi evime çıktığımda eşimin uyuduğunu fark edip ben de hemen soyunup yatağa yattım... 

Ertesi Gün Buse’nin Götünü Dağıtışım! 

Sabah eşimin, “Hadi Mert Kahvaltı hazır, işe geç kalacaksın!” sözüyle uyandım. Kalkıp duşumu aldım traşımı oldum ve kahvaltı masasına oturdum. Eşim, “Akşam bayağı geç geldin galiba, hiç duymadım. Nasıl, Buse’de bir ilerleme var mı?” diye sordu. Ben de, “O kadar öğrencim oldu, hepsi saz çalmaya meraklıydı, ama bu daha fazla meraklı, bir türlü bırakmadı, bir an önce öğrenip çalayım istiyor, sabaha kadar çalışsak çalışacak, artık uykum geldi yarın işe gidecem, yarın akşam devam ederiz deyip kalktım!” dedim. 

Neyse kahvaltımı yaptım işe gittim. İşe vardım mesajlar başladı. Zilli beni gözetlemiş çıkarken. Mesajlarında, “Halen sönmedi yangınım! Akşama sana sürprizim var! Yengeyi sakın getirme!” gibi hep belden aşağı ve tahrik edici mesajlar çekiyordu. Benim de işime geliyordu bu mesajlar, azdıkça azıyordum. Akşamı zor ettim. Dükkanı kapattım, biran önce evime varmak istedim. Eve geldim, biraz sohbetten sonra yemek çay derken telefon çaldı. Eşim, “Efendim Buse? Çay içiyor, çıkar birazdan, yok ben gelmeyeyim, siz çalışırken ben sıkılırım, siz çalışmanıza bakın, hele bir öğren dinlemeye gelirim, hadi canım görüşürüz, kendine iyi bak!” deyip telefonu kapattı. Bana da, “Buse! Seni bekliyor.” dedi. Ben de biraz naz yaparak ve suratımı bükerek, “Offf yaaa bu kız şimdi bırakmakta bilmez, başımıza belayı satın aldık!” dedim. Eşim de, “Neden sızlanıyorsun canım, meraklı kız, hem yarın da Pazar işin de yok, yat yatabildiğin kadar!” dedi. “Neyse canım, hadi görüşürüz!” deyip eşimin yanaklarına öpücük kondurarak evden çıktım ve aşağı kata indim... 

Buse’nin ziline bastım. Buse kapının arkasına saklanarak, kapının kenarından sadece başını göstererek kapıyı açtı. Şaşırdım ilk önce, “Hayırdır, birinden mi saklanıyorsun?” dememle kolumdan tuttuğu gibi içeri çekti ve kapıyı kapattı. Aman Tanrım o da ne? Anadan üryan zilli. Bir makyaj yapmış ki dillere destan. Bütün mankenleri sıraya dizseniz, inanın Buse dersiniz. O yusyuvarlak ve dolgun kalçaları, sütun gibi bacakları, iri ve dik memeleri, başında topuz yaptığı sarışın saçları ve rujlu dudakları ile tam bir afet duruyordu karşımda. Hemen kolumdan çekiştirerek beni salona götürdü ve üstümü yırtarcasına çıkartmaya başladı. Bir çırpıda beni çırılçıplak bıraktı ve hemen önümde diz çöküp yarağıma yumuldu. Orospu hırsından kuduruyordu. Yalamıyor adeta kemiriyordu. Bir eliyle yarağımı ağzına sokuyor, bir eliyle de amını oynuyordu. Ben de hırslandım ve bunun saçlarından tutup, amını siker gibi hırçın ve sert bir şekilde ağzını sikmeye başladım. Ağzının derinliklerine soktukça, “Immmgg, ımmggghhh!” ediyordu. Tahminen 7-8 dakika yalattıktan sonra geleceğimi hissettim. Bunun saçlarından tutarak kendime doğru çekip, tüm döllerimi ağzına boşaltmaya başladım... 

Buse, “Ummmgg, ummggghhh!” diyor, bir yandan da kendini geri çekmeye çalışıyordu. Ama saçlarından kavrayıp yarağıma iyice bastırdığımdan kurtulamıyordu da. Bütün döllerimi ağzına boşaldıktan sonra serbest bıraktım ve yarağımı ağzından çıkarttım. Buse, “Öldürecekmisin beni aşkım, bu ne hırs?” dedi. Ben de, “Amına koyduğumun Orospusu, beni bu kadar sen azdırdın, beni azdırmak nasılmış gör işte!” dedim. Buse de, “Koy aşkım, her tarafıma koy, doya doya sik amımı, yanıyorum, söndür şu amımın ateşini, bu gün aşkama kadar sana kendimi hazırladım, senin için süslendim, bugün seni amcığıma doyuracam, sende beni yarağa doyur!” dedi. Ben de, “Sende bu güzellik, bu cilve, tazecik kaymak gibi amcık, bu orospuluk varken, ben senin amını çoook sikerim daha! Bugün seni her tarafından sikecem, bütün deliklerini doyuracam yarağa!” dedim... 

Ve bunu tuttuğum gibi Koltuğa sırtüstü yatırıp bacaklarını da omzuma alarak dudaklarına yapıştım. Dudaklarından yavaş yavaş boynuna, oradan o taş gibi ve iri memelerine geldim. Birini yalıyor, diğerini sıkıyor, sıktığımı yalamaya başlıyor, bu sefer öbürünü sıkıyordum. Oradan yavaş yavaş tüm bedenini yalayarak nihai noktaya, mis gibi kokan kılsız tazecik amcığına geldiğimde Ohhluyor, kendini bana doğru ittirip elleriyle başımı körpe amına bastırıyordu. Amının dudaklarını iki yana ayırıp amının dilini yalıyor, adeta bir vantuz gibi içime çekiyordum. Buse zevkten orgazm üstüne orgazm oluyor, o orgazm oldukça ben yalıyor yutuyordum am sularını... 

Busenin, “Dayanamıyorum, sabrım kalmadı, nolur sok kocacığım, geçir dibine kadar, söndür şu amımın ateşini! Ohhh! Ohhh! Hadi sok! Nolur sok! Hadi birden kökle!” demesiyle, kazık gibi olan yarağımı amına bir iki badana çekip deliğine denk getirerek sulanmış amına birden yüklenmemle gözleri kaydı gitti ve derin bir Ohhh! çekip bacaklarıyla belimden kilitleyip “Nolur biraz öyle kal! Ohhh dünya varmış! Immmm!” dedi. Ben biraz bekleyip darcık amına yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Ateş gibi yanan amı yarağımı kavuruyordu adeta. Buse de kendince bir ritim tutturup altımda kalçalarını bir o yana bir bu yana sallıyor, yarağımı amının her köşesine değdirmek, her köseşinde hissetmek istiyordu. 

10-15 dakika bu şekilde siktikten sonra Buse orgazm üstüne orgazm oluyor, benim ise dayanacak gücüm kalmıyordu. Geleceğimi anladığımda kulağına eğilerek, “İçine mi dışarı mı boşalayım?” dediğimde, “Sakın dışarı boşalma! O sıcaklığı içimde hissetmek, o zevki tatmak istiyorum!” diye yalvardı. “Al ohalde amına koyduğumun orospusu!” diyerek bütün döllerimi amının en derin köşelerine kadar fışkırtırken, Buse de bacaklarını belimden sarıp kendine doğru çekerek, “Ohhhh hayatımm! Ne güzellll, sıcak sıcak! Immmm, doldur içimi! Ohhhhh!” diye inliyordu. Dudaklarına yumuldum. 3-4 dakika yarağımı amının içinde beklettikten sonra amından çıkartıp, “Hadi banyoya koş, amının içini iyice temizle, bir de hamile falan kalırsın başımıza dert açmayalım!” dedim. Buse de elini amına kapatarak doğru banyonun yolunu tuttu. Ben de bir sigara yakıp içmeye başladım. 

Buse banyodan gelip yanıma oturdu, elini yarağıma atarak, “Senle işim bitmedi daha azmanım, sana bugün neler yaşatacağım, neler!” diyerek yine yarağımı yalamaya başladı. O yarağımı yalıyor, ben sigaramı içiyordum. 5-10 dakika yaladıktan sonra yarağım yine kazık gibi olmuştu. Sigaramı söndürüp bunu köpek pozisyonunda önüme domalttım. Amına ve götüne dil darbeleri atmaya başladım. Amını yaladıkça körpe amı sulanıyor, sulanan amından aldığım sıvıları götüne sürüyor, parmağımı götüne sokmaya çalışıyordum. Buse altımda, “Ohhhh devam et aşkım, çok harika, devam et, ohhhh ohhh! Amım da götüm de yarağa doysun bu gün! Ohhhhhh!” diye konuşmalarına devam ediyordu. Ben bir parmağımı götüne sokmuş, dilimle de amını yalamaya çalışıyordum. Sonra yarağımın başını amına sürteleyip arkadan birden amına girdim. Buse tekrar derin bir Ohh çekerek, “Devam et aşkımm, orospun kurban olsun sana! Hadi durma sik! Geçirrr! Immmm ımmm, daha sert sik, parçala amımı!” diyordu. Pompalaya pompalaya siktim Busenin amını... 

Sonra amından çıkıp, bir elimle açmaya çalıştığım göt deliğine yarağımın başını denk getirdim ve zorlamaya başladım. Götü o kadar dardı ki, yarağım bir türlü girmek bilmiyor, ben bastırdıkça (acıdan olsa gerek) Buse ileri ileri kaçıyordu. Bunun karnı koltuğa gelecek şekilde iyice yasladım, kalçalarını iki yana ayırıp, “Kendini sıkma, serbest bırak, yoksa canın çok acır, rahat ol!” deyip tekrar amına girdim. Amında yarağımı iyice ıslattıktan sonra, “Konuş! Devam et konuşmaya amına koyduğumun orospusu, azdır, hırslandır beni konuşmalarınla!” deyip çıkardım amından. Amacım götüne girerken Buse’nin kendini kasmamasıydı. Buse, “Neden çıkartıyorsun? Soksana amıma! Halen ateşi sönmedi, cayır cayır yanıyor bak, hadi kocacığım sok geçir amıma!” demeye başladı. Konuşmaya devam ederken ben tekrar amına girdim, parmağımı da götüne sokmaya başladım. Bir, iki parmak derken, yarağımı amından çıkartıp başını iyice tükürükledikten sonra göt deliğine başını denk getirip birden yüklendim... 

Buse birden, “Çıkarrrrtt! Orospu çocuğu! Öldürecen mi beni! Ayyyy yırtıldı götümm, offff ölüyorum! Nolur çıkarttttt!” diye öyle bir çığlık attı ki, kesin hanım duymuştur diye aklım başımdan gitti. Hemen ağzını kapatım ve “Sus amını götünü siktiğimin kahpesi, sen istedin bunu!” deyip götünde sert bir şekilde gidip gelmeye başladım. Götüm yırtıldı derken haklıydı amına koydumun orospusu, götünden amına doğru kanlar akmaya başladı. Hiç durmadan götünü sikmeye devam ettim. Bir süre sonra Busede acı yerini zevke bırakmış olmalıydı ki, o da bana ayak uydurmaya başladı. Ben ittikçe o kendini bana itiyor, ben geri çektikçe o daha çok bastırıyor, “Ohhhh, ohhhh, bunun tadıda bir başkaymışşş, devam et hayatımmm, geçirrrr, parçalaaa götümü, ohhh! Hadi amıma da sok, bir amıma bir götüme sok, ikisini birden sik! Ohhh, ımmmm!” diyordu. Ben artık bir amına, bir (iyice alışan) götüne girip çıkmaya başladım. Buse ise yine orgazm üzerine orgazm oluyor, ben de amının sıvılarıyla ıslanan yarağımla götüne daha rahat girebiliyordum... 

Bir 15-20 dakika Busenin götünü o şekilde siktikten sonra, iyice kalınlaşan ve damarları dışarıya çıkan yarağımın boşalma zamanı gelmişti. Götüne bir iki git gel daha yaparak Busenin götünün derinliklerine kadar fışkırtmaya başladım. Buse, “Ohhhh, ımmmmm, harika yaaaa, sıcak sıcak, ımmmm, akıt hepsini götüme, götten de bir başka zevkli oluyormuşşş, ohhhh, teşekkürler kocacığımmm, dünya varmışş!” diye sözlerini sürdürürken ben götünden çıktım... 

O gün Buseyi yine gece 24:00’e kadar, hem amından hem götünden defalarca siktim. Busenin amını dağıttığım gibi götünü de dağıtmıştım. Evime döndüğümde karım (iyi ki) çoktan uyumuştu. Karımı uyandırmadan ben de girdim yatağa uyudum. Karım uyansaydı ve sikişeceği tutsaydı, işte ozaman boku yemiştim, karımı sikecek halim kalmamıştı, Buse bitirmişti beni! 

Böyle Kursiyerin her Bağlama çalan kişiye nasip olması dileklerimle, Hoşçakalın arkadaşlar! 

(Mert 40 Y., İzmir / Türkiye) 

Babama Kan Veren Adama Kızlığımı Verdim

Posted by Bornocu Ersan | | Posted in



Adım Necla. 22 yaşında, kısa boylu, iri memeli, dar belli, dolgun kalçalı, kendime göre sexy birisiyim. Ama boyumun kısalığı nedeniyle erkeklerin hep tercihinin dışında kalmış, Kuaför dükkanı işleten bir bayanım. Dükkanımda kadınların çeşit çeşit sikiş fantazilerini dinleyerek sekse ilgim ve merakım giderek artıyordu. Kendime erkek arkadaş edinir, çoğunlukla daha ilk buluşmamızda, en fazla ikinci veya üçüncü buluşmamızda ise ayrılırdık, hep sorun boyumun kısa olmasıydı (boyum çok kısa, hatta bazen bana Cüce diye takılırlar!). Bu olay canıma tak etmişti, ama ne çare, bayanlar sikişmekten anlattıkça ben kuduruyor, boyama odasına geçerek amıma basıyordum parmağımı... 

Babamı, arabasını yıkarken düşmesi sonrasında kanamasının devam etmesi nedeniyle hastaneye yatırmıştık. Erkek kardeşimizin olmaması, diğer iki ablamın da evli olmaları, annemin de (2 sene önce) ölmesi nedeniyle, babamın yanında ben kalıyordum. Babamın kaldığı oda 3 kişilik bir odaydı ve herkesin refakatçısı vardı. İçlerinde tek bayan bendim ve herkes gibi koltuklarda uyukluyordum. Bir ara yukarı köylerden bir hasta daha geldi, onu da taburcu olan hastanın yatağına yatırdılar. Onun da yanında erkek refakatçı kalıyordu ve ben yine koltuklarda uyumaya devam ediyordum. Babamın kanaması devam ettiği için de bırakmama izin verilmiyordu. Hemşire bana, babam için acil olarak kan bulmam gerektiğini, stoklardaki kanlara ilave yapılması gerektiğini söyledi. Babamın kanı ise zor bulunuyordu. Tanıdığım herkesi aradım, ama kan verecek kimse bulamadım. Polis, Belediye, Radyo derken kan bulamamıştım... 

Ben sıkıntıdan ağlarken, yeni gelen hastanın damadı (ismininin Ayhan olduğunu öğrendim, 1.80 boylarında, iri yapılı, ela gözlü, kel birisiydi fakat kelliğine rağmen yakışıklı görünüyordu, Samsunda memurmuş), bana neden ağladığımı sordu. Ben de babama kan aradığımı, bulmamın imkansız olduğunu söyledim. Şansa bak! Gökte ararken yerde bulmuştum! Onun kan gurubu da aynıymış ve babama kan verebileceğini söyledi. Bunu duyar duymaz kendisine sarılrak teşekkür ettim (ancak boyum çok kısa olduğu için göğüs kısmına bile gelemiyordum). Konuşa konuşa hemen kan bankasına gittik. Arkadaşlarından kan gurubu uyanlar olduğunu, gerekirse isteyebileceğini söyledi. Birlikte içeri girdik. 3 ünite daha acil olarak kan bulmamız gerektiğinin söylenmesi üzerine arkadaşlarını aradı. Bir müddet sonra bulamadığım kandan 4 ünite daha kan daha gelmiş ve çok mutlu olmuştum... 

Kanını verdikten sonra kendisine tatlı ısmarlamak istediğimi söyledim. O da, “Zaten ısmarlamasan bile ben yemek zorundayım.” dedi ve birlikte pastane kısmına geçtik. Onun sevdiği tatlılardan aldık. Ben tatlıların parasıı ödeyeceğim zaman, “Bayana hesap ödetmek erkeğin şanına sığmaz!” diyerek bana ödetmedi. Onun bu hareketi nedense bana göre sanki beni sikmenin altyapısını hazırlıyor gibi gelmişti. Tatlıları yerken bana, “Eşiniz ne iş yapar?” dedi. Ben de, “Bekarım...” dedim. Kendisi ise, “Ben evliyim, iki çocuğum var, eşim öğretmen, kendisi gelemedi, ben kayınpederin yanında kalacağım, üç tanede zibidi kayınçom var ama geleceklerini de tahmin etmiyorum, ihale emir doğrultusunda bana kaldı.” dedi. Tatlılar yendikten sonra birlikte tekrar hastalarımızın yanına gittik. Babama Ayhanı tanıştırdım, “Kan veren şahıs baba, (yatan hastayı gösterek) bu amcanın da damadıymış.” dedim. Tanıştıktan sonra, geleneksel hasta muhabbeti fala derken gece olmuş benim yatacak yer sıkıntım yine başlamıştı. Herkes koltuğuna yatarak uyuyor, ama ben yatamıyordum, üzerimdeki tayt nedeniyle çoğu beni dikizliyordu. 

Bir ara Ayhan bana yaklaşarak, “Ben babanıza bakarım, siz evinize gidin!” dedi. Ben de evimizin Giresunda olduğunu, başka da gidecek yerimin olmadığını söyledim. Ayhan kendi koltuğunu da bana vererek iki koltuğu birleştirip dışarı çıktı. Kaç gündür doğru düzgün uyuyamadığım için hemen uyumuşum. Bir müddet sonra koluma bir dürtme ile uyandım. Ayhan. Bana yan taraftaki özel odanın hastası gelinceye kadar anahtarını görevlilerden temin ettiğini, orada rahat rahat uyuyabileceğimi söyledi. Birlikte bakmaya gittik. İçeride hasta yatağından hariç çekyat ve duş vardı. “Teşekkür ederim!” deyip yine sarılarak öpmek istedim, ama yüzüne ulaşamıyordum. “Çok iyisiniz, sizi öpebilirmiyim?” dedim. Eğildi, yanaklarından öptüm ve sonra tekrar sarıldığımda, göğüslerimin arasından başlayıp çeneme doğru uzanan bir kabarıklık hissettim. Siki sertleşmişti ve sikinin kalp atışı gibi hareketlerini göğüslerimin arasında hissediyordum. Aslında hiç bırakmak istemiyordum, fakat Ayhan, “Ben artık hastamın yanına gideyim...” deyince sarılmayı bıraktım. Ayhan gittikten sonra hemen güzel bir duş aldım ve duşun altında kendimi tatmin ederek çekyata uzandım, uyudum. 

Koridordan bağrışma sesleri üzerine uyandığımda gece 4 sıralarıydı. Hemen çıktım bakmaya neler oluyor diye. Diğer koğuşta yatan hastalardan biri ölmüştü. Ölen hastanın yakınlarının gürültüsüne Ayhan da uyanmış ve ayakta idi. Ölü yakınları gittikten sonra babama bakmaya gittim. Babam mışıl mışıl uyuyor, diğer hasta yakınları ise horluyorlardı. Ayhan koltuğuna yatacağı sırada, ben ani bir kararla, “İçeri gelirmisiniz, bunların yanında uyunmaz!” dedim ve elinden tutarak odaya aldım. “Çekyatta siz yatın, ben de hasta yatağında yatarım.” dedim. Ayhan da, “Hasta yatağında kimse yatmasın diye özellikle tembihlediler, ben en iyisi yine gidip koltukta yatayım!” dedi. “Ozaman çekyatta birlikte yatalım, ikimiz rahat sığarız!” dedim. “Bilmem ki nasıl olur?” falan dedi, fakat ben ısrar edince kabul etti... 

Sırt sırta vererek yattık çekyata. Ayhan duvardan tarafa yatmıştı. Birkaç dakika sessiz yattıktan sonra ikimiz de uyuyamamış, ikimizde de kıpırdanmalar başlamıştı. Çekyatta bir ben o yana, bir o bu yana birkaç kere dönüp durduktan sonra, en sonunda benim kalçam onun sikine dayanmış şekilde kalmıştık. Ayhanın siki kalkmış ve götüme baskı yapıyordu. Ben de götümü sikine bastırıyordum. İkimiz de konuşmuyorduk, ama bu durum ikimizin de hoşuna gidiyordu. Bir süre böyle yattıktan sonra Ayhana, “Siz de uyuyamadınız ha?” diye sordum. “Evet, uykum kaçtı!” dedi. Yönümü Ayhana döndüm ve gülerek, “Sizinkinin de uykusu yok galiba!” dedim. “Anlamadım?” dedi. “Aletiniz!” dedim. “Haa, o mu? Sizin yüzünüzden heyecanlandı!” dedi gülerek. Elimi pantolonun önüne atarak sikinin üzerinde gezdirdim, “Rahatlatmamı istermisiniz?” dedim. “İsterim istemesine de, yakalanmayalım!” dedi. “Bu saatte kim gelir ki?” dedim ve hemen (kuaföre gelen müşteri karıların anlattığı gibi) fermuarını açarak elimi sikine attım... 

Sikini biraz ovuşturduktan sonra tamamen kazık gibi oldu. Sikini yerinden çıkardım, çok büyük ve iri idi. İlk defa canlı yarrak görüyordum. Damarları şişmiş, sikinin başı alev topu gibiydi. İyice ileri geri sıvazladım, sonra elimi tükürükledim tekrar sıvazladım. Başımı tutarak, “Emmek istermisin?” dedi. “İlk kez dokunuyorum...” dedim. “Bakiremisin?” dedi. “Evet!” edim. “O zaman sadece oynaşalım, ileri gitmeyelim!” dedi. “Benim için fark etmez, ben size ayak uydururum!” dedim ve sikini emmek istedim, ancak ağzıma sığmıyordu ve nasıl yapılacağını da açıkcası bilmiyordum. Sonra birden doğruldu ve beni kucağına aldı, dudaklarıma öyle bir yumuldu ki, beni suyumu çıkartırcasına sıkıyor, iri ve geniş elleriyle popomu avucunun içine almış iyice yoğuruyordu. Kucağında bir iki dakika içinde benim orgazm olarak zangır zangır boşalmam bir oldu. Sarsıla sarsıla boşalmam bitince, “Hayırdır, hemen geçtiniz!” dedi. “Ne yapayım, elimde değil, bir hoş oldum!” dedim. 

Sonra benim memelerimi okşamaya ve sıkarak yoğurmaya başladı. Üzerimdeki penyemi çıkardı, memelerimi görünce, “Boyun biraz küçük ama göğüslerin bayağı dolgun ve taş gibi!” diyerek sütyenimi de çıkardı. “Cücelere benziyorum değil mi?” dedim. “Yok öyle demek istemedim...” dedi. “İstersen bana Cüce diyebilirsin sikicim!” dedim, iyice tahrik olmuştum çünkü. “Bana sikicim mi dedin?” dedi. “Evet sikicim olmanı istiyorum, beni sikmeni istiyorum!” dedim. “Nasıl olacak bu iş? Sen bakiresin!” dedi. “Olsun sik beni, zaten başka sikende olmaz, herkes boyuma taktı!” dedim. “Boy önemli değil güzelim, kutu iyi olsun yeter! Ama ilk kez bu kadar küçük boylu birisiyle sevişiyorum, daha önceden hanımın kısa boylu bir arkadaşını sikmiştim, ama o senden 20-25 cm büyüktü. Üstelik benim aletim biraz büyük, boyu 21 cm, bu yüzden eşimle sıkıntı yaşıyorum, sen alabilirmisin bilemem?” dedi. Ben de gülerek, “Olsun, alabildiğim kadarıyla sokarsın!” dedim. 

Sonra beni çekyata uzatarak taytımı çıkarttı ve pembe tangamı görünce, “Sen de az değilmişsin!” dedi. Eliyle tangamı bir sağa çekiyor bir sola çekiyor, amımı sıvazlıyor, “Ne kadar temiz amın var, kaymak gibi! Ağda mı yapıyorsun, ilk kez bu kadar pürüzsüz bir am görüyorum.” dedi. “Hayır, tüy dökücü krem kullanıyorum!” dedim. Amıma yumulup emmeye başladı. Dilini amımın derinliklerine soktukça, zevkten bağırmamak için kendimi zor tutuyordum. “Ayhan bey biraz daha emersen zevkten çığlığı basacağım, dayanamıyorum!” dememle bir kez daha boşalmam bir oldu. Ayhan da, “Ohooo işimiz var senle, daha yalarken bağırmamak için kendini zor tutuyorsan, benim bu azmanı sokarsam hastaneyi başımıza toplarsın, ne yapacağımı bilmiyorum!” dedi. Ben de, “Ne olur sik beni, bağırmamaya çalışırım, en azından deneyelim!” dedim. “Tamam ozaman!” diyerek ve pantolonunu çıkardı. Donunu da indirdiğinde gözlerime inanamadım, ellediğim kadarı da içerideymiş, o kadar büyük olduğunu bilseydim hiç sulanmazdım, korkmaya başlamıştım... 

Tangamı çıkarıp amımdan akan sularla sikini iyice ıslattı, amımı biraz parmakladı ve sikini tekrar ağzıma yaklaştırıp, “Azıcık em, bunun tadı burada!” dedi ve sikini ağzıma dayadı. Ancak başı yumruğum kadar vardı, ağzıma almak istedim fakat sığmıyordu. Yüzüme dayanmış haliyle boyu çenemle başımı geçiyordu. Sikini başını biraz yalayıp çevresini tükürükledim ve “Yeter, hadi sik!” dedim. Sonra sütyenimi alarak ağzıma soktum, sütyenimi ısırıp elimle de ağzımı kapattım. Ayhan gülerek, “Ne oluyor?” dedi. Ben de, “Kıyamet kopacak şimdi, hadi hazırım!” dedim. Beni çekyatın ayak kısmına çekti, kendisi yerde kalarak yastığı katlayıp altıma doldurdu. Ayakalarımdan çekerek amımı sikinin hizasına getirdi ve sürtmeye başladı. Artık sikilmek için can atıyordum, ama o kocaman yarrağın amıma nasıl gireceğini hesaplayamıyordum. Sikini aşağı yukarı sürterek amımın üzerinde gezdirirken ben tekrar boşaldım. Bu sefer amımdan resmen kanal gibi su akıyordu... 

Amımdan çıkan sularımla sikini iyice ıslatıp, sikinin kafasını amıma dayadığında, siki amımın dudaklarıyla birlikte içeriye girmek istiyordu. İki elimle amımın dudaklarını sağa sola açtım. Ama o hala sokmak için uğraşıyordu. Ben de ağzımdaki sütyeni iyice ısırıp dişlerimi sıkarak, onun bastırarak girmeye çalışmasına alışıyordum. Epey bir uğraştan sonra sonunda başı girmiş ve ben derin bir Ohhh çekmiştim. Ayhan da, “Oh be başı girdi, gerisi gelir!” diyerek iki eliyle tuttuğu sikiyle ileri geri yaparak milim milim sokuyordu. Amımı yara yara birazı daha girdiğinde nerdeyse nefes alamıyordum. Kasıklarımı tutup beni kendisine çekerek belimi yukarı kaldırdı. Belim kırılacak gibi kasılmıştım, ama amımın biraz açıldığını hissediyordum. Bir kaç kez ileri geri yaparak biraz daha soktu ve “Sıkı dur şimdi, tamamını sokacağım, bağırma!” dedi. Dişlerimi sıkmamla, onun da bastırıp yüklenmesi ve amımdaki yanmanın başlaması bir oldu. Amımın içinde yangın vardı artık... 

Siki amımın içerisini dağıta dağıta ilerliyor, içimde ılık bir sızıntı hissediyordum. Biraz daha git gel yaptıktan sonra tamamen abanarak tümünü bir çırpıda amımın derinliklerine indirdi. Sonunda kızlığım gitmişti. Sikinin içimde başka yerleri de gerdiğini hissediyordum. Bir kaç kez git gel yaptıktan sonra çıkardığında siki kıpkırmızı kan olmuşutu. Sikini niye çıkardığını anlayamadım, ben daha sikilmek istiyordum, ağzımdaki sütyeni çıkarıp, “Bu kadar mı?” dedim. “Dur!” dedi ve külodumu alarak sikini ve amımı iyice sildi, “Çantanda kremin var mı?” dedi. “Var!” deyip çantama uzandım ve kremi verdim. Kremle sikini iyice kremledikten sonra amıma tekrar yerleştirdi. Bu sefer tıkır tıkır giriyordu. “Madem kremle bu kadar kolay olacaktı, neden ilk seferinde yapmadın?” dedim. “İlk sikilmenin farkını ve tadını anla diye yapmadım!” diyerek amıma pompalamaya devam etti... 

Belim uyuşmuştu, “Artık altımdaki yastığı alsanız!” dedim. Altımdaki yastığı çekip attıktan sonra bacaklarımı omzuna alıp öyle bir abandı ki, herifin sadece göbek ve göğüs kısımlarındaki kıllarını görebiliyordum, yüzünü görmem imkansızdı. Beni ikiye katlamış gibiydi. Boyum zaten kısaydı, bu pozisyonda kendimi daha da kısalmış gibi hissettim. O ise iyice abanarak tamamını sokup çıkartmaya devam ediyordu. Her sokup çıkardığında amımdan ‘Cork Cork’ sesler geliyordu. Çok ağırdı, ama sikişi zevkliydi. Ona ayak uydurmaya çalışıyordum, ama nefes alışım zorlaşmıştı. Durdu, eğilip dudağımı öperek, “Yorulduysan başka pozisyon deneyelim!” dedi. “İyi olur valla!” dedim. Amımdan çıkmadan beni kucağına aldığı gibi, oyuncak bebek gibi kucağında odanın içerisinde dolaştırarak sikinin üzerinde hoplatıyor, bazen de yatağa, buzdolabına dayayarak sikmeye devam ediyordu. Sırtımı duvara iyice yapıştırıp hızlı hızlı vurdura vurdura siktikten sonra, çekyatın üzerine oturdu ve beni kucağında indirip indirip kaldırmaya başladı. Bu pozisyonlarda kaç kez boşaldığımı hatırlamıyorum bile. 

Sonra amımdan çıkmadan sırtüstü uzandı ve beni belimden tutarak indirip kaldırmaya başladı. Beni öyle zıplatıyordu ki, sanki elinden kurtulup düşecekmişim gibiydim. Daha sonra beni kaldırıp indirmeyi bıraktı ve “Biraz da kendin istediğin gibi devam et!” dedi. Bacaklarım uyuşmuştu, pozisyon değiştirmek için üzerinden kalktığımda amımdan sular akıyordu. Amımın deliği kocaman olmuş, altımda ise kolum kadar yarrak kafasını oynatarak amıma bakıyordu. Diz çökerek yavaş yavaş yarrağın üzerine inmeye başladım, üstüne oturmamla amımın derinliklerine kadar indirmem bir oldu. Üzerinde kalçalarımı kıvırtarak daireler çizerek gidip geliyordum. Bir süre sonra Ayhanın yüzünün şekilleri değişmeye ve vücudu kasılmaya başladı. Sonra birden, “Kalk boşalıyorum!” diyerek belimden tuttu ve beni üzerinden itti. Yerdeki taytımı alıp sikine götürdü ve boşalmaya başladı. Öyle bir boşalıyordu ki, taytımın sağından solundan menileri taşıyor, etrafa akmaması için taytımı sürekli katlıyordu... 

Boşalması iyice bitince o kocaman yarrak yavaş yavaş söndü. Beni tutarak, yüzümü yüzünün hizasına gelcek şekilde yanına çekti ve “Şimdi kadın oldun, pişmanmısın?” dedi. “Niye pişman olayım ki? Aksine çok memnunum! Hem sikilmeyi kendim istedim! Sikilmek için üç dört kez erkek bulmuştum, ama boyum kısa diye sikmediler beni, o yüzden sana çok teşekkür ederim! Hem biliyormusun, bu boyumla beni kimse almaz zaten! Beni sikmek istediğin zaman sana gelirim, sikersin!” dedim. Ayhan da, “Düşünürüz...” dedi. 

Ve babam 23 gün sonra taburcu olana kadar her gece sikiştik. Bazen özel odada, bazen de arabasında sikişmenin tadını çıkardım. Babamdan 2 hafta sonra da Ayhanın kayınpederi taburcu oldu. Ama sikişmeye devam ediyoruz, kendimi Ayhana siktirmek için Samsuna gidiyorum, amımı doldurup geri geliyorum. Ne yapayım, boyum kısa diye kimse beni sikmek istemiyor. Kısa boyluysam ne olmuş ki, herkesteki am bende de var! 

(Necla 22 Y., Giresun / Türkiye) 


Translate